• 30-08-2019, 11:51:40
    #19
    Kim ne derse desin İstanbulda 5 bin liranın altında gelirle yaşamak = Sürünmek.
  • 30-08-2019, 12:27:11
    #20
    caylakgirisimci adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam sizde kendinize göre haklısınız ama gerçekten halinize şükretmelisiniz diye düşünüyorum. Dalgasına şükür mükür yazıyorlar ama bakın basit bir hesap yapalım.
    Asgari ücret alan birisi 2k maaş alıyor.
    Haftada neredeyse her gün çalışıyor, çalışmadığı 1 gün de çalışmıyor diye sanki şirketin anasına bacısına sövüyormuş gibi tepki alıyor.
    İşe gidiş, yemek cart curt genelde çoğu yerde kendi karşılıyor.
    Saatler heryerde değişik, 12 saat çalıştıran yer de var.
    Zaten beden işçiliği, kimi yer siliyor, kimi tüm gün ayakta. Ama memursan koltuğun var masan var, penceren var, her memurun odası kendine özel daire gibi. Bilgisayarın var.

    Ama memur:
    Sabah işe servis götürüyor.
    İş 9 da başlıyor, yarım saat çay aldım günaydın dedim selam verdim zaten 10 oluyor. Kimseye görünmezsen elindeki işi yaparsan zaten halini hatrını soran yok, istersen git depoda uyu.
    Akşam 5 de paydos, 4, 4.5 dedinmi zaten çoğu kalkıp gidiyor.
    Evine servis götürüyor.
    Öğlen yemeği var, binbir çeşit yemek, kalorisine kadar uzmanlar hesaplıyor. Bir gün balık yersen ertesi gün tavuk yiyorsun.
    Yükselme şansın var, iki sınava gir maaşa zam.
    Kovulmuyorsun. korkusuzsun.
    Hafta sonu 2 gün izinlisin, seninle birlikte herkes izinli olduğu için kimse sana kötü gözle bakmıyor yattın diye.
    Para mı lazım, zaten dönem dönem mesai açılıyor, gidiyorsun cumartesi pazar 2 saat fazladan çalışıyorsun bide ordan ek para.
    E zaten eve erken geliyon, bilgisayar forumundasın aç 2 iş de burdan yap.
    Maaş desen zaten asgari ücretin kaç katı.


    Yani siyaset yapmak istemem ama gerçekten halinize şükredin.
    Şu attığınız bebek şeyini asgari ücretli adam alınca zaten maaşının 4/1 i bitmiş oluyor.
    Anne ayağım kırıldı değnekle yürüyorum - oğlum bak iki ayağı kırık olan hiç yürüyemeyen insanlar var şükret haline
    Anne iki ayağımda kırıldı yürüyemiyorum - olsun oğlum en azından ölmedin şükret haline

    Şu daha kötüyü gösterip şükredin halinize mantığı bitmedikçe Türkiye de herhangi bir ilerleme yaşanmaz. 3000 lira alıyorum, geçinemiyorum diyene asgari ücretli çemkiriyor, asgari ücretliye ücretli öğretmenler ve iş bulamayanlar çemkiriyor. Saçma sapan bir düzen var kafasını kaldırıp bir şeyler söyleyen hemen linç ediliyor. Madem sende maaşından memnun değilsin sende itiraz et, niye itiraz edenin kafasına vurup susturmaya çalışıyorsun.
  • 30-08-2019, 12:46:18
    #21
    caylakgirisimci adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam sizde kendinize göre haklısınız ama gerçekten halinize şükretmelisiniz diye düşünüyorum. Dalgasına şükür mükür yazıyorlar ama bakın basit bir hesap yapalım.
    Asgari ücret alan birisi 2k maaş alıyor.
    Haftada neredeyse her gün çalışıyor, çalışmadığı 1 gün de çalışmıyor diye sanki şirketin anasına bacısına sövüyormuş gibi tepki alıyor.
    İşe gidiş, yemek cart curt genelde çoğu yerde kendi karşılıyor.
    Saatler heryerde değişik, 12 saat çalıştıran yer de var.
    Zaten beden işçiliği, kimi yer siliyor, kimi tüm gün ayakta. Ama memursan koltuğun var masan var, penceren var, her memurun odası kendine özel daire gibi. Bilgisayarın var.

