• 13-01-2017, 23:18:58
    #37
    Damardan alacaksın missss
  • 15-01-2017, 20:16:05
    #38
    Konu dışı:

    << Bir kişi de dememiş ki :
    "Ali sen iyi ve hatta iyiden de öte mükemmel bir insansın, senin gibi iyi bir insanla zaman geçirmeyi hakeden insanlara haksızlık olur, yapma bunu, düşünme bile..." >>

    Ali, elbette bu bir hak olmalı, yurtdışında bunu yapabilmek mümkün, ülkemizde de muhtemelen onyıllar sonra mümkün olabilir. Şu an için bununla ilgili zaman harcamanın çok verimli olmayacağını düşünüyorum.

    Kişisel olarak tavsiyem bu fikirden en kısa sürede uzaklaşman. En azından bir süre belirleyip ertele bu düşünceni. Mesela 1 yıl sonra buna karar vereceğine dair kendine bir söz ver ve bu sürede hayatından mümkün olduğunca dramatik değişiklikler yap. Bu şekilde bu fikirden uzaklaşamayabilirsin elbette ama denemeye değer; ve herşeye rağmen yaşamak gerçekten çok güzel. Sevmediğin herşeyi sırayla yaşamından çıkarmaya, bulunduğun şehri değiştirmeye, ailenle ilişkilerinde araya mesafe koyup başka arkadaşlıklar edinmeye çalış, bunlar çoğu kez işe yarar.
    Yıllar önce açtığın "Benden ne olacak" gibi bir başlığı olan konunu hatırlıyorum, senin ne muhteşem bir genç insan olduğunu düşünmüştüm ve seni o günden beri izliyorum, yüzyüze tanışma fırsatım olmadı ama çok isterdim. Çapsız insanların kol gezdiği şu forumdaki, hatta şu memleketteki ve hatta şu dünyadaki insanların %99 undan kaliteli ve diğergam duygulara sahip ince ruhlu arkadaşım: dünyadan kendini mahrum bırakma !
  • 15-01-2017, 21:44:23
    #39
    SeoEvi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Konu dışı:

    << Bir kişi de dememiş ki :
    "Ali sen iyi ve hatta iyiden de öte mükemmel bir insansın, senin gibi iyi bir insanla zaman geçirmeyi hakeden insanlara haksızlık olur, yapma bunu, düşünme bile..." >>

    Ali, elbette bu bir hak olmalı, yurtdışında bunu yapabilmek mümkün, ülkemizde de muhtemelen onyıllar sonra mümkün olabilir. Şu an için bununla ilgili zaman harcamanın çok verimli olmayacağını düşünüyorum.

    Kişisel olarak tavsiyem bu fikirden en kısa sürede uzaklaşman. En azından bir süre belirleyip ertele bu düşünceni. Mesela 1 yıl sonra buna karar vereceğine dair kendine bir söz ver ve bu sürede hayatından mümkün olduğunca dramatik değişiklikler yap. Bu şekilde bu fikirden uzaklaşamayabilirsin elbette ama denemeye değer; ve herşeye rağmen yaşamak gerçekten çok güzel. Sevmediğin herşeyi sırayla yaşamından çıkarmaya, bulunduğun şehri değiştirmeye, ailenle ilişkilerinde araya mesafe koyup başka arkadaşlıklar edinmeye çalış, bunlar çoğu kez işe yarar.
    Yıllar önce açtığın "Benden ne olacak" gibi bir başlığı olan konunu hatırlıyorum, senin ne muhteşem bir genç insan olduğunu düşünmüştüm ve seni o günden beri izliyorum, yüzyüze tanışma fırsatım olmadı ama çok isterdim. Çapsız insanların kol gezdiği şu forumdaki, hatta şu memleketteki ve hatta şu dünyadaki insanların %99 undan kaliteli ve diğergam duygulara sahip ince ruhlu arkadaşım: dünyadan kendini mahrum bırakma !
    Hocam değerli yorumun için teşekkür ederim. Sen söyleyince hatırladım o konuyu, 4.5 yıl kadar önce açmıştım ilk(veritabanı gitmeden önce), çöküşten sonra tekrar açtığım konuya bakıp o zamanlarımda hayatta nasıl bir heyecana ve hevese sahip olduğuma anlam veremiyorum doğrusu. Kafam boştu, düşünmüyordum, fazla sorgulamıyordum belki de bu yüzden. Gerçi o konuya yaptığım son güncellemeden yakın bir zaman sonra sıkıntılarım başladı.
    O konuda yer alan fotoğraftaki yüz ifademle şuan sahip olduğum ifade arasında da dağlar kadar fark var.

