Meyve ve sebzelerin tadı yok
17
●582
- 04-12-2022, 16:56:03Çok katılıyorum, sebze ve meyveler sanki bir günde şişirilmiş gibi, ve satılan ürünler de kaça bildikleri kadar malzemeden kaçıyorlar, 2 sene önce verdiğim pizza siparişi ile aynı yerden şuan aynı pizzayı sipariş veriyorum fiyat 3 kat fazla ama malzeme ve kalite 2 kat düşük.
- 04-12-2022, 16:57:53bu konuda ufak bir ekleme yapayım
"sigarayı bırakın.. " diye cümleye başlayan arkadaşa çok hak veriyorum. çok sigara içen biri olarak.
bugüne ait bir durum değil. insanlarımız maaliyetlerin aşırı yükselmesi ve biraz da açgözlülük sebebi ile normalden daha fazla hormon a yöneldi. ve işin garibi doğal gübre diye satılanların içinde de gizli eklenmiş aşırı kimyasal hormon var. o gördüğümüz pürüzsüz yüzey ve renkleri çok canlı olan meyva ve sebzelerin hepsi HORMONLU oluyorlar. çünki doğada pürüzsüz ve aşırı parlak renkli bir bitki yok. olsa bile ürünün hepsi aynı renk - boyut şekilde olmaz. doğaya aykırı. her ürün boyut ve renk olarak AYNI olması doğal değil
doğal veya kaliteli ürünler son yıllarda yurt içi pazarına verilmeyişi çok uzun zamandır var. ben 91 de malatya gezisinde, kayısı üreticisi bir dostumuzun bahçesinde şeftali boyutlarına erişen kayısıya denk gelmiştim. al yanaklı. boyut ve tad olarak anlatılmaz bir lezzeti vardı. maalesef kendisi bu ürünleri avrupaya ve aynı kişiye satışını yapıyor. bahçeden ne çıkarsa eziklerine varana kadar alım yapıldığını. 10 veya 100 kg olmasına bakılmadan hepsini aynı kişi alıyormuş
7-8 sene deve armudu diye tabir edilen armut çeşidi ile tanıştım. o sene oldukça bol idi mahalle pazarında. ve bir daha o kalite ve tad da ürüne denk gelmedim. ihracat fazlası olduğu için mahalle pazarında satışı yapılmış.
benzer birçok üründe aynı.
buğday üreticisi olan bir ülkeyiz güya. aynı şekilde diğer bakliyat ürünleri de ülkemizde çok üretilir idi. ama eskisi gibi üretilmeyişi sadece maliyet de değil. çiftçi maliyetleri karşılayamadığına ek olarak çocuğu veya ailesi ile birlikte tarlada bahçede beraber çalışmıyor çalışmak istememesi de işçilik maliyetlerine ekleniyor. neticeleri farklı yerlerden fiyata yansıyor. kaliteye yansıyor.
tabiki şuda var. üretici domatesi tarlada 1 liraya satışını yapamaz iken mahalle pazarında 15 liraya domates alıyoruz.
hükümet kim olursa olsun.
asgari ücrete normal üstü zam yaptı diye 12 saat geçmeden ev sahiplerinin kiracının kapısına dayanıp kira artışı istemesi de garib bir durum
kendi yaşadığım bir olay. evsahibim bana devlet emekli maaşına senede 2 defa zam yapıyor sende 2 defa zam yapacaksın. bak %50 yapacak sende ona göre zam yapacaksın gibi ifaler ile muhatab olan sadece ben miyim ?
1700 liradan 4000 lira kira talebi alan heralde birtek ben değilimdir ?
yani
olay sadece meyva ve sebzede hormon - kimyasal kullanılması mı yoksa.. kişisel çıkar için yan komşuyu dü..klemeye çalışmak mı ?
tadı kaçan meyva sebze değil
insanımızın tadı yok ki ............... - 04-12-2022, 19:41:54Üyeliği durdurulduKüçük çiftçi ve köylü günbegün bitiyor. Bunun sonucu olarak hem gıda yokluğu, hem pahalılık, hem her şeyde tat tuz kalmadı, hem de kanser gibi yan etkiler patladı.
benim yaşadığım köyde kimyasal gübre vermeden sebze meyve üretilmiyor, verimi yok. Topraklarımız da eski verimini kıymetini kaybetti.
