delikurt09 adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
Varlık Barışı Zaferi
303
●41.172
- 02-05-2020, 01:35:28Müsadeniz ile mesajınızdan alıntı yaparak ek bir liave yapmak istiyorum. Yukarıda arkadaşın yazdığı olayın haricinde, yani başka bir iş ile iştigal etmiş olup yine 2019 - 2020 yıllarında hesabına adsense den para yatmış bir kişi henüz varlık barışı süresi dolmadığı için (Haziran 2020 ) beyanda bulunup % 1 ödemesi durumunda daha sonradan herhangi bir sorun ile karşılaşabilir mi ?
- 02-05-2020, 03:14:15VARLIK BARIŞIYLA İLGİLİ ŞU BİLGİLERİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURURSANIZ, SİZLERE DAHA MANTIKLI GELECEK, VERGİ MÜFETTİŞİ KABUL ETMESE BİLE MAHKEMELERDE KABUL ETME OLASILIĞININ YÜKSEK OLDUĞUNU ANLAYACAKSINIZ.
Varlık Barışı kanunu bugüne kadar defalarca çıkmıştır. Yani bu son düzenleme ilk defa yürürlüğe giren varlık barışı değildir. Daha önce 2-3 defa daha çıkmıştır. Çeşitli seferlerde çıkmaya devam etmektedir.
Daha önce çıkmış olan bir varlık barışı yasasına göz atalım bakalım, Maliye Bakanlığı ne demiş:
06.12.2008 tarih 27076 sayılı Resmi gazetede yayımlanan 1 SERİ NOLU 5811 SAYILI BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUNA İLİŞKİN GENEL TEBLİĞ
"5.3.5. Bildirim ve beyana konu edilen varlıkların gelir unsuru ile ilgisi ve mükellefiyet tesisi (2 Seri Nolu 5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanuna İlişkin Genel Tebliğ ile eklenen bölüm)
Kanun kapsamında varlıklarını beyan eden ve defter tutma yükümlülüğü bulunmayan gelir vergisi mükellefleri ile ilgili olarak, diğer nedenlerle inceleme yapılması durumunda bulunan matrah farklarının hangi gelir unsuru ile ilgili olduğunun önemi olmaksızın, beyan edilen tutarlar bulunan matrah farklarından mahsup edilecektir.
Beyan tarihi itibarıyla mükellefiyet kaydı olmaksızın devam eden ve defter tutma yükümlülüğü bulunan ticari veya mesleki bir faaliyetle ilgili olarak Kanun kapsamındaki varlıkların beyan edilmesi halinde, bu faaliyete ilişkin olarak tutulması gereken yasal defterlere varlıkların kaydedilmemesi durumunda Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası hükmünden yararlanılması mümkün olmayacağından, öncelikle bu şekilde faaliyeti bulunan kişilerin mükellefiyet tesis ettirmeleri gerekecektir."
Sıra No: 2009/1
Sayı: B.07.1.GİB.0.03.49/4938-
Tarih: 06/02/2009
5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun1 seri no.lu Tebliğin;
İç Genelgesi
(Seri No: 2009/1)
................................................VA LİLİĞİNE
..................VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA
"3.1.1. Yurt dışında sahip olunan varlıklara ilişkin bildirim ve beyan"başlıklı bölümünde, gerçek veya tüzel kişilerce 1/10/2008tarihi itibarıyla yurt dışında sahip olunan ve kapsama giren varlıkların, Kanunun yürürlüğe girdiği 22/11/2008 tarihinden itibaren izleyen üçüncü ayın sonuna (2 Mart 2009 Pazartesi akşamına) kadar Türk Lirası değerleriyle; bankalara bildirilebileceği veya vergi dairelerine beyan edilebileceği,
"3.2. Türkiye'de sahip olunan varlıklara ilişkin beyan ve verginin ödenmesi" başlıklı bölümünde de gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan ancak 1/10/2008 tarihi itibarıyla yasal defter kayıtlarında işletmelerin özkaynakları arasında yer almayan kapsama giren varlıkların, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren izleyen üçüncü ayın sonuna (2 Mart 2009 Pazartesi akşamına) kadar Türk Lirası değeriyle, gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairelerine beyan edilebileceği
belirtilerek, bildirim veya beyanın nasıl yapılacağı ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
5811 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında, Kanun kapsamında bildirilen ve beyan edilen varlıklar nedeniyle 1/1/2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu nedenle, yurt içinde ve yurt dışında sahip olunan varlıklardan beyana konu edilenler ile ilgili olarak, yurt dışında bulunan taşınmaza sahip olunduğuna ilişkin belge dışında herhangi bir belge talep edilmeyecek ve beyanın hangi gelir unsurundan kaynaklandığı sorulmayacaktır.
