• 06-03-2018, 22:35:45
    #19
    aktifgirisimci adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kafa egolarla dolu olduğu sürece sizi 5000 yıl sonrasına göndersek 4999. yıla söversiniz. Ya Sonra ?

    https://youtu.be/7e1e_hk8vFw?t=68

    20 yıl önce ömür ortalaması 50 ise ömrünüzün 5 yılını belki su taşıyarak geçiriyordunuz ama hareketsizliğe bağlı hastalıklarınız yoktu.Su evinize gelmiyordu ama bugün gelenki gibi klorda banyo yapmıyordunuz.
    Savaş yapsanız en fazla ordunuzun 5-10 katı kadarını öldürebilirdiniz ama bugün nükleer ile tüm dünyayı öldürebilirsiniz
    Eskiden olsa verem zatürreden ölürdünüz ama bugünkü gibi kansere aids e domuz gribine her yıl antibiyotiklere karşı güçlendirilmişleri ile sunulan mikroplara maruz kalmazdınız.
    50 sene önce bebek ölümleri belki 100 katıydı ama sağlı doğanlarda hiçbirzaman bugünkü gibi zayıf olarak doğmuyordu bknz : https://twitter.com/FDefects
    200 yıl önce belki bizi eğlendirecek yüzlerce televizyon kanalımız yoktu ama bizi kanser edecek kitlelerin beynini yıkayacak insanların algılarına tecavüz edecek yayınları yapacak kimselerde yoktu.
    200 yıl önce belki insanlar bu kadar değerli değildi ama bugünde metalar bu kadar değersiz değil.
    200 yıl önce eğitime 1 yılınıza belki harcardınız ama bugünkü 75 yıllık ömrünüzün 16-18 yılını eğitime adayıp doğada nasıl survive edeceğini bilmeyen kişilerden daha bilgili olurdunuz
    200 yıl önce belki tarımda teknolojide bu kadar gelişemezdınız, ürünleri bu kadar yetiştiremezdınız ama bugün kü kadar da kötü ürünlere maruz kalmıyor olurdunuz
    200 yıl önce belki arabanız olmazdı at-eşeğiniz olurdu ama bugün petrol için milyonlarca insanı öldürülmediği bir dünya gerçeği olurdu.200 yıl önce belki arabanız olmazdı ama trafik kazaları, karbon salınımı,sokak cadde her yerın araba olduğu, geçmişe nazaran 50 yıl yaşayıp bunun 3-5-10 yılına arabanıza ipoteklediğiniz bir hayat biçiminizde olmazdı
    200 yıl önce çocuklarımız sokakta belki misket, yada bahçede hayvanlarla oynuyor olurdu ama bugünkü gibi elindeki tabletten online oyunlarda sövemiyor olurdu.
    200 yıl önce belki iş seçemiyor olurdunuz maraba ırgat olurdunuz ama bugünkü ekonomik sistemdeki gibi parayı manüpüle ederek çocuklarınızın geleceğinizi çalma şansınız da olmazdı.Ne ekersenız onu biçerdiniz.
    200 yıl önce belki krallık rejimi olurdu ama bugünkü gibi 10 tane hıyardan en iyisini seçmeyi demokrasi sanarak kendinizi aldatmıyor olurdunuz.
    200 yıl önce belki metalar insan oğlu için değersizdi ama bugünde gelişen teknolojide yapay zekayla beraber insanoğlu değersizleşecek.
    bla. bla. bla...
    - 200 yıl önce ortalama insan ömrü 38 olduğu için hareketsizliğe bağlı hiç bir hastalığı deneyimleyecek kadar çok yaşamıyordun. Genelde pislikten salgın hastalıktan ölüp gitme ihtimalin yüksekti.
    - Bugün Kanserden aids'ten bahsederken aynı ilaç endüstrisinin yaşama şansı verdiği milyonlarca kronik hasta o günler de ölüyordu. (diyabet, kalp, tansiyon vs...)
    - 50 sene önce bebek ölümleri fazlaydı. Doğal selleksiyon ile güçlüler yaşıyordu evet. O zaman çocuğun olursa doktra götürme, ilaç verme ki güçlü değilse yaşamasın, hasta olmayacak bir çocuk yapana kadar çocuklarının ölümünü seyret.
    - 200 yıl önce televizyon yoktu ama insanların algılarına tecavüz eden organizsyonlar yerli yerinde duruyordu. Orta çağda avrupada 200 bin kadın cadı diye avlanıyordu resmi şekilde kilise eliyle.
    - İnsanın değerli olmadığını kabul ediyorsun ama metaların bugün değersiz olduğunu nereden çıkarıyorsun? Belki değerler değişmiştir. Belki artık değerli olanlar başka metalardır sen beğensen de beğenmesen de...
