Allah hayırlı ölüm versin
kesinlikle başımıza gelecek bir olayı düşünmeden yaşamaya çalışmak mantıklı gelmiyor
aslında en çok en kesin olayları düşünmeli.
yokluktan varlığa çıkan bir canlının sonrasının tekrar yokluk olacağını düşünmesi ne kadar mantıklı?
bilmediğimiz şeyleri yok diyip kestirip atmak ne kadar mantıklı
dünyaya gelmeden önce neredeydin
yoktum
ölünce ne olacak
yok olacaksın
şahsi cevabım 2sine de hayır
elbette varlığımızın bir başlangıcı olmak zorunda ve bu başlangıç bizim kararımızla olamaz. dmek ki bir karar verici var ve bizi o var etti.
varlığın sona ermesi de o karar vericiye bağlı. ister varlığı devm ettirir isterse yok eder.
en azından bunun üzerinden düşünmek gerekir.
Ölümü nasıl kabulleniyorsunuz?
43
●2.420
- 17-09-2024, 14:26:05Üyeliği durduruldu
- 17-09-2024, 14:45:07Ölümü kabulleniyoruz çünkü ölümsüz hiçbir canlı yok, öleceğimiz bir gerçeklik ve bunu kabullenmekten başka şansımız yok. Kimi ölümsüz olacağını düşünüp inançlara sarılıp cesedi çürüdükten sonra bile ödüllendirileceğini düşünüp içini rahatlatıyor, kimileri de benim gibi öldükten sonra bilincin kapanıp uyanılamayacak sonsuz bir uykuya dalacağımızı kabullenir, insanların ölümü karşılama şekli inançtan inanca, kişiden kişiye değişir. Ben tamamen hiçliğe karışıp yok olacağımı kabullenmişim, öyle hurili kevser şaraplı masallara inanmıyorum.ejder126 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 17-09-2024, 14:50:05Dünyada milyonlarca yıldır zaten ben yoktum. Buna üzülmem mi gerek ? Oysa ölüden farkım yoktu.. Geçmişte bir ölümdür aslında.
Bir kez var oldun mu dünyada, ölmek korkutucu geliyor insanlara.. ama sen zaten çoğu zaman yoktun.. Tekrar başa sardığını düşün.
Burda korkutucu olan bence kendinin ölmesi değil, ölümlere şahit olmak daha korkutucu geliyor bana. - 17-09-2024, 15:17:12Kabullenmek zihnin kelimesidir, kalp ise sadece yaradana teslim olur. Geçmişte çok fazla kayıp ya da riskli durumlar yaşadım, kendi deneyimlerime göre kalbimi dinlemek en iyisi oldu, zihin ve düşünceler bu durumlarda daha fazla kaos ve acı yaratır.
Bu dünyaya dair atıp tutmamız kolay, ezberden ya da sağdan soldan ama derinliğimize ulaşmamış, sinmemiş bilgileri saydırmak da, ama iş gerçekten ciddiye binince susmak geliyor. Susmak ve içe bakmak, içe dönmek, içinde olanı idrak etmek, susmakta ve içindekini dinlemekte çok bilgi var. Ve teslimiyette...
Meditasyonun çok faydasını gördüm, her anlamda...
Tasavvufun da çok sırları var, yola koyulanlara... - 17-09-2024, 20:53:47İnsanların yaşaması doğması tamamiyle tesadüf eseri olmuştur. Örnek sizin babanız 10 yaşında trafik kazası geçirip ölseydi. Bugun siz olmazdınız. (Allah gecinden versin.)BetaHouse adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Şuan yaşayan 8 milyar insan, geçmişte yaşamış 105 milyar insan, tamamiyle tesadüf eseri dünyada doğdu ve tesadüf eseri neslini sürdürdü. Tesadüf eseri şansa dünyaya geldik yaşıyoruz. - 18-09-2024, 22:00:15Hayatımın büyük bölümü bu tür sorulara yanıt aramakla geçti. Söylediğiniz argüman aslında 2000 yıl önce çürütüldü. Madde yoktan varolamıyor. Ama daha mükemmel, komplex olan bir tanrı yoktan var olabiliyor. Bu nasıl mümkün olabilir? Onun yoktan var olması mümkünse maddenin yoktan varolması neden mümkün değil?AndroiDeveloper adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Diyelim ki tanrı yoktan var oldu. Bu nasıl oluyor. Yoktan var olmak mümkün değildir. Cümlenin mantığına dikkat edin. Olmayan bir şeyden nasıl varoluş çıkabiliyor? - 18-09-2024, 22:05:03Tasavvufun son sırrı "Vahdet-i Vücud"dur. Bu da aslında yaygın dinlerin karşı çıktığı bir düşüncedir. İşin garibi insanlık binlerce yıldır hep bu sonuca varıyor. Çünkü akıl yürütme, tanrı kavramını her şeyi kapsayan bir alana almak zorunda. Bu herşeyin içinde insan da var. Ama bunları avam anlamaz denilerek saklanır. En son açıklayan Hallac yakılarak öldürüldü. Tek dediği "Men Rabbuke - Ben Rabbım" demekti.madredeus adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle