• 12-04-2026, 12:36:14
    #46
    kalitelihostorg adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yaşadığın topraklar müslüman olduğu için olabilir mi : )
    Ataistler Amerikada islamı hedef almıyor
    İkinci kısımda farklı bir konudan bahsetmiştim ama neyse.
    Abd'de de atesitler hristiyan ve yahudi adetlerine göre yaşamlarını dizayn ediyorlar.
  • 12-04-2026, 12:42:30
    #47
    Ateistlerin ispat yükümlülüğü yoktur. Varlık somuttur, yokluk kavramdır. Sıfır (0) mesela yokluğu ifade eder ve bilimsel olarak değil daha çok kavramsal olarak ispat edilebilir. Fizik dalında sıfırın karşılığı büyük fizikçiler tarafından bile tam olarak ispat edilemez. Yanlış bilmiyorsam Stephan Hawking'in "Big Bang" hesaplamalarında sıfıra yakın değerler elde ettiği biliniyor ancak yine de tam bir yokluk ispatı özellikle Fizikle direkt olarak çelişir. Ateistlerin bu konuda kendilerini ispat etmelerinin tek yolu, varlık tezini çürütmektir ve sonuç sadece boşluk kavramına varır. (1-1=0) Bu da birçok senaryoda konuda da görüldüğü üzere saldırı olarak algılanır bu yüzden ne gerek vardır. İşte konfor alanı olarak adlandırdığınız konu da biraz buraya dayanıyor. Ateizm'e ulaşmak konfor falan değildir ve hatta birçok kişide ulaştıktan sonra da konfor alanı rahatlığı görülmez. Saygılarımla..

    CAKNET adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Nedendir bilmem ateistler hep islamı hedef alirlar ama hristiyan ve yahudi adetlerini yaşamak icin can atarlar onlara laf soylemezler.
    Hedef alma meselesini kendi üslubumca yukarı da biraz değindim ilgilisine... Gelenek görenek meselesine gelince, hiç de öyle özel bir dinin gelenek, kültürüne ilgi duyma meselesi yok açıkçası. Gayet de kurban bayramında temizlenen, süslenen, ailesiyle iyi vakit geçiren, sevdikleriyle onların kurban ibadetlerini hakkıyla yerine getirebilmeleri için yardımcı olan, oturup aynı sofrada afiyetle kavurma yiyen kabaca sizin tabirinizle İslam gelenek ve göreneklerine özenen ateist tanıdıklarım var. Aynı kişi yılbaşı ağacının altında kahkaha atınca algıda seçicilik yaşıyor olabilir misiniz?
  • 12-04-2026, 13:28:18
    #48
    _taka adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben bir yargıda bulunmadım ama siz fazlasıyla bulunmuşsunuz. Sadece 2 soru sordum ben.

    İlk cümleleleriniz hepsi zaten benim sorularımın çıkış sebebiydi. Neyse burayı geçtim.

    Tarık 5-6-7-8. Spermin nereden üretildiği gayet biliniyordu. Tarihsel bir eksikliğiniz. Hadımdan yola çıkabilirsiniz, nereden bilindiğini anlamak için.
    Takıldığınız yeri anlıyorum. Sadece soru: 7'de sperm-üretilmek kelimeleri nerede yazıyor? Ayetin neyin üzerine geldiğine bakmanızı öneririm. Anlamsal bütünlük oluşacaktır.
    Veya bilimsel ilerleyelim. Seversiniz.

    5- İnsan.
    6- Meni.
    7- Bebek. Sulb-teraib. (Araştırarak sulb ve teraib arasında neyin oluştuğunu görebilirsiniz. Bilimsel olarak.)

    Şimdi ben iç dünyamda bu ayetin anlatmak istediğini anladığımı düşünüyorum ve her anlamda ikna olmuş durumdayım.

    "Ama inanç böyle bir şeydir. Birileri gelir kendince bir açıklama yapar. Ve inanmak isteyen inanır."

    Şimdi siz, sulb ve teraib ikilisiyle oradan çıkan şeyin ne olduğunu düşünüyorsunuz? Meni mi, yumurta mı, bebek mi?

    ~

    Fussilet'e hiç girmeyeyim şimdilik.
    Eğer üsttekinde bakış açınızı objektif bir zemine oturtarak inceler ve okleşirsek, devam edebiliriz. Özelden tabi ki.

    Arkadaşın konusunu resmen mahvettik ama size ben soru sordum, hata benim. Konu sahibi arkadaş kusuruma bakmasın.

    Konu ateistlik sorusundan devam, selamlar.
    Bilim spermin testislerde üretildiğini keşfedilene kadar meninin burada üretildiğini söyleyen yok. Yani iddia ettiğin gibi bir durum yok. Meni sadece testislerde üretilmez. Testislerde meninin sadece %5’i yani spermler üretilir. Kalanı prostat ve diğer yerlerde üretilir. Hadım edilen bir insanda meni akıntısı devam eder sadece içinde sperm yoktur.

    Din kendini sürekli bilime uydurmak zorundadır. Çünkü evreni açıklayan gerçek güç kelam değil akıldır.
    İslamın klasik kaynaklarının hiç biri bugün modern tefislerde söylenilen şekilde yorum getirmez. Yani sürekli dini bilime uydurmak gerekir çünkü birileri küçümsesede asıl güvenilir referans bilimdir.

    Asıl mesele bu kadar açık bir ayeti bile açıklamak için sürekli yan yollara sapılmasıdır. İşine gelince kelimenin asli anlamını alarak tefsir yapmak, ama asıl anlam bilime uymadığından arapçanın geniş yapısından mecazlar yan anlamlara saparak kaçmak dürüst değil. Böyle bir din kitabı olmaz. Bir tanrı mesajını net açıl ve herkesin ilk okumada anlayacağı şekilde verir. Ayette İnsanı üreten bir su var. Ve bu suyun yeri açıkça belirleniyor. İnsanı üreten şey meni ve yumurtaların bu yerle alakası yok.

    Ama insan iman etmek isteyince her türlü açığı reddedecek bir motivasyona giriyor. Bilimi kullanarak asıl anlamlardan yola çıkıp mucize iddialı atıyor. Ama bilimle çelişen asıl anlamları kabul etmeyip yan anlam ek açıklama getiriyor. Dünya düz sanılırken tefsirler sermek kelimesinden dünyanın düz olduğuna delil getirir. Bilim ve akıl dünyanın yuvarlak olduğunu keşfedince yorum sarmalama kelimesini öne çıkarıp düz bir yer sarmalanamaz dünya yuvarlaktır denir. Antik çağda gökler iç içe geçmiş 7 katman sanılııyordı. Çünkü gökyüzünde tüm yıldızlar sabitlen hareket eden 7 nesne vardı. Güneş, Ay ve 5 gezegen. 7 rakamı bu yüzden ibrahimi dinlere de kutsal olarak girmiştir. İslamda gökler 7 kattır. Ama bilim ilerledikçe bu görüş de kendini atmosferin 7 katına bırakmıştır. Yani tarih boyunca din hep aynı şekilde anlanmadı aynı şekilde izah edilmedi.

