Kabullenmek zihnin kelimesidir, kalp ise sadece yaradana teslim olur. Geçmişte çok fazla kayıp ya da riskli durumlar yaşadım, kendi deneyimlerime göre kalbimi dinlemek en iyisi oldu, zihin ve düşünceler bu durumlarda daha fazla kaos ve acı yaratır.
Bu dünyaya dair atıp tutmamız kolay, ezberden ya da sağdan soldan ama derinliğimize ulaşmamış, sinmemiş bilgileri saydırmak da, ama iş gerçekten ciddiye binince susmak geliyor. Susmak ve içe bakmak, içe dönmek, içinde olanı idrak etmek, susmakta ve içindekini dinlemekte çok bilgi var. Ve teslimiyette...
Meditasyonun çok faydasını gördüm, her anlamda...
Tasavvufun da çok sırları var, yola koyulanlara...
Tasavvufun son sırrı "Vahdet-i Vücud"dur. Bu da aslında yaygın dinlerin karşı çıktığı bir düşüncedir. İşin garibi insanlık binlerce yıldır hep bu sonuca varıyor. Çünkü akıl yürütme, tanrı kavramını her şeyi kapsayan bir alana almak zorunda. Bu herşeyin içinde insan da var. Ama bunları avam anlamaz denilerek saklanır. En son açıklayan Hallac yakılarak öldürüldü. Tek dediği "Men Rabbuke - Ben Rabbım" demekti.