• 08-11-2021, 13:43:05
    #28
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Öncelikle bir garsonun iş tanımını kendi kafana göre yapıyorsun hocam.
    Bu ülkede asgari ücretli çalışan garsonlardan komilerden bazılarına iş sonunda restoranın tuvaletini temizletiyorlar.
    Yani müşterinin tuvaletini dışkısını temizleyen garsonların aşağılandığını düşünmüyorsun ama müşterinin ağzına sunum yapmayı aşağılanmak olarak algılıyorsun.
    Bu tamamen senin kendi siyasi alınganlığın. Garsonların işi o değil bu değil diyemezsin.
    2900 lira alan garsonun işi bu değildir ama 10 bin lira maaş verirsen bu forumun yarısı müşteriyi kaşıkla beslemek için garson olur.

    Bu sunum çok istisnai bir sunum.
    Ve istisnai olduğu ve özel sunum olduğu için fiyatı da özel.
    Bu garson kadın ne gibi bir ahlaksızlık yapıyor?
    Bir insanın ağzına dürüm uzatmak ahlaksızlık mıdır?
    Yani ortada bir ahlaksızlık yok, bunu sen çıkarıyorsun.
    Kız açık saçık kıyafetli değil, kız müşteri ile göz teması kurup cilveleşmiyor, müşteriye dokunmuyor kendine dokundurtmuyor.
    Bu videodan nasıl bir ahlaksızlık çıkardın?
    Bu garson kız neden senin gözünde aşağı bir pozisyona düştü? Müşteri arap olduğu için mi?
    Ben Ukrayna'da benzer bir sunumu yaşadım garson yiyeceği ağzıma servis etti ve hiç kendimi üstün bir insan, ukraynalılara hakaret eden, ukraynalı kadınları aşağılayan pozisyonda hissetmedim. Sadece ilgi alaka hissettim.

    Gereksiz bir alınganlık yapmışsın.
    Bu alınganlığını Atatürk'ün sözlerini referans göstererek doğrulamaya çalışmışsın.
    Ama bu konu baştan sonra hata.
    Bunu bir Türkçü olarak söylüyorum.
    Milliyetçilik böyle istisnai olaylar üzerinden yapılmaz.

    Türk insanına yapılan en büyük hakaret ülkenin yarısının hint fakirleri gibi aylık 280 dolar asgari ücretle çalışmasıdır.
    Bunu tartışmak yerine herhangi bir ahlaksızlık içermeyen istisnai bir yemek sunumunu tartışmak da milliyetçilik değildir.
    hocam ben bu kadının yaptığı ahlaksızlık şu bu demedim zaten. öncesinde başka bi arkadaş için de yazdım burada da yazayım.

    siz baştan aşağı Türk Bayrağı olan bir tişörtle İsrail'de bir İsrail lokantasına girip orada garson olan bir İsrail kadınının ağzınıza bu şekilde yemek sokacağını düşünüyor musunuz? buradaki hata, kusur garsonda değil. belki işletmede de değil.

    buradaki en temel hata, Türk kimliğinin, karakterinin, şahsiyetinin itibarsızlaştırılmasında. buna kimler sebep olduysa, hata orada. benim tepkilerim de buna. ne o gariban çalışana, ne bu şekilde maymunluk yaptırıp para kazanma derdine düşen işletmeye(gerçi o işletmede de var ciddi bi sıkıntı ya neyse). oradaki en masum kişi o çalışan zira belki de. çünkü insanlar geçim kaygısıyla eve ekmek götürebilmek için bu hallere düşürülüyor.

    hayır şundan emin olsam yine sıkıntı yok. restoranın konsepti budur, her müşteri ya da çoğu bu şekilde yemek yiyodur garsonların elinden. ona da eyvallah hiç sıkıntı etmem ister arap ister başka ırktan birine hizmet olsun. konsept restoran der geçerim. ama zannetmiyorum. eğer siz konsept restoran diyorsanız siz haklısınız bu durumda lafım yok ama dediğim gibi, bir arabın sıradan bir garsonu parasıyla bu hale soktuğunu görüyorum görüntüde. tepkim buna.