    İnanmak isteyenler açık net olan bir konuyu bile kılıfına uydurup ve inanmaya devam ediyorlar. O yüzden fikir tartışmasına gerek yok. İman tartışılacak bir konu değildir. Bak apaçık bir ayeti bile yan yollara girerek mecazi anlamlara girerek açıklamak zorunda kalıyorsun. Ben tanrıdan bir mesaj gelse insanların hepsinin o mesajı aynı şekilde anlayabileceğini düşünüyorum. Çünkü böyle yoruma açık metinler ilahi bir kaynaktan gelemez benim için.
  • 12-04-2026, 14:14:37
    #49
    serterefendi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Selam olsun,

    Malum ara sıra dini eleştiriler yaptığım konularım oluyor ve haklı eleştiriler olduğunu düşünmeye devam ediyorum lakin bugün biraz Ateist arkadaşlarla iletişim kurmak istiyorum.
    Ben uzmanlığım ya da uzmanlık seviyesinde olmasa bile genel bilgim olan konularda farklı kitlerle tartışan birisiyim ve bugüne kadar tartışmalarda Ateist arkadaşlar kadar konfora sahip hiçbir kesim görmedim. (Agnostikler konuya bulaşmayın, size sonra konu açacağım )

    Bir Müslüman Allaha inanır, kitaba inanır, peygambere inanır.
    Ateist ise bunlara inanmaz.

    İnançlı biri deliller sunar, anlatımlar yapar ve inancının doğrulunu ispat etmeye çalışır ama bir Ateist bunlarla ilgilenmez.
    Ateizmi savunması gerekmez, anlatması gerekmez hatta delil sunması gerekmez.
    Ateistlerin yapması gereken tek şey sizin inancınızı çürütmektir.

    Yani siz Allah'ın varlığını ispat etmeye çalıştığınızda bir Ateist kendi inançsızlığını ispat etmeye çalışarak size yanıt vermez, beklenmez bile böyle bir şey.
    Ateistin yapacağı şey size sizin inancınızla ilgili yanlışta olduğunuzu iddia etmek ve bunu ispat etmektir.
    Savunmada olan her zaman inançlı olanlardır, Ateistler ise her daim hücumda olanlardır.

    Mesela hiçbir Ateist kendi düşüncesini savunma telaşında değildir çünkü kendisinden bu beklenmez.
    Bir düşüncesi de bu bağlamda yoktur. Ateist arkadaşlar kızmasın sizleri çok seviyorum ya da Müslüman arkadaşlar sizleri de çok seviyorum.
    Sadece anlatmak istediğim şey Ateizm kendi başına bir düşünce olmadığından yani Teizme karşıt olmakla var olan bir duruş olduğundan Anti Tezim daha da yani hepimizin bildiği Ateizmin dinlere ya da dindarlara inançlarının ne kadar manasız olduğunu anlatmak yerine kendi düşüncelerinin savunması yapması gerektiğidir.

    Ateist arkadaşlar kendilerine inandırdıkları gibi Müslüman arkadaşlara da bilimsel diye bir durumu kabul ettirmiş durumda olduğundan savunmadan ziyade sadece hücum odaklıdır.
    İşin tuhafı dindarlarda bunu kabul etmiştir.

    Somut bir örnek üzerinden gidersek konu daha net anlaşılabilir sanırım.
    Mesela evrim konusu.
    Evrim, bilimsel bir gerçektir. Bir insanın ben kabul ediyorum ya da etmiyorum demesi önem arz etmez.
    Bilimsel olarak evrimin olduğu tartışmasız bir gerçektir.
    Evet, bilimsel kısmı bu ama işin dananın kuyruğunu kopartan kısmı bundan sonrasında başlıyor.

    Evrimin gerçek olduğu bilimseldir lakin bunun yaratıcı tarafından yapıldığı ya da doğal seçilim ile rastgele olduğu bir felsefi konudur.
    Yani evrim gerçek ama nedeni/nasılı felsefidir.
    Daha somutlaştırırsak evrim gerçektir ama evrim teorisi adından da anlaşılacağı üzere bir teoridir.
    Bilimin tanımı yüzeysel yazarsak "deneye alınabilen, tekrar edilebilen" ve sonucunda bilgiye ulaşılma durumudur.
    Evrim bilimseldir yani evrim olmuştur bu kanıtlanmış bir gerçekliktir ama evrimin tesadüfen daha doğru ifadeyle doğal seçilimle olduğu ya da aynı oranda bir yaratıcı tarafından tasarlandığı bilimsel olarak deneye alınamayacak olmasından kaynaklı bilimsel olarak eşit derecedir.

    Yani anlatmak istediğim bir Ateistin kendi düşüncelerini "ben inanmıyorum, Allah yok diyorum ve yok olan bir şeyin yokluğunu nasıl ispatlayabilirim" basitliğinden çıkması gerekir.
    Biri şeyin varlığı gibi yokluğu da ispat edilebilirdir.

    Bunları yazıyorum ama Ateistlere karşı nefret duygularımdan dolayı değil aksine her inanç ve inançsızlığa saygı duyuyorum yani benim için kim kimdir sıfır öneme sahip.
    Sadece gerçekten çok konforlu bir alanda sadece hücum ederek yazıp çizmelerini pek doğru bulmuyorum.
    Carl Sagan'ın sevdiğim ender cümlelerinden birisi "kanıtın yokluğu, yokluğun kanıtı değildir." dir.

    Ateist ve dindar arkadaşların yanış bildiği ya da yanlış kabul ettiği üzere bir şeyin yokluğu kabul edilemez o yüzden varlığının kanıtı lazım savı büyük bir mantık hatası içerir.
    Ben güneşimizin yanında bir başka ufak güneş olmadığını size kütle çekimi ile ispatlayabilirim yani gördüğünüz üzere yokluğu ispat edebilirim.