    - 200 sene önce insanların survival yeteneklerine ihtiyacı vardı. Bugün neden survival yeteneklerine eğitimine ihtiyacı olsun ki? Başın derde girdi mi arayıp yardım isteyeceğın organizasyonlar var. Dağda ormanda yaşamak kamp yapmak isteyenler zaten öğreniyorlar. Artık jungle ı değiştirip şehir yaptık. Ve herkes bu şehirde yaşayacak eğitimi alıyor. Biz tarzan mıyız doğada yaşama eğitimi alalım? Senin internet forumunda ne işin var o zaman ormanda doğada yaşamalısın.
    - 200 sene önceki adamın hayatı boyunca tatmadığı meyveleri tadabiliyorsun. O adamın hayatı çevresinde yetişen 5-10 ürünle geçerken sen dünyada üretilen yiyeceklerin çoğunu tatma tüketme imkanına sahipsin. O dağ adamına da bu kadar yemek tercihi sunsan, en sağlıksız ve lezzetlilerinin peşinden gidip obez olacaktı merak etme.
    - 200 sene önce araban olmazdı, hayatının 3-5-10 senesini arabaya ipoteklemezdin. Ama at ve eşek ağaçta yetişmiyor, bunları satın almak çok mu ucuzdu sanıyorsun? Sen dünyadaki savaşların petrol savaşları değil, kaynak savaşları olduğunun farkında değilsin. O zaman da ticaret yolları için, verimli araziler için savaşılıyordu, üstelik sadece memleketler fethedilmiyor, üzerindeki insanlarda köleleştiriliyordu.
    - 200 sene önce çocuklar bağda bahçede oynuyordu, bugün tablette oynuyorlar savın hiç doğru değil. 200 sene önce insanlar 13-14 yaşında ergenlikle yetişkin sayılır. Eşşek gibi çalıştırılır, iş gücü olarak kullanılırdı. Kırsal Aileler çok çocuk yaparak iş gücü ihtiyaçlarını karşılarlardı. Sen çocukluğunu bile yaşayamadan sana bir karı alıp çocuk yaptırıp, aile baktırırlardı. Bugün çocukların oyun oynayacaklarını yılları var. O zamanlar yoktu.
    - 200 yıl önce ırgat olmayı bugünkü çalışma koşulları ile kıyaslaman inanılmaz bir durum. Kölelik üzerine kurulmuş bir ekonomik sistem ile bugünkü serbest piyasayı karşılaştırmak sosyolojik bir facia. Kadınların ve kölelerin açık açık alınıp satılabildiği bir dünyayı insanların hakettiklerinden daha az ödeme aldıkları bir sisteme yeğliyorsan sana ne diyebilirim? Hakkını eksik almak ile, karın tokluğuna tüm hayatını başka insanların varlığına adamak arasındaki farkı anlamayacak kadar kendini fikre sabitlemişsin.
    - 200 sene önce varolan krallığı bugünkü sisteme yeğlemenin sebebi tembel olman. 10 hıyardan birini seçmek istemiyorsan ve kapasitenin var olduğuna inanıyorsan 11. hıyar olmayı deneyebilirsin. ya da hıyarlardan daha iyi biri seçilsin diye organize olabilirsin. Sırf bir adamın çocuğu olduğu için ülke yöneten bir adamın rejimi ile, Isparta'da bir köyde doğup bir ülkenin başına geçebilen köylü çocuğunun rejimini kıyaslayamazsın.
    - Metalar ile ne alıp vermeremediğin var anlayamadım. Dünya değişir. Beğernmiyorsan eski tipte yaşa. Kim zorluyor seni? Git dağa survival hayatı yaşa. Çocuğun hasta olursa ilaç alma, ilaç kartellerini boykot et. Yapabiliyorsan san asaygı duyarım. Yok dünya çok kötü diye dert yanacaksan kusura bakma. Dünya dünden daha kötü değil.
    Sen kendi kafana göre bir ideal uydumuşsun, bugünkü dünyayı bu ideal kıstasları ile yargılayıp hüküm veriyorsun.
    Sosyolojik, ekonomik, hukuki, bilimsel açıdan söylediklerin tamamen anlamsız.
    Ben çocukken 80'lerde bize yeni nesil çok bozuldu bunlar televizyon jenerasyonu deniyordu.
    Şimdi bu forumda 25-30 yaşında adamlar çıkıyor yeni nesil çok bozuldu hepsi youtuber olma peşinde diyor.
    Bozulan bir şey yok, kötüleşen bir şey yok. Değişim var. Değişimi beğenmiyorsan buna kötü diyorsun.
    Ama emin ol 50 sene önce de başkaları dünya çok bozuldu, insanlar çok bozuldu diye geziyordu senin gibi...
  • 07-03-2018, 00:40:00
    #21
    İnsanoğlu o Tarım Devrimi'ni yapıp yerleşik düzene geçmeyecekti. Tüm bu yaşananların müsebbibi rahatını düşünerek buğday üretmeye başlayan çapsız atalarımızdı, sonrası mı? Sonrası çorap söküğü.
  • 07-03-2018, 01:30:58
    #22
    Üyeliği durduruldu
    İnsanoğlu diye belirtmişsiniz ancak bu söylediklerinizin çoğu gelişmemiş ülkeler için geçerlidir.