    milletimi bunu yapacak duruma getirmiş olanlara. ben böyle bir şaklabanlığın İsrail'de konsept restoran haricinde olabileceğini zannetmiyorum. burayı da öyle bi restoran olarak düşünmüyorum.

    ayrıca garsonlar tuvalet temizleyebilir, yer silebilir, bulaşık yıkayabilir ( işe alımda kabul ettilerse elbette ve buna uygun maaş alıyolarsa ) bu gayet normal lakin görevinde işe girerken müşteriye elinle yemek yedireceksin kısmı yoksa, bu olay yanlıştır. öyle bi kural olduğunu da sanmıyorum.
  • 08-11-2021, 13:47:26
    #29
    abdlkrm adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Etrak-ı bi idrak bu kavram 16. Yüzyıldan sonra kullanilmiştir genelde. Ve dediginiz gibi de olmamistir. Her Türk'e bu kelime kullanilmamistir. O donemde Celali isyanlari ve diger isyanlara katilanlar icin bu kavram kullanilmistir. Bi seyi öveyim diye kalkip tum Atalarimizin tarihini kotu gosteremezsiniz.
    osmanlı bir bütündür. osmanlı diyince belli bir dönem akla gelmez, tüm tarih gelir. osmanlı tarihinde Türkler için bu şekilde tabirler kullanılması ve Türklerin ırgat, cahil toplumlar olarak yetiştirilmesi Türk'e Türklüğe hakarettir. dedelerinin miraslarına sahip çıkmak ondan sonra gelecek padişahların görevidir benim değil. ben osmanlıda Türk'e nasıl davranılmış, osmanlı Türk'e yapılan hangi tavra, tutuma tepkisiz kalmış buna bakarım. osmanlı 1. dönem osmanlı 2. dönem diye ayrımlar olsaydı tarihte o şekilde konuşurduk ama osmanlının Türklere karşı tutumu diye genel perspektife baktığımda sadece ırgat gören, cahil bırakan bir aile görüyorum. benim atam da değiller. benim atalarım osmanlı zamanında çiftçilik yapan, eğitimsiz, cahil bırakılmış ırgatlardı. osmanlı bir ailedir, torunlarının atasıdır. hatta osmanlı döneminde yaşayıp bir Türk olarak ben osmanlı torunuyum benim atam osmanlı demeye kalksan muhtemelen kellen giderdi.
  • 08-11-2021, 13:49:29
    #30
    pinbtc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    osmanlı bir bütündür. osmanlı diyince belli bir dönem akla gelmez, tüm tarih gelir. osmanlı tarihinde Türkler için bu şekilde tabirler kullanılması ve Türklerin ırgat, cahil toplumlar olarak yetiştirilmesi Türk'e Türklüğe hakarettir. dedelerinin miraslarına sahip çıkmak ondan sonra gelecek padişahların görevidir benim değil. ben osmanlıda Türk'e nasıl davranılmış, osmanlı Türk'e yapılan hangi tavra, tutuma tepkisiz kalmış buna bakarım. osmanlı 1. dönem osmanlı 2. dönem diye ayrımlar olsaydı tarihte o şekilde konuşurduk ama osmanlının Türklere karşı tutumu diye genel perspektife baktığımda sadece ırgat gören, cahil bırakan bir aile görüyorum. benim atam da değiller. benim atalarım osmanlı zamanında çiftçilik yapan, eğitimsiz, cahil bırakılmış ırgatlardı. osmanlı bir ailedir, torunlarının atasıdır. hatta osmanlı döneminde yaşayıp bir Türk olarak ben osmanlı torunuyum benim atam osmanlı demeye kalksan muhtemelen kellen giderdi.
    Sizi kendi engin bilgilerinizle başbaşa bırakıyorum.
  • 08-11-2021, 13:57:36
    #31
    abdlkrm adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sizi kendi engin bilgilerinizle başbaşa bırakıyorum.
