hocam merhabalar,
amacım işletmeden tazminat değildi. 30 tane işçiyi sektörel krizi bahane edip, sürgün edip ama bu arada biz sizi sektörel krizden değil, korona virüsünden dolayı işten ücretsiz izne gönderiyoruz demekteler. Ücretsiz izin olgusu için bir karar olmamakla beraber, Yargıtay tartışmalara son noktayı koymak adına "ücretsiz izin olabilmesi için iki tarafın rızası olmalıdır" gibisinden bir madde ile bunu açık bir şekilde belirlemişlerdir. Alo 170 hattını arayıp kendileri ile bu durumu görüştüm. Firma kişiyi rızası olmadan izne mecbur edemez, ancak iş sözleşmesinde bu durum belirtilmişse (ekonomik kriz, şirketin maddi sıkıntılarda işten ücretsiz izne ayrılmayı kabul ve muvaffak ederim) şeklinde belirtilmişse, iş veren işçisini ücretsiz izne tabi edebilir. İş verene sözleşmemi talep ettiğimde, sözleşmeyi vermeyip, ilgili maddenin olmadığını da söylediler. Bende buna istinaden işkur'a şikayette bulundum. İşkur alo 170'e şikayet etmemi söyledi. 170'e şikayet ettiğimde ilgili müffettişler bilgi eksikliğinden detay bilgiye ihtiyaç duymuşlar. Sonuçsuz kaldı. Bu durumda iş veren şikayet ettiğimi öğrenip beni 29. madde "ahlak ve iyi niyet kanunlarına uymama" şeklinde işten çıkarmıştır. Gecemi gündüzüme verdiğim işletme, izinlerimin iptal edildiğinde eyvallah çektiğim işletme beni ahlaksız yaftası ile işten atmış. Bu oldukça gurur kıran bir durum. Amacım yine söylüyorum tazminat beklentisi değil. Ama benim hakkım olan ihbarımın 1 TL bile olsa, bunu vermek zorundadır. Yasalar ve kurallar açıkça bunu belirtmiştir. Korona falan izin hikaye, amaçları işçiyi düşünmek de değil. Amaçları insanların sokağa çıkmamasından ötürü, işletmede sıcak para dönmemesi. Fakat yine aynı zamanda ücretsiz izin kanununda şu madde vardır. İşverenin fazla malzemesi stoğu olması, sektörel durumları olması işçiyi ilgilendiren bir durumda değildir. Yani şirket batıyor, elemanları sal izne, oh, sektör düzelince işe alırız.
An itibari ile adliye arabuluculuk bürosundan talepte bulundum. Ara buluculuk arabulucu avukat tayin etti. Avukat ile görüşme sağladığımda tarafıma yapılan yanlış bildirilen 29. maddeyi iptal etmelerini, hakkım olan ihbarımı vermeleri, yanlış bildirimden dolayı kötü niyet suçunu işledikleri bununda kötü niyet tazminatı adı altında 6 haftalık maaşıma tekabül ettiği, içeride bulunan alacak maaşımı, yapmış olduğum fazla mesailerin toplam bedelinin yaklaşık 6.000 TL olduğunu arabulucu avukat beyefendiye ilettim.
Kaldı ki özel sektör şuan çalışmaktadır. Taksiler, dolmuşlar, fırınlar,eczaneler,inşaat işi ile uğraşanlar, bu örnek çoğaltılabilir. Devlet herhangi bir ohal ilan etmeden, sanki ohal olmuş gibi bir tutum sergiledi işletme.
An itibari ile cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamada devlete düşen görevler olduğu kadar, özel sektöründe üzerine düşen görevler vardır diye de bir açıklama yaptı. Şuan özel sektör çalışmaktadır. İleri bir tarihte işletme ile ortak bir toplantı talebimiz olacak, kabul ederlerse, uzlaşma yapılacak, kabul edilmez ise iş mahkemesinde dava açılacak