kenankenan adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
Hocam en iyi yöntem bence, benim de tercih ettiğim yöntem, kişiye 1 gün bile olsa vergi kaydı açılarak o gün varlık barışı beyannamesini ve dilekçesini vergi dairesine vermek.
Böylelikle hem hatalı vergi dairesine beyanname vermek imkansızlaşır, hem hatalı olarak geçmiş yıllara vergi kaydı açmak imkansızlaşır, hem de oradaki insanlara laf anlatmakla uğraşılmaz. Vergi Dairesine 50 defa gidip laf anlatmaya çalışan bir insan kesinlikle şu hastalıklardan birisine kapılır: Şeker, Tansiyon, Kanser. İsteyen deneyebilir.
Vergi incelemesi sonuçlansa bile, vergi dairesine mükellefiyet açılmadan verilen dilekçeden kaynaklı olarak, bir arkadaş tutup da tekrardan 2015 li yıllara sizlerin bilgisi dışında mükellefiyet açabilir. İşiniz gücünüz yok gibi bir de bunlarla ileride uğraşabilirsiniz. Yaparlar mı? Yaparlar. Tecrübeyle sabittir.
Vergi Dairesindekilere laf atlatmaktansa deveyi hendekten atlatın daha mantıklıdır. Deve bir gün o hendeği atlayabilir ama vergi dairesindekilerin dediklerinizi ya da yazdıklarınızı anlayacağını zannetmiyorum.
Kenan GÜMÜŞ
S.M. Mali Müşavir
Ankara
sn.kenangumus@gmail.com
İki gün sokağa çıkma yasağı var. En azından bu iki gün boyunca kafanız biraz rahat etsin, her şeyin olumsuz olmadığını, her incelemeden yüklü miktarda vergi ve ceza çıkmayacağını ümit ederek, moralli bir şekilde hayatınıza devam etmek için şunu da şuraya koyayım, okudukça rahatlayasınız:
Bunu okurken de KDV olayından nasıl kurtulurum diye arkadaşlarınızla biraz beyin cimnastiği yapın, biraz yaratıcı olun, sherlock holmes felan okuyun. Cevabı gözünüzün önünde, biraz dikkat sadece. İpucu: Düşünün, KDV den muaf olmam için indirimlerimin yurt dışında olması veya gösterimlerimin yurt dışında olması gerekir. Yani bir sitem olacak ya da bir yazılımım ve bu yurt dışında indirilecek veya bu site yurt dışında tıklanacak. Yurt içi yurt dışı tıklanan herkes bu KDV olayından kurtulabilir. Basit bir şekilde.
T.C. Danıştay 7. Dairesi
Esas: 2016/90 Karar: 2017/2767
Tarih: 15.03.2017
Karar Özeti: Herhangi bir somut veriye veya delile ulaşmadan, salt davacı beyanına dayanılarak matrah farkı bulunarak tarhiyat yapılamaz"
"Davacının, 2010 yılı işlemlerinin incelenmesi sırasında defter ve belgeleri üzerinden yapılan kaydi envanterle saptanan "satılan malın maliyetine" davacı tarafından beyan edilen fire ve kar oranlarının uygulanması sonucunda bulunan satış hasılatının, ilgili yılda davacı tarafından beyan edilen matrahtan farklı olması nedeniyle bulunan matrah farkı üzerinden vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatı yapıldığı anlaşılmaktadır.
Vergi Mahkemesince, beyanlarının yer aldığı vergi inceleme tutanağının davacı tarafından ihtirazi kayıt konulmadan imzalanmak suretiyle kabul edildiği; ayrıca satılan malın maliyeti hesabına ait fire ve kar oranlarının satılan ürünlere yanlış uygulanmış olabileceği ve elde edilen karın sehven noksan hesaplanabileceği yönündeki davacı beyanı da dikkate alınmak suretiyle bulunan matrah farkı üzerinden tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilmiş ise de; inceleme elemanınca kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılat tespit edilirken, Ticaret ve Sanayi Odası'ndan sektördeki karlılık ve fire oranlarının tespit edilmesi ve bu veriler doğrultusunda hesaplama yapılması gerekirken, herhangi somut bir veriye veya delile ulaşmadan salt davacı beyanına dayanılarak matrah farkı bulunmasında isabet görülmemiştir.
Bu durumda, eksik inceleme ve varsayıma dayanarak vergi inceleme raporu esas alınarak yapılan tarhiyatta ve davayı reddeden vergi mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir."