    teşekkürler Halil İnalcık hocam
  • 08-11-2021, 14:17:45
    #32
    pinbtc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    osmanlı bir bütündür. osmanlı diyince belli bir dönem akla gelmez, tüm tarih gelir. osmanlı tarihinde Türkler için bu şekilde tabirler kullanılması ve Türklerin ırgat, cahil toplumlar olarak yetiştirilmesi Türk'e Türklüğe hakarettir. dedelerinin miraslarına sahip çıkmak ondan sonra gelecek padişahların görevidir benim değil. ben osmanlıda Türk'e nasıl davranılmış, osmanlı Türk'e yapılan hangi tavra, tutuma tepkisiz kalmış buna bakarım. osmanlı 1. dönem osmanlı 2. dönem diye ayrımlar olsaydı tarihte o şekilde konuşurduk ama osmanlının Türklere karşı tutumu diye genel perspektife baktığımda sadece ırgat gören, cahil bırakan bir aile görüyorum. benim atam da değiller. benim atalarım osmanlı zamanında çiftçilik yapan, eğitimsiz, cahil bırakılmış ırgatlardı. osmanlı bir ailedir, torunlarının atasıdır. hatta osmanlı döneminde yaşayıp bir Türk olarak ben osmanlı torunuyum benim atam osmanlı demeye kalksan muhtemelen kellen giderdi.
    Tarih Bilimine hakim olmadığın için tarihten kafana göre yanlış yorumlar çıkarıyorsun.
    Milliyetçilik Fransız İhtilaline kadar var olmayan bir durumdur.
    Yani Osmanlının Fransız İhtilaline kadar Türk Milliyetçiliği yapmasını beklemek hatadır.
    Fransız İhtilali'nden sonra da bugün yaşadığımız ümmetçilik ve ulusalcılık çatışması başlamış ve hala sonuçlanmamıştır.
    Osmanlı'nın Türklüğe hakaret ettiği de doğru değildir.
    Orada hakaret edilen Osmanlıya itaat etmeyen, vergi vermeyen yörüklerdir.
    Yörüklerin yeri yurdu belli olmadığı, hayvanı malı mülkü sayılamadığı için vergilendirilmeleri mümkün değildir.
    Ve vergi vermedikleri ve itaat etmedikleri, sürekli isyan ettikleri için böyle tabirler kullanılmıştır.
    Bugün kendini Osmanlı'nın torunu sayan bir çok muhafazakar şehir aslında tarih boyunca Osmanlıya en çok isyan eden, en çok sürgün yiyen şehirlerdir.
    Osmanlı'nın Türkleri kasıtlı olarak cahil bıraktığı eğitmediği de saçma bir iddiadır.
    Sanayi Devrimine kadar devletin iş gücünü eğitmek için bir eğitim sistemi kurmasına gerek yoktu.
    Sanayi Devriminden sonra devlet eliyle kurulan eğitim kurumları da Atatürk'ün de dahil olduğu cumhuriyeti getiren osmanlı aydın neslini yetiştirmiştir.
    Yani Osmanlı ile ilgili ortaya atılan radikal görüşlerin hepsi hatalıdır.
    Osmanlı ne günah keçisidir ne de sütten çıkmış ak kaşıktır.
    Aşırı idealize etmek ya da yerin dibine sokmak bilimsel bir bakış açısı değildir.
  • 08-11-2021, 14:18:14
    #33
    OzerSengezer adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Öncelikle 'Etrak-ı bi idrak' sözünü kullananlar zaten Türk değil, özellikle Türklerle savaşanlar ya da Türk topraklarında yaşayan gayri müslimlerin bazı gruplarıydı. Özellikle 1800 sonralarında mühendislik ve ticaret gibi sosyal yaşam içerisinde yer aldı.
    Yani söylediğin gibi Türk - Türk'e karşı böyle bi söz tarihin hiç bir yerinde kullanmamıştır.

