• 15-07-2023, 17:51:39
    #37
    FrknYLMZ adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aklıma takılan bir soru var. Bu cemaatler ve tarikatler ağırlıklı olarak kendi mekanlarında veya camiilerinde ibadetlerini yerine getiriyor, eğitimler veriyor, oluşumlarını bu ortamlarda sürdürüyorlar. Şimdi olay ibadet ise; devletin denetiminde olan Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yönetilen, gayet yetiştirilmiş hocaları bulunan ibadet edilebilecek ortamlar mevcut. Devlet tarafından kanunlar doğrultusunda denetlenen, düzgün bir şekilde ibadet edilebilen, sayı olarak oldukça yeterli ve hatta fazla sayılabilecek bu ibadet alanlarını tercih etmektense neden cemaatin evleri, camiileri tercih edilmekte? Benim gördüğüm kadarıyla ülkemizdeki İslam dinine mensup neredeyse herkesin bir tarikatı, cemaati var. Eee madem bu ibadet meselesi devlet kurumları tarafından denetlenmeyen üçüncü parti oluşumlar üzerinden yürütülüyor, biz neden Diyanet İşler Başlanlığı'nı vergilerimizle ayakta tutuyoruz?
    Diyanet kapatılmalı, ama şunu da anlamalısınız ki zaten doğru olan diyanetin denetlememesi, karışmaması.
    Bugün diyanet mekkede medinede bir faaliyet gösterse oradaki insanlar diyaneti doğru bulur muydu?
    Diyanet neye göre kime göre dini denetleme yetkisine sahip, ben kuranı okuduğumda yanlış anlıyorum diyanet doğru anlıyor o bana anlatacak ben ona göre mi dine uyacağım?
    Herkes istediği gibi inanmakta özgür, denetleyici kurum değil denetleyici kitap var ortada.
    Diyanet camilerde hutbelerde bazı kuran ayetlerinin okunmasına izin vermeyen, cumaları polyannacılık anlatan, herşey yolunda izlenimi veren bir kurum ve müslümanları kontrol altında tutmak için orada.
    Başka bir amacı yok, o yüzden diyanet kapatılmalı bence de.
  • 15-07-2023, 18:11:32
    #38
    FrknYLMZ adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aklıma takılan bir soru var. Bu cemaatler ve tarikatler ağırlıklı olarak kendi mekanlarında veya camiilerinde ibadetlerini yerine getiriyor, eğitimler veriyor, oluşumlarını bu ortamlarda sürdürüyorlar. Şimdi olay ibadet ise; devletin denetiminde olan Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yönetilen, gayet yetiştirilmiş hocaları bulunan ibadet edilebilecek ortamlar mevcut. Devlet tarafından kanunlar doğrultusunda denetlenen, düzgün bir şekilde ibadet edilebilen, sayı olarak oldukça yeterli ve hatta fazla sayılabilecek bu ibadet alanlarını tercih etmektense neden cemaatin evleri, camiileri tercih edilmekte? Benim gördüğüm kadarıyla ülkemizdeki İslam dinine mensup neredeyse herkesin bir tarikatı, cemaati var. Eee madem bu ibadet meselesi devlet kurumları tarafından denetlenmeyen üçüncü parti oluşumlar üzerinden yürütülüyor, biz neden Diyanet İşler Başlanlığı'nı vergilerimizle ayakta tutuyoruz?
    Hocam siz muhtemelen , tüm tarikatların , cemaatlerin , dini islam olan ülkelerin aynı islamı yaşadığını düşünüyorsunuz.

    Problem şu ki , herkes tarikat yada cemaat kendi içinde bazı kurallara veya farklılıklara sahip. Haliyle bugün xx tarikatı diğerinin hal hareketini beğenmez , veya dini islam olan xx ülkenin islama bakışını başka bir dini islam olan ülke beğenmeyebilir.

