Ülkedeki Simülasyon Sorunsalı - R10.net
  • 23-11-2021, 18:54:42
    #1
    Merhaba,
    7 Ocak 1990 doğumluyum. 90'ları çocuk olarak geçirmiş olsam da yakın tarihe ilişkin çok sayıda okuma, araştırma yaptım.

    Evet, 90'larda da her şey güllük gülistanlık değildi ülkemiz açısından. Yani yolsuzluklar, kötü giden yönetimler, sürekli hükümetlerin değişmesi, faili meçhullar, derin devlet ve çetelerin iş birliği... Bunlar bilinen şeyler zaten. Hatta ben çocukken Deli Yürek dizisi vardı, politize olmadan bu konuları işlerdi (bilmeyenler için Deli Yürek; Kurtlar Vadisi'nin de atasıdır). Öte yandan basın özgürlüğü vardı, net çizgilerle iki kutup yoktu. Sağda da solda da doğrular, yanlışlar, yanlışa bulaşmışlar bilinir; kabul edilir, körü körüne bu denli şaşırtıcı ölçüde savunulmazdı yanlışlıklar.

    Araştırmacı gazetecilik vardı mesela. Uğur Mumcu vs. örneklendirip konuyu derinleştirmek istemiyorum, çok fazla şey yazabilirim. O zaman da rahatsızlık duyuluyordu her gerçeğin bilinmesinden evet, suikastler vardı evet, ama halkın belirli bir kesimi afyonlanmış gibi kendisiyle, bakın başkasıyla demiyorum kendisiyle ilgili olumsuz sonuçları görebiliyor ve objektif olabiliyordu. Partizanlık, takım tutar gibi lider destekleme olabilir, ancak bir insan çevresine karşı duyarsız olsa bile, en azından kendisini düşünmeli.

    ---

    Şimdi durum geçmişte böyleydi. Ama bugüne bakıyorsun; tamamen iki kutba ayrılmışız. Bir taraf ülke gerçeklerini görüyor, bizzat yaşamının kendisinden okuyor bunu ve muhalif. Peki ya diğer taraf?
    • Sırf muhalif olduğu için, bu kesime terörist diyor.
    • Ülke başkanına dini bir tapınma derecesinde sevgi besleyerek sosyolojik olarak tanımlaması zor bir şekilde savunuyor.
    • Ülke ekonomisi batma noktasına gelmiş, biri sokak röportajında dolar 20 TL bile olsa Erdoğan'ın arkasındayım diyor. Başka biri cehape olaydı 30 TL olurdu dolar yine iyiyiz diyor.
    • Bugün malum partinin milletvekili; gerekirse uzun süre kuru soğan-ekmek yeriz, yine de taviz vermeyiz diyebiliyor.
    • İthal malzemelerle "yerli ve milli" adı altında yapılan bir şeye direkt bodozlama atlayıp başarı olarak nitelendirip savunabilirken, her türlü olumsuz gelişmeden dış güçleri sorumlu tutuyorlar. Ciddi ciddi her şeyin mükemmel olduğuna ama Türkiye düşmanlarının operasyon çektiği için olumsuzlukların yaşandığına, hatta batma noktasına geldiğimize inanıyorlar. Başarısızlık gözlerinin önünde olmasına rağmen bunu öyle bir bu şekilde kabul ediyorlar ki daha bir kenetleniyorlar.

    vs. vs. örnekler çoğaltılabilir.

    Gerçekten bu kafaya nasıl ulaşılıyor? Merak ediyorum, anlamaya çalışıyorum ama bir türlü anlayamıyorum. Empati kuramıyorum bu konuda.

    Öyle aşırı keskin, her haltı sosyal medyada yorumlamaya çalışan, her konuda bir fikir beyan etmeye uğraşan biri değilim. Kendimce yaşadığım ülkenin ve dünyanın politik gelişmelerini takip eden, Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda fikirleri olan aydın biri olduğumu düşünüyorum. Ama ne kadar zorlarsam zorlayayım bu kesimdeki zihniyeti anlayamıyorum.

    "Çomar", "cahil" vb. tanımlarla yaftalayıp hakaret etmek, dışlamak en kolayı. Bunu yapmak değil, anlamak istiyorum ama bu haldeyken bile böyle akıldan ve izandan yoksun açıklamaları anlayamıyorum.

    Sorun bende mi? Nasıl bir simülasyondur bu?

