• 01-11-2025, 22:39:46
    #19
    kimenet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Anayasal Monarşi (Meşrutiyet) ile Yönetilen Ülkeler
    • Birleşik Krallık (İngiltere)
    • İspanya
    • Hollanda
    • Belçika
    • Danimarka
    • İsveç
    • Norveç
    • Japonya
    Evet çok doğru karar olmuş..
    Hepsinin ortak noktası ne ?
    Cevap: Ortadoğuda olmamaları.
  • 01-11-2025, 22:54:15
    #20
    kimenet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    30-40 sene koalisyonlarla yönetildi. Daha doğrusu yönetildiği zannedildi.. boşa geçen yıllar..

    Türkiye'de : Koalisyon dönemlerinde bir iktidar partisinin veya koalisyonun ortalama görev süresi 1 ila 1.5 yıla kadar düşmüştür.

    Neyse sizin gibi ultra bilge insanlarla daha fazla tartışmıyorum.. beni alıntılamadan aranızda takılın..
    Örnek verdiğin ülkelerden Norveç yıllardır koalisyonla yönetiliyor ve koalisyon kurulamazsa seçim tekrarlanır diye birşey yok. Koalisyon kurmaya mecburlar.
    Bir düşün bakalım tek başına iktidar olan biz mi yoksa koalisyonla yönetilen norveç mi daha başarılı siyasal olarak
  • 01-11-2025, 22:54:21
    #21
    Bütün ümidim gençliktedir
    filsoft adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Haritada sadece Yunanla savaştık. İtalyan, Fransız ve İngilizler ne oldu da birden geri çekildi?

    Cumhuriyet vs diyorsun, halkın oyuyla seçilmiş hükümeti o profil resmindeki amerikancı paşalar darbe yaparak indirdi. Cumhuriyetçilik böyle mi oluyor?

    Birincisi Mustafa Kemal Atatürk değil, Kamal Atatürk. Ölmeden önce resmi olarak adını değiştirdi.
    Saray vs diyorsun, Atatürk nerede öldü, Dolmabahçe SARAYI'nda değil mi?

    Egemenlik halka verildiyse, 1923 1938 arasından neden tek bir seçim yapılmadı? Baktılar ilk seçimde gidecekler, kurulan iki muhalif parti anında kapatıldı.

    İngiltere'de lordlar ve avamlar kamerası var. Lordlar kamerasına soylular ve kralın seçtikleri girebiliyor.

    Beğenmediğiniz, Osmanlı'nın son döneminde de benzer şekilde Meclisi Ayan ve Mebusan vardı. Ayan'ı Padişah seçerken, Mebusan'ı HALK SEÇİYORDU. Üstelik mebusanın sayısı ayandan da fazlaydı.

    Bu forumda siyaset yasak deniyor, hayır siyaset yasak değil. Eğer Osmanlıyı kötülüyorsanız, muhafazakar seçmeni aşağılıyorsanız işte o serbest.

    100 yıldır resmi tarihin dayattığı hikayenin dışına çıkarsanız, 6 yaşından 26 yaşına 20 yıl boyunca size ezberletilenlerden farklı bir şey söylerseniz cahil, yobazsınız.

    1923'ten 1950'ye tam 27 yıl seçim yapmadan ülkeyi yönetmek, sonraki ilk seçimde, halkın seçtiği adamı darbeyle asmak Cumhuriyet öyle mi?
    Osmanlı’nın son dönemindeki Meclis-i Mebusan ve Ayan örneğini verip, bunu modern demokrasiyle eş tutmak tarih bilmezliğidir.

    Evet, Meclis-i Mebusan vardı. Ancak bu meclis, Padişahın iki dudağı arasındaydı. Padişah isterse meclisi fesheder, üyeleri dağıtır, hatta kanunları veto ederdi. Yani halkın oyuyla gelen mebusların hiçbir gerçek yetkisi yoktu. 1877’de açılan meclis, daha bir yıl dolmadan, Abdülhamid tarafından kapatılmıştır. Sonra 30 yıl boyunca bir daha seçim bile yapılmamıştır.

    Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte, egemenlik kayıtsız şartsız millete geçmiştir. Bugün dilediğin kişiyi eleştirebilmeni, oy verebilmeni, internette yorum yapabilmeni sağlayan şey de budur. Osmanlı’da bunu yapsan, Yıldız Sarayı’ndan sansür memurları seni anında bulurdu.