Öte yandan, potansiyel mükellef olan gerçek kişilerce Kanun kapsamındaki varlıkların beyan edilmesi halinde, ilgili kişinin mükellefiyet tesisine ilişkin herhangi bir talebi olmaması durumunda mükellefiyet tesis ettirilmeksizin beyanlar kabul edilecektir. Söz konusu beyannamelerde T.C. Kimlik numarasının doğru yazılıp yazılmadığının ise mükellefin kimliğine bakılmak suretiyle kontrol edilebileceği tabiidir.
Bu çerçevede, 5811 sayılı Kanun kapsamında beyanda bulunan mükelleflere her türlü yardım ve kolaylığın sağlanmasını ve Kanun kapsamında yapılan beyanların 1 seri no.lu Tebliğde ve yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde kabul edilmesi hususuna özen gösterilmesini rica ederim.
Potansiyel mükellef nedir? Genel olarak bütün vatandaşları kapsar. Yani vergi kimlik numarasının yaygınlaştırılması ve çeşitli işlemlerde (ev, arsa, taşıt alım satımında kullanılması amacıyla) kullanılması amacıyla ihdas edilmiş bir düzenlemedir. Yani Ticari faaliyeti olmayan, herhangi bir işyeri olmayan, maliyeye herhangi bir işi ile ilgili beyanname vermeyen her vatandaşın bir vergi kimlik numarası bulunur. Bu kişilere potansiyel vergi mükellefi denir. Yani sizin gibi google kazançları nedeniyle geçmişe dönük olarak incelenen kişiler potansiyel mükelleftir. İncelemeye başlama tutanağınızda "Potansiyel Mükellef" yazar.
Yani burada diyor ki, google kazancı olan vatandaşlar 2008 yılında varlık barışından faydalanacaklarsa, bu kişilerin beyanname verebilmesi için mükellefiyet tesis ettirilmeksizin yani maliye adlarına firma açmaksızın, varlık barışıyla ilgili beyanname verebilirler ve bu şekilde faydalanabilirler idi.
Son çıkan yani bizleri ilgilendiren Varlık Barışı yasasına ilişkin Maliye Bakanlığı'nın (tebliği) açıklamasında aynen şu ifade yer alıyor:
"ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Türkiye'de Bulunan Varlıkların Beyanı ve Verginin Ödenmesi
Türkiye'de bulunan varlıkların beyanı
MADDE 6 (1) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan, ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 31/12/2019 tarihine (bu tarih dahil) kadar Ek-3te yer alan beyanname ile gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairelerine doğrudan beyan edilebileceği gibi 340 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda da beyan edilebilecektir.
(2) Yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerini elektronik ortamda vermek zorunda olan mükellefler, Ek-3te yer alan beyannamelerini de 340 ve 346 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda vermek zorundadırlar."
Burada diyor ki; beyannamelerini elektronik ortamda vermek zorunda olanlar bu varlık barışı beyannamesini mutlaka elektronik ortamda vermek zorundadır. Peki kim beyannamesini elektronik ortamda vermek zorunda. Vergi kaydı olan gelir vergisi mükellefleri. Yani sizin vergi kaydınız şu an yok ise bu beyannameyi elektronik ortamda kesinlikle veremezsiniz, mümkün değil. Peki, yukarıda ne diyor? bu beyannameyi vergi mükellefi değilseniz -ki sizler değilsiniz- kağıt ortamında, tebliğ ekinde örneği bulunan EK-3 denen bir beyanname ile de kağıt ortamında vergi dairesine verebilirsiniz. Kağıt ortamında beyannameyi kimler verebilir? Potansiyel vergi mükellefleri :-) Yani vergi kaydı olmayan sizler.... Peki ben vergi kaydı bulunan bir mükellefim. Kağıt ortamında beyanname vermek istesem vergi dairesi kabul eder mi? Etse ne anlama gelir? O beyanname hiç verilmemiş sayılır, yok hükmündedir. Bir de üstüne beyanname vermedim diye özel usulsüzlük cezası yerim. :-) Yani Maliye Bakanlığı kendi çıkardığı genel tebliğde bile 2016,2017,2018,2019 gibi yıllarda vergi kaydı bulunmayan, vergi mükellefiyeti bulunmayan kişilerin yani potansiyel vergi mükelleflerinin, yani google kazancı elde edenlerin beyannamesinin kağıt ortamında vergi dairesine verilebileceğini belirtmek suretiyle varlık barışı başvurusunun kabul edilmesi gerektiğini açık bir şekilde kabul etmiş oluyor. :-) İsterseniz sorun vergi müfettişine kimler beyannamesini kağıt ortamında verir, kimler elektronik ortamda vermek zorundadır? Büyük ihtimalle net bir cevap veremeyecektir. Pratikte Bilmiyordur. En az bir 10 dk evrak kurcaladıktan sonra cevap verecektir. Bu cevabı verdikten sonra tekrar tebliği okursa, belki kafası biraz karışabilir.