    O günlerden bugüne yaşananları düşünürsek, yazılımda baya ilerledim belki evet; ancak ilerledim de ne oldu? Yaptığım, yapabileceğim işlere bakıyorum hep aynı rutin şeyler. Veri al, veri götür, veriyi işle, müşteriden saçma sapan talepler gelsin yaptığın şeyleri sil baştan yap. Artık bunlarla uğraşmanın benim için hiçbir anlamı yok. Zaten uzun soluklu, kendi başıma ya da ekibimle yapacağım işlerde motivasyonumu koruyamadığım için başarılı olamıyorum ve sıkıntılarım da artıyor. Şuan mesela çok büyük bir iş var önümde, almaya hiç cesaretim yok çünkü biliyorum ki tamamlayamadan bunalıp daha da kötü bir ruh haline gireceğim. Daha önce olduğu gibi.

    Hayat benim için anlamsız ve sadece eziyet hocam. Ailemi bir müddet daha alıştırdıktan sonra basit bir yolla bu işi halletmem gerek.

    dogaatac adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle


    https://twitter.com/ttractatus/statu...55668920029184


    sadece izleyin , mükemmel insanlar...
    İşte aradığım, umduğum şey de bu. Adamın yanındaki insanlar, eşi, durumu kabullenmeyi bırakın destek oluyor. Adam kendi isteğiyle hayatına son veriyor ve fiziksel acı çekmeden ölebiliyor. Hemde kendi evinde, kendi koltuğunda. İnanılmaz güzel bir olay.

    Bu arada din konusunda yorum yapan arkadaşlara; ben bir mürtedim(önceden müslüman olup sonra dönen kişi). Yani birçok mezhebin ortak kanaatine göre katlim vacip(islam devleti olunması durumunda, devlet tarafından hüküm verilerek). Dini inancınız inanın benim gibileri ilgilendirmiyor. Zaten sizin toplumunuzda yaşıyoruz, bırakın bari rahat ölelim.
  • 16-01-2017, 12:43:33
    #40
    Diğer konuna baktım da, kendim için ne kadar doğru bir karar aldığımı anladım. Yaşın daha çok genç. Senin konu açtığın yaşlardayken(2008'li yıllarda) internetle haşır neşir olmaya başlamıştım. O zamanlar yazılım/kodlama öğrenmek için heveslendim ama sonra vazgeçip girişimcilik kısmında olmayı seçtim. He ordan da bir başarı elde edemedim ancak en azından bu noktaya gelmedim. Sen yanlış mesleği seçmişsin. Kimse yazılımcılara babasının hayrına o kadar yüksek maaş vermiyor. Ya da serbest kıyafet, serbest sakal ile işe gelmesine çoğu zaman home office çalışmasına onu sevdiği için izin vermiyor. O işin ne kadar zor ve önemli olduğunu bildiği için. O iş işvereni kurtarırken yazılımcıyı kahreden bir iş. Bana göre böyle, bence sana göre de böyle. Sen çok fazla yükleme yapmışsın kendine. Ve kendine zaman ayıramayıp daralmışsın. Ama yaşamama isteğin en basit düşünce. Belki de hayatında verdiğin en basite kaçma isteğin. Kolayını yapacağına seni en çok sıkan, daraltan şeyleri hayatından çıkar. Değişiklik yap.

    Bende dine gircem yine. Belki yanlış müslümanlar yüzünden dinden dönmüş olabilirsin. İmrenilecek gerçek müslüman bir kişi bulmaya çalış. Bi de ondan bişeyler dinle. Klişe anlatmayacak, ruhuna dokunacak şeyler söyleyebilecek birileri var bu topraklarda.

    Kolayını yapma, işinden istifa et. Yapmak istediğini yap 10 katı daha az kazansan da.

