Geçmiş olsun, bu söyleyeceklerim hoşunuza gitmeyebilir.
Kanun maddeleri hayatın olağan akışında geçerlidir. Olağanüstü, ulusal felaketlerde kanun maddeleri askıya alınabilir. Malesef virüs salgını küresel düzeyde olağanüstü bir durumdur.
Yani işletmeniz ister salgını önlemek için ister çıkarları için salgın vakasını kullanarak ücretsiz ve süresiz izne çıkarabilir. Sizin bildiriyi imzalamamanız diğer çalışanlar üzerinde etki (provakatif) yapabileceğinden işten çıkarılmanız mümkündür.
Bu yapılan yasal olmayabilir ancak ulusal bir salgın olduğundan işletmeniz bunu kendi lehine kullanmış olabilir. Mahkemeye verseniz dahi kazanamayabilirsiniz.
Hukukçu değilim, öngörü olarak yazdım.
Tekrardan geçmiş olsun.
dediklerinizde çok haklısınız hocam. Fakat ben araştırdım. Yanlış araştırma yapmış olabilirim. Ben ne kadar üniversite okumuş bir insan olsam da, bazen insanoğlu gerçekten karanlığa düşebilir. Benim departman müdürlerim bana göz kaçırarak gizli kapaklı cevaplar yazmak yerine, beni aydınlatabilirdi. Benim departman müdürüm benden kıdemli bir insandır. Benden kıdemli olması demek benden daha aydın düşünen bir insan olması demektir, çünkü o pozisyondadır. Bana şu açıklamayı yapabilirlerdi. "Evet dediklerinde haklısın, normalde keyfi olarak izne çıkarmış olsak, dediklerin doğrudur, ama sen yanlış biliyorsun, bu olağan dışı bir hal olup, bu hukuki bir olaydır, biz hukuka ve kanunlara uyan bir şirketiz. Sen yinede hakkını arayabilirsin, ama emin ol hak bizim yanımızda şuan" şeklinde açıklama yapılabilirdi. İş sözleşmesi fesh edilmeden önce tarafıma izin kağıdını imzalamadığım yada imzalamamakta ısrarcı olduğum için bildirim yapılması gerekirdi. Yine bu bildirim yapılmayıp, iş veren 29. madde ahlak maddesinden çıkış yaptı. Merak ediyorum, hakkını aramak ne zamandan beri ahlaksızlık oldu.
Olması gereken yukarıda ki anlattığım şekildeydi. teşekkürler hocam