    Gelişmiş ülkelerde durum çok farklı.
    Gelişmiş ülkelerde;

    Hukuk karşısında herkes eşittir. Birleşik Devletlerde, başkan Donalt Trump bile suç işlese en ağır şekilde yargılanır. Buna %100 emin olabilirsiniz.
    Eğitim gelişmemiş ülkelere göre çok daha iyidir.
    Zengin ile fakir arasındaki gelir dengesizliği çok daha azdır.
    D0landırıcılık çok daha azdır(Türkiye deki gibi gururla söylenebilecek bir şey değildir. Bizde işini bilen memur kavramı vardır, insanlar utanacağına övünüyor bununla.)
    Üretim çoktur, israf çok daha azdır, insanlar ellerindeki mala ürüne sahip çıkarlar.
    Hak etmeyen insanlar mevki sahibi olamazlar.
    Esnaf insanları nasıl düzebilirmiyim diye DÜŞÜNEMEZ, çünkü 1 kere düzer sonra dükkan kapatır, bizdeki gibi hem düzülüp hemde aynı yerden alışveriş yapmaz insanlar.
    Yediğiniz içtiğiniz gelir durumunuza göre çok daha doğal/organik olur.
    Ve inanıyorum ki;

    Bazılarımız hayata bir kaç adım adım önde yada geri başlarız ama herkes hayatını kendi seçer ve hak ettiği gibi yaşar.
    Dünya insana hiç bir şey vermez, insan tırnaklarınızla kazıyarak pes etmeyerek kazanabilir.
    Kolay yolu seçerseniz hayatınız zor olur.
  • 07-03-2018, 10:08:24
    #23
    KOZBA.NET
    Dedem anlatıyor, bundan 50 sene önce cebimde tomarlarca para vardı ama parayı harcayacak yer yoktu. Yer yoktu dan kasıt traktör, araba vs için sıraya giriyordun veya beyaz eşyalar fahiş fiyatlara satılıyordu.
    Annem der mesela 40 tane çeyrek altın parasına buzdolabı aldım diye.
    40 çeyrek parası bugün +10.000 TL.