    Bir de sana önerim olacak "3 Idiots" u izle..
  • 16-01-2017, 15:42:08
    #41
    YavuzSelim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Diğer konuna baktım da, kendim için ne kadar doğru bir karar aldığımı anladım. Yaşın daha çok genç. Senin konu açtığın yaşlardayken(2008'li yıllarda) internetle haşır neşir olmaya başlamıştım. O zamanlar yazılım/kodlama öğrenmek için heveslendim ama sonra vazgeçip girişimcilik kısmında olmayı seçtim. He ordan da bir başarı elde edemedim ancak en azından bu noktaya gelmedim. Sen yanlış mesleği seçmişsin. Kimse yazılımcılara babasının hayrına o kadar yüksek maaş vermiyor. Ya da serbest kıyafet, serbest sakal ile işe gelmesine çoğu zaman home office çalışmasına onu sevdiği için izin vermiyor. O işin ne kadar zor ve önemli olduğunu bildiği için. O iş işvereni kurtarırken yazılımcıyı kahreden bir iş. Bana göre böyle, bence sana göre de böyle. Sen çok fazla yükleme yapmışsın kendine. Ve kendine zaman ayıramayıp daralmışsın. Ama yaşamama isteğin en basit düşünce. Belki de hayatında verdiğin en basite kaçma isteğin. Kolayını yapacağına seni en çok sıkan, daraltan şeyleri hayatından çıkar. Değişiklik yap.

    Bende dine gircem yine. Belki yanlış müslümanlar yüzünden dinden dönmüş olabilirsin. İmrenilecek gerçek müslüman bir kişi bulmaya çalış. Bi de ondan bişeyler dinle. Klişe anlatmayacak, ruhuna dokunacak şeyler söyleyebilecek birileri var bu topraklarda.

    Kolayını yapma, işinden istifa et. Yapmak istediğini yap 10 katı daha az kazansan da.

    Bir de sana önerim olacak "3 Idiots" u izle..
    Hocam, dediğiniz gibi, en kolay yolu seçiyorum. Kolayı varken zora katlanmak için bir neden göremiyorum. Evet, korkağım, kaçış yolu arıyorum ama kaçma şansım da var, neden kaçmayayım? Yani 30-40 yıl hapse mahkum edilseniz ve hapisten kaçış şansınız olsa, bunu istemez misiniz? Benim dünyaya bakışım da böyle doğrusu. Ama işte tek sıkıntı şu aile faktörü.

    Ne bir beklentim var, ne de bir umudum. Kodlamayı, farklı alanlarda kütüphaneler geliştirmeyi çok seviyor, gerçekten zevk alıyorum. Ama piyasadaki işler hep aynı. Muhasebe yazılımları zartlar zurtlar illallah ettiren şeyler.
    Kaç yıllık yazılım serüvenimin sonunda elime ne bir şey geçti, ne de bir yere gelebildim. Daha da battım oturdum. Öyle yetenekli, tahammüllü bir insan da değilim, başka bir işten de anlamam. Anca oturur bir sistemin arka planının nasıl çalışması gerektiğini kurgulayabilirim.
  • 16-01-2017, 17:17:41
    #42
    aliarbak adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam, dediğiniz gibi, en kolay yolu seçiyorum. Kolayı varken zora katlanmak için bir neden göremiyorum. Evet, korkağım, kaçış yolu arıyorum ama kaçma şansım da var, neden kaçmayayım? Yani 30-40 yıl hapse mahkum edilseniz ve hapisten kaçış şansınız olsa, bunu istemez misiniz? Benim dünyaya bakışım da böyle doğrusu. Ama işte tek sıkıntı şu aile faktörü.

