küçük köylü veya küçük çiftçi yok arkadaş.. hepsi zaten küçük şuan ki veraset dağılımı ile.

ben defalarca cimer üzerinden veraset ile ekim alanlarının küçültülmemesi için kanun değişikliği yapılması konusunda talebde bulundum
şimdi sen köyde yaşıyorsun. 3-5 çocuğun var. toplamda da üzerine 5 parça ve 20 dönüm olmayan arazin var. veraset kısmını bırak. devlet sana mazot ve güberi bedava da verse.. ürün satış fiyatına göre sen zaten zarardasın
elde bir.
şimdi 2. si ise.. kendi çocukların - ailen ile bahçe ve tarlada sulama.. dib eşeleme yani kazma kullanmaya gitmiyor.. götüremiyorsun. bu işlem yapılmadıkça da o ürün normal boyutuna gelmez.. işçi tutsan büyük dert olan maliyet.. tutmasan hasat düşük...
var sayalım 100 dönüm 1 parça arazin olsun.
bu arazi için kullanacağın tohum-gübre-sulama maliyeti ....... ile 2-3 parça toplamı 100 dönüm olan arazinin maliyeti çok farklı. şuan küçük üretici/çiftçi dediğin kişiler açısından en büyük sorun maliyet değil arazi boyutu. çünki parça sayısı arttıkça maliyetde ona göre dikey olarak yükseliyor.

benim en büyük itirazlarımdan olan.
bir çiftçi senede kaç gün çalışıyor olması !!!!!!
rahmetli dedem aksak ayağı ile ekim dikim işlemi pek yapamaz ve icar dediğimiz ortak kullanıyor idi. 1-2 dönümlük kısımlara mısır ve süpürge ekiyordu. mısır ı evdeki 1 adet inek için.. süpürgelik i de yaz ve kış evde oturduğu yerden süpürge yaparak ek kazanç sağlardı. çok büyük aile için maalesef oda yetmiyor ama adam çalışıyor idi.
ben ufacıktım.. mısır dibi eşelemeye götürürdü.. kazma ile uğraşırken çok sık mola verdiğimi görünce.. yavrum zorsunuyorsan yapma. sonra hasta olur, daha kötü olur hepimiz için derdi. aslında zorsunmak işin içinde vardı.. ama olay o değildi. alışmamak ve şehirde yaşıyor olmak. 3-5 gün köyde geçen zamanda da alışmadığın işler yapınca.. adana sıcağı altında.. ister istemez ufak çocuk yorulur.. usanır.. bıkar.

kendimizce moder şehir hayatı yaşıyoruz.. ama bir arkadaşımın tabiri ile de.. "modern kölelik yapıyoruz".. işe başlama.. neler yapacağımız ve ne kadar süreceği belli. standart monoton stresli bir hayat.. ist da 5 gün çalışan çok az insan var iken 7 gün çalışan veya 15 günde 1 gün izni olan da çok fazla. ama ortalama 6 gün çalışıyoruz.. 52 haftada 312 gün eder. bayram seyran derken 290-295 gün arasında ZORUNLU çalışıyoruz. "çalış köle......"
bir çiftçi ise senede kaç gün çalışıyor ? arazisini hiç boş bırakmadığını kabul etsek dahi.. 180 güne denk gelmiyor.
tarlada çalışmak için okul mezuniyeti - branş - askerlik - kılık kıyafet zorunluluğu....... yok ....

sanayi mi daha önemli tarım mı ?
ekmeksiz -yemeksiz çalışmayı öğrendiğimiz gün, sanayi daha önemli hale gelecektir.

burada kalite konusunda.. devlet kısmına çok büyük görev düşüyor.
yani maliyetleri düşürmek için gerekli adımlar aşırı derecede geç çıkması gibi.. kalite sorunları üreticide çok büyük.
satın alma işlemi yapan .. sanayi ye tarımsal ürünleri üreten kişilerin tekel olması ve istersen satma diyerek düşük değerlerde satın alma yapıp.. daha sonra da üretim prosesinden sonra "serbest ekonomi" yi kendine yontup istediği fiyat ve kalitede iç piyasaya ürün vermesi.. ki genelde bu ürünlerin kalite sorunlarını hepimiz ilaç bağımlısı olduğumuzdan çok net biliyoruz

DENETİM maalesef yok.
20 senelik hükümet döneminde kaç defa VERGİ BARIŞI adında vergi kaçakçılığı desteklendi ve onlar dokunulmaz hale geldi?
şimdi o çıkardıkları kanunların acısını çekiyorlar.
kontrol mekanizmasındaki kamu görevlileri de kendi çıkarları doğrultusunda raporlar hazırlaması.. ayrı bir konu.
tv lerde gördüğünüz denetimler göz boyamadan öteye gitmiyor. bireysel çıkar. yarın bu hükümet gider gelecek olan da aynısını yapacak.. değişmez.
çünki biz değişmek istemiyoruz ki.. bizi yönetmesi koruması gerekenleri doğru seçelim
ali gider veli gelir.. aynı tas aynı hamam.. sadece renkler değişiyor. veli gelince iş yapmak yerine ali ui kötülemek ile geçirir 1 sene.. sonra sıkın dişinizi şunu aşacaz der ve geçer 4 sene.. seçimler gelir.. ali bize kötü ekonomi bırktı.. yeni zaman tanıyın der.. inanırız.. bu sefer ali yi arar hale geliriz. 50 yıldır bu hiç değişmedi.. 50 yıl daha geçse değişmez

önceki metinde de yazdım
biz kişisel çıkar için çevremizi dü...ükleme derinde iken.. seçtiklerimiz de hepimiz dü....klüyor zaten

sol görüşlü biri değilim ama.. bazen devrici görüşün.. "herşeyi yık yeniden inşa et" cümlesi de uzakdan hoş gözükmüyor değil...