    Yemekler kötü olabilir, şirketler ve hayat şartları bizi köleleştirebilir bunlara bende katılıyorum ama kafanı kullandığın takdirde en azından bunların önüne büyük miktarda geçebilirsin.
  • 07-03-2018, 10:48:28
    #24
    EgemenPolat adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İnsanoğlu diye belirtmişsiniz ancak bu söylediklerinizin çoğu gelişmemiş ülkeler için geçerlidir.

    Gelişmiş ülkelerde durum çok farklı.
    Gelişmiş ülkelerde;

    Hukuk karşısında herkes eşittir. Birleşik Devletlerde, başkan Donalt Trump bile suç işlese en ağır şekilde yargılanır. Buna %100 emin olabilirsiniz.
    Eğitim gelişmemiş ülkelere göre çok daha iyidir.
    Zengin ile fakir arasındaki gelir dengesizliği çok daha azdır.
    D0landırıcılık çok daha azdır(Türkiye deki gibi gururla söylenebilecek bir şey değildir. Bizde işini bilen memur kavramı vardır, insanlar utanacağına övünüyor bununla.)
    Üretim çoktur, israf çok daha azdır, insanlar ellerindeki mala ürüne sahip çıkarlar.
    Hak etmeyen insanlar mevki sahibi olamazlar.
    Esnaf insanları nasıl düzebilirmiyim diye DÜŞÜNEMEZ, çünkü 1 kere düzer sonra dükkan kapatır, bizdeki gibi hem düzülüp hemde aynı yerden alışveriş yapmaz insanlar.
    Yediğiniz içtiğiniz gelir durumunuza göre çok daha doğal/organik olur.
    Ve inanıyorum ki;