    Abi bu ülkede 2001 Ekonomik Krizi oldu. Herkes de biliyor bu krizi ve kimse aksini söylemiyor. Şimdi durum çok daha kötü, ama sorsan her şey güllük gülistanlık, 2023'te maden çıkarıp köşeyi dönüyoruz (!). İnsan gerçekten hayret ediyor.
  • 23-11-2021, 19:01:42
    #2
    Ülkecek herseyi geçmişe göre kıyaslıyoruz. Ben şuan bu dönemde yaşıyorum. Banane 80den 90 dan.. suan bir sorun varsa söyleyeceksinki yarınlarımız da bu durumlara düşmeyelim. 80 90 dan bu yana teknoloji gelisti lojistik üretim degisti bunlari göz ardi edip 80 de tüp kuyruğu vardi demek komik. Ambargolar gibi bir cok etken var..
    Yani kısaca ben suani ve yarinimi dusunuyorum. 80 lerde daha iyiydi ve kotuydu banane..
    Ayrica 50 60 larda 80 90 lardan kotuydu. Osmanli zamanina gidip simdiyi kiyaslarsak öf mukemmeliz..
  • 23-11-2021, 19:04:20
    #3
    mehmetakcay adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ülkecek herseyi geçmişe göre kıyaslıyoruz. Ben şuan bu dönemde yaşıyorum. Banane 80den 90 dan.. suan bir sorun varsa söyleyeceksinki yarınlarımız da bu durumlara düşmeyelim. 80 90 dan bu yana teknoloji gelisti lojistik üretim degisti bunlari göz ardi edip 80 de tüp kuyruğu vardi demek komik. Ambargolar gibi bir cok etken var..
    Yani kısaca ben suani ve yarinimi dusunuyorum. 80 lerde daha iyiydi ve kotuydu banane..
    Ben eskinin teknolojisinden, gelişmişlikten vs. bahsetmiyorum. O zamanlar herkes en azından gidişat iyi mi kötü mü bu konuda hemfikirdi. Şimdi ekonomi batıyor, ama ülkenin bir kısmı kendi ülkemizin durumunu görmezden geliyor. Yukarıda örneklendirdiğim şekilde akıl tutulması yaşarmış gibi açıklamalar oluyor. Bugünün sorununu öncelikle kabullenmezsek, yarınlar nasıl aydınlık olsun?
  • 23-11-2021, 19:09:50
    #4
    Risque adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba,
    7 Ocak 1990 doğumluyum. 90'ları çocuk olarak geçirmiş olsam da yakın tarihe ilişkin çok sayıda okuma, araştırma yaptım.

    Evet, 90'larda da her şey güllük gülistanlık değildi ülkemiz açısından. Yani yolsuzluklar, kötü giden yönetimler, sürekli hükümetlerin değişmesi, faili meçhullar, derin devlet ve çetelerin iş birliği... Bunlar bilinen şeyler zaten. Hatta ben çocukken Deli Yürek dizisi vardı, politize olmadan bu konuları işlerdi (bilmeyenler için Deli Yürek; Kurtlar Vadisi'nin de atasıdır). Öte yandan basın özgürlüğü vardı, net çizgilerle iki kutup yoktu. Sağda da solda da doğrular, yanlışlar, yanlışa bulaşmışlar bilinir; kabul edilir, körü körüne bu denli şaşırtıcı ölçüde savunulmazdı yanlışlıklar.

    Araştırmacı gazetecilik vardı mesela. Uğur Mumcu vs. örneklendirip konuyu derinleştirmek istemiyorum, çok fazla şey yazabilirim. O zaman da rahatsızlık duyuluyordu her gerçeğin bilinmesinden evet, suikastler vardı evet, ama halkın belirli bir kesimi afyonlanmış gibi kendisiyle, bakın başkasıyla demiyorum kendisiyle ilgili olumsuz sonuçları görebiliyor ve objektif olabiliyordu. Partizanlık, takım tutar gibi lider destekleme olabilir, ancak bir insan çevresine karşı duyarsız olsa bile, en azından kendisini düşünmeli.

    ---

    Şimdi durum geçmişte böyleydi. Ama bugüne bakıyorsun; tamamen iki kutba ayrılmışız. Bir taraf ülke gerçeklerini görüyor, bizzat yaşamının kendisinden okuyor bunu ve muhalif. Peki ya diğer taraf?
    • Sırf muhalif olduğu için, bu kesime terörist diyor.
    • Ülke başkanına dini bir tapınma derecesinde sevgi besleyerek sosyolojik olarak tanımlaması zor bir şekilde savunuyor.
    • Ülke ekonomisi batma noktasına gelmiş, biri sokak röportajında dolar 20 TL bile olsa Erdoğan'ın arkasındayım diyor. Başka biri cehape olaydı 30 TL olurdu dolar yine iyiyiz diyor.
    • Bugün malum partinin milletvekili; gerekirse uzun süre kuru soğan-ekmek yeriz, yine de taviz vermeyiz diyebiliyor.
    • İthal malzemelerle "yerli ve milli" adı altında yapılan bir şeye direkt bodozlama atlayıp başarı olarak nitelendirip savunabilirken, her türlü olumsuz gelişmeden dış güçleri sorumlu tutuyorlar. Ciddi ciddi her şeyin mükemmel olduğuna ama Türkiye düşmanlarının operasyon çektiği için olumsuzlukların yaşandığına, hatta batma noktasına geldiğimize inanıyorlar. Başarısızlık gözlerinin önünde olmasına rağmen bunu öyle bir bu şekilde kabul ediyorlar ki daha bir kenetleniyorlar.
    vs. vs. örnekler çoğaltılabilir.

