Takvimler 7 Temmuz 2008 tarihini gösteriyordu. Kahramanımız uzun süredir okuyup takip ettiği foruma üye olabilmek için davetiye bulabilmişti. Üyelik formunu doldururken elleri titriyor, gözleri parlıyordu. Üyelik formunda kendisine bir kullanıcı adı seçmesi isteniyordu. Denedi bir kaç şey olmadı, varmış forumda. Daha sonra yakınlarında duran tek içimlik, sallama çay diye tabir edilen çay kutusunu gördü. Üzerinde kalın harflerle "Classic Blend" yazıyordu. İlk üç harflerini aldı ve Clable diye saçma sapan birşey çıktı ortaya. Ama farkında değildi henüz, dedim ya üye olcaktı elleri titriyor, gözleri parlıyordu. Formu doldurdu üye oldu...
Aslında herşey yolunda gidiyordu. Artık o da diğerleri gibi mesajlar yazabiliyor, konular açabiliyordu. O zamanlar nickinin ne olduğu pek te önemli değildi aslında onun için, çok mutluydu. Taa ki reel hayatta da forumdan birilerini tanıyana kadar. Aaa sen de mi R10'dansın nick ney diye başlıyordu muhabbetler. Kahramanımız biraz çekinerek cılable diyodu, aldığı yanıtlar ise, "hee ?", "efendim ? ", "ney ?" üçlüsünden birisi oluyordu genellikle. Sonra tekrarlıyordu değişik çeşitlerde söyleyerek, "kılable", "kıleybıl da oluyo" diyodu. Karşıdaki yine anlamıyordu ama hee tamam benimki de .... diyordu. Ama onunki anlaşılıyordu. Bu zorluklarla devam etti üyelik hayatı, ama pes etmemişti hâla yazıyor, hâla birileriyle tanışıyordu.
Neden sonra kahramanımız üyelerle tanışmama, R10 etkinliklerine katılmama kararı aldı. Biraz üsteledim "olm noluyo hayırdır" falan dedim, ağlamaya başladı. İhtiyacın olduğu zaman seni dinlemeye hazırım dedim başladı anlatmaya;
Geçenlerde Google semineri vardı demişti, ona katıldı. Birileriyle tanışırken yine o zorlukları yaşıyor, yine söyleyemiyordu nickini kimseye... Fotoğraf sonrası not alınıyordu kimin kim olduğu...Not alan arkadaşına yazması için söyledi, anlamadı hâliyle, tekrar sordu yine anlatamadı. En sonunda çaresizlik içerisinde kalemi kahramanımıza uzattı kendi yazdı kendi nickini. Diğerlerine de sordu söylediler yazdı.
Seminerde aklında iki güzel şey kaldı, birincisi, bir R10 moderatörüyle tanışması esnasında oldu. O moderatör herkese nickini değil, ismini soruyordu. Gürkan dedi, kendine güvenerek ve gülümseyerek. Çok mutlu olmuştu. Diğeriyse başka bir moderatörün videosuymuş. Ne videosu olm anlatsana dedim, olmaz sonra bu beğenmediğim nicki de kullandırmazlar dedi. Peki dedim sustuk. Kararı kesinmiş bir daha katılmak zorunda olsa bile tanışmayacakmış kimseyle.
Şimdi de kara kara düşünüyor nasıl bitirsem bu hikayeyi diye. Üyeliği de öyle olmuştu zaten, büyük bir hevesle başlamıştı ama bitirememişti işte düşünememişti sonunu. Bunun da sonunu düşünemedi, nasıl olsa kimse buraya kadar okumaz diyip son noktayı koydu hikayesine.
Nickini Söyleyemeyen Adamın Dramı !
38
●1.349
- 03-05-2009, 01:17:25Clable adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Harika yazmışsın
Çok beğendim tarzını.Kişisel siten varsa adres verir misin yazılarını okumak isterim 
Tebrikler. - 03-05-2009, 14:43:46Çok teşekkür ederim. Kişisel sitem yok, öyle aklıma geldi yazdımteknohaberci adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle

teşekkürler, evet nick hikayesi doğrubatinduz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
teşekkürlerBilge47 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle - 03-05-2009, 16:23:40Allahtan benim nickim dile dolanmıyor da
ama ben de bazı nickleri söylemeye zorlanmıştım bu buluşmada
- 03-05-2009, 16:36:15Senin nickin açılımı , w'ealeykümselam gibi geliyor banawas adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Çok beğendim tarzını.Kişisel siten varsa adres verir misin yazılarını okumak isterim 
ama ben de bazı nickleri söylemeye zorlanmıştım bu buluşmada