Burada diyor ki; müfettiş seni inceledi, gelirlerini bir kenara yazdı, giderlerini bir kenara yazdı, senin sunabildiğin gider rakamı örneğin elde ettiğiniz gelirin en fazla % 20 si kadar olsun. Müfettiş eğer sizin kazancınızın % 80'i kar dır diyorsa. Bu iş olmaz. Türkiye'de böyle bir kar oranı hiç bir sektörde, tekel konumundaki firmalarda bile yoktur. Daha başka bilgi, daha başka bilgi lazım. Daha da araştır diyor, müfettişe. Yani word de hazırladığınız 8-10 sayfalık matbu inceleme raporlarındaki boşlukları doldurmaktan daha fazla bir çaba içine girmelisin diyor. Yoksa o 8-10 sayfalık dilekçeyi vergi dairesinin çaycısı da doldurur. Müfettiş olarak vergi incelemesi tekniklerini kullanarak, hem kendini, hem inceleneni hem de mahkemeyi doyur. İncelenen desin ki "vay anasıını be, adam güzel inceledi, ama helal olun hakkımı da yemedi, bu vergi iyi oldu, ne çok ne az" sadece karşı tarafı soru cevap şeklinde bir vergi incelemesi, vergi incelemesinin de vergilendirmenin de mantığına aykırıdır.
Ha bu arada, bu emsal kararı vergi müfettişine gösterin size şuna benzer bir şey söyleyecektir; "Ya arkadaş, hakimi savcısı ne bilir vergi incelemesini, boşver..." bu veya buna benzer bir kelime etmezse, ben de hiç bir şey bilmiyorum :-)
Bir başka kararda, "İkrar vergi yargılamasında bir delil olarak kullanılmaktadır. Ancak vergi yargısında resen araştırma ilkesi geçerli olduğundan yan delillerle desteklenmeyen ikrarın yalnız başına ispat gücü bulunmamaktadır. Danıştay 3. Dairesinin bir kararında, özetle vergi inceleme yetkilisi tarhiyatın sadece mükellefin tutanaktaki ifade ve kabullerine dayandırarak yapmaması gerektiği çünkü vergi inceleme elemanına inceleme sırasında verilen ifadelerin, değişik etkiler altında kalınarak verilmesi muhtemel olduğundan, vergi doğuran olayın gerçek mahiyetinin ortaya çıkarılabilmesi bakımından ifadelerin ek maddi delillerle desteklenmesi gerektiği belirtilmektedir (Danıştay 3. Dairesi, Karar: 2001/16, Esas: 2000/95, Tarih: 16.01.2001).
Son yıllarda çıkan kararlar bu yöndedir.
Kenan GÜMÜŞ
S.M. Mali Müşavir
Ankara
sn.kenangumus@gmail.com
Böylelikle hem hatalı vergi dairesine beyanname vermek imkansızlaşır, hem hatalı olarak geçmiş yıllara vergi kaydı açmak imkansızlaşır, hem de oradaki insanlara laf anlatmakla uğraşılmaz. Vergi Dairesine 50 defa gidip laf anlatmaya çalışan bir insan kesinlikle şu hastalıklardan birisine kapılır: Şeker, Tansiyon, Kanser. İsteyen deneyebilir.
Vergi incelemesi sonuçlansa bile, vergi dairesine mükellefiyet açılmadan verilen dilekçeden kaynaklı olarak, bir arkadaş tutup da tekrardan 2015 li yıllara sizlerin bilgisi dışında mükellefiyet açabilir. İşiniz gücünüz yok gibi bir de bunlarla ileride uğraşabilirsiniz. Yaparlar mı? Yaparlar. Tecrübeyle sabittir.
Vergi Dairesindekilere laf atlatmaktansa deveyi hendekten atlatın daha mantıklıdır. Deve bir gün o hendeği atlayabilir ama vergi dairesindekilerin dediklerinizi ya da yazdıklarınızı anlayacağını zannetmiyorum.
Kenan GÜMÜŞ
S.M. Mali Müşavir
Ankara
sn.kenangumus@gmail.com
İki gün sokağa çıkma yasağı var. En azından bu iki gün boyunca kafanız biraz rahat etsin, her şeyin olumsuz olmadığını, her incelemeden yüklü miktarda vergi ve ceza çıkmayacağını ümit ederek, moralli bir şekilde hayatınıza devam etmek için şunu da şuraya koyayım, okudukça rahatlayasınız:
Bunu okurken de KDV olayından nasıl kurtulurum diye arkadaşlarınızla biraz beyin cimnastiği yapın, biraz yaratıcı olun, sherlock holmes felan okuyun. Cevabı gözünüzün önünde, biraz dikkat sadece. İpucu: Düşünün, KDV den muaf olmam için indirimlerimin yurt dışında olması veya gösterimlerimin yurt dışında olması gerekir. Yani bir sitem olacak ya da bir yazılımım ve bu yurt dışında indirilecek veya bu site yurt dışında tıklanacak. Yurt içi yurt dışı tıklanan herkes bu KDV olayından kurtulabilir. Basit bir şekilde.
