• 18-03-2020, 11:36:07
    #46
    AOK
    Platin üye
    Ragnarok adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ücretsiz izin demek ücret kesilmiyor demek ? Ücretli izin demek istediniz galiba
    ücretsiz izin = izne çık ama ücret ödenmez
    Ücretli izin = izinlisin ve ücretin ödenecek
  • 18-03-2020, 11:38:36
    #47
    Yıllık izinleriniz varsa bunu size kullandırma hakkına sahipler. Ücret konusunda avrupa modeli ele alınıp devlet desteği gerekli.

    İşveren açısından da bakın belkide bu durumdan zarar ediyorlar.
  • 18-03-2020, 12:16:36
    #48
    Hocam öncelikle geçmiş olsun, çalışma süreniz çok kısa. kıdem tazimanatı, ihbar tazminatı çok büyük bir meblağ alamassınız. Zaten tavan fiyat belli. Sizin tek çıkar yolunuz işe geri dönüş davası açmaktır. Zaten firmalar işe geri dönüş davasını kaybettiklerinde (özellikle kurumsal olanlar) seni işe geri almayarak tazminatını ödeyecekler. bu da bildiğim kadar ortalama 8 ay gibi bir ücrete eşit oluyor.

    Sizin durumunuz büyük ihtimalle ara bulucu ile çözülür ve 4 ile 6 ay arasında sana tazminat ödemeyi kabul ederler.
  • 18-03-2020, 14:52:33
    #49
    Kocaeli'nde hangi firma pm alabilir miyim?
  • 18-03-2020, 15:17:08
    #50
    TheOrder adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam öncelikle geçmiş olsun, çalışma süreniz çok kısa. kıdem tazimanatı, ihbar tazminatı çok büyük bir meblağ alamassınız. Zaten tavan fiyat belli. Sizin tek çıkar yolunuz işe geri dönüş davası açmaktır. Zaten firmalar işe geri dönüş davasını kaybettiklerinde (özellikle kurumsal olanlar) seni işe geri almayarak tazminatını ödeyecekler. bu da bildiğim kadar ortalama 8 ay gibi bir ücrete eşit oluyor.

    Sizin durumunuz büyük ihtimalle ara bulucu ile çözülür ve 4 ile 6 ay arasında sana tazminat ödemeyi kabul ederler.
    hocam merhabalar,
    amacım işletmeden tazminat değildi. 30 tane işçiyi sektörel krizi bahane edip, sürgün edip ama bu arada biz sizi sektörel krizden değil, korona virüsünden dolayı işten ücretsiz izne gönderiyoruz demekteler. Ücretsiz izin olgusu için bir karar olmamakla beraber, Yargıtay tartışmalara son noktayı koymak adına "ücretsiz izin olabilmesi için iki tarafın rızası olmalıdır" gibisinden bir madde ile bunu açık bir şekilde belirlemişlerdir. Alo 170 hattını arayıp kendileri ile bu durumu görüştüm. Firma kişiyi rızası olmadan izne mecbur edemez, ancak iş sözleşmesinde bu durum belirtilmişse (ekonomik kriz, şirketin maddi sıkıntılarda işten ücretsiz izne ayrılmayı kabul ve muvaffak ederim) şeklinde belirtilmişse, iş veren işçisini ücretsiz izne tabi edebilir. İş verene sözleşmemi talep ettiğimde, sözleşmeyi vermeyip, ilgili maddenin olmadığını da söylediler. Bende buna istinaden işkur'a şikayette bulundum. İşkur alo 170'e şikayet etmemi söyledi. 170'e şikayet ettiğimde ilgili müffettişler bilgi eksikliğinden detay bilgiye ihtiyaç duymuşlar. Sonuçsuz kaldı. Bu durumda iş veren şikayet ettiğimi öğrenip beni 29. madde "ahlak ve iyi niyet kanunlarına uymama" şeklinde işten çıkarmıştır. Gecemi gündüzüme verdiğim işletme, izinlerimin iptal edildiğinde eyvallah çektiğim işletme beni ahlaksız yaftası ile işten atmış. Bu oldukça gurur kıran bir durum. Amacım yine söylüyorum tazminat beklentisi değil. Ama benim hakkım olan ihbarımın 1 TL bile olsa, bunu vermek zorundadır. Yasalar ve kurallar açıkça bunu belirtmiştir. Korona falan izin hikaye, amaçları işçiyi düşünmek de değil. Amaçları insanların sokağa çıkmamasından ötürü, işletmede sıcak para dönmemesi. Fakat yine aynı zamanda ücretsiz izin kanununda şu madde vardır. İşverenin fazla malzemesi stoğu olması, sektörel durumları olması işçiyi ilgilendiren bir durumda değildir. Yani şirket batıyor, elemanları sal izne, oh, sektör düzelince işe alırız.
    An itibari ile adliye arabuluculuk bürosundan talepte bulundum. Ara buluculuk arabulucu avukat tayin etti. Avukat ile görüşme sağladığımda tarafıma yapılan yanlış bildirilen 29. maddeyi iptal etmelerini, hakkım olan ihbarımı vermeleri, yanlış bildirimden dolayı kötü niyet suçunu işledikleri bununda kötü niyet tazminatı adı altında 6 haftalık maaşıma tekabül ettiği, içeride bulunan alacak maaşımı, yapmış olduğum fazla mesailerin toplam bedelinin yaklaşık 6.000 TL olduğunu arabulucu avukat beyefendiye ilettim.
    Kaldı ki özel sektör şuan çalışmaktadır. Taksiler, dolmuşlar, fırınlar,eczaneler,inşaat işi ile uğraşanlar, bu örnek çoğaltılabilir. Devlet herhangi bir ohal ilan etmeden, sanki ohal olmuş gibi bir tutum sergiledi işletme.
    An itibari ile cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamada devlete düşen görevler olduğu kadar, özel sektöründe üzerine düşen görevler vardır diye de bir açıklama yaptı. Şuan özel sektör çalışmaktadır. İleri bir tarihte işletme ile ortak bir toplantı talebimiz olacak, kabul ederlerse, uzlaşma yapılacak, kabul edilmez ise iş mahkemesinde dava açılacak