    “1923-1950 arası seçim yoktu” demek de tarihi çarpıtmaktır. 1923’te Cumhuriyet kurulduktan hemen sonra; 1927, 1931, 1935, 1939 ve 1943 yıllarında düzenli genel seçimler yapılmıştır. Tek parti dönemi doğru, ama o dönem dünyada da aynı otoriter dalga vardı. Mussolini İtalya’da, Hitler Almanya’da, Stalin Sovyetler’deydi. Türkiye o şartlarda savaşa girmeden ayakta kalan tek ülke oldu.

    1950’de çok partili hayata geçilmesi, o çok övülen “Osmanlı demokrasisi” sayesinde değil, Atatürk’ün bıraktığı Cumhuriyet mirası sayesinde mümkün olmuştur. Atatürk ölmeden önce bile çok partili sistemi denemiş, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Fırka girişimlerini desteklemiştir.

    Kısacası,

    Osmanlı’da halkın sözü “hükümdarın lütfu” kadardı;
    Cumhuriyet’te ise hükümet halkın emrindedir.
    Bu farkı göremeyenlerin tarihi değil, efsaneyi okudukları açıktır.
  • 01-11-2025, 23:00:08
    #22
    filsoft adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Haritada sadece Yunanla savaştık. İtalyan, Fransız ve İngilizler ne oldu da birden geri çekildi?

    Burada ne demek istedin kem küm etmeden cevapla. R yapmadan, yan çizmeden yap. Ne demek bu?
  • 01-11-2025, 23:00:45
    #23
    @Yeniceri hocam aynı düşünmesek de fikirlerinize saygı duyuyorum.

    Mümkün olduğunda bu tür konulara yazmıyorum. Yazımın nedeni forumda farklı düşünen kişilerin düşüncelerine saygı duyulmaması, cahil yobaz olarak etiketlenmesi.

    Bir insan saltanatı da destekleyebilir, Cumhuriyeti de, komünizmi de vs... Fakat fikrinden dolayı kişiye saldırmak, hakaret etmek doğru değil.
  • 01-11-2025, 23:02:25
    #24
    "Hâkimiyet, saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır.
    Osmanoğulları, zorla Türk milletinin hâkimiyet ve saltanatına, vâzıü’l-yed olmuşlardı (el koymuşlardı) ve bu tasallutlarını (sataşmalarını) altı asırdan beri idâme eylemişlerdi.

    Mevzubahis olan 'Millete hakimiyetini bırakacak mıyız bırakmayacak mıyız?' meselesi değildir.

    Mesele zaten emrivaki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Aksi takdirde yine hakikat usulü dairesinde ifade olunacaktır. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir."

    Mustafa Kemal Paşa
  • 01-11-2025, 23:13:06
    #25
    Ben düşünüyorum ki bu kadar detay sorgulamayı inançlarınız için de yapmanız gerektiğini
    Harcayacağınız paradan, evleneceğiniz kadınına kadar hüküm veren din.
    İnancınız bazı şeyleri anlamaya engel olabilir ve taraflı yaklaşmak zorunda kalabilirsiniz.
    Bildiğiniz çoğu bilgi size ulaştırılan bilgiler. Kendiniz ihtayac duyup bir yola koyulup bu yolda edindiğiniz bilgiler değil.
    Bilinçaltınız tarafından karakteri beyninde rol model oluşmuş birinin bir şeyler iletmesi her zaman beyninizde pozitif etki yapar. Doğru ya da Yanlış
    Tanrı bile bu yolu seçip arındırılmış bir varlık yaratıp temsili birilerini gönderdi ve onun yaymasını istedi.
    Sorgulamamız gerekiyor, artık bulunduğumuz çağ ile dinler çakışmaya başladı. Dini eğitimi disiplinli geçmiş bir birey toplumda yer edinemiyor ve ötekileşip her şeyi haklıymış imajında yapıp sisteme karşı geliyor.
    Geleceğimiz için hayati karalarda toplumun ilerlemesinde inaçsal düşüncelerden uzak kararlar vermeliyiz.
    Gerçekliği çok az olduğu fiziki hayata etki etmesi az olduğu için inanıyoruz çünkü inanmak budur. Onu yaşayın ama herkes yaşamak zorunda gibiymiş gibi davranmayın, çocuklarınıza bile.

