WhySakaL adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
Sürekli izleniyormuşum gibi...
68
●1.149
- 13-12-2021, 13:57:50Özel mesaj atmışsın henüz yanıt verecek fırsat bulamadım. Ama en kısa sürede psikiyatri randevusu al. Sana ben yardım edemem, sana forumdaki arkadaşlar yardım edemezler. Sana sadece uzman bir psikiyatrist yardım edebilir. Hemen bir psikiyatriste gidip tüm yaşadıklarının anlatman ve vereceği ilaçları ve tedaviyi aksatmadan düzenli şekiklde uygulaman lazım.
- 13-12-2021, 14:16:06Üyeliği durdurulduYorumlarınız, mesajlarınız için çok teşekkür ediyorum hocam. Şimdi psikiyatriye gidin deyince aklıma da şu takıldı; arkamdan deli mi diyecekler? Aslında demezler ama beynimin içinde kocaman bir soru daha geldi. Bunun için tedavilere başlayacağım hocamdigiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 13-12-2021, 14:45:32Ben 4 senedir gidiyorum.WhySakaL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ayda bir kez psikiyatriye haftada bir kez de psikoloğa gidiyorum.
Arkandan ne dediklerinin hiç bir önemi yok.
Ayrıca doktora giderken bunu insanlara söylemek zorunda değilsin.
Psikiyatriye gittiğini iş yerin bilmez, sen böbreklerim hasta nefrolojiye gidiyorum, idrar sorunum var ürolojiye gidiyorum diyebilirsin.
Kimse senin hangi bölüme gittiğini bilmez.
Ya da dikkat eksikliğim ve unutkanlığım var psikiyatriye gidiyorum diyebilirsin.
Kullandığın ilaçları insanlara göstermek zorunda değilsin.
Yani bahane aramayı bırak bir an önce psikiyatriste git ve tedavini aksatmadan kimseyi umursamadan sürdür.
İnsanlar sağlıkları ile ilgili kimseye hesap vermek zorunda değiller.
İş yerinden rapor isterlerse bir tanıdık bul psikiyatri dışında bir rapor ayarla.
Hangisi daha önemli?
Hastalığını tedavi ettirmek mi? Yoksa arkandan ne konuşulduğu mu?
Eğer tedavine başlamazsan bir gün çalışamayacak evden bile çıkmaya korkacak hale gelebilirsin.
Bahane bulma, ne derler diye düşünme direk doktora git. - 13-12-2021, 15:20:29Korkma. Paranoya ile uğraşırsın bu seferde sana tavsiyem yakın bir dostunla çeşitli aktiviteler yap iyi bir sırdaşın var ise konuyu onunla paylaşıp dertleş.WhySakaL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 13-12-2021, 15:30:10Üyeliği durdurulduHocam zaten korkum vs. yok hele iş yerinde korkum hiç yok sadece iş yerinde sürekli müdürün bana seslendiğini duyuyorum arada. Geçen sigara molasından sonra içeri girerken bana seslendiğini duydum "efendim xxxx bey, bana mı seslendiniz" dedim. "Yok be olm onu nerden çıkardın bak işine" dedi utandım açıkcasıPolat1903 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 18-12-2021, 16:05:48Bu arada ara ara bende de evde, işte aynısı oldu fakat mevcut gündelik sorunların ve beklentilerin arasında kendi kendine düşüyor veya azalıyor bu kimse seslenmediği halde, seslenilmiş düşüncesi, takip edilme veya izlenme düşüncesi.WhySakaL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bir yandan da kendinizi farkında olmadan çevrenizden aynı anda hem fazla değerli hem fazla değersiz hissediyor olabilirsiniz. İnsan fazla değerli hissettiğinde en önemli kişi benim bana birileri bir şey yapmak isteyebilir veya en önemsiz kişi benim seslendiklerinde, çağırdıklarında hemen duymazsam, istediklerini yapmazsam bana kızabilirler veya ciddi kötü tepki gösterebilirler gibi. Bir ara bende internette biraz fazla tarafsız uluslararası sitelerde çakma polyanna ve amatör diplomatçılık yada Yerli ve Milli Henry Kissengerlık yapmaya çalışırken ya CIA peşime adam takarsa diye ufaktan istemsiz bir moda girmiştim. Ertesi günlerde yaşadığım muhitteki gece avcılık yapan amcaların silah sesleri ile balkondan içeri kaçmışlığım var aha geldiler diye
( ki yıllardır aynı yerde zaman zaman amatör avcılık yapıldığını bildiğim halde ) Zamanla oyun, ev, ilişki - sevgili, refah ve lüks beklentileri ile bu tarz düşüncelere yer kalmıyordu bende.