    İkinci olarak şimdi burada tamamını yazmaya uğraşmak istemediğim orduda geçtiğini iddaa ettiğin hikaye; kaynağı nerede? Kimden gelmiş veya aktarılmış, kim yaşamış?

    Üçüncü olarak barbar Türk kavramı son yüzyıllarda değil, tam tersi çok daha eskiye dayanır, özellikle kavimler göçü sonrasında avrupada yüzyıl savaşlarına sebep olup haritaları değiştirecek etkiyi gösterdikten ve osman oğulları avrupa ortalarına ilerlemeye başladıktan sonra ortaya çıkmıştır yani yine senin söylediğin gibi son döneme ait bir kavram değildir, bu da hikaye.

    Dördüncüsü Türkiye kavramı Türk toprağı olan her yer için, tarihin her döneminde kullanılmıştır ama batı milletlerinin daha çok kullandığı Ottoman kavramıdır, bunun yanında Türkiye kavramı küçümsemek için kullanılmamıştır ama adamlar bize zaten düşman oldukları için çeşitli kavramlar mutlaka yüklemişlerdir. Atatürk ise zaten olması gereken Türk yurduna Türkiye ismini vermiştir.

    Yani sağdan soldan bilgileri toparlamışsın, zamanları karıştırmışsın, ortaya karışık, biraz ondan bundan, biraz tepkisel agresif girmişsin konuya.
    Kimse tam olarak ne masumdur ne de suçlu ama külliyen bir dönemi suçlu ilan etmek ya da masum ilan etmek insanları, karşıt görüşlü insanları kışkırtmaktan başka işe yaramaz. Zaten geçmiş zaman yani, küfretsen ne olur, sevsen ne değişir.

    Ha günümüzdeki 1-2 paylaşımı göstermişsin, bu paylaşımlara tepkin konusunda haklısın, bir insanın kendi memleketinde bu hareketleri yapması tek kelime ile namussuzluktur! Haysiyet yoksunluğudur! 3 Kuruşa karakterini satmaktır.
    Bak sadece şu görselleri paylaşıp sadece tepkini verseydin, hepimiz senin ne kadar haklı olduğunu söylerdik.
    Umarım açıklayıcı olmuştur.
    Türk Türk'e bunu dedi diye bi şey söylemedim önce bunu idrak edelim. Türk olan niye Türk'e bunu söylesin zaten baştan mantık hatası.

    osmanlılar döneminde Türk'ü ifade etmek için kullanılan bi sözdü dedim. osmanlılar kim peki? saray ve çevresi. peki sarayın çevresi kim? osmanlı fethedilen yerlerdeki bazı çocukları devşirme olarak yanına alıp yetiştiriyor, savaş alanında üstünse yeniçeri, devlet konusunda üstünde devlet makamlarına alıyor. yani saray ve çevresi Türk'ten değil, devşirmelerden oluşuyor. osmanlıyı var eden kilit yapı bu düzen. osmanlıları ifade eden de bu düzen. osmanlı niye son dönemlerinde borcun harcın içinde yüzerken devamlı yunan bankerlerin masalarına meze oldu yoksa? Türk'e bugüne dek bir gram emek mi sarfetmiş de garibanın parası pulu olsun. gitti oyuncağı oldu adamların başka çaresi kalmadığı için. yani, o söz Türk'ün Türk'e söylediği değil, osmanlının imtiyaz tanıdığı güruhların Türk'ü tabir için kullandığı söz. yine kavm-i necip de osmanlılar tarafından araplar için kullanılan söz. tüm bu süreçlere müsade eden kim? Türkler mi yoksa osmanlı mı? osmanlı, osmanlı padişahları Türk'e, Türklüğe yapılan tüm bu hakaretleri tek emirle ortadan kaldıracak kudrette değiller miydi? herhangi bir adımlarını duyan, bilen olmuş mu? sanmam.

    türk standartları enstitüsü, 1994 basımı türk ve türklük kitabı sayfa 19.

    yazım tam olarka bu şekilde " osmanlı, anadolu coğrafyası için " memalik-i osmani " yani osmanlının mülkü/toprağı manasını kullanırken italyan, fransızz, ingiliz " Türkiye " demekteydi. bundan osmanlı nefret ederdi, yabancılar da Türkleri aşağılamak için bu sözü kullanırdı çünkü Türkler barbar, cahil, eğitimsiz, vasıfsız, düşmanlaştırılmış topluluklardı onlar için. Türk sözü bile aşağılayıcıydı onlara haliyle anadolu bölgesine de Türkiye derlerdi. "

    yazının neresinde " son dönemde " ibaresini görüyorsun? kendi kendine bi şeyler uydurup söylemediğim şeyleri söylemişim gibi addedip çıkarım yapıyorsun. ilginç adamsın vesselam.