    Ben sadece konu açmak istedim yoksa ne Ateist arkadaşlar kendi inançsızlarını ispat etmeyi lütfeder ne dindarlar savunmadan hücuma geçeyim der.
    Yazayım dedim.
    Ben Ateist değilim. Ama şunu diyeyim. Hangi dinsizler bir toplantıdan çıkıp insan yaktılar. Insan katlettiler.
    Sivas ve Maraş olaylarında muslumanlar cuma namazı çıkışı bunları yaptilar.
    Dinsizlerin çoğunluğu kimseye zararı yok. Radikal islamcilar da tam tersi çok tehlikeli olabilmektedir.
    En bariz örneği Ferkhunda Malikzade Afganistan olayı. Kuran yakmadığı halde Kuran yaktı iftirası ile toplu halde linç edildi. Vahşice katledildi.
    Ateistler den linç olayı Beklenir mi? Biri gidip Ateizme küfretse, Ateizm kitaplarını yaksa Ateistler toplu bunu yapanı linçler mi? Tabiki hayır.

    İşte Ferkhunda Malikzade olayı. Başka forumda yazmıştım.

    Haber 2015 yılında yaşandı.

    İftirayla Linç Edildi ve Yakıldı: Canavarlaşmakta Sınır Tanınmadığını Gösteren Afgan Kadını Ferhunde

    Nasıl bir dünyada yaşadığımızı gözler önüne seren Ferhunde'nin hikâyesini duymuş muydunuz?

    Not: Görseller rahatsız edicidir.

    Farkhunda Malikzada 27 yaşındaydı, Müslümandı, inançlarına sıkı sıkıya bağlıydı ve öğretmen olmayı istiyordu.



    Afganistan'ın başkenti Kabil'de yaşayan Ferhunde, 2015 yılında şehir merkezindeki bir türbeyi ziyaret etmişti. Türbenin önünde muska satan birini gördü, takip etti ve kadınlarla konuşup muska satmaya çalışan bu şarlatanı uyardı.

    İslam dininde muskalara yer olmadığını ve bunun Kur'an'a aykırı olduğunu söyledi.


    Küçük kağıtlara bir şeyler yazarak insanların umutlarıyla ve gelecek hayalleriyle para kazanmaya çalışan birini engellemeye çalışmıştı Ferhunde ancak o gün o tezgahtan kovuldu.

    "Kadın Kur'an'ı yaktı, siz nasıl müslümanlarsınız? Gelin, dinimizi savunun!"



    Bir ay sonra, 19 Mart 2015 günü o türbeye yeniden gitti ve o satıcıyla karşılaştı ancak bunun son anları olduğunu bilmiyordu. Plan yapan muska satıcısı elindeki birkaç parça kağıdı yaktı ve eski bir Kur'an'ın içine koyarak bağırmaya başladı: 'Kadın Kur'an'ı yaktı, Siz nasıl müslümanlarsınız? Gelin, dinimizi savunun!' Apaçık bir linç çağrısı olan bu bağırtının ardından meydandaki kalabalık toplandı.

    Kalabalık bir anda Ferhunde'nin etrafını sardı, Kur'an'ı neden yaktığı soruldu, iftira olduğunu söylemesine ve polisin müdahalesine rağmen kalabalığın arasında kaldı.



    İftiralara Ferhunde'nin Amerikan sempatizanı olduğu ve yabancılar adına çalıştığı da eklendi ve polis müdahale etti. Ferhunde sorguya götürülmek istendi ancak kadın polis talep etti. Bu sırada biri onu iterek yere düşürdü ve meydan adeta alev aldı; bu sonun başlangıcıydı.

    Tekmelendi, Koca taşlar atıldı. Sopalar ile Dövüldü, Çatıdan aşağı atıldı, Üstünden arabayla geçildi ve Benzin dökülerek yakıldı. Tüm bunlar muska yazan bir satıcının iftirasıyla oldu!




    Yerdeyken tekmelenen ve kanlar içinde kalan Ferhunde'ye karşı kalabalığın öfkesi geçmedi. Havaya ateş açan polis kalabalığı dağıtamadı ya da dağıtmak istemedi; kurtarabilmek için Ferhunde'yi bir çatıya çıkardı. Hırsını alamayan onlarca insan evladı(!) Ferhunde'yi o çatıdan aşağı attı, düştükten sonra tekmelemeye devam etti, yolun ortasına taşıdıktan sonra arabayla üstünden geçti, nehrin kenarına taşıyıp taşladıktan sonra da üzerine benzin dökerek yaktı.

    Ferhunde'nin linç edilmesi saniye saniye kaydedildi ve görüntüler internette paylaşıldı: "Bu da İslam düşmanlarına ibret olsun" Denildi!




    Yerel polis internete sızan görüntülerin ardından olayın üstünü kapatmaya çalıştı ancak uluslararası basının başlattığı araştırmayla Ferhunde'ye iftira atıldığı ortaya çıktı.

    Hurafelerden ve din bezirganlarından arındırılmış inancıyla babası kızından asla utanmadı ve onu lanetlemedi.



    Kızının günah işlediği söylendi, hakkında palavralar uyduruldu, akli dengesinin bozuk olduğu ve Kur'an yaktığı iftirası atıldı ancak babası kızını tanıyordu. Kızından utanmayan ve onu lanetlemeyen baba ailesinin soyadını Farkhunda olarak değiştirerek onurlandırdı ve ruhunu adeta özgür bıraktı.

    Kadına yönelik şiddet konusunda bir uyanış sağlasa da halen yaşaması için en zor ülkelerden biri olan Afganistan'da Ferhunde'nin cenazesini o cesur kadınlar taşıdı!



    Erkek egemen toplumda dini bir ticaret aracı olarak kullanan ve iftirayla kadınları toplum önünde linç ettiren bu insanların 50'si yargılandı; 4'ü idam cezasına çarptırılırken, 8'ine uzun süreli hapis cezası verildi. O sırada görev yapan polislere de engel olmadıkları gerekçesiyle ceza verilse de görüntülerdeki yüzlerce insan cezasız kaldı. Ve belki de dünyanın en tüyler ürpertici anları cenazede yaşandı; yüzlerce kadın Ferhunde'nin tabutunu taşıdı ve onu gömdü.
    4'ü idam cezasına çarptırılan kişilerin cezası bozuldu. 20 yıl hapis cezası aldılar.

    Ferhunde'nin ölümünün utancı bu dünya üzerinden hiçbir zaman silinmeyecek!




    Konudaki tüm muslumanlara sesleniyorum. Bu yorumumu okuduysaniz, hangi dinsizler topluluğu bu zamana kadar bir araya gelip birini toplu halde linç edip katletti. Ne yazikki radikal dinlerde bunun binlerce örneği olmuştur. Yanılıyor muyum? Dinsizlerin toplu bir halde bir araya gelip linç çağrısı alıp birini linçleyip katlettiğini gördünüz mü hiç?
    Bireysel suçları kastetmiyorum.

