• 01-05-2021, 00:51:11
    #28
    Ben yüce Allah'ın sadece kelimei şehadet getirdiği için insanlara zarar veren bir katilin hırsızın yolsuzcunun günahlarını çektikten sonra bile olsa cennete oyup da bir
    Edward Jenner Maurice Ralph Hilleman Pasteur Edison Waldemar Haffkine gibi kişilerin ebedi cehennemde kalacağını pek aklım kesmiyor.
  • 01-05-2021, 00:51:20
    #29
    Tarih okuyun bence.
  • 01-05-2021, 00:52:18
    #30
    Bazı yorumları okudum da halimiz içler acısı..

    Hep şuanı yorumluyoruz bunu niye yapıyoruz anlamıyorum.
    Şuan ki islam ülkelerine bakın durumu anlarsınız çok acaip bi yaklaşım.
    Dünya'da islamiyet 1500 yıldır var. (Yani ilk insandan beri var ama ben fahri kainat efendimizin getirdiği şeriattan bahsediyorum)
    Tam 1400 Yıl biz dünyaya hükmetmişiz. Sadece Selçuklu ve Osmanlı tarihi 1000 Yıl.
    Bizim geliştirdiğimiz teknolojinin o dönem nekadar ileri oldugunu Osmanlının tokat attığı milletlerden göremiyormusunuz ? Şahi top icad edildiğinde , havan topu icat edildiğinde , gemileri karadan yürüten ecdadımın hareketlerini dünya gördüğünde onlar ne haldeydi biliyormusunuz ? Pencereden atıyorlardı dışkılarını .
    O dönem anca dışkıya basmamak için topuklu ayakkabı , pis kokmamak için parfüm icad ediyorlardı.
    Daha düne kadar dünya 200 mt menzilli tüfek kullanırken bir ingiliz 500 mt menzilli tüfek üretti haberini alınca , Cennet mekan abdulmecid han hemen 1000 tane sipariş verip , İmalata verdi dedi ki "Bunları alın bozun ve bana aynından üretin!" Ve plevnede o şanlı zaferi bu şekilde kazandık. Silahın adını hepiniz duymuşsunuzdur (Aynalı Martin)

    Yani hasıl'ı kelam , 1920'lerde bizden kopan milletin tepesine vura vura kendi adamlarını yerleştiren ingilizler sayesinde 100 yıldır islam cografyası yanıp yıkılıyor, Yoksa biz çok üstündük.
    İnşaallah yine şahlanıyoruz Allah daim etsin.
  • 01-05-2021, 00:53:58
    #31
    onruzl adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Müslümanlık ve islamiyeti kökünden yanlış anlamakla alakalıdır bu konu. Bilimin islamiyet veya müslümanlıkla çeliştiği yoktur aslında. Bilim sorgulamaktır. Tanrı ve dinlere bilim penceresinden bakarsanız bilim dinleri ve tanrıyı reddeder ve böyle de olmalıdır. Evrenin sonsuzluğunu ve var oluşunu düşünün. Bilim hala bunu araştırmaktadır. Bunu araştırırken dini düşünürlerse araştırmalarının bir anlamı kalmaz. Çünkü islamiyet bize rahman suresinde bunun tanrı tarafından kurulan bir düzen olduğunu açıklar.
    Kısaca burada sorun şu, bilimle uğraşırken tanrıyı ve dinleri sorgulamak sizi inançsız yapmaz. İnancınızı koruyarak da bilimle uğraşabilirsiniz. Bunu anlayabilecek müslümanlık anlayışını hakim kılmak ise yeryüzünde bu kadar cahil varken çok ama çok zor.

    hele ki bizim ülkemizde tamamen yanlış anlaşılıyor. trt 1 de her akşam hafızlar var kuran okuyorlar. manaya bakan yok. yok hançeren şöyle bilmem neyin böyle. harfi arap gibi çıkaraz diye oramızı buramızı yırtmaya gerek yokki Allah ne demiş anlasak kafi. ama işi böyle yaparak konudan uzaklaştırıyorlar. ruhban sınıfı oluşmuş. sadece resmi değil. her türlü, dinin güzelliklerinden sebepleniyorlar.
  • 01-05-2021, 00:56:22
    #32
    Herhangi bir buluşun - gelişimin dini bir referansı olmamalı
    Din insanların kendi yaşam biçimlerine yön vermenin dışında başka bir görevi olamamalı
    Dininizi kendiniz hür bir şekilde yaşayın hangi dine inanıyor veya inanmıyor iseniz, fakat din bir referans noktası olmamalı
    Buluşlara imza atan Ibn Sina bir insan, büyük hafrlerle yazılacak bir isim... Albert Einstein bir insan, adı büyük harflerle yazılacak bir insan...