    Unutmayın Tanrının sonsuz adaleti vardır. Bu sonsuz adalet tek insanlık üzerine olmayıp bahse girdiği Şeytan için de geçerli olmalı. Tanrı kitap indirebiliyorsa Şeytan da indirebilir.
  • 01-11-2025, 23:39:20
    #26
    filsoft adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    @Yeniceri hocam aynı düşünmesek de fikirlerinize saygı duyuyorum.

    Mümkün olduğunda bu tür konulara yazmıyorum. Yazımın nedeni forumda farklı düşünen kişilerin düşüncelerine saygı duyulmaması, cahil yobaz olarak etiketlenmesi.

    Bir insan saltanatı da destekleyebilir, Cumhuriyeti de, komünizmi de vs... Fakat fikrinden dolayı kişiye saldırmak, hakaret etmek doğru değil.
    Selam olsun,

    Ben kendi adıma sizin neden bu kadar sert eleştiri aldığınızı yazayım zira yanlış düşündüğünüzü değerlendiriyorum.
    Her insan istediği şeye inanabilir, istediği şeyi savunabilir ya da özlemini duyabilir bunlarda bir beis yok.
    Siz ise insanların yanıtlarını alıntılayıp hepsine kendi düşüncenizi aktarıyorsunuz ve bu aktarma "gerçekleri bilmiyorsunuz" tonunda. (Böyle olmadığını yazabilirsiniz ve doğrudur ama intiba bu şekilde.)
    Muhtemelen farkında değilsiniz ama tüm yanıtları okudum ve belki de istemeden de olsa bu tonda yazdığınızı gördüm.
    Sizin yanıtınıza kadar herkes kendi fikrini, düşüncesini yazmış sonra siz 3 4 kişiyi alıntılayıp şöyle değil mi? Böyle oldu. diye maksadınız o olmasa bile insanların düşüncelerini kendinizce düzeltmeye çalışmışsınız.
    İyi niyetli olabilirsiniz o tarafını bilme şansım yok lakin insanlar size değil ya da düşüncelerinize değil aksine siz insanların düşüncelerine tahammül göstermemişsiniz.
    İnsanların düşüncelerini alıntılayıp "karşılık" olarak kendi doğrularınızı yazdığınızda elbette insanlar size karşı biraz daha sert olacaktır.
    Şöyle diyorlar, böyle diyorlar o yüzden çok yazmıyorum diyebilirsiniz ama siz konuya kendi düşüncenizi yazmadan direkt olarak diğer insanların düşüncelerine toplu olarak karşıtlık yapmayı tercih ettiniz.
    E sizde böyle bir hak varsa ki var, diğer insanlarda da size karşı daha sert yaklaşma hakkı var ki o hakkı siz ortaya çıkartıyorsunuz.

    Bunun üstüne sitem ederseniz insanların aklıyla alay ettiğinizi düşünürüm.

    Yazdıklarımı iyi ve samimi niyetlerle yazdım.
    Bu konularda yazmama ve yazdığınızda "saygısızlık" gördüğünüz gibi bir nedene bağlamanız dışında yöntem olarak acaba buna ben neden oluyor muyum? diye düşünebilirsiniz.
    Hatalı tespitlerin doğru çözümlemeleri olmayacağından belki her insanda olduğu gibi sizde de hatalı olduğunuz bir yan vardır.
    En azından ihtimal olarak.

    (Düşünce ve yanıtlarınızdan bağımsız olarak yazdım.)
  • 02-11-2025, 00:12:45
    #27
    Selamlar
    Siz böyle yazınca yazdıklarımı tekrar okudum, acaba fark etmeden kötü bir şey mi yazdım diye... Bir hakaret yok hocam. Net olayları kaynak göstererek kısa kısa soru sormuşum. Benim yazıma gelene kadar farklı düşünüyor diye cahil, yobaz diyen arkadaşlar var. Onlara hiç lafınız yok mu?
    Aslında rahatsız olduğum net olarak, farklı düşünen insanlara hemen hücum edilmesi. Cevap verirken hakaret etmek yerine delil getirse, Yeniçeri hocam gibi açıklama yapsa sorun yok.
    Yine de yazınızı dikkate alıp daha sakin yazmaya çalışırım.