    @BetaHouse; yorumumu okuyup analiz ederseniz sevinirim. Teşekkürler
  • 12-04-2026, 16:57:20
    #50
    A.AY adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben Ateist değilim. Ama şunu diyeyim. Hangi dinsizler bir toplantıdan çıkıp insan yaktılar. Insan katlettiler.
    Sivas ve Maraş olaylarında muslumanlar cuma namazı çıkışı bunları yaptilar.
    Dinsizlerin çoğunluğu kimseye zararı yok. Radikal islamcilar da tam tersi çok tehlikeli olabilmektedir.
    En bariz örneği Ferkhunda Malikzade Afganistan olayı. Kuran yakmadığı halde Kuran yaktı iftirası ile toplu halde linç edildi. Vahşice katledildi.
    Ateistler den linç olayı Beklenir mi? Biri gidip Ateizme küfretse, Ateizm kitaplarını yaksa Ateistler toplu bunu yapanı linçler mi? Tabiki hayır.

    İşte Ferkhunda Malikzade olayı. Başka forumda yazmıştım.

    Haber 2015 yılında yaşandı.

    İftirayla Linç Edildi ve Yakıldı: Canavarlaşmakta Sınır Tanınmadığını Gösteren Afgan Kadını Ferhunde

    Nasıl bir dünyada yaşadığımızı gözler önüne seren Ferhunde'nin hikâyesini duymuş muydunuz?

    Not: Görseller rahatsız edicidir.

    Farkhunda Malikzada 27 yaşındaydı, Müslümandı, inançlarına sıkı sıkıya bağlıydı ve öğretmen olmayı istiyordu.



    Afganistan'ın başkenti Kabil'de yaşayan Ferhunde, 2015 yılında şehir merkezindeki bir türbeyi ziyaret etmişti. Türbenin önünde muska satan birini gördü, takip etti ve kadınlarla konuşup muska satmaya çalışan bu şarlatanı uyardı.

    İslam dininde muskalara yer olmadığını ve bunun Kur'an'a aykırı olduğunu söyledi.


    Küçük kağıtlara bir şeyler yazarak insanların umutlarıyla ve gelecek hayalleriyle para kazanmaya çalışan birini engellemeye çalışmıştı Ferhunde ancak o gün o tezgahtan kovuldu.

    "Kadın Kur'an'ı yaktı, siz nasıl müslümanlarsınız? Gelin, dinimizi savunun!"



    Bir ay sonra, 19 Mart 2015 günü o türbeye yeniden gitti ve o satıcıyla karşılaştı ancak bunun son anları olduğunu bilmiyordu. Plan yapan muska satıcısı elindeki birkaç parça kağıdı yaktı ve eski bir Kur'an'ın içine koyarak bağırmaya başladı: 'Kadın Kur'an'ı yaktı, Siz nasıl müslümanlarsınız? Gelin, dinimizi savunun!' Apaçık bir linç çağrısı olan bu bağırtının ardından meydandaki kalabalık toplandı.

    Kalabalık bir anda Ferhunde'nin etrafını sardı, Kur'an'ı neden yaktığı soruldu, iftira olduğunu söylemesine ve polisin müdahalesine rağmen kalabalığın arasında kaldı.



    İftiralara Ferhunde'nin Amerikan sempatizanı olduğu ve yabancılar adına çalıştığı da eklendi ve polis müdahale etti. Ferhunde sorguya götürülmek istendi ancak kadın polis talep etti. Bu sırada biri onu iterek yere düşürdü ve meydan adeta alev aldı; bu sonun başlangıcıydı.

    Tekmelendi, Koca taşlar atıldı. Sopalar ile Dövüldü, Çatıdan aşağı atıldı, Üstünden arabayla geçildi ve Benzin dökülerek yakıldı. Tüm bunlar muska yazan bir satıcının iftirasıyla oldu!




    Yerdeyken tekmelenen ve kanlar içinde kalan Ferhunde'ye karşı kalabalığın öfkesi geçmedi. Havaya ateş açan polis kalabalığı dağıtamadı ya da dağıtmak istemedi; kurtarabilmek için Ferhunde'yi bir çatıya çıkardı. Hırsını alamayan onlarca insan evladı(!) Ferhunde'yi o çatıdan aşağı attı, düştükten sonra tekmelemeye devam etti, yolun ortasına taşıdıktan sonra arabayla üstünden geçti, nehrin kenarına taşıyıp taşladıktan sonra da üzerine benzin dökerek yaktı.

    Ferhunde'nin linç edilmesi saniye saniye kaydedildi ve görüntüler internette paylaşıldı: "Bu da İslam düşmanlarına ibret olsun" Denildi!




    Yerel polis internete sızan görüntülerin ardından olayın üstünü kapatmaya çalıştı ancak uluslararası basının başlattığı araştırmayla Ferhunde'ye iftira atıldığı ortaya çıktı.

    Hurafelerden ve din bezirganlarından arındırılmış inancıyla babası kızından asla utanmadı ve onu lanetlemedi.



    Kızının günah işlediği söylendi, hakkında palavralar uyduruldu, akli dengesinin bozuk olduğu ve Kur'an yaktığı iftirası atıldı ancak babası kızını tanıyordu. Kızından utanmayan ve onu lanetlemeyen baba ailesinin soyadını Farkhunda olarak değiştirerek onurlandırdı ve ruhunu adeta özgür bıraktı.

    Kadına yönelik şiddet konusunda bir uyanış sağlasa da halen yaşaması için en zor ülkelerden biri olan Afganistan'da Ferhunde'nin cenazesini o cesur kadınlar taşıdı!



    Erkek egemen toplumda dini bir ticaret aracı olarak kullanan ve iftirayla kadınları toplum önünde linç ettiren bu insanların 50'si yargılandı; 4'ü idam cezasına çarptırılırken, 8'ine uzun süreli hapis cezası verildi. O sırada görev yapan polislere de engel olmadıkları gerekçesiyle ceza verilse de görüntülerdeki yüzlerce insan cezasız kaldı. Ve belki de dünyanın en tüyler ürpertici anları cenazede yaşandı; yüzlerce kadın Ferhunde'nin tabutunu taşıdı ve onu gömdü.
    4'ü idam cezasına çarptırılan kişilerin cezası bozuldu. 20 yıl hapis cezası aldılar.

    Ferhunde'nin ölümünün utancı bu dünya üzerinden hiçbir zaman silinmeyecek!




    Konudaki tüm muslumanlara sesleniyorum. Bu yorumumu okuduysaniz, hangi dinsizler topluluğu bu zamana kadar bir araya gelip birini toplu halde linç edip katletti. Ne yazikki radikal dinlerde bunun binlerce örneği olmuştur. Yanılıyor muyum? Dinsizlerin toplu bir halde bir araya gelip linç çağrısı alıp birini linçleyip katlettiğini gördünüz mü hiç?
    Bireysel suçları kastetmiyorum.