    Ama memur:
    Sabah işe servis götürüyor.
    İş 9 da başlıyor, yarım saat çay aldım günaydın dedim selam verdim zaten 10 oluyor. Kimseye görünmezsen elindeki işi yaparsan zaten halini hatrını soran yok, istersen git depoda uyu.
    Akşam 5 de paydos, 4, 4.5 dedinmi zaten çoğu kalkıp gidiyor.
    Evine servis götürüyor.
    Öğlen yemeği var, binbir çeşit yemek, kalorisine kadar uzmanlar hesaplıyor. Bir gün balık yersen ertesi gün tavuk yiyorsun.
    Yükselme şansın var, iki sınava gir maaşa zam.
    Kovulmuyorsun. korkusuzsun.
    Hafta sonu 2 gün izinlisin, seninle birlikte herkes izinli olduğu için kimse sana kötü gözle bakmıyor yattın diye.
    Para mı lazım, zaten dönem dönem mesai açılıyor, gidiyorsun cumartesi pazar 2 saat fazladan çalışıyorsun bide ordan ek para.
    E zaten eve erken geliyon, bilgisayar forumundasın aç 2 iş de burdan yap.
    Maaş desen zaten asgari ücretin kaç katı.


    Yani siyaset yapmak istemem ama gerçekten halinize şükredin.
    Şu attığınız bebek şeyini asgari ücretli adam alınca zaten maaşının 4/1 i bitmiş oluyor.
    Şükretmek ile şükürcülüğü yaşam felsefesi haline getirmek arasında ince bir çizgi var. İnsanın haline, sahip olduklarına şükretmesi daha güzel birşey fakat buna şükrederken daha iyisine sahip olmak içinde elinden geleni yapmalı. Çok şükür memurum sesimi kesip oturayım ne verirlerse eyvallah kafasında bir adamın bu ülkeye vereceği pek fazla birşey olamaz. Kaldı ki sen xxxxx lira kazanıyorsun, işinde rahat o yüzden çok konuşma bak asgari ücret alıp ne ağır işler yapanlar var gibi bir düşünce, sağlıklı bir düşünce değil.
    Yani özetle başımıza ne geliyorsa şükretmekten değil ama şükürcülükten geliyor. Herkes daha iyi bir yaşam standartı ister, konuyu açan arkadaşta bunu istemiş. Üstelik onun, benim, senin verdiğin vergilerin çarçur edildiğini görünce iyice canı sıkılmış.
  • 30-08-2019, 12:53:25
    #22
    Şu anda çalıştığım firma ( üretim merkezi) iflas etmiş durumda. Bir haftadır işten çıktım. Çalışanlara 3 aydır doğru düzgün maaşı bile vermiyorlar.
    Bir hafta oluyor çıkalı. İş ariyorum.
    Nereye gidiyoruz Allah bilir.
  • 30-08-2019, 13:12:57
    #23
    Çözüm bebek bezi almamak. Onun da çözümü bebek yapmamak. O da sorunsa çözüm evlenmemek. Şahsen sıkıntı çekeceksem evlenmem. Macera aramaya gerek yok. Hayat çok pahalı. Kriz var ve asla iyiye gitmeyecek. Hep daha kötü olacak. Bunu bile bile hareket edin. Ayağınızı yorganınıza göre uzatın.

    Ben geçiniyorum. Çünkü bekarım. Evli olsam açlıktan ölürüm bu maaşımla. Forumda her gün başlık açarım geçinemiyom diye.

    Bana çemkirmeyin. Zamları ben yapmadım. Maaşınızı da ben hesaplamıyorum. Sadece durum kötü kolla g...

    Yeğenime prima külot bezle hipp mama alan kardeşime de aynını dedim. Prima alma o zaman git sleppy al. Hipp alma muhallebi yedir. Bana ne. Doğuran sensin üreyen sensin. Bu kriz yeni çıkmadı. 3 senedir var. Kaç seçim geçti. Oyu ben vermedim. Çocuklu krizli geçim derdi olanlar verdi. Sizi anlamıyorum. Hep yakınma hep yakınma. Seneye bi çocuk daha yapın. Sanki şehzade doğuruyorsunuz. Sonra da geçim çok zor falan.

    Valla bana zor değil. Çünkü fakir halimle üreyip topluma yeni fakirler kazandırmıyorum. Kendime yetecek kadar olan paramla sıcak yuva hayalim yok.