    ayrıca ben tarihçi değilim. kaynak kaynak detaylı açıklama yapma gereğim yok. okuduklarımı, dikkat ettiklerimi aktarırım doğruluğunu yanlışlığını bir de siz oturur araştırırsınız çok ilgiliyseniz. yanlışsa da kaynağı siz koyar yanlış dersiniz. neden? çünkü ben burada bir şeyler karalarken, siz de karşıt bi şeyler karalıyorsunuz. bana kaynak soran adamlarken, kendi yazdıklarınızın tek bir kaynağını koymadan konuşuyorsunuz. madem kaynak hastasıyız hepimiz, o zaman verilen cevapları da kaynaklarla vermek zorundasınız. başkalarına kaynak sorup kendiniz ortaya farklı cümlelerle geliyorsunuz, bu nasıl tezatlık? tarihçi olsam hayatım tarihin içinde geçiyor olsa elbette her kelamın arkasına kaynağını da döşerim ama bu paylaştıklarım 3 gün önce okuyup aktardığım şeyler değil uzun yıllar karşılaştığım yazılar, izlediğim söyleşiler, programlar konuşmalar vs vs. her kelamımız için kenara kaynakça diye not mu tutuyoruz, öyle mi yapıyor burada kaynak sorup duran ama kendisi kaynaksız konuşanlar? sanmıyorum.
  • 08-11-2021, 14:32:37
    #34
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tarih Bilimine hakim olmadığın için tarihten kafana göre yanlış yorumlar çıkarıyorsun.
    Milliyetçilik Fransız İhtilaline kadar var olmayan bir durumdur.
    Yani Osmanlının Fransız İhtilaline kadar Türk Milliyetçiliği yapmasını beklemek hatadır.
    Fransız İhtilali'nden sonra da bugün yaşadığımız ümmetçilik ve ulusalcılık çatışması başlamış ve hala sonuçlanmamıştır.
    Osmanlı'nın Türklüğe hakaret ettiği de doğru değildir.
    Orada hakaret edilen Osmanlıya itaat etmeyen, vergi vermeyen yörüklerdir.
    Yörüklerin yeri yurdu belli olmadığı, hayvanı malı mülkü sayılamadığı için vergilendirilmeleri mümkün değildir.
    Ve vergi vermedikleri ve itaat etmedikleri, sürekli isyan ettikleri için böyle tabirler kullanılmıştır.
    Bugün kendini Osmanlı'nın torunu sayan bir çok muhafazakar şehir aslında tarih boyunca Osmanlıya en çok isyan eden, en çok sürgün yiyen şehirlerdir.
    Osmanlı'nın Türkleri kasıtlı olarak cahil bıraktığı eğitmediği de saçma bir iddiadır.
    Sanayi Devrimine kadar devletin iş gücünü eğitmek için bir eğitim sistemi kurmasına gerek yoktu.
    Sanayi Devriminden sonra devlet eliyle kurulan eğitim kurumları da Atatürk'ün de dahil olduğu cumhuriyeti getiren osmanlı aydın neslini yetiştirmiştir.
    Yani Osmanlı ile ilgili ortaya atılan radikal görüşlerin hepsi hatalıdır.
    Osmanlı ne günah keçisidir ne de sütten çıkmış ak kaşıktır.
    Aşırı idealize etmek ya da yerin dibine sokmak bilimsel bir bakış açısı değildir.
    hocam iyi güzel söylüyorsun ama osmanlı değil mi Türkleri 12 yıl boyunca askere alırken ecnebiye dokunmayan. ecnebi toprakların en kıyak yerlerine çöreklenip işini gücünü kurup para ve bolluk içinde rahat rahat yaşarken askerden kolu bacağı kopuk dönen mehmetçiklerin iş bulmak için ecnebinin kapısına gitmek zorunda bırakan. osmanlı Türklere eğitim verdi düşüncesi tamamen zorlama bir düşünce bana göre nedeni de şu. osmanlı sadece balkan Türklerine, kendi civarında, etrafındakilere eğitimi bi nebze önemsedi. asıl Türk yurtlarına, anadoluya eğitimi ne kadar götürdü ya da bunun için uğraştı? balkan Türklerine eğitim vermesinin temel sebebi de mecburiyetiydi çünkü rakipleri her geçen gün yeni icatlar, buluşlar yaparken osmanlı karşısında daha güçlü pozisyona geliyordu.