T.C. Danıştay 7. Dairesi
Esas: 2016/90 Karar: 2017/2767
Tarih: 15.03.2017
Karar Özeti: Herhangi bir somut veriye veya delile ulaşmadan, salt davacı beyanına dayanılarak matrah farkı bulunarak tarhiyat yapılamaz"
"Davacının, 2010 yılı işlemlerinin incelenmesi sırasında defter ve belgeleri üzerinden yapılan kaydi envanterle saptanan "satılan malın maliyetine" davacı tarafından beyan edilen fire ve kar oranlarının uygulanması sonucunda bulunan satış hasılatının, ilgili yılda davacı tarafından beyan edilen matrahtan farklı olması nedeniyle bulunan matrah farkı üzerinden vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatı yapıldığı anlaşılmaktadır.
Vergi Mahkemesince, beyanlarının yer aldığı vergi inceleme tutanağının davacı tarafından ihtirazi kayıt konulmadan imzalanmak suretiyle kabul edildiği; ayrıca satılan malın maliyeti hesabına ait fire ve kar oranlarının satılan ürünlere yanlış uygulanmış olabileceği ve elde edilen karın sehven noksan hesaplanabileceği yönündeki davacı beyanı da dikkate alınmak suretiyle bulunan matrah farkı üzerinden tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilmiş ise de; inceleme elemanınca kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılat tespit edilirken, Ticaret ve Sanayi Odası'ndan sektördeki karlılık ve fire oranlarının tespit edilmesi ve bu veriler doğrultusunda hesaplama yapılması gerekirken, herhangi somut bir veriye veya delile ulaşmadan salt davacı beyanına dayanılarak matrah farkı bulunmasında isabet görülmemiştir.
Bu durumda, eksik inceleme ve varsayıma dayanarak vergi inceleme raporu esas alınarak yapılan tarhiyatta ve davayı reddeden vergi mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir."
Burada diyor ki; müfettiş seni inceledi, gelirlerini bir kenara yazdı, giderlerini bir kenara yazdı, senin sunabildiğin gider rakamı örneğin elde ettiğiniz gelirin en fazla % 20 si kadar olsun. Müfettiş eğer sizin kazancınızın % 80'i kar dır diyorsa. Bu iş olmaz. Türkiye'de böyle bir kar oranı hiç bir sektörde, tekel konumundaki firmalarda bile yoktur. Daha başka bilgi, daha başka bilgi lazım. Daha da araştır diyor, müfettişe. Yani word de hazırladığınız 8-10 sayfalık matbu inceleme raporlarındaki boşlukları doldurmaktan daha fazla bir çaba içine girmelisin diyor. Yoksa o 8-10 sayfalık dilekçeyi vergi dairesinin çaycısı da doldurur. Müfettiş olarak vergi incelemesi tekniklerini kullanarak, hem kendini, hem inceleneni hem de mahkemeyi doyur. İncelenen desin ki "vay anasıını be, adam güzel inceledi, ama helal olun hakkımı da yemedi, bu vergi iyi oldu, ne çok ne az" sadece karşı tarafı soru cevap şeklinde bir vergi incelemesi, vergi incelemesinin de vergilendirmenin de mantığına aykırıdır.
Ha bu arada, bu emsal kararı vergi müfettişine gösterin size şuna benzer bir şey söyleyecektir; "Ya arkadaş, hakimi savcısı ne bilir vergi incelemesini, boşver..." bu veya buna benzer bir kelime etmezse, ben de hiç bir şey bilmiyorum :-)
Bir başka kararda, "İkrar vergi yargılamasında bir delil olarak kullanılmaktadır. Ancak vergi yargısında resen araştırma ilkesi geçerli olduğundan yan delillerle desteklenmeyen ikrarın yalnız başına ispat gücü bulunmamaktadır. Danıştay 3. Dairesinin bir kararında, özetle vergi inceleme yetkilisi tarhiyatın sadece mükellefin tutanaktaki ifade ve kabullerine dayandırarak yapmaması gerektiği çünkü vergi inceleme elemanına inceleme sırasında verilen ifadelerin, değişik etkiler altında kalınarak verilmesi muhtemel olduğundan, vergi doğuran olayın gerçek mahiyetinin ortaya çıkarılabilmesi bakımından ifadelerin ek maddi delillerle desteklenmesi gerektiği belirtilmektedir (Danıştay 3. Dairesi, Karar: 2001/16, Esas: 2000/95, Tarih: 16.01.2001).
Son yıllarda çıkan kararlar bu yöndedir.
Kenan GÜMÜŞ
S.M. Mali Müşavir
Ankara
sn.kenangumus@gmail.com
Merhabalar Kenan bey, incelemeye başlama tutanağı ve sonuç tutanağına imza atıp inceleme süreci devam edenler için varlık barışı müessesesinden faydalanmanın bir yolu var mı?