    Yakınanları sevmiyorum. Hep bi madur edebiyatı.
  • 30-08-2019, 14:36:28
    #24
    Ülkesini seven bir insan olarak son durumlardan bende çok rahatsızım.
    Bir an önce tası tarağı toplayıp yaşam standardımın daha yüksek olacağı bir ülkeye gitmek istiyorum.
  • 30-08-2019, 15:50:28
    #25
    SinemBilisim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Anne ayağım kırıldı değnekle yürüyorum - oğlum bak iki ayağı kırık olan hiç yürüyemeyen insanlar var şükret haline
    Anne iki ayağımda kırıldı yürüyemiyorum - olsun oğlum en azından ölmedin şükret haline

    Şu daha kötüyü gösterip şükredin halinize mantığı bitmedikçe Türkiye de herhangi bir ilerleme yaşanmaz. 3000 lira alıyorum, geçinemiyorum diyene asgari ücretli çemkiriyor, asgari ücretliye ücretli öğretmenler ve iş bulamayanlar çemkiriyor. Saçma sapan bir düzen var kafasını kaldırıp bir şeyler söyleyen hemen linç ediliyor. Madem sende maaşından memnun değilsin sende itiraz et, niye itiraz edenin kafasına vurup susturmaya çalışıyorsun.
    Bu dediğiniz mantıkla dilencilerin de isyan etmesi lazım bize para vermiyorlar diye.
    Ben kendi görüşümü belirtiyorum, ister dini ister psikolojik bakış açısıyla bakın, insana kendinden yukardakine bakıp kendi yaşamıyla kıyaslamak daima stres, huzursuzluk ve mutsuzluk getirir.
    Senden aşağıdakilere bakıp haline şükredersen, daima mutlu olursun ve elinin altındakilerin kıymetini bilirsin.
    Benim bugün villam yok, villam yok diye ağlayıp sızlasam, devlete millete sövsem bana para vermiyorsunuz villam yok diye, yıllar boyu ağladığımla ve çektiğim acıyla kalırım.
    Biri acıyıp yada beni haklı bulup villa verdiğinde bir süre sonra 2. villayı istemeye başlarım. Sonra bu böyle devam eder.
    Ama şuan en azından başımı sokacak bir yuvam olduğu için şükrediyorum. İsyan etmiyorum, benden fakirlerin oluğunu biliyorum. Hem şükrediyorum, hemde çalışmaya devam ediyorum. Zamanla yeni evler de alıyorum. Allaha şükür yemek de yiyebiliyorum.
    İnsan oğlunun karnını yalnızca toprak doyurur.
    Şimdi bu arkadaş burada isyan etti diye devlet maaşına zam mı yapacak?
    Twitter'da tt olsa memur zammı mı artacak?
    Eylem yapsa sağı solu dağıtsa, ortalığı ateşe verse zam mı gelecek?
    İster sussun ister susmasın, ben sadece görüşümü belli ettim.
    Şuan eğer mutsuz bir psikolojideyse ve bu durumdan kurtulmak istiyorsa, yapabileceği en kolay şey kendinden aşağıya bakıp şükretmek. Ha elinden maaşına zam getirmek geliyorsa yapsın kendi bilir.
    Ayrıca şükredin halinize mantığı da ilelebet bitmez, onu kafanızdan çıkarın derim. İnananı olsun inanmayanı olsun bu millet ekmeğe, nimete daima şükür halinde olmuştur. 100 ekmek alacak parası olsa da 101'inciyi alamıyorum diye asla nankörlük yapmaz. 1 Ekmeği de hor görmez. Haline şükreder.

    KR@LKSK adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Şükretmek ile şükürcülüğü yaşam felsefesi haline getirmek arasında ince bir çizgi var. İnsanın haline, sahip olduklarına şükretmesi daha güzel birşey fakat buna şükrederken daha iyisine sahip olmak içinde elinden geleni yapmalı. Çok şükür memurum sesimi kesip oturayım ne verirlerse eyvallah kafasında bir adamın bu ülkeye vereceği pek fazla birşey olamaz. Kaldı ki sen xxxxx lira kazanıyorsun, işinde rahat o yüzden çok konuşma bak asgari ücret alıp ne ağır işler yapanlar var gibi bir düşünce, sağlıklı bir düşünce değil.
    Yani özetle başımıza ne geliyorsa şükretmekten değil ama şükürcülükten geliyor. Herkes daha iyi bir yaşam standartı ister, konuyu açan arkadaşta bunu istemiş. Üstelik onun, benim, senin verdiğin vergilerin çarçur edildiğini görünce iyice canı sıkılmış.
    Hocam dediğin konuya girersek bu işin içinden çıkamayız.
    Arkadaş yanlış anlamasın ama bu ülkedeki devlet memuru benim gözümde 20 milyar küsür maaş alan millet vekiliyle aynı değerde. İkisinin de çok bir işe yaradığını düşünmüyorum.
    O yüzden ben maaşımdan çok iş yapıyorum, benim değerim daha fazla diyen memura inanmıyorum ben.
    Ha hak ediyorsa, hakikaten emeğini veriyor, vazifesini fazlasıyla yerine getiriyorsa zaten o adam yükselir, müdürlüğe kadar çıkar, çıkamıyorsa Allah maaşına zam getirsin diyecek bir şey yok.
    Ama bana kalırsa memurun vazifesi ve imkanlarıyla aldığı maaş gayet Türkiye şartlarında orantılı diye düşünüyorum.
    Karşı çıkan olur, ilden ile, ilçeden ilçeye değişir masraflar ama benim şuanki gördüğüm kadarıyla maaşlar gayet uygun işe göre.

