Bu yazdıkların aslında boşluk değil,
kimlik değişimi sancısı gibi duruyor.
Yıllarca seni ayakta tutan şey maaş değilmiş;
- fiziksel mücadele,
- çözülmesi gereken somut problemler,
- gün sonunda yoruldum ama yaptım hissiymiş.
Şantiyede 5. kata kaynak yaparken beynin anlam üretiyordu.
Şimdi finansal plan net, risk minimize, gelecek projeksiyonu belli
belirsizlik azaldıkça adrenalin de azalmış.
İnsan tuhaf bir canlı:
Stresi şikayet eder ama
stres bittiğinde de anlam arar.
Şu an yaşadığın şey bence şu:
Maddi güvenlik geldi ama zihinsel meydan okuma azaldı.
Koşturma gitti ama oyun da gitti.
Eskiden hayat reactive idi yangın söndürüyordun.
Şimdi proactive plan hazır, sistem çalışıyor.
Ama sistem çalışınca operatör boşta kalıyor.
Belki mesele para değil,
oyun ihtiyacı.
Yazmak istemen, video çekmeyi düşünmen, ekonomi araştırman
bunlar aslında içindeki üretme dürtüsü. Ama beynin şunu diyor:
Finansal olarak gerek yok.
İşte orada kaçırdığımız nokta şu olabilir:
Her üretim para için yapılmaz.
Bazı şeyler zihinsel kas için yapılır.
Belki de yeni dönem şu:
Para kazanma mücadelesinden çıkıp
anlam üretme mücadelesine girme dönemi.
Çanakkalede sade hayat planı güzel. Marmaris/Antalya hedefi net. 10. yıl finansal özgürlük senaryosu hazır.
Ama soru şu:
Özgür olunca ne yapacaksın?
İnsan hiç çalışmadan yaşayabilir ama hiç üretmeden yaşayamaz.
Belki de boşluk değil bu;
eski savaş bitmiş, yenisi henüz seçilmemiş.
Alışılır mı? Alışılır.
Ama alışmadan önce insan biraz kendiyle yüzleşiyor galiba.
Can sıkıntısından yazmışsın ama yazının altı bayağı dolu.
Belki de aradığın şey yeni bir cephe.