    @BetaHouse; yorumumu okuyup analiz ederseniz sevinirim. Teşekkürler
    Konuyu gece görüp okudum ama "agnostikler uzak dursun" yazdığı için bir agnostik olarak dışlandığımı hissedip uzak durdum. Birkaç kişi de garip garip şeyler yazmış, önce hani bilimle çelişme delili demiş, al bak diye Celal Şengör'ün kendi mesleğince dillendirdiği bir delili atmışlar ve kişi ben fetva veremem ama bence Celal bey yanılıyor, delil istediği halde konu ateistler olduğu için konu sahibine ayıp etmeyelim susalım gibi bir cümle kurmuş onu okudum güldüm geçtim cevap verme gereği duymadım. Senin yorumun baştan sona haklı, sadece görselleri fazla abartmışsın böyle kimse okumaz, inandığı kitabı okumaktan aciz onlarca milyonun yaşadığı memlekette 4-5 cümleden sonrası ağır geliyor yurdum insanına. "Biri gidip Ateizme küfretse, Ateizm kitaplarını yaksa Ateistler toplu bunu yapanı linçler mi? " demişsin, ateizmin bir kitabı yok, herhangi bir dokunulmazı, kutsalı, tanrısı, peygamberi yok. Eee haliyle müşrikleri nerede bulursanız öldürün diyeni yok, cihad edip bu dinde olmayanları öldürün ki sizi ödüllendireyim diye rüşvet veren yani havuç sallayan bir tanrıları yok, dediklerimi yapmazsanız sizi yakarım haaa diyerek sonsuz türlü işkencelerle tehdit eden bir tanrıları yok ee haliyle korkup dediğini yapacakları veya rüşvet için dinleyecekleri biri olmayınca olmayan tanrının gözüne girme çabasında da bulunmuyorlar. Dinden döneni öldürün diye bir emir verilmediği için ateizmden döneni öldürme gereği duymuyorlar, o dinlerin işi. Ateizm bayrağını açıp inananlara ölüüüüm tanrı, tanrı, tanrı, tanrı diye koşmuyorlar çünkü tanrıları yok. Kitaplarında ganimet helaldir, ona buna karşıki kabileye saldırın yağmalayın ayağındaki terlik bile size helaldir diyen bir kitapları yok, o yüzden sağa sola saldırıp "din için" çalıp çırpmıyorlar.



    Ateizm konforlu değil, sevdiklerini asla göremeyeceğini biliyorsun öldükten sonra, sonsuz bir hayat ile ödüllendirilmeyeceğinin farkındasındır, huriler ile oynaşma diye bir şey yok, gılman yani tüysüz erkekler her türlü ihtiyacını göremeyecek, kevser şarabından içemeyeceksindir çünkü cesedin çürüyüp gidecektir, toprak olacaksındır ve yok olup gideceksindir, bunu bilerek yaşarsın, yeniden dirilip ödüllendirilme umudu ile yaşamazsın bak bu hiç konforlu bir durum değil. Hee iyi yani öte bir taraf hayali ile orası konforlu olsun diye oraya yatırım yapma dertleri yok ateistlerin, ellerindeki tek şey bu dünyadır fakirse, engelliyse veya herhangi bir dezavantajı varsa bununla yaşamak zorundalardır yani hee ölünce orada düzelmiş olurum diye düşünemezler. Çoğu kişinin bilmediği nokta şu, ateizm "tanrı tanımaz" demektir, hepi topu budur, bu kadardır yani başka bir tanımı yoktur. Tümmmm ateistlerin topluca uymaları gereken bir kanun, kural yoktur, kısacası her ateist aynı olmak zorunda değildir. Bir dine inanan herkesin ise o dinin kurallara uyma zorunluluğu vardır, aynı tornadan çıkmış gibi olmaları gerekir.



    Ateizmde de IQ su 50 olan ateistte vardır, 150 olan da vardır, iyisi de vardır kötüsü de, çalanı da vardır çalmayanı da, aaa bak mahallemizde bir ateist bunu yaptı demek hepsi böyledir denemez. X dininin ibadethanesinin görevlisi o din adına bir kelle kesiyorsa bu din adınadır, dinin kendisini bağlar çünkü o dinin emri budur, o kişi açıp bakın kitabımızda böyle yazıyor diyebilir, ateizmde bu yok. Ama konfor kelimesine bir yerde katılmak durumundayım, işin garip yani asıl bunu yapanlar farkında değiller. X dininin inananı kendi dinini ispatlamak için kitabındaki her bir cümleyi ispatlamalı tanrısından geldiğini gösterebilmek için, ateist ise o kitabın ve tanrısının sahte olduğunu kitaptaki tek 1 hata ile ispatlayabilir, hepsinin doğru olmasına gerek yok yani 999 doğru olsun 1 yanlış olsun o kitabı çöpe atmaya yeter. Kusursuz bir yaratıcının kendi cümlelerinin arasında yalan dolan bulunmaz, bilime ters bir şey olamaz, akla mantığa yatmayan, 5 yaşında çocuğun dahi söylemeyeceği komik komik hatalar olmaz, kusursuz tanrının dili sürçmez, bir yerde dediğini başka yerde yalanlamaz, aynı kitap içerisinde fikir değişmez, geleceği gören bir tanrı size şunu demiştim ama sizin dayanamayacağınızı bildim o yüzden artık serbest bıraktım gibi deneme yanılma kararlar almaz yani tutarlı olur, o yüzden konforlu ateistlerin işi çok kolaydır, bilimin ışığında yüzlerce binlerce yıllık hatalardan birini bulup yüzlerine vurmaları yeter de artar bile. O kitaba inanan kişi hmm tamam o dediğin gibi hatalı ama bak sudan yaratılmışız onu bilmiş, denizin suyu tuzluymuş bak onu da bilmiş gibi komik şeyler söyleyemez, bozuk saat bile günde 2 kere doğruyu gösteriyorsa bak burada doğru bir şey demiş ama demek o kitabı kurtarmaz. Kısacası ateizmin konforu biraz da konuya nereden baktığına göre değilir.
  • 12-04-2026, 17:18:04
    #51
    BetaHouse adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Konuyu gece görüp okudum ama "agnostikler uzak dursun" yazdığı için bir agnostik olarak dışlandığımı hissedip uzak durdum. Birkaç kişi de garip garip şeyler yazmış, önce hani bilimle çelişme delili demiş, al bak diye Celal Şengör'ün kendi mesleğince dillendirdiği bir delili atmışlar ve kişi ben fetva veremem ama bence Celal bey yanılıyor, delil istediği halde konu ateistler olduğu için konu sahibine ayıp etmeyelim susalım gibi bir cümle kurmuş onu okudum güldüm geçtim cevap verme gereği duymadım.
    Celal beyin dillendirdiği şeyi referans mı almalıyız?
    Kendi alanındaki bir şeyi, ayet onu dememesine rağmen aynı kaba mı sokalım o söylüyor diye? Nerede mantık ve bilimsel bakış açısı?

