• 20-02-2026, 10:47:01
    #10
    Bu yazdıkların aslında “boşluk” değil, kimlik değişimi sancısı gibi duruyor.
    Yıllarca seni ayakta tutan şey maaş değilmiş;
    • fiziksel mücadele,
    • çözülmesi gereken somut problemler,
    • gün sonunda “yoruldum ama yaptım” hissiymiş.
    Şantiyede 5. kata kaynak yaparken beynin “anlam” üretiyordu.
    Şimdi finansal plan net, risk minimize, gelecek projeksiyonu belli… belirsizlik azaldıkça adrenalin de azalmış.
    İnsan tuhaf bir canlı:
    Stresi şikayet eder ama stres bittiğinde de anlam arar.
    Şu an yaşadığın şey bence şu:
    Maddi güvenlik geldi ama zihinsel meydan okuma azaldı.
    Koşturma gitti ama “oyun” da gitti.
    Eskiden hayat reactive idi — yangın söndürüyordun.
    Şimdi proactive — plan hazır, sistem çalışıyor.
    Ama sistem çalışınca operatör boşta kalıyor.
    Belki mesele para değil, oyun ihtiyacı.
    Yazmak istemen, video çekmeyi düşünmen, ekonomi araştırman… bunlar aslında içindeki üretme dürtüsü. Ama beynin şunu diyor:
    “Finansal olarak gerek yok.”
    İşte orada kaçırdığımız nokta şu olabilir:
    Her üretim para için yapılmaz.
    Bazı şeyler zihinsel kas için yapılır.
    Belki de yeni dönem şu:
    Para kazanma mücadelesinden çıkıp anlam üretme mücadelesine girme dönemi.
    Çanakkale’de sade hayat planı güzel. Marmaris/Antalya hedefi net. 10. yıl finansal özgürlük senaryosu hazır.
    Ama soru şu:
    Özgür olunca ne yapacaksın?
    İnsan hiç çalışmadan yaşayabilir ama hiç üretmeden yaşayamaz.
    Belki de “boşluk” değil bu;
    eski savaş bitmiş, yenisi henüz seçilmemiş.
    Alışılır mı? Alışılır.
    Ama alışmadan önce insan biraz kendiyle yüzleşiyor galiba.
    Can sıkıntısından yazmışsın ama yazının altı bayağı dolu.
    Belki de aradığın şey yeni bir cephe.
  • 20-02-2026, 10:58:26
    #11
    ibrahimcataltr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu yazdıkların aslında “boşluk” değil, kimlik değişimi sancısı gibi duruyor.
    Yıllarca seni ayakta tutan şey maaş değilmiş;
    • fiziksel mücadele,
    • çözülmesi gereken somut problemler,
    • gün sonunda “yoruldum ama yaptım” hissiymiş.
    Şantiyede 5. kata kaynak yaparken beynin “anlam” üretiyordu.
    Şimdi finansal plan net, risk minimize, gelecek projeksiyonu belli… belirsizlik azaldıkça adrenalin de azalmış.
    İnsan tuhaf bir canlı:
    Stresi şikayet eder ama stres bittiğinde de anlam arar.
    Şu an yaşadığın şey bence şu:
    Maddi güvenlik geldi ama zihinsel meydan okuma azaldı.
    Koşturma gitti ama “oyun” da gitti.
    Eskiden hayat reactive idi — yangın söndürüyordun.
    Şimdi proactive — plan hazır, sistem çalışıyor.
    Ama sistem çalışınca operatör boşta kalıyor.
    Belki mesele para değil, oyun ihtiyacı.
    Yazmak istemen, video çekmeyi düşünmen, ekonomi araştırman… bunlar aslında içindeki üretme dürtüsü. Ama beynin şunu diyor:
    “Finansal olarak gerek yok.”
    İşte orada kaçırdığımız nokta şu olabilir:
    Her üretim para için yapılmaz.
    Bazı şeyler zihinsel kas için yapılır.
    Belki de yeni dönem şu:
    Para kazanma mücadelesinden çıkıp anlam üretme mücadelesine girme dönemi.
    Çanakkale’de sade hayat planı güzel. Marmaris/Antalya hedefi net. 10. yıl finansal özgürlük senaryosu hazır.
    Ama soru şu:
    Özgür olunca ne yapacaksın?
    İnsan hiç çalışmadan yaşayabilir ama hiç üretmeden yaşayamaz.
    Belki de “boşluk” değil bu;
    eski savaş bitmiş, yenisi henüz seçilmemiş.
    Alışılır mı? Alışılır.
    Ama alışmadan önce insan biraz kendiyle yüzleşiyor galiba.
    Can sıkıntısından yazmışsın ama yazının altı bayağı dolu.
    Belki de aradığın şey yeni bir cephe.
    Kesinlikle tam olarak bu noktadayım... henüz ileride kurduğum plan sonunda kenara çekilme yok ama bu böyle giderse Marmaris'e gideceksin de ne olacak, denize gireceksin de bir de ıslanacaksın fln. yani bu gerçekten anlamını yitirebilir. orta okulda başarı savaşı, lisede derece savaşı, üniversitede gelişim savaşı, iş hayatında hedef savaşı...

    aklıma simyacı geliyor oradaki mısırdaki o züccaciyenin hac hayali, hayale kavuşunca gelen mutsuzluk...