  • 01-05-2021, 00:56:32
    #33
    Hocam bu sorunuza şöyle cevap vermek istiyorum.
    Bazı arkadaşlar bana kızabilir onlara tekrar düşünmelerini tavsiye edeceğim.

    Kur'an'ı çok defa okudum.
    Kuşa, toprağa, güneşe, aya bakın, belli bir zamana kadar döndürüp durduğumuz gök cisimlerine bakın. Bütün bunlarda düşünecek olanlar için alınacak ibretler/dersler vardır der.

    İbadet konusuna gelirsek de hiçbir gelişmeyi günde bir insanın toplam 1 saatini alacak namazı engellemez.

    Kaldı ki İslamiyetin günümüzden daha uygun yaşandığı dönemlerde pek çok bilimsel gelişmeler yaşanmıştır. Astronomide, tıpta, fizikte ve askeri alanda.

    Türk ordularının daha hızlı hareket kabiliyeti bir yandan astronomik gelişmişliğe, Yavuz Selim'in Memlükleri; Kanuni'nin Macarları daha teknolojik toplarla tokatlaması da bu askeri alana örnek verilebilir.

    Ama gelin görün ki,
    İslamiyet bu milletin en büyük zaaflarından olmuştur. (Din ve milliyetçilik duygusu)

    İstanbul'daki gözlemevinin donanmaya "Meleklerin eteklerinin altına bakmak günahtır" saçmalığıyla yıktırılması tamamen işlerin tersine dönmeye başladığının göstergesidir.
    III. Selim'in "Beyler iyi de biz geri kaldık, Avrupa'nın teknolojisini almalıyız" lafından sonra "Bize kafir padişah gerekmez" denilerek öldürülmesi, önceden yaşanılan İslamiyetin artık saçma beyinlerin fetvasıyla yanlış anlaşılmasına yol açmıştır.

    II. Mahmud'un sarığı fes ile değiştirmesiyle de kıyamet koptu. Din elden gitmiş...

    Sorun İslamiyetin kesinlikle teknolojiye engel olması değil. Öyle bir şey de yok zaten. İslam coğrafyasına bir bakın. Eğitim kesinlikle en son plana atılmıştır. Osmanlı'nın özellikle II. Bayezid dönemine kadarki süreçte Medresede verdiği Matematik, Fizik, Dil, Din eğitiminin kalitesi şuan hangi eğitim kurumunda vardır tartışılır.

    Sorun, yöneticileri tarafından daha kolay idare edebilmek amacıyla bilerek cahil bıraktığı özellikle Ortadoğu coğrafyasında herkesin dinle kandırılması.

    Şuan bize bile bakın herkes birbirine öyle küfürler ediyor ki. Böyle kavgaların olduğu toplumlarda gelişme, ilerleme olmaz.

    Evet şahit olduğumuz gibi kavgasız, halkı birbirine düşman olmayan bir tane müslüman memleket yok. Halbuki "Yanından geçen adama bir gülümseme bile bir ibadetti." Halbuki, "Sana kötülük yapana bile sabır gösterip kavga etmemek bir ibadetti." Maalesef Türkiye de şuan halkı birbirine düşmanlaşan ülkeler sınıfına girmeye başladı. Maalesef, maalesef, maalesef...
  • 01-05-2021, 00:58:32
    #34
    Bir teknolojik gelişmeyi sağlayan kişinin müslüman olması ya da müslüman bir ülkede yaşaması; (islamiyet ya da diğer dinlerin/inançların) teknolojinin gelişmesinde tamamen rolü olduğu anlamına gelmez. Bilim insanlarının çoğu da topluma rağmen ve toplumun geleneksel yaklaşımına karşı çıkarak başarı elde eder.
    Mesela Marie Curie müslüman olsaydı, içinde bulunduğu topluma rağmen ve müslüman olmayan bir ülkede yaşama şansı olsaydı Nobel alabilirdi. Bir kadın olarak aksi halde hiçbir şansı olamazdı.
    Avrupa tarihinde birçok bilim adamı Katolik kökenlidir ve bunların içinde birçoğu papaz okullarında okumuştur. Bu Katolik insancının teknolojiyi desteklediği ya da karşı çıktığı anlamına gelmez.
    Müslüman dünyası bilimsel alanda birçok bilgiye Çin, Hint, Mısır ve Yunan bilim insanlarının yazdıkları eserleri Arapça'ya çevirdikten sonra sahip oldular.
    İçlerinden yetişen bazıları bu eserleri okuyup, üzerine koyarak bir adım ileriye götürdüler.
    Kaldı ki burada da katalizör inanç değil. Bireysel merak.

