bir eğitimci olarak durumu değerlendireyim
1- Ödev okulda öğrenilen konuların pekiştirilmesi için verilir.
Ödev yapan çocuk öğrendiklerini tekrar etmiş olur - düzenli ve disiplinli çalışma alışkanlığı kazanır - zihni her daim açık kalır
2-Kaynak kitap meselesi
okullara gönderilen kitapları incelediniz mi? konuyu anlatıp akabininde 2 örnekle olayı pekiştirmiş. Benim çocuğum 2 örnekle olayı kavrayıp öğrenebilir diyorsanız kaynak kitap aldırmayın. Çocuğunuzun daha kaliteli bir eğitim alması için ders kitapları yetersizse kaynak kitap almalısınız. Öğretmenin ders kitabından 1 lira kazancı yoktur. Bütün yapılan harcamalar çocuğunuzun daha iyi eğitim alması içindir.
3-Eğitim sistemi bozuldu çivisi çıktı eğitimin
Bu konuda size katılıyorum sebeplerini de şu şekilde sıralıyorum.
1-yanlış eğitim politikası ( sınıfta kalmanın kaldırılması - devam zorunluluğunun kaldırılması - öğretmenin çocuk üzerinde kuracağı otoritenin elinden alınması - Ödevini yapmayan çocuğa eksi vermekten başka elinde hiçbir yaptırımı kalmadı. Bugün bir çocuğa ödevini yapmadı diye kızmak bile suç. Eksi verip geçersiniz anca. Çalışsa da çalışmasa da sınıfı geçeceğini bilen çocuk eksiyi ne kadar takar o da muamma
2-teknoloji (devir tablet telefon ve bilgisayar devri olmuş) Çocuklar 7/24 bunların esiri olmuş. Okuyan düşünen araştıran sorgulayan nesil kayboldu.
3-eğitimin öneminin kalmaması - eskiden okuyup öğretmen olup memur olup rahat ve refah bir yaşam sürme hayali vardı. Bugün otelde çalışan bir aşcı - temizlikçi 25-30 bin lira (bir öğretmen maaşını çok rahat kazanmaktadır) Okuyup işsiz kalan üniversite mezunları çoğaldıkça okumanın değeri ve önemi azalacaktır.
4-kötü örnek teşkil eden anne ve baba - öğretmen çok ödev veriyor diye şikayet etmek söylenmek çocuğa destek vermek demektir. Çocuk zaten ders ödev yapmak istememektedir. Çok ödevim var deyip anne ve babasını gazlayan çocuk - bu gazla okula öğretmene çok ödev ceriyorsun diye söylenen veli - bu durumun sonunda öğretmenin de modu düşmektedir. Ödevin çoğu azı olmaz.