Diğer taraftan, şimdiye kadar çıkmış olan bütün varlık barışı yasalarının metinleri aynı olmasına rağmen, muhasebe, denetim mesleği ve vergi hukuku bakımından yeterli bilgi ve ehliyete sahip olmayan acemi vergi müfettişlerinin (kendilerine göre herkesten daha bilgililer, kendilerine eğitim vermiş olan bütün eski maliyecilerden, eski teftiş kurulu başkan yardımcılarından, Danıştay'ın saçı başı ağarmış vergi hakimleri'nden daha bilgililer maşallah, üç günlük ata binmişlikleri var bizlere seyisliği öğretiyorlar :-)) keyfi uygulamalarıyla öncekilerde böyle uygulama, sonrakilerde farklı uygulama yapmak, önceki varlık barışı yasalarını bu şekilde kabul edip sonrakilerde yasa maddelerinde yazmamasına rağmen keyfi davranarak varlık barışından faydalanamazsın demek bırakın vergi yasalarını en başta Anayasa'ya aykırıdır. Anayasa'da hakim olan "Düzenli İdare İlkesi" ve "Hukuki Güvenlik" ilkesine aykırıdır. Düzenli idare ilkesi genel olarak; idarenin düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, idari metinlerde objektif düzenlemeler yapması ve sürekli uygulamalar ile hukuki istikrar tesis ederek buna uymasını ifade eder. Yani yerleşik ve istikrar kazanmış uygulamaları, zırt pırt keyfi olarak değiştirmemesini ifade eder. Hukuki Güvenlik ilkesine göre ise; devlet kurumlarının hukuk kurallarına bağlı olması, hukuk kurallarının öngörülebilir olması, vatandaşların tüm işlem ve eylemlerinde devlete güven duymasını, devletin de yanlış uygulamalar yapmayarak bu güveni boşa çıkarmaması gerekir. Fakat bu varlık barışı olayında önceden farklı bir uygulama, şimdi farklı bir uygulama yapmak, sürekli görüş değiştirmek, kişilerin güvenini boşa çıkarmak suretiyle Anayasaya aykırı bir durum meydana gelmiştir.
Özet olarak vergi müfettişlerinin veya bazı mali müşavirlerin (ben onlardan değilim, görüşlerine kesinlikle katılmıyorum) "varlık barışından faydalanamazsınız", "o sizin için olmaz" demelerine şiddetle karşı çıkıyorum. Çok ciddi bir hata içerisindeler. Her şey apaçık meydanda.
Kenan GÜMÜŞ
S.M. Mali Müşavir
ANKARA - 02-05-2020, 03:33:312008 varlık barışına direkt yazmışlar mükellef olmayanlarda yararlanabilir diye. son varlık barışında bu unsur olmaması çok üzücü. ben okumuştum.
- 02-05-2020, 14:23:29MonsterMMORPG adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Vergi daireleri kanunların uygulanmasını açıklamak için tebliğler çıkarır. Ancak bu tebliğlerde bazı zamanlar kanunla getirilen hakların kısıtlandığını ya da uygulanmasının zorlaştırıldığını görürüz. Aslında mevcut varlık barışı düzenlemesine göre kayıt dışı adsense geliri elde edenlerin bundan yararlanmasının önünde engel yok. Zaten elimizdeki örneklerde bunu gösteriyor. Tek sorun bürokrasinin engellerini aşmak. Bu ya idarenin ikna edilmesi ile ya da yargı yolu ile olur.