    Ayrıca burada agnostik olarak herkesten çok sizin burada + kazanma ihtimaliniz olan bir konuda daha derin düşünmeniz gerekmiyor mu? Celal beyin bahsettiği deprem ile ayette verilen sarsılmazlık aynı şeyi mi ifade ediyor size göre de? Eğer öyle değilse en çok sizin konuşmanız gerekmiyor mu?

    Ateistler kendi içerisinde tutarlı, yok diyor. Var diyen gelsin ispatlasın diyor.
    Ama sizinkisi herkesten daha konforlu bir alan.
    Onu da bilmiyorum bunu da bilmiyorum diyerek işin içinden çıkıyorsunuz. Çıkmanızda da sorun yok ancak bu tarz konularda o +'yı kazanmak için daha derine inmesi gereken siz agnostiklersiniz.

    Yeri gelince bir anda ateist yeri gelince bir anda agnostik oluyorsunuz.

    Hoş benlik bir şey yok, selamlar.
  • 12-04-2026, 17:36:35
    #52
    _taka adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Celal beyin dillendirdiği şeyi referans mı almalıyız?
    Kendi alanındaki bir şeyi, ayet onu dememesine rağmen aynı kaba mı sokalım o söylüyor diye? Nerede mantık ve bilimsel bakış açısı?

    Ayrıca burada agnostik olarak herkesten çok sizin burada + kazanma ihtimaliniz olan bir konuda daha derin düşünmeniz gerekmiyor mu? Celal beyin bahsettiği deprem ile ayette verilen sarsılmazlık aynı şeyi mi ifade ediyor size göre de? Eğer öyle değilse en çok sizin konuşmanız gerekmiyor mu?

    Ateistler kendi içerisinde tutarlı, yok diyor. Var diyen gelsin ispatlasın diyor.
    Ama sizinkisi herkesten daha konforlu bir alan.
    Onu da bilmiyorum bunu da bilmiyorum diyerek işin içinden çıkıyorsunuz. Çıkmanızda da sorun yok ancak bu tarz konularda o +'yı kazanmak için daha derine inmesi gereken siz agnostiklersiniz.

    Yeri gelince bir anda ateist yeri gelince bir anda agnostik oluyorsunuz.

    Hoş benlik bir şey yok, selamlar.
    Her yazdığınızı selamlar diye bitirince resmi falan mı göründüğünüzü düşünüyorsunuz? Bir gülme geliyor o yüzden diyorum biraz garip. Hani bilimle çeliştiğine bir örnek diyen sen, al bak bilimle çelişiyor diye bir örnek atılınca neyse konu ateistler biz susalım diyen yine sen, hala konuşmaya çalışan yine sen, sence de biraz fazla olmuyor musun sen? Adı Celal diye mi iddiasını beğenmediniz, aynı şeyi bende söylüyorum, başka agnostikler, deistler, ateistler, panteistler vs. vs. söylüyor, illa konu Celal ismi mi zannediyorsunuz? Sarsıntı olmasın diye dağları çaktık diyen bir ayet var, tam tersine dağlar sarsıntıların oluşturduğu yani deprem ve çarpışma eseri karaların üst üste binerek oluşturduğu dağlar sarsıntı noktalarıdır diyen bir jeoloji mühendisi, neresini beğenmedin? Başka bir konuda sperm diyor sen kemikten omurgadan olabilir diye kıvırıyorsun mezdeke gibi, ilk oluşan gök cismi dünyadır deniyor diyor cevap dahi veremeyip onu özelden konuşuruz fazla şaapma diye susuyorsun, konu Celal olunca mı konuşasın geliyor senin? İnsan hatasını bilir susar be, daha fazla kendini rezil etmemek için durur bir ben ne yapıyorum diye düşünür. İlla bilime ters 300 ayet dökmemiz mi lazım? Hadi döktük sırf seni memnun etmek için, hangi birine inanacaksın? Fikrin mi değişecek? Fikrin değişse bize ne faydası var? Kuran İsa'ya İncil'i indirdik diyor, İsa ise İncil diye bir kitap görmeden ölüp gidiyor, havarileri o kitabı yazıyor yani gökten inme indirilme değil, bunu yazsam tatmin mi olacaksın?




    Anne karnında bebek oluşumundan bahsediliyor, önce kemik olur, kemiklere deri giydirilir diyor, bilim kemikleşmenin en sonraki iş olduğunu söylerken bununla tatmin olacak mısın? Yooo, bunları da Celal demiyor hee. İnandığın kitap zamanında maaşlı eleman olmasa gerek ki yarın kimse ne kazanacağını bilemez diyor, aynı şekilde senin tanrın ultrason diye bir şey icat edileceğini öngörememiş ki rahimlerdekinin cinsiyetini yalnızca o bilir diyor, biz ultrason ile 3-4 ayda öğreniveriyoruz hemen. Rüzgarı kesiveririm gemiler öylece kalır diyor, motorun icadını düşünememiş. Haccı ilan et ki gerek yürüyerek gerek yorgun develerle sana gelsinler diye ayet var, yürümüyorsan veya oraya gittiğin deve yorgun değilse hac kabul olmuyor demek, arabanın uçağın icat edileceğini öngöremeyen bir tanrı. Yeryüzünü çarşaf gibi sermiş örneği de verilmiş zaten, düz olduğunu açıkça söylemiş ama kıvırdıkça kıvırmışlar sulandırıp üste çıkma çabasına girişmişler. Tevrat'ı tasdikleyiciyizdir, onaylıyoruz diyen sizin kitabınız, tevrat değiştirildi diye komik komik iddialar ortaya atan yine sizin kitabınız tabi tevrat'a baka baka İbrahim'in babasının adını yanlış yazma, Meryemleri karıştırma, güya Nuh'un gemisinin indiği yeri karıştırma gibi tevrat'a zıt şeyler yazdığını mı fark ettiler ne yaptılar. Herkes eşittir iması yaptığını söylediğiniz kitap oruç ibadetinde bile kutup ve ekvatordaki insanlar arasında eşit olmaktan çok uzak ama nereden bilsin ki çöllerde? Yıldızlar şeytana atış taneleri mesela, öyle olduğunu düşünmek biraz komik ama bilimsel olarak bir şey diyemiyorum. Enfal 1'de söylediğini Enfal 41'de jet hızıyla reddeden sizin kitabınız, tatlı ve tuzlu suların karışmama ayetinde tek ayet içerisinde 4 büyük bilimsel hata yapan yine sizin kitabınız, arıların ne yediğini neresinden çıkardığını bilemeyen yine sizin kitabınız, denizleri yiyecek ve süs eşyası çıkarmanız için yarattım diyen sizin kitabınız, at ile eşeğin çiftleşmesiyle oluşan katır adlı hayvanı yarattığını söyleyen yine sizin kitabınız. Hadislere hiç girmeyeyim utancından insan içine çıkamazsın. Bilim ortalama bir insanın ne zaman erişkin sayılacağına karar vermiş ama senin inandığın kitap henüz adet dahi görmeye başlamamış yani en fazla 8-9 yaşındaki kızların bile boşandıktan sonra 3 ay iddet beklemeleri gerektiğini söylüyor daha ne istiyorsun acaba? Her canlıyı dişi ve erkek olarak yaratmış senin tanrın, gerçekte öyle mi? Elbette hayır, cinsiyetsiz olanından cinsiyet değiştirene hatta bölünerek çoğalanına kadar çeşit çeşit canlı var, kalbi düşünme organı zanneden bir kitap, güneşin dünya üzerinde bir balçığa çamura battığını, o civarda yaşayanların o yüzden siyahi olduğunu falan söylüyor senin kitabın bak şimdi konuşturma beni dinimize saldırıyor diye ayaklanacak millet.