https://www.youtube.com/watch?v=BHyqhWkbnfo
İş, Ev gibi yerlerde sürekli düşündüğünüz, hedefiniz - beklentiniz hâline gelen bir hobi, alışkanlığınız yoksa. İşte şu telefondan istiyorum, şu kadar fazla kazanmak istiyorum, şunu öğrenmek, araba almak veya yükseltmek istiyorum, seveceğim iyi bir sevgilim olsun o da beni çok sevsin gibisinden insan çalışsın veya çalışmasın arka planda kendi tercihi ile bir döngü yaratmadığında istemsiz bir şekilde bu sefer sürekli en az efor, gereklilik ile kısa ve uzun vadede bize en fazla tatmin duygusunu kazandıracak şeyi buluyoruz. Yani iş yerinde boş fırsatlarında internette gezme imkanı olan insanlar sosyal medya veya araç - ev - elektronik ilan, alışveriş sitelerinde gezmeseler bu sefer istemsiz bir şekilde daha olumsuz şeyler düşünmeye başlayacaklar. Kadınlar'da da özellikle ya alışveriş ürünlerinde ya instagram gibi platformlar olmadığında bana niye böyle dedin, niye böyle yaptın, ne demek istiyorsun gibisinden çok daha sıkıntılı bir sürece gidebiliyor. Yani neyden keyif aldığınızı, neyden hoşlanmadığınızı, sahip olup - olamayacağınız şeyleri kendiniz belirleyin, seçmeyi ve düşünme konusunda bir uzman psikiyatristin görüşünü alın. Ben işle ilgili böyle hayatın böyle statünün diye sürekli sitem edip, tutarsız bir şekilde gereksiz tüketim hayalleri kurarken beni çevremde eleştiren insanlar, birbirlerinden sitem ediyordu. En azından benim zararım kendime diyordum bende.
Uzman bir doktor doğru tedavilerle emin olun size en faydalı yardımı yapacaktır. Elinizde veya kendi isteğinizle gerçekleşmeyen, olmayan şeylerden dolayı yaşadığınız sorunlardan da çekinmek veya utanmak zorunda değilsiniz. Şakayla karışık çok sorana, çok merak edene istediği cevabı verin sizi değil kendilerini düşünsünler
Deli mualemesi, dedikodusuna rastladığınız an hekimim cezai ehliyetimin olmama ihtimalinin olduğunu söyledi dersiniz olur öyle der işinin başına döner herkes.