Kenan bey yazdıklarınıza katılıyorum.kenankenan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Son günlerde en çok şu soru ile karşılaşmaktayım. Hakkımda inceleme yok varlık barışına başvurursam arının kovanına çomak sokmak olur muyum? Açıkçası bana göre dikkat çeken bir adsense kazancı var ise, banka kayıtlarından kaçıl olmaması nedeniyle müfettiş muhakkak kapıyı çalacaktır. Bunun kaçışı yok. Dolayısıyla varlık barışı dilekçesi ile idare kayıt dışı kazançtan haberi olsa dahi, varlık barışı istemini kabul etmezse bu durumda en kötü ihtimal komisyona sevk edecektir. Bunun avantajı da şu, müfettiş yerine komisyon vergilendirmelerinde gider ve istisna hesabı detaylı yapılmadığından idarenin hata yapma ihtimalleri fazladır. Ve genelde vergi yargısı komisyon kararına dayalı vergilendirmelerde iptal kararı verir. Bu açıdan iş müfettişe intikal etmeden komisyona havale edilebilir. Ancak bu durumda karşılaşma oranımız 10 başvuruda yalnız bir tane. Ona da itiraz edildi. Dolayısıyla eğer göze çarpan bir kazanç varsa arılar saldırmadan balı almaya çalışmak, arıların saldırısını beklemekten iyi. - 02-05-2020, 16:20:22Müfettişlerle yaptığımız görüşmelerde benim izlenimlerim şu şekilde; Ülkemizdeki tüm bankalardan, "Google" firmasından Türkiye'deki banka hesaplarına gönderilen ödemelerin ekstreleri talep edilmiş. Zaten müfettişlerin masasında bankalardan gelen ekstreler duruyor. Sadece bir kaç bankadan cevap gelmemiş, onları bekliyorlar. Anladığım kadarıyla yıllık 30-40 bin üzerinde google geliri elde edenler radara yakalanmış durumda. İnceleme yazıları virüs olayları biraz daha yatışınca artarak devam edecektir. Şu an müfettişler sırf boşta gözükmemek için yani iş yapmıyor gözükmemek için gönderilen incelemeye davet yazılarına icabet eden kişilerin incelemeye başlama tutanağını tutup, istirahate çekiliyorlar. İnceleme süreleri 6 ay olduğu için, incelemeye başlama tutanağının düzenlenmesinden itibaren 5-6 ayı çalışmayarak, istirahat halinde geçireceklerdir. Bu süre sonunda tutanakları sonlandırılıp, rapora bağladıktan sonra, sıradaki incelemelere başlayacaklardır. Müfettişlerin sayıları sınırlı olduğu için incelemelerde biraz gecikme yaşanabilir ama kazançların zaman aşımına girmeden incelenmesi için gerekli planlamayı yapmışlardır. Mutlaka ama mutlaka hesabına ciddi rakamlar yatan herkesin incelemeye davet edileceğini düşünüyorum.
Diğer taraftan müfettişler her ne ne kadar varlık barışından faydalanamazsınız diye rapor düzenleseler bile vergi mahkemesi kararları ardı ardına gelmeye başladıktan sonra fikir değiştireceklerini düşünüyorum. Aynı durum bir kaç yıl önce kayıt dışı ikinci el oto ile gayrimenkul alım satımı yapan kişilerde de olmuştu. Birkaç yıl evvel bu kişiler incelemeye davet edilip haklarında geçmişe dönük 5 yıllık mükellefiyet açılıp, 5 yıl boyunca verilmeyen vergi beyannameleri için 100 bin TL leri bulan rakamlarda özel usulsüzlük cezaları düzenleniyordu. Bu cezalar vergi mahkemeleri tarafından iptal edilmeye başlanınca Maliye Görüş değiştirdi ve 449 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'ni yayımladı. Bu tebliğe göre genel olarak geçmişe dönük olarak tesis edilen mükellefiyetlerde verilmeyen beyannameler için özel usulsüzlük uygulamasından vazgeçildi. Varlık Barışından faydalanan Google kazançları da bu şekilde olacaktır, diye düşünüyorum. Zaten varlık barışı, vergi barışı gibi yasaların amacı kayıt dışı kazançları kayıt altına almak ve ekonomiye kazandırmaktır. Kayıt içinde olan ve vergi beyannamelerini süresinde veren bir mükellef zaten bu yasalardan faydalanmaz ki... Açığı olan, vergi kaçırmış olan, vergiyle ilgili sıkıntısı olan firmalar veya kişiler bu tip yasalardan faydalanır. Bir de bu yasalar esnektir, çok fazla teferruat, kağıt, bürokrasi evrak vs ile uğraştırmaz. Mümkün olduğunca fazla kişinin yararlanması için çıkarılır, bu yüzden bu yasalarda şu şu şu firmalar faydalanamaz diye bir madde olmaz. Mevlana misali ne olursan ol yine gel mantığıyla, isteyen herkesin bu tip barış yasalarından faydalanmasına gayret edilir.