    Databir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yıllık izinleriniz varsa bunu size kullandırma hakkına sahipler. Ücret konusunda avrupa modeli ele alınıp devlet desteği gerekli.

    İşveren açısından da bakın belkide bu durumdan zarar ediyorlar.
    iş veren olarak çok kazandığınızda elemanınıza çok para veriyor musunuz ? Türkiye'de sanıyorum %99 vermiyordur.
    Çok kazanırken az para ver, hiç kazanmıyorken ücretsiz izne gönder. Peki ben kabul etmedikten sonra böyle hakka sahip olabilirler mi ? Tabii ki hayır hocam. İşveren ile işçi bir ilişkisi vardır. Bu ilişkiye işçi ile işveren ilişkisi denir. Bu ilişki karşılıklı menfaatlere dayanmaktadır. Nasıl işler yoğun olduğundan ücretsiz izin talep ettiğimde iş veren bunu reddediyorsa, iş olmadığı zamanda işçi bu izni kabul etmeme hakkını saklı tutar.
    An itibari ile adliyede arabuluculuk servisine durumu ilettim. Kabataslak bir miktar belirleyip, bu rakam üzerinden uzlaşma talep edilecektir.
    Yine aynı zamanda cumhurbaşkanımız şuan yaptığı açıklamada, devletin üzerine düşen görevleri olduğu kadar, özel sektöründe üzerine düşen görevleri vardır, açıklamasını yapmıştır. Bakalım sonuç ne olur
  • 18-03-2020, 15:28:59
    #51
    sosyalortak adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hocam merhabalar,
    amacım işletmeden tazminat değildi. 30 tane işçiyi sektörel krizi bahane edip, sürgün edip ama bu arada biz sizi sektörel krizden değil, korona virüsünden dolayı işten ücretsiz izne gönderiyoruz demekteler. Ücretsiz izin olgusu için bir karar olmamakla beraber, Yargıtay tartışmalara son noktayı koymak adına "ücretsiz izin olabilmesi için iki tarafın rızası olmalıdır" gibisinden bir madde ile bunu açık bir şekilde belirlemişlerdir. Alo 170 hattını arayıp kendileri ile bu durumu görüştüm. Firma kişiyi rızası olmadan izne mecbur edemez, ancak iş sözleşmesinde bu durum belirtilmişse (ekonomik kriz, şirketin maddi sıkıntılarda işten ücretsiz izne ayrılmayı kabul ve muvaffak ederim) şeklinde belirtilmişse, iş veren işçisini ücretsiz izne tabi edebilir. İş verene sözleşmemi talep ettiğimde, sözleşmeyi vermeyip, ilgili maddenin olmadığını da söylediler. Bende buna istinaden işkur'a şikayette bulundum. İşkur alo 170'e şikayet etmemi söyledi. 