    Ne bir beklentim var, ne de bir umudum. Kodlamayı, farklı alanlarda kütüphaneler geliştirmeyi çok seviyor, gerçekten zevk alıyorum. Ama piyasadaki işler hep aynı. Muhasebe yazılımları zartlar zurtlar illallah ettiren şeyler.
    Kaç yıllık yazılım serüvenimin sonunda elime ne bir şey geçti, ne de bir yere gelebildim. Daha da battım oturdum. Öyle yetenekli, tahammüllü bir insan da değilim, başka bir işten de anlamam. Anca oturur bir sistemin arka planının nasıl çalışması gerektiğini kurgulayabilirim.
    O zaman şöyle düşün; doğuştan mı kodlamacı olmak istedin? Hayır. Sonradan edindin. Ve ben şuna eminim kodlamayı planlayabilen, analiz edebilen ve nihai sonuca kavuşturan bir kişi aynı satrançtaki gibi ileriyi görme yeteneğine sahip kişidir. Ve ileriyi gören kişi bu dünyada her zaman el üstünde tutulur. Başarıya ulaşır ve bu yeteneğini zorlanmadan kullanır. He tabi risk alır ama bu risk çoğu zaman başarı ile sonuçlanır. Zaten risk alamadığımız için kazanamıyoruz. Kaybetmiyoruz belki ama kazanamıyoruz da. Ben hep şeyi mantıklı bulurum mesela. Doğulu vatandaşlarımız batıya göçtüklerinde risk almayı göze aldılar ve şu anda ticaretin çoğunu o vatandaşlarımız yapıyor. Ama ben kendime bakıyorum hep sgk olsun ortalama para kazan hayatın garanti altında olsun. Parada pulda gözüm yok mutluluk istiyorum sadece. Ve tv'deki ünlülere falan baktıkça daha da mutlu oluyorum. Neredeyse hepsi yapmacık insanlar ve hep hayatlarında ciddi sorunları oluyor. "Azıcık aşım kaygısız başım" mantığıma daha çok uyuyor. Doğulu vatandaşlar bu söylediğimi yanlış falan anlamaz umarım, aksine imreniyorum bu hallerine..
  • 21-01-2017, 04:05:08
    #43
    Peki çok kısa süre sonra çok güzel bir projede yer almayacağınızı nereden biliyorsunuz. Çalışan olarak veya bir girişimci olarak "piyasadaki işler hep aynı" lafını size yedirecek bir işin içinde yer almayacağınıza nasıl emin olabilirsiniz.
    Bence tamamen pes etmeden önce kendinize bir süre verin ve biraz ısrarcı olun. Size iş verecek imkanım olsa sizi istihdam etmek için bir dk düşünmezdim. Hatta kısa süre sonra böyle bir imkanım olabilecek gibi görünüyor. Böyle bir şey olursa sizinle yüzyüze görüşüp bir teklifte bulunacağım. (Sizi tanımadığımı düşünmeyin, emin olun çok iyi tanıyorum.)
    Ülke değiştirmekten tutun da başka bir çok değişikliği zorlamalısınız. Sizin gibi birisinin pes etmesini gerçekten anlamıyorum; ya ben hayata karşı çok arsızım ki herşeye rağmen hayata karşı bu kadar azimliyim (20-25 yıldır yaşadığım sıkıntıları duysanız kafayı yersiniz) ya da siz gerçekten çok çabuk pes ediyorsunuz.
    Nedir hocam? zevkli iş yok diye intihar mı edilir?
    (ötenazi ile intihar'ın farkı sadece sizin adınıza başkasının yapıyor olması vekalet gibi bir şey)
    Dert buysa düşünür bir çok zevkli iş fikri bulur ve birini seçerek bir startup a girişirsiniz; olur ya hiç başarılı olamazsanız hiç değilse başarısız oldum diyip borçlarım var ödeyemiyorum diyip bunalıma girdim ötenazi istiyorum dersiniz.
    Oyuncak dünyası (animasyon) filminin sanırım 2. sinde bir sahne vardı, Buzz karakteri güya uçmak için bir yerden atlıyor biraz süzülüp indikten sonra "fiyakalı bir düşüş" yaptığından bahsediyordu. Hiç olmazsa fiyakalı bir düşüş yapmak adına biraz daha yaşamalısınız.

    Ailenizi alıştırmak mı? değerli kardeşim, aile olsan bunun ne saçma bir şey olduğunu çok iyi bilebilirdin. Ama, bilmek derken "içeriden bilmek" i kastediyorum. Baba olmayan anne olmayan bunu bu şekilde anlayamaz. Ben şimdi senin benim çocuğum olduğunu düşünüyorum ve kafayı yiyorum ne yapabilirim diye. Sen ki başka birilerinin çocuğusun. Ailen hiç bir şekilde alışmaz. Onlara kızgınsan küskünsen bunu onlarla konuş; hatta "nasıl anne babasınız da beni bu duruma getirdiniz" de. Yok onları çok seviyorsan onları alıştırma fikrini kafandan çıkart lütfen, böyle bir şey olamaz.

    Son olarak bir şey soracağım, yazılım bilgi ve derecenizi geçen sürede oldukça iyi hale getirdiğinizi biliyorum. Peki çok çok iyi bir iş bulmak sizi bu fikrinizden en azından geçici bir süre için vazgeçirtebilir mi? Yani, bulacağınız yeni iş ve size katacağı motivasyon sizi fikrinize ara vermek üzere motive edebilir mi? Eğer öyle ise oraya kafa yoralım. Ben çok kolay bir şekilde kurumsal bir firmada iş bulabileceğinize eminim, yeter ki bunun için en son yerin r10 olduğunu bilin.

    Ali, seni seviyorum kardeşim, benimle irtibatta ol lütfen, her konuda elimden geleni yaparım...