Bunlar iyi günlerimiz, böyle devam eder. Yapacak birşey yok, konuşsak kimsenin umurunda değil. - 05-12-2022, 11:38:25küçük köylü veya küçük çiftçi yok arkadaş.. hepsi zaten küçük şuan ki veraset dağılımı ile.
ben defalarca cimer üzerinden veraset ile ekim alanlarının küçültülmemesi için kanun değişikliği yapılması konusunda talebde bulundum
şimdi sen köyde yaşıyorsun. 3-5 çocuğun var. toplamda da üzerine 5 parça ve 20 dönüm olmayan arazin var. veraset kısmını bırak. devlet sana mazot ve güberi bedava da verse.. ürün satış fiyatına göre sen zaten zarardasın
elde bir.
şimdi 2. si ise.. kendi çocukların - ailen ile bahçe ve tarlada sulama.. dib eşeleme yani kazma kullanmaya gitmiyor.. götüremiyorsun. bu işlem yapılmadıkça da o ürün normal boyutuna gelmez.. işçi tutsan büyük dert olan maliyet.. tutmasan hasat düşük...
var sayalım 100 dönüm 1 parça arazin olsun.
bu arazi için kullanacağın tohum-gübre-sulama maliyeti ....... ile 2-3 parça toplamı 100 dönüm olan arazinin maliyeti çok farklı. şuan küçük üretici/çiftçi dediğin kişiler açısından en büyük sorun maliyet değil arazi boyutu. çünki parça sayısı arttıkça maliyetde ona göre dikey olarak yükseliyor.
benim en büyük itirazlarımdan olan.
bir çiftçi senede kaç gün çalışıyor olması !!!!!!
rahmetli dedem aksak ayağı ile ekim dikim işlemi pek yapamaz ve icar dediğimiz ortak kullanıyor idi. 1-2 dönümlük kısımlara mısır ve süpürge ekiyordu. mısır ı evdeki 1 adet inek için.. süpürgelik i de yaz ve kış evde oturduğu yerden süpürge yaparak ek kazanç sağlardı. çok büyük aile için maalesef oda yetmiyor ama adam çalışıyor idi.
ben ufacıktım.. mısır dibi eşelemeye götürürdü.. kazma ile uğraşırken çok sık mola verdiğimi görünce.. yavrum zorsunuyorsan yapma. sonra hasta olur, daha kötü olur hepimiz için derdi. aslında zorsunmak işin içinde vardı.. ama olay o değildi. alışmamak ve şehirde yaşıyor olmak. 3-5 gün köyde geçen zamanda da alışmadığın işler yapınca.. adana sıcağı altında.. ister istemez ufak çocuk yorulur.. usanır.. bıkar.
kendimizce moder şehir hayatı yaşıyoruz.. ama bir arkadaşımın tabiri ile de.. "modern kölelik yapıyoruz".. işe başlama.. neler yapacağımız ve ne kadar süreceği belli. standart monoton stresli bir hayat.. ist da 5 gün çalışan çok az insan var iken 7 gün çalışan veya 15 günde 1 gün izni olan da çok fazla. ama ortalama 6 gün çalışıyoruz.. 52 haftada 312 gün eder. bayram seyran derken 290-295 gün arasında ZORUNLU çalışıyoruz. "çalış köle......"
bir çiftçi ise senede kaç gün çalışıyor ? arazisini hiç boş bırakmadığını kabul etsek dahi.. 180 güne denk gelmiyor.
tarlada çalışmak için okul mezuniyeti - branş - askerlik - kılık kıyafet zorunluluğu....... yok ....
sanayi mi daha önemli tarım mı ?
ekmeksiz -yemeksiz çalışmayı öğrendiğimiz gün, sanayi daha önemli hale gelecektir.
burada kalite konusunda.. devlet kısmına çok büyük görev düşüyor.
yani maliyetleri düşürmek için gerekli adımlar aşırı derecede geç çıkması gibi.. kalite sorunları üreticide çok büyük.
satın alma işlemi yapan .. sanayi ye tarımsal ürünleri üreten kişilerin tekel olması ve istersen satma diyerek düşük değerlerde satın alma yapıp.. daha sonra da üretim prosesinden sonra "serbest ekonomi" yi kendine yontup istediği fiyat ve kalitede iç piyasaya ürün vermesi.. ki genelde bu ürünlerin kalite sorunlarını hepimiz ilaç bağımlısı olduğumuzdan çok net biliyoruz
DENETİM maalesef yok.