    Burada karşı olmak dinlerin değil, onları yorumlayan kişilerin o günkü fikirlerine göre değişkenlik göstermiştir.
    Örneğin Vatikan kendi otoritesini sarsacak bilimsel gelişmelerin önünü kimi zaman tıkamıştır.
    Müslüman dünyasında da buna benzer çok sayıda şey yaşandı.
    Sadece semavi dinler de değil. Hiçbir din ya da inanç; kendi otoritesini sarsacak bir durumu gözardı etmez.

    Mesela Endülüs'ü ele alalım. Bunlar Şam'dan kaçam Emevi topluluğu. Bugünkü İspanya topraklarında Emevi, Arap-İslam ve Ortadoks sanatını Latin ve Vizigot sanatıyla birleştirerek muazzam bir medeniyet inşa ettiler. O dönem Avrupa'nın birçok bölgesinden de ileriydiler. Şimdi bunların gerçekleştirdiği gelişimi müslüman olmalarına mı bağlayacağız sadece?
    Ya da İskenderiye Kütüphanesi'ni yakan kıptileri ele alalım. Bugün o yazmalar elimizde olsaydı bilimde ne kadar ileri gidebilmiş olacağımızın tahayyülünü düşünmek dahi imkansızken, bir grubun olumsuz hareketini Hristiyanlık teknolojiye karşıydı diye mi yorumlayacağız?

    Din ve inançlar, bilim kendilerine hizmet ettiği kadar, kendilerini onadığınca ona müsamaha gösterir. Bilimin böyle bir misyonu yok. Bilim her şeye ve herkese rağmen gelişir.
    Bu konuda düşünürken bence bunu hesaba katman daha faydalı olur.
  • 01-05-2021, 01:01:50
    #35
    Backlink Hizmetleri
    dertliA adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben yüce Allah'ın sadece kelimei şehadet getirdiği için insanlara zarar veren bir katilin hırsızın yolsuzcunun günahlarını çektikten sonra bile olsa cennete oyup da bir
    Edward Jenner Maurice Ralph Hilleman Pasteur Edison Waldemar Haffkine gibi kişilerin ebedi cehennemde kalacağını pek aklım kesmiyor.
    Sana göz veren, kulak veren, el, kol veren, tepene güneşi koyan, oksijen veren, çok sayıda meyveler, sebzeler sunan, faydalanacağımız hayvanları emrimize veren ve daha nice sayılamayacak kadar nimet sunan Allah c.c.'yu yok saymak öyle çirkin bir şey ki Allah katında. İnsanlık için ne kadar faydalı olursan ol, bu 1 çirkin hareket her şeyi mahvediyor. Eğer bu saydığınız insanlar, Allah c.c.'yu yok kabul etmeselerdi, insanlık için sunduğu güzellikler, ahirette karşılarına güzel bir biçimde çıkardı.

    80 sene yaşıyor bir insan. Neden benim gözüm var demiyor. Bu göz niçin var demiyor. Bu gözü verene bir teşekkür edeyim demiyor. Sonra insanlık için bir tane buluş yapıyor ve cennete mi gidecek? Cennet, Allah'ındır. Ve sadece onu tanıyanlara verilir.
  • 01-05-2021, 01:02:38
    #36
    Üyeliği durduruldu
    Cetain adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İnsanlar dini çok yanlış anlıyor. Din toplumu ilgilendirmez. Din, bireyin içinde özgürce yaşadığı bir konudur. Dayatılan şu günah, bu günah, şu yasak, bu yasak şeklinde şeylerin hiçbirine inanmıyorum. En basit örnek; Oruç tutmanın sebebi nefsini terbiye etmek ve açın halini anlamak olarak açıklanırken; bir yerin kanadığında orucun bozuluyor. Bunun bir mantığı var mı? Ben nefsimi zaten aç kalarak, susuz kalarak, gözümü sakınarak terbiye ediyorum. Bir yerimden benim isteğim dışında kan akmış, bunun orucu bozacağına inanmamam hiçte garip değil. Teknoloji konusuna gelirsek; dinler her zamana hitap etmek için gönderilmiştir. İnsanoğluna bu iradeyi ve zekayı veren yaradandır, elbette bunların olacağına kanaat getirmesi mümkündür. Öyle bir şey olsaydı bunu yapabilecek kadar gelişmiş zekamız olmazdı.
    öyle boş iftiralarla dolu bir mesaj ki
    kafanıza göre din algısı oluşturmaktansa Kurandan öğrenmenizi öneririm