    Ayrıca üstteki alıntıya yaptığım cevapta da belirttim, daha iyi bir yaşam herkes ister, ben oh şükredelim dilenci olalım, kaldırımda biriken suyu içelim, köpek maması yiyelim demiyorum.
    Mutlu olmak istiyorsak, bizden üsttekilere değil, alttakilere bakıp, işimize tam gayret devam etmeliyiz diye düşünüyorum.

    Şahsi fikirlerim bunlar, yine elbette karşı çıktığınız kısımlar olacak ama ben bu şekilde yaşıyorum ve gayet mutluyum, Allaha şükür maaşım az diye konu açma gereği duryurmuyor Rabbim, duydurmasın da. Ha açsam açarım, kime göre az neye göre az, bana göre 1k çoktur sana göre azdır, bana göre 10k azdır sana göre çoktur.
    Bunlar göreceli konular, bende fikrimi belirttim.
  • 30-08-2019, 16:26:27
    #26
    caylakgirisimci adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu dediğiniz mantıkla dilencilerin de isyan etmesi lazım bize para vermiyorlar diye.
    Ben kendi görüşümü belirtiyorum, ister dini ister psikolojik bakış açısıyla bakın, insana kendinden yukardakine bakıp kendi yaşamıyla kıyaslamak daima stres, huzursuzluk ve mutsuzluk getirir.
    Senden aşağıdakilere bakıp haline şükredersen, daima mutlu olursun ve elinin altındakilerin kıymetini bilirsin.
    Benim bugün villam yok, villam yok diye ağlayıp sızlasam, devlete millete sövsem bana para vermiyorsunuz villam yok diye, yıllar boyu ağladığımla ve çektiğim acıyla kalırım.
    Biri acıyıp yada beni haklı bulup villa verdiğinde bir süre sonra 2. villayı istemeye başlarım. Sonra bu böyle devam eder.
    Ama şuan en azından başımı sokacak bir yuvam olduğu için şükrediyorum. İsyan etmiyorum, benden fakirlerin oluğunu biliyorum. Hem şükrediyorum, hemde çalışmaya devam ediyorum. Zamanla yeni evler de alıyorum. Allaha şükür yemek de yiyebiliyorum.
    İnsan oğlunun karnını yalnızca toprak doyurur.
    Şimdi bu arkadaş burada isyan etti diye devlet maaşına zam mı yapacak?
    Twitter'da tt olsa memur zammı mı artacak?
    Eylem yapsa sağı solu dağıtsa, ortalığı ateşe verse zam mı gelecek?
    İster sussun ister susmasın, ben sadece görüşümü belli ettim.
    Şuan eğer mutsuz bir psikolojideyse ve bu durumdan kurtulmak istiyorsa, yapabileceği en kolay şey kendinden aşağıya bakıp şükretmek. Ha elinden maaşına zam getirmek geliyorsa yapsın kendi bilir.
    Ayrıca şükredin halinize mantığı da ilelebet bitmez, onu kafanızdan çıkarın derim. İnananı olsun inanmayanı olsun bu millet ekmeğe, nimete daima şükür halinde olmuştur. 100 ekmek alacak parası olsa da 101'inciyi alamıyorum diye asla nankörlük yapmaz. 1 Ekmeği de hor görmez. Haline şükreder.



    Hocam dediğin konuya girersek bu işin içinden çıkamayız.
    Arkadaş yanlış anlamasın ama bu ülkedeki devlet memuru benim gözümde 20 milyar küsür maaş alan millet vekiliyle aynı değerde. İkisinin de çok bir işe yaradığını düşünmüyorum.
    O yüzden ben maaşımdan çok iş yapıyorum, benim değerim daha fazla diyen memura inanmıyorum ben.
    Ha hak ediyorsa, hakikaten emeğini veriyor, vazifesini fazlasıyla yerine getiriyorsa zaten o adam yükselir, müdürlüğe kadar çıkar, çıkamıyorsa Allah maaşına zam getirsin diyecek bir şey yok.
    Ama bana kalırsa memurun vazifesi ve imkanlarıyla aldığı maaş gayet Türkiye şartlarında orantılı diye düşünüyorum.
    Karşı çıkan olur, ilden ile, ilçeden ilçeye değişir masraflar ama benim şuanki gördüğüm kadarıyla maaşlar gayet uygun işe göre.