    Konuyu açan kişi özellikle agnostikler için garip bir not düşmüş, ben ona istinaden kendi görüşümü yazdım, senin gibi birisi kendinde onu bunu bilmiyorsun iması yapsın diye değil. Daha agnostisizm ne demek onu bilmekten acizsin aklınca laf soktuğunu zannediyorsun. Hiçbir şey bilmiyoruz falan dediğimizi zannediyorsun herhalde, o kadar sığ bakma azıcık araştır diyeceğim ama kendi inancını bile araştırmaktan aciz olduğun görülüyor. Fetva verecek halin yoksa sus otur yerine, o videoda Celal değil Bilal olsa sanki görüşün değişecekmiş gibi komik komik hareketler. O söylemese bu bilinmiyor muydu? Dağların oluşumu bilindikten sonra Celal'e ihtiyaç mı var? İlla eline metni verelim, senin inanıp güveneceğin birine söyletelim bu mudur?
  • 12-04-2026, 17:50:25
    #53
    BetaHouse adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Her yazdığınızı selamlar diye bitirince resmi falan mı göründüğünüzü düşünüyorsunuz? Bir gülme geliyor o yüzden diyorum biraz garip. Hani bilimle çeliştiğine bir örnek diyen sen, al bak bilimle çelişiyor diye bir örnek atılınca neyse konu ateistler biz susalım diyen yine sen, hala konuşmaya çalışan yine sen, sence de biraz fazla olmuyor musun sen? Adı Celal diye mi iddiasını beğenmediniz, aynı şeyi bende söylüyorum, başka agnostikler, deistler, ateistler, panteistler vs. vs. söylüyor, illa konu Celal ismi mi zannediyorsunuz? Sarsıntı olmasın diye dağları çaktık diyen bir ayet var, tam tersine dağlar sarsıntıların oluşturduğu yani deprem ve çarpışma eseri karaların üst üste binerek oluşturduğu dağlar sarsıntı noktalarıdır diyen bir jeoloji mühendisi, neresini beğenmedin? Başka bir konuda sperm diyor sen kemikten omurgadan olabilir diye kıvırıyorsun mezdeke gibi, ilk oluşan gök cismi dünyadır deniyor diyor cevap dahi veremeyip onu özelden konuşuruz fazla şaapma diye susuyorsun, konu Celal olunca mı konuşasın geliyor senin? İnsan hatasını bilir susar be, daha fazla kendini rezil etmemek için durur bir ben ne yapıyorum diye düşünür. İlla bilime ters 300 ayet dökmemiz mi lazım? Hadi döktük sırf seni memnun etmek için, hangi birine inanacaksın? Fikrin mi değişecek? Fikrin değişse bize ne faydası var? Kuran İsa'ya İncil'i indirdik diyor, İsa ise İncil diye bir kitap görmeden ölüp gidiyor, havarileri o kitabı yazıyor yani gökten inme indirilme değil, bunu yazsam tatmin mi olacaksın?




    Anne karnında bebek oluşumundan bahsediliyor, önce kemik olur, kemiklere deri giydirilir diyor, bilim kemikleşmenin en sonraki iş olduğunu söylerken bununla tatmin olacak mısın? Yooo, bunları da Celal demiyor hee. İnandığın kitap zamanında maaşlı eleman olmasa gerek ki yarın kimse ne kazanacağını bilemez diyor, aynı şekilde senin tanrın ultrason diye bir şey icat edileceğini öngörememiş ki rahimlerdekinin cinsiyetini yalnızca o bilir diyor, biz ultrason ile 3-4 ayda öğreniveriyoruz hemen. Rüzgarı kesiveririm gemiler öylece kalır diyor, motorun icadını düşünememiş. Haccı ilan et ki gerek yürüyerek gerek yorgun develerle sana gelsinler diye ayet var, yürümüyorsan veya oraya gittiğin deve yorgun değilse hac kabul olmuyor demek, arabanın uçağın icat edileceğini öngöremeyen bir tanrı. Yeryüzünü çarşaf gibi sermiş örneği de verilmiş zaten, düz olduğunu açıkça söylemiş ama kıvırdıkça kıvırmışlar sulandırıp üste çıkma çabasına girişmişler. Tevrat'ı tasdikleyiciyizdir, onaylıyoruz diyen sizin kitabınız, tevrat değiştirildi diye komik komik iddialar ortaya atan yine sizin kitabınız tabi tevrat'a baka baka İbrahim'in babasının adını yanlış yazma, Meryemleri karıştırma, güya Nuh'un gemisinin indiği yeri karıştırma gibi tevrat'a zıt şeyler yazdığını mı fark ettiler ne yaptılar. Herkes eşittir iması yaptığını söylediğiniz kitap oruç ibadetinde bile kutup ve ekvatordaki insanlar arasında eşit olmaktan çok uzak ama nereden bilsin ki çöllerde? Yıldızlar şeytana atış taneleri mesela, öyle olduğunu düşünmek biraz komik ama bilimsel olarak bir şey diyemiyorum. Enfal 1'de söylediğini Enfal 41'de jet hızıyla reddeden sizin kitabınız, tatlı ve tuzlu suların karışmama ayetinde tek ayet içerisinde 4 büyük bilimsel hata yapan yine sizin kitabınız, arıların ne yediğini neresinden çıkardığını bilemeyen yine sizin kitabınız, denizleri yiyecek ve süs eşyası çıkarmanız için yarattım diyen sizin kitabınız, at ile eşeğin çiftleşmesiyle oluşan katır adlı hayvanı yarattığını söyleyen yine sizin kitabınız. Hadislere hiç girmeyeyim utancından insan içine çıkamazsın. Bilim ortalama bir insanın ne zaman erişkin sayılacağına karar vermiş ama senin inandığın kitap henüz adet dahi görmeye başlamamış yani en fazla 8-9 yaşındaki kızların bile boşandıktan sonra 3 ay iddet beklemeleri gerektiğini söylüyor daha ne istiyorsun acaba? Her canlıyı dişi ve erkek olarak yaratmış senin tanrın, gerçekte öyle mi? Elbette hayır, cinsiyetsiz olanından cinsiyet değiştirene hatta bölünerek çoğalanına kadar çeşit çeşit canlı var, kalbi düşünme organı zanneden bir kitap, güneşin dünya üzerinde bir balçığa çamura battığını, o civarda yaşayanların o yüzden siyahi olduğunu falan söylüyor senin kitabın bak şimdi konuşturma beni dinimize saldırıyor diye ayaklanacak millet.


