Seul adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
Başlangıç ve Son zamansal kavramlardır. Zamanın olmadığı yerde başlangıç ve son yoktur.
Son doğrusal işleyen zamanın ilerisindeki bir dönemi kasteder.
Sen doğrusal zaman içinde kendi tercihlerin ile ilerlersin.
Ama elbette sana ait olmayan tercihler de var.
1999'da Gölcük't bir deprem olması senin tercihin değildir, ya da doğduğun yıl, doğduğun aile senin tercihin değildir.
Ekonomik krizleri sen tercih etmezsin, ya da savaşları sen çıkarmazsın.
Ama çevrende olup bitene göre pozisyon alırsın, yani tercihlerin aslında tamamen sana aittir.
Ama tercihlerine neden olan genel koşullar sana ait değildir.
Yine de özgür irade büyük bir güçtür.
İşini, şehrini, ülkesini, dinini, milletini hatta cinsiyetini değiştirebilen insanlar varken, özgür iradenin yalan olduğunu düşünmek kendi acizliğine kılıf bulmaktır.
Sonuçta yaratanın bildiğini değiştirme şansın yok.
Çünkü o kararı gelecekte verdin aslında.
Sen şu anda bulunduğun yerden bu kararı bu sonu göremiyorsun ama Tanri görüyor.
Ama bu kararı Tanrının görmesi bu sonu Tanrı nın görmesi o kararı senin verdiğin gerçeğini değiştirmiyor.
Şimdi soru şöyle güncellenebilir.
Eğer Tanrı müdahale etmiyorsa biz özgür irademiz ile sonumuzu belirliyorsak, biz neden dua ederiz?
Eğer duamız ile Tanrı müdahale ediyorsa o zaman özgür irade denen şey yalan mıdır?