170'e şikayet ettiğimde ilgili müffettişler bilgi eksikliğinden detay bilgiye ihtiyaç duymuşlar. Sonuçsuz kaldı. Bu durumda iş veren şikayet ettiğimi öğrenip beni 29. madde "ahlak ve iyi niyet kanunlarına uymama" şeklinde işten çıkarmıştır. Gecemi gündüzüme verdiğim işletme, izinlerimin iptal edildiğinde eyvallah çektiğim işletme beni ahlaksız yaftası ile işten atmış. Bu oldukça gurur kıran bir durum. Amacım yine söylüyorum tazminat beklentisi değil. Ama benim hakkım olan ihbarımın 1 TL bile olsa, bunu vermek zorundadır. Yasalar ve kurallar açıkça bunu belirtmiştir. Korona falan izin hikaye, amaçları işçiyi düşünmek de değil. Amaçları insanların sokağa çıkmamasından ötürü, işletmede sıcak para dönmemesi. Fakat yine aynı zamanda ücretsiz izin kanununda şu madde vardır. İşverenin fazla malzemesi stoğu olması, sektörel durumları olması işçiyi ilgilendiren bir durumda değildir. Yani şirket batıyor, elemanları sal izne, oh, sektör düzelince işe alırız.
    An itibari ile adliye arabuluculuk bürosundan talepte bulundum. Ara buluculuk arabulucu avukat tayin etti. Avukat ile görüşme sağladığımda tarafıma yapılan yanlış bildirilen 29. maddeyi iptal etmelerini, hakkım olan ihbarımı vermeleri, yanlış bildirimden dolayı kötü niyet suçunu işledikleri bununda kötü niyet tazminatı adı altında 6 haftalık maaşıma tekabül ettiği, içeride bulunan alacak maaşımı, yapmış olduğum fazla mesailerin toplam bedelinin yaklaşık 6.000 TL olduğunu arabulucu avukat beyefendiye ilettim.
    Kaldı ki özel sektör şuan çalışmaktadır. Taksiler, dolmuşlar, fırınlar,eczaneler,inşaat işi ile uğraşanlar, bu örnek çoğaltılabilir. Devlet herhangi bir ohal ilan etmeden, sanki ohal olmuş gibi bir tutum sergiledi işletme.
    An itibari ile cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamada devlete düşen görevler olduğu kadar, özel sektöründe üzerine düşen görevler vardır diye de bir açıklama yaptı. Şuan özel sektör çalışmaktadır. İleri bir tarihte işletme ile ortak bir toplantı talebimiz olacak, kabul ederlerse, uzlaşma yapılacak, kabul edilmez ise iş mahkemesinde dava açılacak
    Hocam ben sizi çok iyi anlıyorum ben size direkt sonucu söyledim yani günün sonunda siz bu tazminat hakkınız olduğu için isteyeceksiniz. Artık işyeri ile bir bağınız kalmadığı için emeğinizin karşılığını mecburen para karşılığı almanız gerekecek. Size bir tavsiyem de işten çıkartma sebebiniz sgk sicilinize işliyor. Yani bu arkadaşlar sizi 29. madde "ahlak ve iyi niyet kanunlarına uymama" bu maddeden çıkarttığı için bir dahaki işvereniniz bu durumu görecek. Bu durumdan ötürü dava açmanızı ve bu durumu ortadan kaldırmanızı tavsiye ederim. İşin iç yüzünü bilmiyoruz ama size cevap yazdığımız için bu konuda siz haklıymışsınız gibi cevap veriyoruz. Bunun kararını mahkeme verecektir. Tekrar geçmiş olsun.
  • 18-03-2020, 15:31:30
    #52
    Geçmiş olsun, bu söyleyeceklerim hoşunuza gitmeyebilir.