    Konuyu açan kişi özellikle agnostikler için garip bir not düşmüş, ben ona istinaden kendi görüşümü yazdım, senin gibi birisi kendinde onu bunu bilmiyorsun iması yapsın diye değil. Daha agnostisizm ne demek onu bilmekten acizsin aklınca laf soktuğunu zannediyorsun. Hiçbir şey bilmiyoruz falan dediğimizi zannediyorsun herhalde, o kadar sığ bakma azıcık araştır diyeceğim ama kendi inancını bile araştırmaktan aciz olduğun görülüyor. Fetva verecek halin yoksa sus otur yerine, o videoda Celal değil Bilal olsa sanki görüşün değişecekmiş gibi komik komik hareketler. O söylemese bu bilinmiyor muydu? Dağların oluşumu bilindikten sonra Celal'e ihtiyaç mı var? İlla eline metni verelim, senin inanıp güveneceğin birine söyletelim bu mudur?
    "Her yazdığınızı selamlar diye bitirince resmi falan mı göründüğünüzü düşünüyorsunuz?" ( :

    Selamlar olmasın,

    Yazdıklarımdan tamamen alakasız şeyler söylemişsiniz.
    Her zaman ki gibi agnostikliği de şöyle bir ezip geçmişsiniz, ne hoş ( :

    Yalan yanlış, ezberletilmiş 10larca şey söylemişsiniz.
    Hepsini işinize geldiği gibi almışsınız.

    "Haccı ilan et ki gerek yürüyerek gerek yorgun develerle sana gelsinler diye ayet var, yürümüyorsan veya oraya gittiğin deve yorgun değilse hac kabul olmuyor demek"

    Sadece şu cümle bile konuyu ve cümleleri anlama algınızı gösteriyor.
    Üzgünüm, agnostik böyle olmaz diyeceğim de agnostik de değilsiniz zaten ( :

    Üslubunuz tartışma kültürüne uygun değil ne yazık ki.
    Yoksa tane tane 1 konu özelinde her şeyi tek tek birlikte irdeleyebilir, tartışabilirdik. Ama sizin niyetiniz zaten bu değil. Dediğim gibi bakış açınızda bu tartışma seviyesine uygun değil.

    Size hayırlı forumlar.
  • 12-04-2026, 18:00:13
    #54
    _taka adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    "Her yazdığınızı selamlar diye bitirince resmi falan mı göründüğünüzü düşünüyorsunuz?" ( :

    Selamlar olmasın,

    Yazdıklarımdan tamamen alakasız şeyler söylemişsiniz.
    Her zaman ki gibi agnostikliği de şöyle bir ezip geçmişsiniz, ne hoş ( :

    Yalan yanlış, ezberletilmiş 10larca şey söylemişsiniz.
    Hepsini işinize geldiği gibi almışsınız.

    "Haccı ilan et ki gerek yürüyerek gerek yorgun develerle sana gelsinler diye ayet var, yürümüyorsan veya oraya gittiğin deve yorgun değilse hac kabul olmuyor demek"

    Sadece şu cümle bile konuyu ve cümleleri anlama algınızı gösteriyor.
    Üzgünüm, agnostik böyle olmaz diyeceğim de agnostik de değilsiniz zaten ( :

    Üslubunuz tartışma kültürüne uygun değil ne yazık ki.
    Yoksa tane tane 1 konu özelinde her şeyi tek tek birlikte irdeleyebilir, tartışabilirdik. Ama sizin niyetiniz zaten bu değil. Dediğim gibi bakış açınızda bu tartışma seviyesine uygun değil.

    Size hayırlı forumlar.
    Vay be, benim seviyem senin için yetersiz demek yaa kusura bakma daha çok çalışıp senin seviyene ulaşmaya çalışmam gerekiyor demek. Sen mi karar veriyorsun benim agnostik olup olmadığıma? Ne olduğunu bile bilmediğin şeyi diline sakız etme. Bilimle senin ne işin olur ki? Deve sidiği şifalıdır diyen elçinin getirdiği dine inanıyorsan bilim deve sidiği hakkında kötü yorum yapsa ikna mı olacaksın sanki? En uzun sure adı "Bakara" ne demek ve nereden geliyor? Bakara demek öküz demek, sığır, davar veya inek olarak da kullanılır. Nereden gelir bu öküz suresinin adı? Biri ölmüş, ona kesilen ineğin bir parçasıyla vurup diriltmişler Bakara 73'de bu yazıyor, al sana bilim yahu bilime ters bir şey neden olsun ki? Ama senin seviyene uygun değiliz işte, maalesef yalan yanlış biliyoruz okuma özürlüyüm orada yazanı göremiyorum boşuna yıllarımı harcamışım tüh be bana, yazık bana, ah kafam aaahhhh, keşke taka gibi zeki biri olabilsem de Celal ile jeoloji alanında sidik yarıştırabilen taka gibi takabilsem cümleleri bir bir ama ben ne anlarım, seviyem müsait değil. Seninle neyi irdeleyip tartışacağımı zannediyorsun bu arada? Seviye fark etmeksizin seninle oturup saatlerce din ve bilim konularını konuşacağımı düşündüren şey neydi? Sen profesör doktorlara pislik atan birisin, bana mı atmayacaksın? Seninle muhatap olunur mu be? Selam konusuna da bu yüzden değindim, senin ne selamın almaya değer, ne sana selam vermeye değer, seni selam vermeye dahi layık görmüyorum sen ne hakla selam yazıp duruyorsun komik geliyor.