    Kur'an-ı Kerim gerçekten evrensel olsaydı , yada tüm dinler için bunu söyleyebilirim , gerçekten evrensel olsalardı . Okuyan her kesim için net ve anlaşılır olurdu. O günün şartları , bugünün şartları diye içerikleri çelişmezdi. Her okuyan farklı şeyler anlamazdı. Yada her cümle yoruma açık olmazdı.
  • 15-07-2023, 18:46:54
    #39
    caylakgirisimci adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Diyanet kapatılmalı, ama şunu da anlamalısınız ki zaten doğru olan diyanetin denetlememesi, karışmaması.
    Bugün diyanet mekkede medinede bir faaliyet gösterse oradaki insanlar diyaneti doğru bulur muydu?
    Diyanet neye göre kime göre dini denetleme yetkisine sahip, ben kuranı okuduğumda yanlış anlıyorum diyanet doğru anlıyor o bana anlatacak ben ona göre mi dine uyacağım?
    Herkes istediği gibi inanmakta özgür, denetleyici kurum değil denetleyici kitap var ortada.
    Diyanet camilerde hutbelerde bazı kuran ayetlerinin okunmasına izin vermeyen, cumaları polyannacılık anlatan, herşey yolunda izlenimi veren bir kurum ve müslümanları kontrol altında tutmak için orada.
    Başka bir amacı yok, o yüzden diyanet kapatılmalı bence de.
    Tamam bende onu diyorum işte. Madem ortada denetleyici bir kitap var. Herkes otursun evinde bu kutsal kitabu okusun, ona göre ibadetlerini yerine getirsin. Cemaatlere veya tarikatlere ne gerek var? İkinci olarak, Müslümanlar ne yapmak istiyor da Diyanet tarafından engelleniyor veya kontrol ediliyor? Diyanet'in Müslümanları kontrol altında tutması konusunda biraz bilgi verebilir misiniz?

    kalitelihostorg adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam siz muhtemelen , tüm tarikatların , cemaatlerin , dini islam olan ülkelerin aynı islamı yaşadığını düşünüyorsunuz.

    Problem şu ki , herkes tarikat yada cemaat kendi içinde bazı kurallara veya farklılıklara sahip. Haliyle bugün xx tarikatı diğerinin hal hareketini beğenmez , veya dini islam olan xx ülkenin islama bakışını başka bir dini islam olan ülke beğenmeyebilir.

    Kur'an-ı Kerim gerçekten evrensel olsaydı , yada tüm dinler için bunu söyleyebilirim , gerçekten evrensel olsalardı . Okuyan her kesim için net ve anlaşılır olurdu. O günün şartları , bugünün şartları diye içerikleri çelişmezdi. Her okuyan farklı şeyler anlamazdı. Yada her cümle yoruma açık olmazdı.
    Problem olarak belirttiğiniz konuya bende katılıyorum ve bunu biliyorum. Son paragrafınıza da katılıyorum. Ancak benim yazdıklarımla bu söylediklerinizin bağlantısı nedir veya benim bunları bilmediğimi düşündüren nedir? Benim belirtmek istediğim şey farklı. Hemen Diyanet'in ne olduğuna bakalım;

    "İslam dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmekle görevli kurumdur."
    Ayrıca;
    Anayasanın 136. maddesinde, "Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasî görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışmayı ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir." hükmü yer almaktadır.

    Şimdi ben kendimi bildim bileli toplumumuzda İslam dinini yaşayan kişilerin neredeyse hepsi cemaat ve tarikatlere bağlı bir şekilde dinini yaşamaktadır. Bu cemaat ve tarikatler aslında kanunen denetlenmesi ve yönetilmesi gereken yerlerken, herhangi bir şekilde bunların denetlendiğini şahsen görmedim veya duymadım. Biraz bilgi tazeleyelim veya bilmediklerimizi öğrenelim haydi. Türkiyede'ki cemaatlerin listesi;

    Bir de Türkiye'deki İslami tarikatler listesine bakalım;
    Bunlar elbette resmi olarak kayda geçen belki de güncel olmayanlar. Hatta yakın zamanda bile bazı cemaat ve tarikatlerin kendi içerisinde bölündükleri, farklı dallara ayrıldıklarıyla ilgili söylemler mevcut. Bu cemaatlerin sizin de belirttiğiniz gibi hepsinin farklı farklı kuralları, ibadetleri, odak noktaları, tarzları, çelişkileri mevcut. Ancak hepsinin ortak noktası mesajımdaki ilk alıntıda görüldüğü üzere Diyanet İşleri Başkanlığı'nı tanımamaları ve bu kuruma bağlı olmamaları. Bu kurumların denetlenmesi gerekliliği farklı bir tartışma konusu. Benim odaklandığım nokta, durum böyleyken biz neden vergilerimizle Diyanet İşleri Başkanlığı'nı ayakta tutuyoruz? Bunun yerine daha faydalı bir şekilde kullanılabilir. (Gerçi çok da inanmıyorum ama...) Ya da belki kurumun gerçekten görevini layıkıyla yerine getirmesi sağlanabilir.
  • 15-07-2023, 19:09:20
    #40
    " Öğretmenler, Hiçbir zaman aklınızdan çıkmasın ki Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister. " - Atatürk.