% 1 oranında vergi ödemek çok bir para değildir. En kötü ihtimalde ne olur? Devletime %1 vergi ödedim. Fayda sağladım. Helali hoş olsun dersin olur biter. Diğer taraftan vergi müfettişi de insan. Bu adam varlık barışına şu kadar para ödemiş, hadi şu kar oranını şöyle yapalım da en azından zararın olmasın der. Biraz daha insaflı yaklaşır. Söylersin müfettişe; arkadaş ben şu kadar vergi ödedim, bunu da göz önünde bulundur, bana daha az vergi çıkar diye, pazarlık edersin veya uzlaşmada, ben şu kadar daha vergi ödedim, bu da bu işlerin vergisi sayılır, bana şu kadarlık daha bir indirim yapın derseniz, bir miktar daha iskonto yapacaklardır. Yani hiç bir şekilde bir hak kaybınız veya kazık yeme durumunuz oluşmaz.
Müfettişler kimi kazanç elde edenlere yok o zaman mükellefiyet kaydın olmalıymış, yok bunları defterlerine kaydetmeliymişsiniz diye saçma sapan şeyler söylüyorlar. Bildiklerinden değil. Üstün körü okuyup, o şekilde yorumluyorlar. Birincisi tebliğde bile; bunların defterlere kaydı mecburidir demiyor, kaydedilebilir, diyor, üstelik bunun deftere kayıt tarihi varlık barışı beyannamesinin verildiği tarihtir, der. Yani ben beyannameyi 01.04.2020 tarihinde vermişsem, o tarihteki defterlerime kaydedebilirim. İkincisi, o zaman vergi mükellefi değilmişsin. Zaten o tarihlere vergi mükellefiyet kaydı açacaksın ya. Al sana oldum işte vergi mükellefi. Ya da şu an şahıs firması kurdum. Al sana mükellefiyet kaydı, hem firmam var. Hem de kaydımı istersem hemen yapabilirim. Ya da al şu anki firmamın açılış tarihini geriye doğru götür. Yetki sende. Bunu yapabilecek yetkin var. İşin komik tarafı google kazancı elde edenler işletme defteri tutmak zorunda olan kişilerdir. Maliye Defter Beyan sistemi diye bir sisteme geçti. O sistemde bu varlığın yani varlık barışından kaynaklı kalemlerin kaydedilebileceği bir hesap veya menü yok. İşletme defterinde ayrı bir yere kaydedilebilir, diyor. Ayrı bir yer yok ki, Kaydedilmesi imkansız. :-) Böyle saçma sapan işlerle insanları uğraştırıyorlar. Ondan sonra niye Ab ye ABD ye beyin göçü oluyor derler. Bu kafayla beyin de göçer sermaye de kaçar. Göçen de haklı kaçıran da... - 02-05-2020, 20:33:56Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.Değerli görüşleriniz ve bilgilendirmeniz için teşekkürler Hakim bey ve Kenan bey.alcaym adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Asıl merak ettiğim konu: Şu anda incelemesi olmayan ve varlık barışından yararlanmak isteyenler kişiler aşağıda tebliğde bulunan madde uyarınca vergi dairesine gitmeden (şu anda zaten kapalı oldukları için gidilemiyor) internet ortamında (ivdb) ek-3 formunu doldurup gönderirse ne olur?
Vergi dairesi bunu işleme alır mı? veya bununla ilgili sıkıntı çıkarır mı?
Mantıken işleme alıp vergiyi çıkarırsa herhangi bir sorun kalmaması gerekiyor ama sizce keyfi bir uygulamaya gider mi?
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Türkiye'de Bulunan Varlıkların Beyanı ve Verginin Ödenmesi
MADDE 6 (1) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan, ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 31/12/2019 tarihine (bu tarih dahil) kadar Ek-3te yer alan beyanname ile gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairelerine doğrudan beyan edilebileceği gibi 340 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda da beyan edilebilecektir.
Verginin ödenmesi
MADDE 7 (1) Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden vergi dairelerince %1 oranında vergi tarh edilecektir. Bu şekilde hesaplanan vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenecektir.