    Sorun anlamını yitiren karmaşa, yani böyle yaşamak güzel (gerçekten güzel) geriye bakıp çabalamak da değerli, ama şimdi o anlar anlamlı gelmiyor (yani tekrar yapmak)

    Daha fazlasını isteme gibi bir düşüncem hiç olmadı, özellikle para konusunda, iyi evim villada oturayım hiç demedim, mercedes bmv aracım olsun istemedim, şimdi bu kadar basit bir hedef (aslında çok kolaymış, gereksiz yere zorluyor insanlar kendini) ulaşınca beklentilerinin kalmamış olması zorluyor... ne yani her akşam eve gidince dizi mi izleyeceğim, sistem hazır işler yolunda diye sistemin çalışanı olup ömrümü mü tamamlayacağım... kendimi emekli ettiğimde gündüz kuşağı programımı izleyeceğim (şu garip programlar)

    bilemiyorum...
  • 20-02-2026, 11:03:57
    #12
    Browland adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    bu yaştan sonra hiç merak etmiyorum,


    çok yakında çok insan böyle olacak işsizlik artacak, işleri otonom sistemler yapacak işte hiç işe yaramayan insanlar topluluğu .. tükenmişlik sendromu


    yz nin de söylediği tam olarak buydu... sürekli çalışan birininin potansiyelinin altında kalınca boşlukta kalma hissi, alışmak zaman alır da zaman nasıl geçiyor ya...


    bari yz den fıkra anlatmasını isteyeyim
    Valla yapayzekayı bilmem de tecrübelerim bu yönden yana oldu.
    Çanakkale'yi çok severim. 20'den fazla kere geldim şehrinizi çok gezdim. Şehitlikler sahil kordon troya bölgesi cennettesiniz.
    Birde bizi düşün Konya'dayız deniz yok, güneş yok, yeşil yok hiç bir şey yok sanayinin içinde sanayi kentiyiz ben ne yapayım kafa dağıtmaya diye sanayi bacalarında ki dumanlara bakıyorum arada sağolsun Türk Yıldızları show yapıyorlar onları izliyorum.
    Arada bir Gelibolu'ya geç orada biraz zaman geçir ruhun temizlenir hocam
  • 20-02-2026, 11:04:17
    #13
    Sağlam bir hobin varsa üstüne düşmek boşluğu biraz alır, online olur, fiziki olur farketmez. Sürekli aylak duracak şekilde yaratılmamış insan, makul düzeyde sürekli sorunlarla uğraşmak bile bazen sorunsuz yaşamaktan daha sağlıklı, ama dediğim gibi bir ilgi alanında kendini sürekli geliştirmek te insanı disipline eder kafa dağınıklığını engeller, başarma üretme şart yaşamak için.
  • 20-02-2026, 11:29:58
    #14
    ByPowerfuL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Valla yapayzekayı bilmem de tecrübelerim bu yönden yana oldu.
    Çanakkale'yi çok severim. 20'den fazla kere geldim şehrinizi çok gezdim. Şehitlikler sahil kordon troya bölgesi cennettesiniz.
    Birde bizi düşün Konya'dayız deniz yok, güneş yok, yeşil yok hiç bir şey yok sanayinin içinde sanayi kentiyiz ben ne yapayım kafa dağıtmaya diye sanayi bacalarında ki dumanlara bakıyorum arada sağolsun Türk Yıldızları show yapıyorlar onları izliyorum.
    Arada bir Gelibolu'ya geç orada biraz zaman geçir ruhun temizlenir hocam
    7 aydır istanbuldayım hocam sağlık nedeni ile, kısmetse yaza ailemi gönderiyorum, sonra da ben gideceğim. Evet çanakkale çok güzel