    Aklı başında her insan bilir ki aklı hür, vicdanı hür, irfanı hür insan " bi yerlere bağlı " olmaz. mürit değildir. Birey olmuştur, kendi iradesi vardır ve kendi adımlarını kendi kararlarıyla atabilme becerisini gösterir.

    Cemaat ve tarikatlar, Atatürk'ün çizdiği bu yol karşısındaki en büyük tehdittir çünkü hür nesiller istemezler. Kendilerine bağlı müritler ordusu isterler. Çünkü güçlerini, bu müritlerinden elde ederler.

    Seçim dönemlerini hatırlayın. Özellikle son birkaç yıldır her seçim öncesinde cemaatlerden, tarikatlardan " X adayı destekleyeceğiz " açıklaması duyarsınız. Bu ne demek?

    Bizlerin müritlerinin bir aklı, fikri, beyni yoktur. Bizler kimi işaret ediyorsak onlar gider ona oy kullanır. Bizim sayımız bu kadar. Biz bu kadar oyumuzla gidip buna oy vereceğiz.

    Peki bu yapılar bir siyasi parti midir? Hayır. Eee, o halde?

    Hani siz din için bir aradaydınız derler adama.

    Neyse. gün geçtikçe özellikle yeni nesiller mevzuya uyanıyor ve olup bitenleri daha net idrak ediyor. Hele şu son cenaze olayı neydi öyle. Edilen tövbeler bozulmuştur, yeniden tövbe edeceksiniz cart curt. Adamlar hangi dünyalarda yaşıyor, bunun adı şirk koşmak değilse şirk koşmak ne oluyor?

    Kısacası. Tarikatçılardan uzak durun. Aklınız, vicdanınız, irfanınız hür yaşayın. Kimseye bağlı müritler, şeyh şıh etekleri öpen birey olmaktan aciz tipler olmayın.
  • 15-07-2023, 20:20:09
    #41
    FrknYLMZ adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ..
    Hocam doğru konuşuyorsunuz fakat problem şu ki siz diyanete işini yapmıyor yada kapatılsın derseniz bu halk arasında dine düşmansınız diye algılanır. Ülkedeki temel sorun bu zaten.

    Yanlışa yanlış demek ülkede problem oldu. Ya fetöcü ilan edilirsem ya din düşmanı ilan edilirsem , ya hain ilan edilirsem vs vs.


    Koskoca ülkenin bir iktidarı bile senelerce din bariyeri ile kendini korudu. Şurada bir kaç senedir artık bu algı yıkılmaya başladı.

    + Diyanet bir yerde iktidarı destelemek zorunda aksi bir hareket yaparsa ( oyları etkilerse ) yerine bir başkası gelir.

    Tarikatlar ise kendine uymayan bir denetleme mekanizması tarafından denetlenmek istemezler. Dinde kimse bildiğinin , inandığının dışındaki bilgileri kabul etmez.
    Nasıl denetleyeceksin ki , dinde hatalıya hatalı bile diyemiyorsun.
    xx tarikatının başındaki 60 yaşındaki biri 14 yaşında kızı eş diye alsa , arkasındaki 10 bin kişiden 2 kişi hata yapıyorsun diyemiyor. Kendi hutbelerinde dini istedikleri şekilde yorumluyorlar. Aksini iddaa eden tarikata karşı bir nevide onlara göre dine karşı gelmiş gibi oluyor.

    Bu oldukça uç bir örnek tabi. Farklı ibadet şekilleri vs olabilir. Ama diyanet sözünü geçiremez yani.
  • 16-07-2023, 00:39:12
    #42
    FrknYLMZ adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tamam bende onu diyorum işte. Madem ortada denetleyici bir kitap var. Herkes otursun evinde bu kutsal kitabu okusun, ona göre ibadetlerini yerine getirsin. Cemaatlere veya tarikatlere ne gerek var? İkinci olarak, Müslümanlar ne yapmak istiyor da Diyanet tarafından engelleniyor veya kontrol ediliyor? Diyanet'in Müslümanları kontrol altında tutması konusunda biraz bilgi verebilir misiniz?