20 senelik hükümet döneminde kaç defa VERGİ BARIŞI adında vergi kaçakçılığı desteklendi ve onlar dokunulmaz hale geldi?
şimdi o çıkardıkları kanunların acısını çekiyorlar.
kontrol mekanizmasındaki kamu görevlileri de kendi çıkarları doğrultusunda raporlar hazırlaması.. ayrı bir konu.
tv lerde gördüğünüz denetimler göz boyamadan öteye gitmiyor. bireysel çıkar. yarın bu hükümet gider gelecek olan da aynısını yapacak.. değişmez.
çünki biz değişmek istemiyoruz ki.. bizi yönetmesi koruması gerekenleri doğru seçelim
ali gider veli gelir.. aynı tas aynı hamam.. sadece renkler değişiyor. veli gelince iş yapmak yerine ali ui kötülemek ile geçirir 1 sene.. sonra sıkın dişinizi şunu aşacaz der ve geçer 4 sene.. seçimler gelir.. ali bize kötü ekonomi bırktı.. yeni zaman tanıyın der.. inanırız.. bu sefer ali yi arar hale geliriz. 50 yıldır bu hiç değişmedi.. 50 yıl daha geçse değişmez
önceki metinde de yazdım
biz kişisel çıkar için çevremizi dü...ükleme derinde iken.. seçtiklerimiz de hepimiz dü....klüyor zaten
sol görüşlü biri değilim ama.. bazen devrici görüşün.. "herşeyi yık yeniden inşa et" cümlesi de uzakdan hoş gözükmüyor değil... - 05-12-2022, 12:46:25Bunun sebebi şehirleri tarım arazileri üzerine genişletmemiz..
Siz domatesi salatalığı istanbula antalyadan getirirseniz kokulu lezzetli domatesi getiremezsiniz.
O kokulu domateslerin ömrü çok kısaydı pazardan alırdın 2-3 günde buzdolabında pörsürdü.
Geleneksel tohumlar zararlılara hastalıklara karşı daha dayanıksızdı ve verimi daha düşüktü.
O kokulu domatesleri lezzetli doğal meyve sebzeyi kasalarda saatlerce yol götüremezsiniz.
Çok fazla fire verir.
O yüzden haller ve marketler daha dayanıklı hemen bozulmayan plastik gibi tatsız tuzsız domates tohumu kullanılsın istiyor.
Geleneksel tohumla üretileni almıyorlar.
O yüzden çiftçi kolay satabilmek için yola dayanacak tohumları tercih ediyor.
Eskiden annem mutfakta domates kestiğinde salonda biz kokusunu duyardık.
Çünkü büyükşehirlerin çevresindeki tüm tarım alanları, bağ bahçeler apartman oldu.
Beton ekonomisine oy verdiğimiz için betonlarımızın kalitesi arttı meyve sebzemizin kalitesi düştü. - 05-12-2022, 15:29:21Bence kimyasalları abartarak topraklarımızı öldürdük. Biz kendimiz üretiyoruz bundan 10-20 sene önce aldığım hiç bir tadı,kokuyu artık alamıyorum. Benim duyularım körelmiş de olabilir. Yaylada otururken babam bahçemizden elma getirirdi 10 metre öteden kokusu gelirdi. Dometes keza öyle şimdi yaprağını,elmayı ,domatesi koklasam bile o kokuları alamıyorum.Şimdi hepsi su gibi geliyor.
- 20-12-2022, 00:02:20Çok alakasız bir konu olmuş bu sene Portakal da Mnadalina da çok güzel Üstelik o sahte limon da piyasadan kaldırıldı gerçek orjinal limon tekrar tezgahlarda yerini aldı.. Bu konu yersiz olmuş şuan için..
Bi ara Limon da vardı dediğiniz amahalk hep birlikde bu ne mk diyince kaldırdılar belli ki..