" Öğretmenler, Hiçbir zaman aklınızdan çıkmasın ki Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister. " - Atatürk.

Aklı başında her insan bilir ki aklı hür, vicdanı hür, irfanı hür insan " bi yerlere bağlı " olmaz. mürit değildir. Birey olmuştur, kendi iradesi vardır ve kendi adımlarını kendi kararlarıyla atabilme becerisini gösterir.

Cemaat ve tarikatlar, Atatürk'ün çizdiği bu yol karşısındaki en büyük tehdittir çünkü hür nesiller istemezler. Kendilerine bağlı müritler ordusu isterler. Çünkü güçlerini, bu müritlerinden elde ederler.

Seçim dönemlerini hatırlayın. Özellikle son birkaç yıldır her seçim öncesinde cemaatlerden, tarikatlardan " X adayı destekleyeceğiz " açıklaması duyarsınız. Bu ne demek?

Bizlerin müritlerinin bir aklı, fikri, beyni yoktur. Bizler kimi işaret ediyorsak onlar gider ona oy kullanır. Bizim sayımız bu kadar. Biz bu kadar oyumuzla gidip buna oy vereceğiz.

Peki bu yapılar bir siyasi parti midir? Hayır. Eee, o halde?

Hani siz din için bir aradaydınız derler adama.

Neyse. gün geçtikçe özellikle yeni nesiller mevzuya uyanıyor ve olup bitenleri daha net idrak ediyor. Hele şu son cenaze olayı neydi öyle. Edilen tövbeler bozulmuştur, yeniden tövbe edeceksiniz cart curt. Adamlar hangi dünyalarda yaşıyor, bunun adı şirk koşmak değilse şirk koşmak ne oluyor?

Kısacası. Tarikatçılardan uzak durun. Aklınız, vicdanınız, irfanınız hür yaşayın. Kimseye bağlı müritler, şeyh şıh etekleri öpen birey olmaktan aciz tipler olmayın.