    Gerçekten bu kafaya nasıl ulaşılıyor? Merak ediyorum, anlamaya çalışıyorum ama bir türlü anlayamıyorum. Empati kuramıyorum bu konuda.

    Öyle aşırı keskin, her haltı sosyal medyada yorumlamaya çalışan, her konuda bir fikir beyan etmeye uğraşan biri değilim. Kendimce yaşadığım ülkenin ve dünyanın politik gelişmelerini takip eden, Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda fikirleri olan aydın biri olduğumu düşünüyorum. Ama ne kadar zorlarsam zorlayayım bu kesimdeki zihniyeti anlayamıyorum.

    "Çomar", "cahil" vb. tanımlarla yaftalayıp hakaret etmek, dışlamak en kolayı. Bunu yapmak değil, anlamak istiyorum ama bu haldeyken bile böyle akıldan ve izandan yoksun açıklamaları anlayamıyorum.

    Sorun bende mi? Nasıl bir simülasyondur bu?

    Abi bu ülkede 2001 Ekonomik Krizi oldu. Herkes de biliyor bu krizi ve kimse aksini söylemiyor. Şimdi durum çok daha kötü, ama sorsan her şey güllük gülistanlık, 2023'te maden çıkarıp köşeyi dönüyoruz (!). İnsan gerçekten hayret ediyor.
    Durumun şimdi çok daha kötü olduğunu düşünmüyorum. Devamını merak ediyorsanız ve gerçekten aşağılama amacıyla popülist söylemlerde bulunmayacaksanız mesajımı editleyip düşüncemi anlatacağım.
  • 23-11-2021, 19:11:49
    #5
    Risque adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben eskinin teknolojisinden, gelişmişlikten vs. bahsetmiyorum. O zamanlar herkes en azından gidişat iyi mi kötü mü bu konuda hemfikirdi. Şimdi ekonomi batıyor, ama ülkenin bir kısmı kendi ülkemizin durumunu görmezden geliyor. Yukarıda örneklendirdiğim şekilde akıl tutulması yaşarmış gibi açıklamalar oluyor. Bugünün sorununu öncelikle kabullenmezsek, yarınlar nasıl aydınlık olsun?
    Ben sana birsey demiyorum cok haklisin katiliyorum sana. Suan öngörebildiğimiz hic birsey yok gelecege dair. Demek istedigim birseylerin kötüye gittiği belliyken hala daha kötüleriyle kiyasliyoruz. O yuzden bu durumdayiz. Genele soylüyorum
  • 23-11-2021, 19:12:48
    #6
    Revilationer adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Durumun şimdi çok daha kötü olduğunu düşünmüyorum. Devamını merak ediyorsanız ve gerçekten aşağılama amacıyla popülist söylemlerde bulunmayacaksanız mesajımı editleyip düşüncemi anlatacağım.
    Pazarlık mı yapıyoruz hocam Öyle bir amacım elbette ki yok. Bu tip konuları da pek genelde açan biri değilimdir. 2 yılda yazdığım siyasi konu sayısı bile sınırlıdır. Buyrun, düşüncelerinizi yazabilirsiniz.
  • 23-11-2021, 19:13:10
    #7
    Çok basit. Tarihten bu yana geldiğimiz duruma bakacak olursak Türk insanını 2 şeyden vurmak çok kolay.

    1-) Din. Resmi olarak daha 100 yılını tamamlamamış bir Cumhuriyet geçmiş zamanlarda hep tarikat ve din üzerinden yürüyenlerin gazabına uğradı ve uğruyor. Bunlar da bunu fırsat bilip ve her seferinde de kullanıp taşra kesimine hitap ederek amaçlarına ulaşıyorlar.

    2-) Para. Bizim milletimiz ciddi anlamda çakal. En basit örneği "Çiftlik Bank" sistemi. Sallıyorum "10.000TL yatıram ve bir şey yapmadan paramı katlayam" kafasıyla binlerce insan "SÖZDE" kandırıldı. Neden? Çok akıllılar çünkü. Zamanında İstanbul Boğaz Köprüsü bu düşünceyle defalarca kere insanlara satılmadı mı? Satıldı. Onların adı da "MAĞDUR" oldu.

    Herkes olan bitenin bal gibi farkında. O savunanlarda farkında. Ama onlar "YALAKALIK YAPAM BELKİ BİRİ DUYAR BANA KAPI AÇAR" kafasıyla davrandıkları için bunlar oluyor.

    Sırf dönemimizin iktarında sağ düşünen parti olduğu için doğan kızının adını "RABİA" koyan adam tanıyorum ben. Nedenini sorduğumda da "Bunlar devam ederse kızım ileride iyi yerlere gelsin" dediğini biliyorum.

    Velhasıl Kelam, bugün "İKTİDAR DEĞİŞTİ" diye başlık gelsin, mevcut sistemi destekleyen en az %40'lık kesim anında saf değiştirmezse ben en adi insanım vesselam.
  • 23-11-2021, 19:35:01
    #8
    Onların kafa yapısını asla anlayamadım, kendilerininde kendilerini anlatabileceklerine inanmıyorum. Öyle bir çıkmaz...