Arkadaşız sonuçta, dişlerinin kırılmasına gönlüm el vermez. Ama sen soruyorun bende yanıtlıyayım.
Hadi en baştan başlayalım. Bir gün Çiklet'in Bakırköy'deki ofisine misafir olarak gelirsin güzel güzel Cemil, ben, sen sohbet ederiz.
Teklan'dan çıkarılmana yaklaştığı günlerdi sanırım, Birsen-Özlem Hanımlar TSM'ye böyle bir çalışma yapalım dediğinde onların önerileriyle TSM ile çalışmaya başladın.
Nixcon kapanmış, Çiklet dışarda kalan 3-4 makinesinide Grid'de yer alan kendi networküne aktarmıştı. Yine Çiklet'e geldiğin dönemde yine sohbet sırasında. Gel birlikte çalışalım dediğine arkadaştır diyip 1 veya 2 makine sana geçirilmişti.
O sırada TSM'nin veri merkezi ve bünyesinde yer alan 8 kişilik (o zamanlar) çağrı merkezi için eleman alınacağı haberi geldi. Haziran 2008'de TSM'nin elemanı olarak işe başladım.
Ardından geçen bir dönem sonrası Çiklet, o dönemlerde TSM'nin ihtiyacı olan bir web sitesi üzerine görüşmelere başladı. Bu toplantılarda TSM ile Çiklet birlikte çalışmak için anlaştı.
Ki ozamanlar Çiklet'in Koşanbit üzerinde 3Mbit hattı bulunmaktaydı. Cemil'in sana telefonda "Emir, bizim TSM ile başka projelerimiz var. TSM ile bu projeler çerçevesinde barter yapacağız." Sen bu cümleler üzerine ortalığı velveleye verip ben TSM'den çıkıyorum başka datacentera gideceğim dedin. Gitmedin, yada gidemedin. O senin şirketinin özel politikasıdır bilemem.
Koşanbit ile Çiklet'in ticari bağları o sıra bitmemişti henüz. Çiklet, TSM üzerinde o günlerde 10Mbit hat alıyordu. ********
Bir gün TSM veri merkezinde senin bulunduğun raflarda kablolamalar ile ilgili çalışma yaptık. Bu çalışmayı sana haftalar öncesinden belirtildi ve senin iznin ile gerçekleştirildi. 2 kişi bu kablolama ile ilgili çalıştık. Çalışma 7 gibi olsa gerek bitti. Switch'inde meydana gelen problemden (ki bu problem öğle saatlerinde sana problem yaşatmıştı) ötürü yine küplere bindim. Akşam saat 11-12 arası Mustafa switch getirdi. Ertesi gündü sanırım zamanı tam hatırlamıyorum toplantıda durumu gayet doğal karşıladığını söylemiştin.
"Network Mühendisi" gibi bir kelime öbeğini şuana dek hiç kullanmadım. Bilgi bakımından tanıdıklarından daha üstünsem, kusura bakma.
Bir Centos bir Windows kurdutmak için söylediklerini unutma derim...
Arkadaşız, şakalaşırız, güleriz geçeriz dedim. Ardından yönetim ile toplantı yapıp arkamdan iş çeviren sen oldun. Sonrasında zararlı olan yine sen oldun. Sabah 11'den akşam 6'ya kadar bir Centos kurdurmak için çektiklerini hatırla...
TSM ile anlaşmanızı biliyorum. Verdiğini taahhütleri... Hiç birini yapamadığınıda. Gerçi bu konuda ben konuşmak istemiyorum şimdilik. Çok istersen yanıt veririm.
TSM'nin sana ve bana demiş olduğu cümle şuydu. "Server internete çıkıyor ise gerisi bizim sorumluluğumuzda değildir." Ve bu cümle kurulmasına rağmen arkadaşlığımızdan ötürü işlerini belli bir süre yaptım. Sonrası senin Alp'i şikayet dönemlerindi sadece.
Ben "yalan" olan nedir onu anlayamadım. TSM sana sunucu bakım hizmeti verecek diye bir konu hiç açılmadı sanırsam. Açıldıysa söyle?
İstediğin vakit veri merkezine girdin. İstediğin gibi çalıştın.
TSM'nin 60Mbit hattı olduğu zamanlar 30'u senindi. Çiklet'in hattıda şuan 30Mbit. Yarın 50'ye çıkartılacak. En azından Çiklet kimseye 30mbit paylaşımsız diyip 30makine koymadı.
Telefonumun 7/24 kapalı olduğunu kanıtla ne dilersen benden

Şimdi gittiğin veri merkezine nasıl gittiğinide bir düşün. Sana asıl fiyat veren kimdi onuda bir öğren derim...
Eğer amacın tartışmaksa gel. Çayımı içer konuşuruz. Tartışırız, güler geçeriz.
Ama amacın başka bir şeyse söyle. Bende ona göre yanıt vereyim.