Konu dışı:
<< Bir kişi de dememiş ki :
"Ali sen iyi ve hatta iyiden de öte mükemmel bir insansın, senin gibi iyi bir insanla zaman geçirmeyi hakeden insanlara haksızlık olur, yapma bunu, düşünme bile..." >>
Ali, elbette bu bir hak olmalı, yurtdışında bunu yapabilmek mümkün, ülkemizde de muhtemelen onyıllar sonra mümkün olabilir. Şu an için bununla ilgili zaman harcamanın çok verimli olmayacağını düşünüyorum.
Kişisel olarak tavsiyem bu fikirden en kısa sürede uzaklaşman. En azından bir süre belirleyip ertele bu düşünceni. Mesela 1 yıl sonra buna karar vereceğine dair kendine bir söz ver ve bu sürede hayatından mümkün olduğunca dramatik değişiklikler yap. Bu şekilde bu fikirden uzaklaşamayabilirsin elbette ama denemeye değer; ve herşeye rağmen yaşamak gerçekten çok güzel. Sevmediğin herşeyi sırayla yaşamından çıkarmaya, bulunduğun şehri değiştirmeye, ailenle ilişkilerinde araya mesafe koyup başka arkadaşlıklar edinmeye çalış, bunlar çoğu kez işe yarar.
Yıllar önce açtığın "Benden ne olacak" gibi bir başlığı olan konunu hatırlıyorum, senin ne muhteşem bir genç insan olduğunu düşünmüştüm ve seni o günden beri izliyorum, yüzyüze tanışma fırsatım olmadı ama çok isterdim. Çapsız insanların kol gezdiği şu forumdaki, hatta şu memleketteki ve hatta şu dünyadaki insanların %99 undan kaliteli ve diğergam duygulara sahip ince ruhlu arkadaşım: dünyadan kendini mahrum bırakma !
Hocam değerli yorumun için teşekkür ederim. Sen söyleyince hatırladım o konuyu, 4.5 yıl kadar önce açmıştım ilk(veritabanı gitmeden önce), çöküşten sonra tekrar açtığım konuya bakıp o zamanlarımda hayatta nasıl bir heyecana ve hevese sahip olduğuma anlam veremiyorum doğrusu. Kafam boştu, düşünmüyordum, fazla sorgulamıyordum belki de bu yüzden. Gerçi o konuya yaptığım son güncellemeden yakın bir zaman sonra sıkıntılarım başladı.
O konuda yer alan fotoğraftaki yüz ifademle şuan sahip olduğum ifade arasında da dağlar kadar fark var.
O günlerden bugüne yaşananları düşünürsek, yazılımda baya ilerledim belki evet; ancak ilerledim de ne oldu? Yaptığım, yapabileceğim işlere bakıyorum hep aynı rutin şeyler. Veri al, veri götür, veriyi işle, müşteriden saçma sapan talepler gelsin yaptığın şeyleri sil baştan yap. Artık bunlarla uğraşmanın benim için hiçbir anlamı yok. Zaten uzun soluklu, kendi başıma ya da ekibimle yapacağım işlerde motivasyonumu koruyamadığım için başarılı olamıyorum ve sıkıntılarım da artıyor. Şuan mesela çok büyük bir iş var önümde, almaya hiç cesaretim yok çünkü biliyorum ki tamamlayamadan bunalıp daha da kötü bir ruh haline gireceğim. Daha önce olduğu gibi.
Hayat benim için anlamsız ve sadece eziyet hocam. Ailemi bir müddet daha alıştırdıktan sonra basit bir yolla bu işi halletmem gerek.
İşte aradığım, umduğum şey de bu. Adamın yanındaki insanlar, eşi, durumu kabullenmeyi bırakın destek oluyor. Adam kendi isteğiyle hayatına son veriyor ve fiziksel acı çekmeden ölebiliyor. Hemde kendi evinde, kendi koltuğunda. İnanılmaz güzel bir olay.
Bu arada din konusunda yorum yapan arkadaşlara; ben bir mürtedim(önceden müslüman olup sonra dönen kişi). Yani birçok mezhebin ortak kanaatine göre katlim vacip(islam devleti olunması durumunda, devlet tarafından hüküm verilerek). Dini inancınız inanın benim gibileri ilgilendirmiyor. Zaten sizin toplumunuzda yaşıyoruz, bırakın bari rahat ölelim.