Aklıma takılan bir soru var. Bu cemaatler ve tarikatler ağırlıklı olarak kendi mekanlarında veya camiilerinde ibadetlerini yerine getiriyor, eğitimler veriyor, oluşumlarını bu ortamlarda sürdürüyorlar. Şimdi olay ibadet ise; devletin denetiminde olan Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yönetilen, gayet yetiştirilmiş hocaları bulunan ibadet edilebilecek ortamlar mevcut. Devlet tarafından kanunlar doğrultusunda denetlenen, düzgün bir şekilde ibadet edilebilen, sayı olarak oldukça yeterli ve hatta fazla sayılabilecek bu ibadet alanlarını tercih etmektense neden cemaatin evleri, camiileri tercih edilmekte? Benim gördüğüm kadarıyla ülkemizdeki İslam dinine mensup neredeyse herkesin bir tarikatı, cemaati var. Eee madem bu ibadet meselesi devlet kurumları tarafından denetlenmeyen üçüncü parti oluşumlar üzerinden yürütülüyor, biz neden Diyanet İşler Başlanlığı'nı vergilerimizle ayakta tutuyoruz?
Hocam siz muhtemelen , tüm tarikatların , cemaatlerin , dini islam olan ülkelerin aynı islamı yaşadığını düşünüyorsunuz.
Problem şu ki , herkes tarikat yada cemaat kendi içinde bazı kurallara veya farklılıklara sahip. Haliyle bugün xx tarikatı diğerinin hal hareketini beğenmez , veya dini islam olan xx ülkenin islama bakışını başka bir dini islam olan ülke beğenmeyebilir.
Kur'an-ı Kerim gerçekten evrensel olsaydı , yada tüm dinler için bunu söyleyebilirim , gerçekten evrensel olsalardı . Okuyan her kesim için net ve anlaşılır olurdu. O günün şartları , bugünün şartları diye içerikleri çelişmezdi. Her okuyan farklı şeyler anlamazdı. Yada her cümle yoruma açık olmazdı.