- 18-12-2021, 18:11:31Üyeliği durdurulduHeh işte bunlar birebir bende var hocam.pcbagimlisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ofiste "git şu sistemi kur gel" diyorlar. Oraya gidene kadar; "ya kuramazsam, ya işten atarlarsa, ya arabanın başına bir şey gelirse?, ya arabaya ceza gelirse" gibisinden düşünceler hiç aklımdan çıkmıyor. O programı kurmaya başlayıncaya kadar; bildiğim program bile olsa sürekli araştırıyorum, okuyorum veya izliyorum. - 18-12-2021, 18:27:21Sorununuz vücudunuzdaki her hangi bir hormon, kimyasal - biyolojik bir eksiklik veya fazlalıktan değilse yapmanız gereken takmamak, diğer bir tabirle boşverin. Her hangi bir şeye somut gerçek ideal bir katkı, önem dışında zihinsel olarak fazla önem vermeliyim, yapmalıyım gibisinden takıntı veya mükemmeliyetçilik değil daha mükemmel bir sonuca götürmeyi, her hangi bir istenen ideal sıradan iş beklentisini karşılamanıza engel olur. Kimse sizden zaten verdikleri ücretten bekledikleri hizmetten çok daha üstün, daha hatasız - süper işler beklemez. Aksine siz daha süper, daha iyi algısı ile ideal iş kalitenizi ve veriminizi sürekli olarak yükseltmeliyim derken daha da düşürürsünüz hatta işleri tamamlayamaz hâle gelirsiniz. Bir iş sırasında yapmamanız gereken sorumsuz davranışlardan kaçındıktan sonra hatanız, başarı durumunuz, hızınız pek elinizde olan bir şey değil. Kafanız iş esnasında gerçekten işi ideal şekilde bitirmek olsun, isteyerek keyfi bir şekilde bir yanlış yapmadığınız sürece ( iş esnasında müzik, oyun, sosyal medya gibi şeyler ) kimse sizi zaten sorumsuzlukla yargılayamaz. En fazla başarısızlık veya uyuşukluk eleştirisi alırsınız.WhySakaL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bunla ilgili bir kaç kez kendi yaptığım hata ve bazı iş arkadaşlarımın, benden yetkili insanların kimi zamanlardaki profesyonelliği aynı zamandaki umursamazlıkları iyi bir örnekti benim için. Ben izin isteyemezdim iş yerinde fakat benden yetkili insanların veya işletme sahibi ve yöneticisinin kendisinin ve iş yerindeki yakınlarının keyfi izinleri, faaliyetleri bana alemin akıllısı siz misiniz arkadaş dedirtiyordu içimde sonra bu utangıçlığım emri vakiye dönüşüyordu yine sorun yaşıyorduk yani normal bir şekilde istesem zaten verecekler ben abartmadığım sürece fakat ben 2-3 kere isteyemeyip sonra şöyle şöyle yapacağım haberiniz olsun dediğim de de ortam geriliyordu ki bu durumda aslında suç onlarda da değil bende oluyordu.
Yapmanız gerekeni yapın, fazlasını ve azını değil. Haksız ve hatalı olduğunuzu söylediklerinde pardon demesini bildiğiniz kadar sorumluluklarını yerine getirmeyen insanlara da patron bile olsa aynı şekilde tepki gösterin. Benim hatalarımdan dolayı az babacan, anlayışlı tavırla karşılaşmadım işyerine az maddi zarara da vesile olmadım ne yazık ki. Fakat benzer istemsiz hatalarda zamanla bağırmayı marifet veya çözüm sanmaya başlayan insanlara hem suçlu hem güçlü durumuna geçmeden ne oldu neden bağırıyorsun diye bağırdığımda herkes olması gerektiği konuma geri dönebiliyordu.
En fazla maaşınızdan keserler veya istifa verirsiniz işinizi kaybedersiniz. Ruh sağlığınızı kaybetmektense işinizi kaybetmek emin olun daha makul bir seçenek. Bankalar borç para veriyor da kimsenin al sana ruh sağlığı faizi şu kadar diyebildiğini görmedim. - 18-12-2021, 18:34:48Üyeliği durdurulduHocam bu konuyu açtığımdan beri boş vermeyi öğrenmeye çalışıyorum. İş yerinde görev mi veriliyor; yapıyorum, raporu çakıyorum geçiyorum.pcbagimlisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Sivil hayatımda da sürekli etrafı izleyen biriydim ta ki konuyu açana kadar. Konuyu açtığımdan beri etrafı izlemiyorum bile. Ne olacaksa olsun, kim sesleniyorsa gelsin yanımda söylesin pozisyonlarına geçtim. Bir nevi boş veriyorum her şeyi.
Araç kullanırken de korkardım ya bir şey olursa diye... Arabaya bindiğimde şunları söyledim kendime; "Fren var mı? var. Denendi mi? Evet." bitti.
( ki yıllardır aynı yerde zaman zaman amatör avcılık yapıldığını bildiğim halde ) Zamanla oyun, ev, ilişki - sevgili, refah ve lüks beklentileri ile bu tarz düşüncelere yer kalmıyordu bende.
Deli mualemesi, dedikodusuna rastladığınız an hekimim cezai ehliyetimin olmama ihtimalinin olduğunu söyledi dersiniz olur öyle der işinin başına döner herkes.