    Sevgiler ...


    aliarbak adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam, dediğiniz gibi, en kolay yolu seçiyorum. Kolayı varken zora katlanmak için bir neden göremiyorum. Evet, korkağım, kaçış yolu arıyorum ama kaçma şansım da var, neden kaçmayayım? Yani 30-40 yıl hapse mahkum edilseniz ve hapisten kaçış şansınız olsa, bunu istemez misiniz? Benim dünyaya bakışım da böyle doğrusu. Ama işte tek sıkıntı şu aile faktörü.

    Ne bir beklentim var, ne de bir umudum. Kodlamayı, farklı alanlarda kütüphaneler geliştirmeyi çok seviyor, gerçekten zevk alıyorum. Ama piyasadaki işler hep aynı. Muhasebe yazılımları zartlar zurtlar illallah ettiren şeyler.
    Kaç yıllık yazılım serüvenimin sonunda elime ne bir şey geçti, ne de bir yere gelebildim. Daha da battım oturdum. Öyle yetenekli, tahammüllü bir insan da değilim, başka bir işten de anlamam. Anca oturur bir sistemin arka planının nasıl çalışması gerektiğini kurgulayabilirim.
  • 01-02-2017, 11:50:41
    #44
    aliarbak adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhabalar,

    Arkadaşlar öncelikle lütfen konuya dini açıdan yaklaşmamanızı rica ediyorum. Bu, buna karar vermiş kişinin düşüneceği bir durum.

    Ötanazi (Yunanca: ευθανασία - ευ, eu, "iyi,güzel"; θάνατος, thanatos, "ölüm"), bir kişinin veya bir hayvanın yaşamını, yaşamlarının dayanılamayacak durumda olarak algılanması sebebiyle, acısız veya çok az acıtan bir ölümcül enjeksiyon yaparak, yüksek dozda ilaç vererek veya kişiyi yaşam destek ünitesinden ayırarak sonlandırmak. (Vikipedi)

    Bu uygulama, dünyada, genellikle ölümcül hastalığa sahip kişilerde uygulanıyor; ancak benim bu soruyu sorma sebebim bu değil.

    Eğer bir birey, mantık çerçevesinde değerlendirip, hayatına son vermeye karar vermişse; bu konuda devletten ötanazi desteği alabilmesi gerektiğini düşünüyorum. İntihar yöntemlerinin toplumsal sakıncaları söz konusu olduğu için devletin bu konuya bir el atıp kendi düzeni altına alması gerekli.

    Sorum şu ki; mecliste ötanazi hakkının konuşulabilmesi için kimlere ulaşılabilir, kamuoyuna nasıl duyurulup destek alınabilir, neler yapılabilir?

    Konuyla ilgilenen arkadaşlar aşağıdaki adresteki (herhangi bir reklam vs yoktur, sadece tek bir sayfa) yazıyı okuyabilirlerse sebepleri konusunda daha fazla bilgi edinebilirler.
    www.otanazi.net

    Bilgisi olan, destek verebilecek kişiler yorum yapabilirlerse çok sevinirim.

    Yaşamın bir hak olması gibi; tercihi "iyi ölüm" de bir haktır!
    İnsanlara böyle bir hak verilirse kendini öldürenlerin %95'i biyolojik olarak hiçbir sıkıntıları olmamasına rağmen sadece psikolojik hastalık ve sorunlar nedeniyle yaşamına son verenlerden oluşur.

    İntihar eylemi sağlıklı bir bireyin yapabileceği bir şey değildir.En düzgün en sakin bireyin bile kendini öldürmeyi istemesi aklında kalbinde ciddi rahatsızlıklar olduğunu gösterir. Hiçbir hedefin amacın yoksa bile seni o günlere getiren tırnağına zarar gelmesin diye yıllarca çalışıp karnını doyuran insanlar var.

    Hadi ailen yok, amacın yok, hedefin yok. Git bari ailesi olanlara hedefi olanlara yardımcı ol. Orduya katıl terörle mücadele et.

    Belki teröriste sıkacağın 2 mermi ile eşi,ailesi,hayali,hedefi,amacı olan asker,polis masum sivil 1 kişi bile kurtarsan ne mutlu. Tabi ki ötenazi ile ciddi sağlık sorunun olmadan steril ortamda hiçbir organına zarar gelmeden gerçekleştirilecek ölüm sonrasında en az 2 kişiye organ bağışı da yapılabilir de. Sizce her ne kadar kötü bir şekilde de olsa yaşamaya devam edebilmek mi daha kötüdür yoksa hain bir terör saldırısında vurularak,patlayarak ölmek mi?

    Hangisini engelleyebilirsek,önleyebilirsek daha büyük acıyı azaltmış oluruz?