    Problem olarak belirttiğiniz konuya bende katılıyorum ve bunu biliyorum. Son paragrafınıza da katılıyorum. Ancak benim yazdıklarımla bu söylediklerinizin bağlantısı nedir veya benim bunları bilmediğimi düşündüren nedir? Benim belirtmek istediğim şey farklı. Hemen Diyanet'in ne olduğuna bakalım;

    "İslam dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmekle görevli kurumdur."
    Ayrıca;
    Anayasanın 136. maddesinde, "Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasî görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışmayı ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir." hükmü yer almaktadır.

    Şimdi ben kendimi bildim bileli toplumumuzda İslam dinini yaşayan kişilerin neredeyse hepsi cemaat ve tarikatlere bağlı bir şekilde dinini yaşamaktadır. Bu cemaat ve tarikatler aslında kanunen denetlenmesi ve yönetilmesi gereken yerlerken, herhangi bir şekilde bunların denetlendiğini şahsen görmedim veya duymadım. Biraz bilgi tazeleyelim veya bilmediklerimizi öğrenelim haydi. Türkiyede'ki cemaatlerin listesi;

    Bir de Türkiye'deki İslami tarikatler listesine bakalım;
    Bunlar elbette resmi olarak kayda geçen belki de güncel olmayanlar. Hatta yakın zamanda bile bazı cemaat ve tarikatlerin kendi içerisinde bölündükleri, farklı dallara ayrıldıklarıyla ilgili söylemler mevcut. Bu cemaatlerin sizin de belirttiğiniz gibi hepsinin farklı farklı kuralları, ibadetleri, odak noktaları, tarzları, çelişkileri mevcut. Ancak hepsinin ortak noktası mesajımdaki ilk alıntıda görüldüğü üzere Diyanet İşleri Başkanlığı'nı tanımamaları ve bu kuruma bağlı olmamaları. Bu kurumların denetlenmesi gerekliliği farklı bir tartışma konusu. Benim odaklandığım nokta, durum böyleyken biz neden vergilerimizle Diyanet İşleri Başkanlığı'nı ayakta tutuyoruz? Bunun yerine daha faydalı bir şekilde kullanılabilir. (Gerçi çok da inanmıyorum ama...) Ya da belki kurumun gerçekten görevini layıkıyla yerine getirmesi sağlanabilir.
    Meselenin tarihi boyutları var. Doğu toplumlarında devlet din ilişkisinde devlet 1 adım öndedir. Bunu da Şeyhülislamlık, Diyanet gibi kurumlar vasıtasıyla yapar. Dini kontrol eder. Saydığınız tarikat ve cemaatlerin tamamının her şeyi devlet tarafından bilinir. Hatta kontrol edilir. Diyanet bu cemaatler tarafından sevilmez. Çünkü gelirini devletten aldığından, devletin borusunu öttürür. İmamlar devlet memurudur. Bu zaten başlı başına problemlidir ve islama aykırıdır. Diyaneti kaldırırsanız halkı sadece cemaatlere yönlendirmekle kalmaz, tüm camileri de onlara hediye etmiş olursunuz. Cemaatlerle tarikatları da karıştırmamak lazım. Tarikatların çoğunluğunun derdi manevidir. Allah aşkı vb.. konulara odaklanırlar. Cemaatler kadar zararlı değillerdir. Genel halkın inanma ihtiyacına katkıda bulunurlar. Genel halk 10 yaşında çocuk gibidir. Onlardan üst bilişsel faaliyetler, felsefik düşünceler vb.. bekleyemezsiniz. Bir şekilde ellerine inanacakları bir şeyler vermek zorundasınız. Bu bakımdan din iyi bir araçtır. Cemaatler de denetim altında tutulmalı ve onlara devlet kaynakları peşkeş çekilmemelidir. Bu yapılırsa fetö gibi şeyler başınıza gelir. Menzil, ismailağa gibi cemaatler yeni fetö oluşumları olma yolundalar. Yakında onlar da devletin başına bela olacaklar. Umarım birileri bunların iplerini sıkı tutuyordur.
  • 16-07-2023, 09:25:19
    #43
