Türk Türk'e bunu dedi diye bi şey söylemedim önce bunu idrak edelim. Türk olan niye Türk'e bunu söylesin zaten baştan mantık hatası.
osmanlılar döneminde Türk'ü ifade etmek için kullanılan bi sözdü dedim. osmanlılar kim peki? saray ve çevresi. peki sarayın çevresi kim? osmanlı fethedilen yerlerdeki bazı çocukları devşirme olarak yanına alıp yetiştiriyor, savaş alanında üstünse yeniçeri, devlet konusunda üstünde devlet makamlarına alıyor. yani saray ve çevresi Türk'ten değil, devşirmelerden oluşuyor. osmanlıyı var eden kilit yapı bu düzen. osmanlıları ifade eden de bu düzen. osmanlı niye son dönemlerinde borcun harcın içinde yüzerken devamlı yunan bankerlerin masalarına meze oldu yoksa? Türk'e bugüne dek bir gram emek mi sarfetmiş de garibanın parası pulu olsun. gitti oyuncağı oldu adamların başka çaresi kalmadığı için. yani, o söz Türk'ün Türk'e söylediği değil, osmanlının imtiyaz tanıdığı güruhların Türk'ü tabir için kullandığı söz. yine kavm-i necip de osmanlılar tarafından araplar için kullanılan söz. tüm bu süreçlere müsade eden kim? Türkler mi yoksa osmanlı mı? osmanlı, osmanlı padişahları Türk'e, Türklüğe yapılan tüm bu hakaretleri tek emirle ortadan kaldıracak kudrette değiller miydi? herhangi bir adımlarını duyan, bilen olmuş mu? sanmam.
türk standartları enstitüsü, 1994 basımı türk ve türklük kitabı sayfa 19.
yazım tam olarka bu şekilde " osmanlı, anadolu coğrafyası için " memalik-i osmani " yani osmanlının mülkü/toprağı manasını kullanırken italyan, fransızz, ingiliz " Türkiye " demekteydi. bundan osmanlı nefret ederdi, yabancılar da Türkleri aşağılamak için bu sözü kullanırdı çünkü Türkler barbar, cahil, eğitimsiz, vasıfsız, düşmanlaştırılmış topluluklardı onlar için. Türk sözü bile aşağılayıcıydı onlara haliyle anadolu bölgesine de Türkiye derlerdi. "
yazının neresinde " son dönemde " ibaresini görüyorsun? kendi kendine bi şeyler uydurup söylemediğim şeyleri söylemişim gibi addedip çıkarım yapıyorsun. ilginç adamsın vesselam.
ayrıca ben tarihçi değilim. kaynak kaynak detaylı açıklama yapma gereğim yok. okuduklarımı, dikkat ettiklerimi aktarırım doğruluğunu yanlışlığını bir de siz oturur araştırırsınız çok ilgiliyseniz. yanlışsa da kaynağı siz koyar yanlış dersiniz. neden? çünkü ben burada bir şeyler karalarken, siz de karşıt bi şeyler karalıyorsunuz. bana kaynak soran adamlarken, kendi yazdıklarınızın tek bir kaynağını koymadan konuşuyorsunuz. madem kaynak hastasıyız hepimiz, o zaman verilen cevapları da kaynaklarla vermek zorundasınız. başkalarına kaynak sorup kendiniz ortaya farklı cümlelerle geliyorsunuz, bu nasıl tezatlık? tarihçi olsam hayatım tarihin içinde geçiyor olsa elbette her kelamın arkasına kaynağını da döşerim ama bu paylaştıklarım 3 gün önce okuyup aktardığım şeyler değil uzun yıllar karşılaştığım yazılar, izlediğim söyleşiler, programlar konuşmalar vs vs. her kelamımız için kenara kaynakça diye not mu tutuyoruz, öyle mi yapıyor burada kaynak sorup duran ama kendisi kaynaksız konuşanlar? sanmıyorum.
Ya Hu ben mi ortaya bi şey atıp, iddalarda bulunuyorum; hayır. Sen bulunuyorsun, herkese açık bi forumda milleti provake edecek şekilde saldırgan bi şeyler yazıyorsun ondan sonra biz kaynak sorduk diye suçlu oluyoruz.
Tabii ki halka hitap edip bi şeyler atıp tutuyorsan kanıtlamakla da mükellefsin ama sen kaynak sorduk diye bizi suçluyorsun.
Ben sana kaynak sunmak zorunda değilim ve sunmayacağımda çünkü iddaa sahibi ben değilim, sensin.
Sırf sağa sola çatmak için, biriken negatif siyasi alınganlığını boşaltmak için seçtiğin ortam burası, başka bi şey değil.
Bizde tavrın yanlış, bilgilerin yanlış diyoruz, iddaaların yetersiz diyoruz. Bir konuyu başlatan olarak bi iddada bulunuyorsan birisi buna yanlış diyorsa kanıtlama yükümlülüğü iddada bulunandadır.
Tarihçi değilsen ya da kaynağın yoksa tarih hakkında atıp tutmamalısın.
Neyse yukardaki arkadaş gibi 2 kelime ile kalıp seni engin bilginle başbaşa bıraksaydım keşke, kendime kızıyorum.
Daha fazla etiketlesende cevap veremicem artık, tamam sen haklısın, sensin tamam. Tebrikler.