    Bazılarımız hayata bir kaç adım adım önde yada geri başlarız ama herkes hayatını kendi seçer ve hak ettiği gibi yaşar.
    Dünya insana hiç bir şey vermez, insan tırnaklarınızla kazıyarak pes etmeyerek kazanabilir.
    Kolay yolu seçerseniz hayatınız zor olur.
    Yazdıklarınızın bir kısmına katılıyorum tamamına katılmıyorum nedenlerini aşağıda yazıyorum,
    Gelişmiş ülkeler olarak bahsettiğimiz ülkeler değilmi yıllardır petrol için, maden için insanları öldüren, ortadoğuda şuan bıle her dakika başı bomba atan. Bu bombaların dünyaya ne kadar zarar verdiğini tahmin ediyorsunuzdur düştüğü yerdekı insan o an ölüyor fakat havaya bıraktığı gazlar bizleri burada süründürüyor.
    Yediğimiz sebzelerin tohumlarını israil satıyor genetik yapısını bozarak ektiğin bir domatesin tohumlarıyla bir sene sonra tekrar yetişmiyor. bunu neden yapıyorlar PARA için yani tekrar satmak için,
    Dünyada en çok suç işlenen ülke abd dir, abd de 1 günde işlenen suç oranı diğer ülkelerde 1 ayda işlenmiyordur bunu araştırabilirsiniz, duvarın arkasını görmeden ön yüzüne aldanmayın.
    Gelişmiş ülke olmaya karşı değilim yalnış anlaşılmasın fakat sadece kendi vatandaşını insan olarak gören ve diğer insanları köle ve ölmeyi hak ediyor olarak niteleyen gelişmiş ülkelerdir, Dünyaya en çok zararı verende onlardır.
  • 07-03-2018, 11:23:03
    #25
    Balık baştan kokar önce hep cebe çalışalım millet ölsün zihniyetini en baştan düzeltmek gerekiyor ben çalışıp 60 yaşında 1000lira emekli maaşıylamı hayatımı geçireceğim benim sizin verdiğiniz vergilerle milletvekili cukka yapsın ben 60 yaşında 1000 lira alıyım cebine çoçuğuma eşime değilde devlete çalışıyım aldığımız maaş kiraya yetmez faturanın %99u vergi cebinizdeki telefonun %99.99 u vergi koskaca devlet ülke 1 telefon üretemiyor bir araba üretemiyor naralar atıyorlar araba geliyor diye bir ülke bir fiat kadar olup arabamı üretemez üretir ama işine gelmez kim %160 ötv alıcak kdv atv btv ztv alıcak değilmi kim bizim vergimizle yollar yapıp bide o yolu bana paralı kullandıracak değil mi bu halde olan bir milletin gülmesi huzurlu olması pek kolay olmaz
  • 07-03-2018, 11:31:20
    #26
    Zor geliyorsa yaşam <<< Menzile gel Paşam...
  • 07-03-2018, 12:22:12
    #27
    İşin özü şudur. Her devrin güzellikleri ve çirkinlikleri vardır.
    Güzelliklerini görmezden gelip sadece çirkinliklerini görmeye odaklanan bir yapınız varsa gayet kötümser ve depresif bir ruh hali içindesiniz ya da siz geçmişi hiç bilmiyorsunuz demektir.
    Bir arkadaş yazmış dedem ilkokul 3'e kadar okudu, kafasını gereksiz bilgilerle doldurmadı devlete memur oldu diye.
    Koyunun olmadığı yerde diye başlar o söz. Okul yokmuş memlekette ilkokul 3'ü bitiren tahsilli sayılıyormuş. Bunu o dönemi övmek için kullanıyor arkadaş.
    Dedesinin bir köyde geçen yaşamının ne kadar insancıl olduğunu anlatıyor. Ben bir köyde doğmadım. Zengin bir adam da değilim. Geçen hafta Roma'ya gittim pazartesi günü, perşembe günü de Kiev'e geçtim. Bu pazartesi sabah geldim ofisimi açtım. Şimdi senin deden çok insancıl yaşadı da biz çok felaket mi yaşıyoruz? O insanları sömüren bankalar sayesinde paraya ihtiyacım olduğunda başka bir memleketin atm'sinden para çekebildim. O insanı mahveden internet sayesinde kimseye adres sormadan her adresi kendim buldum.
    Yanımda o ilaç kartellerinin ürettiği ağrı kesici, antibiyotik, miğde ilacı ve allerji ilaçlarından oluşan ilaçlarla gezdim Kiev'deki kar fırtınasında hastalanırsam koca karı ilacı peşinde koşmayayım diye.
    Atla aylarca süren, trenle haftalarca süren mesafeleri 3 saatte katettim.
    Üstelik Annemi arayıp facetime açıp muhabbet ettim, eskisi gibi gurbetten 1 ayda gidecek mektuplarla haberleşmedik.
    Yani siz sadece modern yaşamın getirdiği problemleri görmek istiyorsunuz, üstelik ilkel yaşamın getirdiği problemleri görmek istemiyorsunuz.
    Kimse sizi şehre hapsetmiyor, silah zoruyla bir işe sokmuyor, şehirlerin etrafı dikenli telle çevrili değil isteyen çıkabiliyor.
    Eğer modern çağın getirdiği hayat tarzı ile ilgili sorunlarınız varsa buyrun daha ilkel bir yaşam şekli seçin.
    Kimse sizi köleleştirmiyor. Buyrun isteyen dağa çıkıp yaşayabiliyor. Bu hayatın daha güzel olduğunu düşüneni kimse tutmuyor.

    https://www.youtube.com/watch?v=aHX72r6C_zk