    Ayrıca üstteki alıntıya yaptığım cevapta da belirttim, daha iyi bir yaşam herkes ister, ben oh şükredelim dilenci olalım, kaldırımda biriken suyu içelim, köpek maması yiyelim demiyorum.
    Mutlu olmak istiyorsak, bizden üsttekilere değil, alttakilere bakıp, işimize tam gayret devam etmeliyiz diye düşünüyorum.

    Şahsi fikirlerim bunlar, yine elbette karşı çıktığınız kısımlar olacak ama ben bu şekilde yaşıyorum ve gayet mutluyum, Allaha şükür maaşım az diye konu açma gereği duryurmuyor Rabbim, duydurmasın da. Ha açsam açarım, kime göre az neye göre az, bana göre 1k çoktur sana göre azdır, bana göre 10k azdır sana göre çoktur.
    Bunlar göreceli konular, bende fikrimi belirttim.
    Memur arkadaşlar alınmasın, gücenmesin benimde memurlar ile ilgili görüşlerim seninle aynı o ayrı konu. Benim karşı çıktığım şey insanların daha fazla standart istemesi kötü birşey değil. Aksine bunu eğer kötü bir hırs haline getirmezlerse hem kendine hem de ülkesine daha faydalı bir birey haline gelir. Çünkü daha iyi yaşamak isteyen adam işini her zaman daha iyi yapar daha fazla kazanabilmek için.
    Bu alttakilere üsttekilere bakalım konusunda da tam tersini düşünüyorum. Her zaman bizden üsttekileri hedefleyip ona göre daha çok çalışmalıyız. Çünkü daha az kazananlara bakıp mutlu olmaya çalışırsak sadece yerimizde sayarız, daha başarılı olmak adına birşey yapmayız.
  • 30-08-2019, 16:33:41
    #27
    KR@LKSK adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Memur arkadaşlar alınmasın, gücenmesin benimde memurlar ile ilgili görüşlerim seninle aynı o ayrı konu. Benim karşı çıktığım şey insanların daha fazla standart istemesi kötü birşey değil. Aksine bunu eğer kötü bir hırs haline getirmezlerse hem kendine hem de ülkesine daha faydalı bir birey haline gelir. Çünkü daha iyi yaşamak isteyen adam işini her zaman daha iyi yapar daha fazla kazanabilmek için.
    Bu alttakilere üsttekilere bakalım konusunda da tam tersini düşünüyorum. Her zaman bizden üsttekileri hedefleyip ona göre daha çok çalışmalıyız. Çünkü daha az kazananlara bakıp mutlu olmaya çalışırsak sadece yerimizde sayarız, daha başarılı olmak adına birşey yapmayız.
    'Daha iyi yaşamak isteyen adam işini her zaman daha iyi yapar'
    bu felsefe batıda çok fazla, afedersiniz it gibi çalışıyorlar. Çalışmak ve başarılı olmak adamların hayat felsefesi. Bir şeyleri doğru yapmak, paranın hakkını vermek adamlara özgü bir şey. **************, kolaya kaçmak vs. genelde fakir ülkelerde oluyor.
    Bende çok çalışılmasından yanayım kişi kendi için çalışkan olmalı, çok çalışanın ülkede hakkını alıp alamadığı konusunda ben daha bir şey deneyimleyemedim, belki alan vardır alamayan da vardır.

    Hedef konusunda bende öyle düşünüyorum zaten, şayet benim takip ettiğim insanların hepsi zengin, benim mal varlığımı kaç kat kere satın alabilecek adamlar var. Ama bu beni kötü hissettirmiyor çünkü 'ahh vah bende yok' demek yerine bu ne yapıyor da bunu alabiliyor yada bu ne yapmıyor da benden farklı diye hedef belirliyorum. Irk falan da fark etmiyor, mesela ali abdaal var, adam zengin, pakistandan ingiltereye gitmiş, doktor olmuş.
    Ama psikolojik olarak mutlu hissetmek için aşağıya bakmalıyız.

    Özet: çok çalış, kazan, şükret, yukarıyı hedefle, aşağıya bak. benim felsefem bu.