    Bolanka adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Meselenin tarihi boyutları var. Doğu toplumlarında devlet din ilişkisinde devlet 1 adım öndedir. Bunu da Şeyhülislamlık, Diyanet gibi kurumlar vasıtasıyla yapar. Dini kontrol eder. Saydığınız tarikat ve cemaatlerin tamamının her şeyi devlet tarafından bilinir. Hatta kontrol edilir. Diyanet bu cemaatler tarafından sevilmez. Çünkü gelirini devletten aldığından, devletin borusunu öttürür. İmamlar devlet memurudur. Bu zaten başlı başına problemlidir ve islama aykırıdır. Diyaneti kaldırırsanız halkı sadece cemaatlere yönlendirmekle kalmaz, tüm camileri de onlara hediye etmiş olursunuz. Cemaatlerle tarikatları da karıştırmamak lazım. Tarikatların çoğunluğunun derdi manevidir. Allah aşkı vb.. konulara odaklanırlar. Cemaatler kadar zararlı değillerdir. Genel halkın inanma ihtiyacına katkıda bulunurlar. Genel halk 10 yaşında çocuk gibidir. Onlardan üst bilişsel faaliyetler, felsefik düşünceler vb.. bekleyemezsiniz. Bir şekilde ellerine inanacakları bir şeyler vermek zorundasınız. Bu bakımdan din iyi bir araçtır. Cemaatler de denetim altında tutulmalı ve onlara devlet kaynakları peşkeş çekilmemelidir. Bu yapılırsa fetö gibi şeyler başınıza gelir. Menzil, ismailağa gibi cemaatler yeni fetö oluşumları olma yolundalar. Yakında onlar da devletin başına bela olacaklar. Umarım birileri bunların iplerini sıkı tutuyordur.
    Hocam dediklerinize tamamen katılıyorum. Lakin gerçekten böyle mi işliyor şuanda düzen? Ben kendimi bildim bileli bunların ipini kimsenin sıktığını, denetlediğini falan görmedim veya duymadım. Kendi kafalarına istedikleri gibi at koşturuyorlar.
  • 16-07-2023, 11:14:43
    #44
    Gelistir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dahada garibini söyleyeyim
    Başlarındaki kişi öldüğü için 3 kola ayrılmış tarikat 3 oğlu varmış hepsi ayrı camide devam edecekmiş yoluna gavsdan alınan tövbelerde geçersizmiş öldüğü için
    adamlar kafalarından birşeyler yapıyorlar tamamen saçmalık bir saçmalık daha menzil köyünde avm , hastane , bağ bağçe aklınıza ne geliyorsa var oradaki ürünlerin satışa sunulan herşey gavsa ait ve çalışanlar bilin bakalım hangi tarikattan cemaatlerinden olmayan kimse buralarda çalışamıyor çalışanlarda BELEŞ çalışıyorlar tarikatlarındaki adamlar.
    Evet din insanın içindeki boşluğu doldurmaya çalışırken, tarikatlar da insanın içindeki boşluğu kullanır.
    Menzil köyünü ilk kez bu haberlerde duydum, detayını da adıyamanlı birinden dinledim. Farklı bi cumhuriyet kurmuşlar. Irgat gibi bedavaya çalıştırıyo derviş(!)leri
  • 16-07-2023, 11:20:30
    #45
    amiral79 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ticaret kenti Kayseri'den size ticari bir sır verelim.
    Bir ürünü direk üreticiden değil, Nakliyeci, Toptancı, Perakendeci, dağıtımcı gibi aracılar sonrası alırsanız o ürün size pahalıya gelir.
    Aynı durum Din için de geçerlidir.
    Dini inancınızı Alllah'tan değil Tarikat, Cemaat, Şeyh, Şıh, Derviş vs vs gibi aracılardan alırsanız o Din size pahalıya gelir.
    İyi bir Müslüman olmak için Kuran-ı Kerim, Peygamber ve Allah'tan başka hiçbir şeye ihtiyacınız yok.



    https://twitter.com/ZaferPartisi38/s...740789760?s=20



    https://youtu.be/fnYyonxIaKI
    Aynen öyle. Cemaatler, Tarikatlar gereksiz ve de kötü oluşumlardır. Sonuna kadar katılıyorum. İktidar değişip hepsinin kapanması dileğim ile...

    Şu cümle gereksiz olduğunu net bir şekil de dile getirir : (Her insan kendi nefsinden sorumludur, Ölüm de birlik ve beraberlik yoktur, sadece o an ki insan vardır!) yani ben, o, şu. Tek olarak, başka kimse yok ve de olmayacak.