Ben bir yargıda bulunmadım ama siz fazlasıyla bulunmuşsunuz. Sadece 2 soru sordum ben.
İlk cümleleleriniz hepsi zaten benim sorularımın çıkış sebebiydi. Neyse burayı geçtim.
Tarık 5-6-7-8. Spermin nereden üretildiği gayet biliniyordu. Tarihsel bir eksikliğiniz. Hadımdan yola çıkabilirsiniz, nereden bilindiğini anlamak için.
Takıldığınız yeri anlıyorum. Sadece soru: 7'de sperm-üretilmek kelimeleri nerede yazıyor? Ayetin neyin üzerine geldiğine bakmanızı öneririm. Anlamsal bütünlük oluşacaktır.
Veya bilimsel ilerleyelim. Seversiniz.
5- İnsan.
6- Meni.
7- Bebek. Sulb-teraib. (Araştırarak sulb ve teraib arasında neyin oluştuğunu görebilirsiniz. Bilimsel olarak.)
Şimdi ben iç dünyamda bu ayetin anlatmak istediğini anladığımı düşünüyorum ve her anlamda ikna olmuş durumdayım.
"Ama inanç böyle bir şeydir. Birileri gelir kendince bir açıklama yapar. Ve inanmak isteyen inanır."
Şimdi siz, sulb ve teraib ikilisiyle oradan çıkan şeyin ne olduğunu düşünüyorsunuz? Meni mi, yumurta mı, bebek mi?
~
Fussilet'e hiç girmeyeyim şimdilik.
Eğer üsttekinde bakış açınızı objektif bir zemine oturtarak inceler ve okleşirsek, devam edebiliriz. Özelden tabi ki.
Arkadaşın konusunu resmen mahvettik ama size ben soru sordum, hata benim. Konu sahibi arkadaş kusuruma bakmasın.
Konu ateistlik sorusundan devam, selamlar.
Bilim spermin testislerde üretildiğini keşfedilene kadar meninin burada üretildiğini söyleyen yok. Yani iddia ettiğin gibi bir durum yok. Meni sadece testislerde üretilmez. Testislerde meninin sadece %5i yani spermler üretilir. Kalanı prostat ve diğer yerlerde üretilir. Hadım edilen bir insanda meni akıntısı devam eder sadece içinde sperm yoktur.
Din kendini sürekli bilime uydurmak zorundadır. Çünkü evreni açıklayan gerçek güç kelam değil akıldır.
İslamın klasik kaynaklarının hiç biri bugün modern tefislerde söylenilen şekilde yorum getirmez. Yani sürekli dini bilime uydurmak gerekir çünkü birileri küçümsesede asıl güvenilir referans bilimdir.
Asıl mesele bu kadar açık bir ayeti bile açıklamak için sürekli yan yollara sapılmasıdır. İşine gelince kelimenin asli anlamını alarak tefsir yapmak, ama asıl anlam bilime uymadığından arapçanın geniş yapısından mecazlar yan anlamlara saparak kaçmak dürüst değil. Böyle bir din kitabı olmaz. Bir tanrı mesajını net açıl ve herkesin ilk okumada anlayacağı şekilde verir. Ayette İnsanı üreten bir su var. Ve bu suyun yeri açıkça belirleniyor. İnsanı üreten şey meni ve yumurtaların bu yerle alakası yok.
Ama insan iman etmek isteyince her türlü açığı reddedecek bir motivasyona giriyor. Bilimi kullanarak asıl anlamlardan yola çıkıp mucize iddialı atıyor. Ama bilimle çelişen asıl anlamları kabul etmeyip yan anlam ek açıklama getiriyor. Dünya düz sanılırken tefsirler sermek kelimesinden dünyanın düz olduğuna delil getirir. Bilim ve akıl dünyanın yuvarlak olduğunu keşfedince yorum sarmalama kelimesini öne çıkarıp düz bir yer sarmalanamaz dünya yuvarlaktır denir. Antik çağda gökler iç içe geçmiş 7 katman sanılııyordı. Çünkü gökyüzünde tüm yıldızlar sabitlen hareket eden 7 nesne vardı. Güneş, Ay ve 5 gezegen. 7 rakamı bu yüzden ibrahimi dinlere de kutsal olarak girmiştir. İslamda gökler 7 kattır. Ama bilim ilerledikçe bu görüş de kendini atmosferin 7 katına bırakmıştır. Yani tarih boyunca din hep aynı şekilde anlanmadı aynı şekilde izah edilmedi.
İnanmak isteyenler açık net olan bir konuyu bile kılıfına uydurup ve inanmaya devam ediyorlar. O yüzden fikir tartışmasına gerek yok. İman tartışılacak bir konu değildir. Bak apaçık bir ayeti bile yan yollara girerek mecazi anlamlara girerek açıklamak zorunda kalıyorsun. Ben tanrıdan bir mesaj gelse insanların hepsinin o mesajı aynı şekilde anlayabileceğini düşünüyorum. Çünkü böyle yoruma açık metinler ilahi bir kaynaktan gelemez benim için.