    biraz olsun durup düşünelim. diğer memleketler sanayi devrimlerini şunu bunu gerçekleştirmese osmanlının ne kadar umrunda olurdu bizim dedelerimizin eğitimi, gelişimi? tamamen kendisine çıkar sağlayacak 3-5 çevreyi eğitmeye odaklanırdı o kadar. Türk'ü, Türklüğü bir nebze umursadığını, düşündüğünü zannetmiyorum keza padişahlarda Türklük oranı %1 in altındaydı zaten siz de biliyorsunuz. Türklere bu denli kötü muameleler yapılışına gözyumması, hakaretler edilişine ses çıkarmayışının altında kendilerinin de Türklerle doğru dürüst bağ kurmayışı yatıyordu. zaten öyle bir bağ olsaydı anadoluya benim toprağım yerine Türk toprağı diyebilirdi en basitinden. kendi malı, " kapıkulu " olarak görüyordu toplumumuzu. ona hizmet eden, ona çalışan yığınlar bütünü. ( bu arada, matbaanın 300 yıl geç gelmesine girmiyorum bile )

    milliyetçilik fransız ihtilaliyle başladı daha öncesinde böyle bir akım yoktu diyip beni tarihden bi haber olmakla itham etmişsiniz.

    - Biz ki Melik-i Turan, Emir-i Türkistan'ız, biz ki Türk oğlu Türk'üz; biz ki milletlerin en kadimi ve en ulu'su Türk'ün başbuğuyuz!
    - Türklüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır!

    1336 - 1405 tarihi arasında yaşamış Emir Timur'un sözleri.

    fransız devriminden yaklaşık 500 yıl öncesi.

    milliyetçilik bir kavram değildir. bir aidiyettir. bunun ortaya çıkması için bi şeylerin olması beklenmez. kendini ait hissediyorsan, o değeri yükseltmek için çaba verirsin. yani osmanlı eğer kendilerini Türklüğe, Türk değerlerine ait hissediyor olsaydı o değer uğrunda çoktan gerekeni yapar, kainattaki en büyük, en yoğun değeri Türk Milleti için sarfederdi. yani bu akımın gerçekleşmesi için fransada bi devrim olmasına gerek yok. o devrimden 500 yıl önce birileri çıkıp biz Türk'üz, Türklüğü yüceltmek için yaşa! demiş bile. bahanelerle kendimizi kandırırız sadece.
  • 08-11-2021, 14:34:21
    #35
    pinbtc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Türk Türk'e bunu dedi diye bi şey söylemedim önce bunu idrak edelim. Türk olan niye Türk'e bunu söylesin zaten baştan mantık hatası.

    osmanlılar döneminde Türk'ü ifade etmek için kullanılan bi sözdü dedim. osmanlılar kim peki? saray ve çevresi. peki sarayın çevresi kim? osmanlı fethedilen yerlerdeki bazı çocukları devşirme olarak yanına alıp yetiştiriyor, savaş alanında üstünse yeniçeri, devlet konusunda üstünde devlet makamlarına alıyor. yani saray ve çevresi Türk'ten değil, devşirmelerden oluşuyor. osmanlıyı var eden kilit yapı bu düzen. osmanlıları ifade eden de bu düzen. osmanlı niye son dönemlerinde borcun harcın içinde yüzerken devamlı yunan bankerlerin masalarına meze oldu yoksa? Türk'e bugüne dek bir gram emek mi sarfetmiş de garibanın parası pulu olsun. gitti oyuncağı oldu adamların başka çaresi kalmadığı için. yani, o söz Türk'ün Türk'e söylediği değil, osmanlının imtiyaz tanıdığı güruhların Türk'ü tabir için kullandığı söz. yine kavm-i necip de osmanlılar tarafından araplar için kullanılan söz. tüm bu süreçlere müsade eden kim? Türkler mi yoksa osmanlı mı? osmanlı, osmanlı padişahları Türk'e, Türklüğe yapılan tüm bu hakaretleri tek emirle ortadan kaldıracak kudrette değiller miydi? herhangi bir adımlarını duyan, bilen olmuş mu? sanmam.