- 02-05-2020, 21:28:29Bu şekilde tahakkuk yapmadılar. Zaten vergi dairesi ikna olursa işin en kolayı beyan aşamasıdır. Bunu elden de alırlar, taahhütlü posta ile de olur veya elektronik ortamda SMMM eli ile de verebilirsiniz. Önemli aşama bunun bir hak olduğunu vergi dairesine anlatıp ikna etmek. Ben birkaç kez telekonferans ile bu durumu memur veya şefe anlattım. Bunu başarınca 2020 için açılan mükellefiyet kaydı beyan alınıp aynı zamanda kapatılıyor. Bu durumda herhangi bir ceza da çıkmış olmuyor. Uygulamada en pratik yöntem.serkan84 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Vergi dairesini ikna etmeden elektronik beyan veya SMMM eli ile doğrudan verilip tahakkuk ettirilirse müfettişin kabul etmemesi gibi sorun ortaya çıkıyor.
Özetle, vergi dairesi ile hemfikirseniz işler tıkır tıkır ilerliyor. - 02-05-2020, 22:00:48Hakim bey cevabınız için çok teşekkürler.alcaym adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Müfettiş ile ilgili olan kısmı tam olarak aydınlatabilir misiniz. Müfettiş vergi incelemesine girenlerle mi ilgileniyor yoksa varlık barışı özelindemi bir müfettiş var.
Ben şimdi SMMM ile vergi dairesine ek-3 formumu ulaştırırsam ve onlarda kabul ederse (kabul etmeme durumları neye göre değişiyor bilemiyorun Adsense'ten kazandığımı bildirmeyeceğim sonuçta nerden kazanıldığının bir önemi yok gibi) yine müfettişe mi gidiyor başvuru.
Müfettiş bu varlık barışı beyanını mı inceliyor?
Yoksa Müfettiş Adsense ile ilgili vergi dairesinin izahata çağırdıklarıyla mı ilgileniyor.
Birde Vergi dairesi sonuçta böyle bir tebliğ olduğunu biliyor ve neye göre ikna edilmek istiyor.
Sizin eski mesajlarınızdan anladığım kadarıyla aslında ortada bir hak var ama bu hakkı kullandırmamak için işi yokuşa mı sürüyor? Saygılar. - 02-05-2020, 22:48:24Öncelikle meseleyi tam olarak anlamak için vergi dairesi ile teftiş makamının fonksiyonunu doğru olarak ortaya koymak gerek. Vergiyi tarh eden yani hesaplayan ve tahsil eden birim ile müfettişlik arasında organik bir ilişki bulunmamaktadır. Bunlar arasında ast üst ilişkisi de yok. Denetim birimi doğrudan bakana bağlı olup, vergi dairesi de başkanı bakana bağlı olan GİB'e bağlıdır. Resen vergileme işlerinde ya vergi dairesinde yer alan komisyon ya da müfettiş kayıt dışı kazancı tespit ederek vergi matrahını bulur ve vergi dairesi bu tutar üzerinden vergiyi salar. Dolayısıyla müfettişin amacı ödenmeyen vergilerin ortaya çıkarılmasıdır.serkan84 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Varlık barışında ise başvuru makamı vergi dairesidir. Müfettişin herhangi yetki veya görevi bulunmaz. Ancak müfettiş kayıt dışı kazancı incelemeden önce yasanın buna müsade etmesi gerekir. Varlık barışında ise yararlanma halinde kanun inceleme yapılmaz diyor. Eğer müfettiş şartları oluşmadan varlık barışına başvurulup tahakkuk yapıldığı kanaatine varırsa bunu yok sayabilir. Ancak hazırlayıcı dilekçeye gelecek idarenin olumlu cevabı ile bu risk bertaraf edilmiş olur.
Aslında vergi dairesinin haberi olmadan elektronik ortamda smmm ile varlık barışı tahakkuku yapılabilir. Am bu durumda idari itirazları veya yok saymaları çözmek için ortaya çıkacak vergilere dava açmak kaçınılmaz olur. Bizim amacımız ihtilaf çıkmadan meseleyi çözmektir. Açıkçası bakış açım vergi bürokrasisine takılmadan vergi idari pratiği ile meseleyi çözmeye çalışmak. Vergilendirmenin tüm aşamalarını ve muhtemel sorunları tecrübe ettiğim için bu çözüm yolunu doğru buluyorum.
Vergi idaresi siz verdikçe almaktan çekinmez bu nedenle mücadele önemlidir. Hatta bu yönde kanunda bile kural var. Zaman aşımına uğramış borçlar rızaen ödenirse kabul edilir der kanun. Bu tam olarak vergi kamu ajanının bakış açısıdır.