    Kanun maddeleri hayatın olağan akışında geçerlidir. Olağanüstü, ulusal felaketlerde kanun maddeleri askıya alınabilir. Malesef virüs salgını küresel düzeyde olağanüstü bir durumdur.

    Yani işletmeniz ister salgını önlemek için ister çıkarları için salgın vakasını kullanarak ücretsiz ve süresiz izne çıkarabilir. Sizin bildiriyi imzalamamanız diğer çalışanlar üzerinde etki (provakatif) yapabileceğinden işten çıkarılmanız mümkündür.

    Bu yapılan yasal olmayabilir ancak ulusal bir salgın olduğundan işletmeniz bunu kendi lehine kullanmış olabilir. Mahkemeye verseniz dahi kazanamayabilirsiniz.

    Hukukçu değilim, öngörü olarak yazdım.

    Tekrardan geçmiş olsun.
  • 18-03-2020, 15:37:50
    #53
    Browland adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Geçmiş olsun, bu söyleyeceklerim hoşunuza gitmeyebilir.

    Kanun maddeleri hayatın olağan akışında geçerlidir. Olağanüstü, ulusal felaketlerde kanun maddeleri askıya alınabilir. Malesef virüs salgını küresel düzeyde olağanüstü bir durumdur.

    Yani işletmeniz ister salgını önlemek için ister çıkarları için salgın vakasını kullanarak ücretsiz ve süresiz izne çıkarabilir. Sizin bildiriyi imzalamamanız diğer çalışanlar üzerinde etki (provakatif) yapabileceğinden işten çıkarılmanız mümkündür.

    Bu yapılan yasal olmayabilir ancak ulusal bir salgın olduğundan işletmeniz bunu kendi lehine kullanmış olabilir. Mahkemeye verseniz dahi kazanamayabilirsiniz.

    Hukukçu değilim, öngörü olarak yazdım.

    Tekrardan geçmiş olsun.
    dediklerinizde çok haklısınız hocam. Fakat ben araştırdım. Yanlış araştırma yapmış olabilirim. Ben ne kadar üniversite okumuş bir insan olsam da, bazen insanoğlu gerçekten karanlığa düşebilir. Benim departman müdürlerim bana göz kaçırarak gizli kapaklı cevaplar yazmak yerine, beni aydınlatabilirdi. Benim departman müdürüm benden kıdemli bir insandır. Benden kıdemli olması demek benden daha aydın düşünen bir insan olması demektir, çünkü o pozisyondadır. Bana şu açıklamayı yapabilirlerdi. "Evet dediklerinde haklısın, normalde keyfi olarak izne çıkarmış olsak, dediklerin doğrudur, ama sen yanlış biliyorsun, bu olağan dışı bir hal olup, bu hukuki bir olaydır, biz hukuka ve kanunlara uyan bir şirketiz. Sen yinede hakkını arayabilirsin, ama emin ol hak bizim yanımızda şuan" şeklinde açıklama yapılabilirdi. İş sözleşmesi fesh edilmeden önce tarafıma izin kağıdını imzalamadığım yada imzalamamakta ısrarcı olduğum için bildirim yapılması gerekirdi. Yine bu bildirim yapılmayıp, iş veren 29. madde ahlak maddesinden çıkış yaptı. Merak ediyorum, hakkını aramak ne zamandan beri ahlaksızlık oldu.
    Olması gereken yukarıda ki anlattığım şekildeydi. teşekkürler hocam
  • 18-03-2020, 15:39:20
    #54
    Üyeliği durduruldu
    Ücretsiz izine çıkarılabilirsiniz, işletmelere tanınmış yasal hak. Biraz acele etmişsiniz ve sadece 9 gün için. Tutumunuz sebebiyle işten çıkarılma sebebine bakılırsa İŞKUR vasıtasıyla bir daha başka kurumda çalışamazsınız diye biliyorum. Geçmiş olsun.

    Genel olarak çalışanlara şunu tavsiye ederim. İş yerinizden ayrılacağınız zaman karşı tarafla kötü ayrılmayın. Çünkü işe son verme sebebinde öyle maddeler var ki yeni işe gireceğiniz zaman o koda bakıp kontrol yapanlar (genelde bir çok kişi yapıyor) hiç kimse işe almak istemeyebilir.