    türk standartları enstitüsü, 1994 basımı türk ve türklük kitabı sayfa 19.

    yazım tam olarka bu şekilde " osmanlı, anadolu coğrafyası için " memalik-i osmani " yani osmanlının mülkü/toprağı manasını kullanırken italyan, fransızz, ingiliz " Türkiye " demekteydi. bundan osmanlı nefret ederdi, yabancılar da Türkleri aşağılamak için bu sözü kullanırdı çünkü Türkler barbar, cahil, eğitimsiz, vasıfsız, düşmanlaştırılmış topluluklardı onlar için. Türk sözü bile aşağılayıcıydı onlara haliyle anadolu bölgesine de Türkiye derlerdi. "

    yazının neresinde " son dönemde " ibaresini görüyorsun? kendi kendine bi şeyler uydurup söylemediğim şeyleri söylemişim gibi addedip çıkarım yapıyorsun. ilginç adamsın vesselam.

    ayrıca ben tarihçi değilim. kaynak kaynak detaylı açıklama yapma gereğim yok. okuduklarımı, dikkat ettiklerimi aktarırım doğruluğunu yanlışlığını bir de siz oturur araştırırsınız çok ilgiliyseniz. yanlışsa da kaynağı siz koyar yanlış dersiniz. neden? çünkü ben burada bir şeyler karalarken, siz de karşıt bi şeyler karalıyorsunuz. bana kaynak soran adamlarken, kendi yazdıklarınızın tek bir kaynağını koymadan konuşuyorsunuz. madem kaynak hastasıyız hepimiz, o zaman verilen cevapları da kaynaklarla vermek zorundasınız. başkalarına kaynak sorup kendiniz ortaya farklı cümlelerle geliyorsunuz, bu nasıl tezatlık? tarihçi olsam hayatım tarihin içinde geçiyor olsa elbette her kelamın arkasına kaynağını da döşerim ama bu paylaştıklarım 3 gün önce okuyup aktardığım şeyler değil uzun yıllar karşılaştığım yazılar, izlediğim söyleşiler, programlar konuşmalar vs vs. her kelamımız için kenara kaynakça diye not mu tutuyoruz, öyle mi yapıyor burada kaynak sorup duran ama kendisi kaynaksız konuşanlar? sanmıyorum.
    Ya Hu ben mi ortaya bi şey atıp, iddalarda bulunuyorum; hayır. Sen bulunuyorsun, herkese açık bi forumda milleti provake edecek şekilde saldırgan bi şeyler yazıyorsun ondan sonra biz kaynak sorduk diye suçlu oluyoruz.
    Tabii ki halka hitap edip bi şeyler atıp tutuyorsan kanıtlamakla da mükellefsin ama sen kaynak sorduk diye bizi suçluyorsun.
    Ben sana kaynak sunmak zorunda değilim ve sunmayacağımda çünkü iddaa sahibi ben değilim, sensin.
    Sırf sağa sola çatmak için, biriken negatif siyasi alınganlığını boşaltmak için seçtiğin ortam burası, başka bi şey değil.
    Bizde tavrın yanlış, bilgilerin yanlış diyoruz, iddaaların yetersiz diyoruz. Bir konuyu başlatan olarak bi iddada bulunuyorsan birisi buna yanlış diyorsa kanıtlama yükümlülüğü iddada bulunandadır.