    Kaiser adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sağlam bir hobin varsa üstüne düşmek boşluğu biraz alır, online olur, fiziki olur farketmez. Sürekli aylak duracak şekilde yaratılmamış insan, makul düzeyde sürekli sorunlarla uğraşmak bile bazen sorunsuz yaşamaktan daha sağlıklı, ama dediğim gibi bir ilgi alanında kendini sürekli geliştirmek te insanı disipline eder kafa dağınıklığını engeller, başarma üretme şart yaşamak için.
    Sanırım en büyük hobim çelik ev yapmaktı 1 yıl sürdü, kendim yaptım 1m tl para harcadım, artık hobilerle uğraşır mıyım bilmiyorum.
  • 20-02-2026, 11:40:22
    #15
    Sizi ilk https://www.r10.net/is-fikirleri/428...um-python.html konunuzda tanımıştım. Konuda güzel bir sohbetimiz olmuştu. Sonrasında açtığınız youtube kanalları ve videolarınızı paylaştığınız konunuzu gördüm. Açıkcası sizi başarılı buluyordum. Ancak anlamadığım nokta şu: https://www.r10.net/e-book-egitim/46...n-e-kitap.html Maaşınız ne ara 90k dan 55k ya düştü hocam. Kitabınızı alıp zengin olma hayali kuranlar için üzücü bir konu olmuş.
  • 20-02-2026, 11:55:46
    #16
    ASametYildirim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sizi ilk https://www.r10.net/is-fikirleri/428...um-python.html konunuzda tanımıştım. Konuda güzel bir sohbetimiz olmuştu. Sonrasında açtığınız youtube kanalları ve videolarınızı paylaştığınız konunuzu gördüm. Açıkcası sizi başarılı buluyordum. Ancak anlamadığım nokta şu: https://www.r10.net/e-book-egitim/46...n-e-kitap.html Maaşınız ne ara 90k dan 55k ya düştü hocam. Kitabınızı alıp zengin olma hayali kuranlar için üzücü bir konu olmuş.
    Merhaba hocam yok, maaş 90k 55k adlığım kaynakçılık yaparken ki maaşım. kabaca bir hesap yaptım her ay maaşımın %20 sini fonlara yatırsam 5 yılda 5m tl, 10 yılda 15m tl 15 yılda 30m üzerine çıkıyor... hakikaten bu kadar basitken (mevcut duruma göre söylüyorum) (nitelikli yatırımcı olarak serbest fonlara yatırım yapabiliyorum) 20 yıl sonra bana ve çocuklarıma da bırakabileceğim bir yatırım oluyor.

    yani yamam gereken tek şey maaşımın %20 sini kenara koymak, eğer burada bu maaş yetmez ise çanakkale de benzer iş bulup maliyetleri azaltıp yine koymak... şuan durum maddi manevi olarak oldukça iyi, mesela her ay 30k arsa taksidi ödüyorum 55k iken başladım, 12 taksit 8 taksit kaldı, 8 ay sonra oda bitecek o zaman fona %30 ekleyeceğim, %30 araç almak için kenara koyacağım 1 yıl sonra eşime araç ta alabiliyorum böyle giderse...

    yt işi şu aşamada vaktim olmadığı için basite indirdim (finans içerikli aa bir gelir beklentim yok, zira tr içerikte finansta para kazanmak için her gün aşırı bir çaba sarf etmek lazım o da 6 ay sonra aylık 30-40k kazanmak için, tabi buna zamanım az olduğundan bu süre daha da uzuyor, o zamana kadar zaten finans yatırımım kanaldan daha çok getirmeye başlayacak, o yüzden basitte tutuyorum gelse de olur gelmese de )
  • 20-02-2026, 12:07:34
    #17
    Finans videoları izliyorum, bilemiyorum izlenme almak için o kadar çaba sarf ediyorlar ki, finans eğitimini baştan veriyorlar, çalışan bir insan finans eğitimine ihtiyaç duyar mı? Hayır, ihtiyacı olan şey finansal okur yazarlık eğitimi, yani neyin ne olduğunu bilmesi yeterli, analiz yapmasına gerek yok, ben bilanço okuyor muyum hayır, favök, piyasa defter değeri, öz sermaye ne durumda bakıyor muyum hayır, şirketlerin veya fonların izahnamesini veriyorsun yz ye sana stratejik olarak özetliyor, istediğin değerleri söylüyor, haber içeriklerini deepsearch olarak aratıyorsun sonra bu haberleri analiz edip teknik yorumlamasını istiyorsun,

    Zaten uzun yatırımcı olunca yerel ve global gidişatı görmek daha kolay ona göre pozisyon alıyorsun. Hatta bunun senin için yapan profesyonellerin olduğu uzmanlar var, ne diye her şeyi sen yapmaya kalkıyorsun, karnın ağrıdığında kasaba gidip tedavi aramazsın doktora gidip uzmanından bulursun, finansta neden yt deki finansal uzmanlığı olmayan kişilerden medet umuyorsun ki, doğru yönetilen (fon izahnamelerini yz ye verip global şartlara uygun fon yönetimi yapmış mı dağılımlarını analiz et diyorsun) fonlara yatırıp arkana yaslanıyorsun, yapman gereken sadece kaynak üretmek. zenginliğin zaten formülü bu başkaları senin için çalışacak.

    Bu kadar basit bir konu için yok altın mı alyım, konut mu alayım, zaten bunları bilsek ülkece bu halde olmazdık, uzmanları dinlemediğimiz için oluyor ya da başımıza geliyor bunlar.


    --

    Bakın nasıl bir boşluktaysam 1 yorumda finansal disiplini yazdım
  • 20-02-2026, 12:58:25
    #18
    Bu his tamamen normal; yıllarca koşturup mücadele ederken adrenalinle yaşarken, şimdi her şey planlı ve güvence altındayken “boşluk” ve heyecansızlık hissi ortaya çıkıyor, aslında bu bir geçiş dönemi ve beynin yeni duruma alışma süreci.