    Tarihçi değilsen ya da kaynağın yoksa tarih hakkında atıp tutmamalısın.
    Neyse yukardaki arkadaş gibi 2 kelime ile kalıp seni engin bilginle başbaşa bıraksaydım keşke, kendime kızıyorum.
    Daha fazla etiketlesende cevap veremicem artık, tamam sen haklısın, sensin tamam. Tebrikler.
  • 08-11-2021, 14:40:50
    #36
    OzerSengezer adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ya Hu ben mi ortaya bi şey atıp, iddalarda bulunuyorum; hayır. Sen bulunuyorsun, herkese açık bi forumda milleti provake edecek şekilde saldırgan bi şeyler yazıyorsun ondan sonra biz kaynak sorduk diye suçlu oluyoruz.
    Tabii ki halka hitap edip bi şeyler atıp tutuyorsan kanıtlamakla da mükellefsin ama sen kaynak sorduk diye bizi suçluyorsun.
    Ben sana kaynak sunmak zorunda değilim ve sunmayacağımda çünkü iddaa sahibi ben değilim, sensin.
    Sırf sağa sola çatmak için, biriken negatif siyasi alınganlığını boşaltmak için seçtiğin ortam burası, başka bi şey değil.
    Bizde tavrın yanlış, bilgilerin yanlış diyoruz, iddaaların yetersiz diyoruz. Bir konuyu başlatan olarak bi iddada bulunuyorsan birisi buna yanlış diyorsa kanıtlama yükümlülüğü iddada bulunandadır.

    Tarihçi değilsen ya da kaynağın yoksa tarih hakkında atıp tutmamalısın.
    Neyse yukardaki arkadaş gibi 2 kelime ile kalıp seni engin bilginle başbaşa bıraksaydım keşke, kendime kızıyorum.
    Daha fazla etiketlesende cevap veremicem artık, tamam sen haklısın, sensin tamam. Tebrikler.
    peki hocam bi daha tarih hakkında konuşacak olursam şöyle yaparım bak örnekleyeyim senin için.

    osmanlılar döneminde Türk'ü ifade etmek için kullanılan bi sözdü dedim(kaynak). osmanlılar kim peki? saray ve çevresi(kaynak). peki sarayın çevresi kim? osmanlı fethedilen yerlerdeki bazı çocukları devşirme olarak yanına alıp yetiştiriyor, savaş alanında üstünse yeniçeri, devlet konusunda üstünde devlet makamlarına alıyor(kaynak). yani saray ve çevresi Türk'ten değil, devşirmelerden oluşuyor. osmanlıyı var eden kilit yapı bu düzen(kaynak). osmanlıları ifade eden de bu düzen. osmanlı niye son dönemlerinde borcun harcın içinde yüzerken devamlı yunan bankerlerin masalarına meze oldu yoksa?(kaynak) Türk'e bugüne dek bir gram emek mi sarfetmiş de garibanın parası pulu olsun.(kaynak) gitti oyuncağı oldu adamların başka çaresi kalmadığı için. yani, o söz Türk'ün Türk'e söylediği değil, osmanlının imtiyaz tanıdığı güruhların Türk'ü tabir için kullandığı söz.(kaynak) yine kavm-i necip de osmanlılar tarafından araplar için kullanılan söz(kaynak) tüm bu süreçlere müsade eden kim? Türkler mi yoksa osmanlı mı? osmanlı, osmanlı padişahları Türk'e, Türklüğe yapılan tüm bu hakaretleri tek emirle ortadan kaldıracak kudrette değiller miydi? herhangi bir adımlarını duyan, bilen olmuş mu? sanmam.

    türk standartları enstitüsü, 1994 basımı türk ve türklük kitabı sayfa 19.

    yazım tam olarka bu şekilde " osmanlı, anadolu coğrafyası için " memalik-i osmani " yani osmanlının mülkü/toprağı manasını kullanırken italyan, fransızz, ingiliz " Türkiye " demekteydi. bundan osmanlı nefret ederdi,(kaynak) yabancılar da Türkleri aşağılamak için bu sözü kullanırdı çünkü Türkler barbar, cahil, eğitimsiz, vasıfsız, düşmanlaştırılmış topluluklardı onlar için.(kaynak) Türk sözü bile aşağılayıcıydı onlara haliyle anadolu bölgesine de Türkiye derlerdi. "(kaynak)

    benim hatam. sen haklısın. burada da yale üniversitesi tarih bölümüne kayıt olmak için akademik makale hazırlıyordum. nasıl unutmuşum.