• 16-08-2018, 14:10:35
    #37
    Seul adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ve o kadar ağırdır ki bir çay kaşığı nötron yıldızı 6 milyar ton ağırlığından fazladır.
    Hocam bu notron yıldızlar konusu ağır geldi 2mm lik bir parçanın everest dağının ağırlığı kadar olmasına inanmak gerçekten çok güç
    Evet gerçekten inanması çok güç. Aklın sınırlarını zorlayan bir bilgi. Ama eksiği var fazlası yok. Çünkü maddenin %99.9999999999'u boşluktan oluşuyor.

    Misal dünyadaki tüm insanlarda bulunan atomlardaki boşlukları çıkardığımızı düşünelim. Geriye kalan maddeyi bir küp şekerin hacmi kadar alana sığdırabilirsiniz.

    Şu kitaplarda, internette Atom diyince çizilen bir görsel vardır hani.


    Ha işte bu resimde görültüğü gibi atom çekirdeği ve elektronlar o kadar da yakın değil. Hatta bir büyük basketbol stadyumu düşünün. bu stadyumun tam ortasında bir misket koyun. Bu misketi atomun çekirdeği kabul edersek elektronlar da stadyumun çevresinde dönecektir.



    Baris13 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Evren kavramının bir delinin “rüyamda böyle gördüm” bu yüzden evren vardır ve sonsuzdur dedikten sonra kabul edildiğini biliyor muydunuz ?
    Binlerce yıl kabul gören fikirden sonra bir delinin rüyasıyla evreni kabul etmişiz.
    Tıpkı binlerce yıl dünyanın düz olduğunu düşündükten sonra yine bir an da “geoid dünya” kabul edilmiş.

    Hem dünya hem de evren bence sorgulanmaya çok açık.

    Ve bence bizlere sürekli yanlış bilgiler empoze edildi.
    Hocam dedikleriniz biraz kulaktan dolma bilgiler. Özellikle şu rüyalı kısmı hiç ama hiç duymadım.

    İnsanlık bu noktaya bir anda gelmedi. Binlerce yıllık bilgi birikimin sonucunda insanlık bu bilgi seviyesine erişti. Teknoloji geliştikçe de bu bilgiye ulaşma hızı git gide hızlanıyor.
    Yani 100 yıl önce bir şeyleri keşfetme hızı başkaydı, şimdi bambaşka bundan yüz yıl sonra akıl sınırlarını zorlayan bilgilere ulaşacağız.

    Misal uzaya gönderdiğimiz Hubble teleskobu'nun sadece 1 dakikada topladığı bilgi bundan 50 yıl önceki insanlığın tüm ama tüm topladığı bilgiye eşdeğer.

    Binlerce yıl dünyanın düz olduğu düşünülmüş, ama yanlış düşünülmüş. Nasıl binlerce yıl bir öküzün kafasında olduğu yanlış düşünüldüğü gibi o düşüncede yanlıştı ve bu yanlıştan M.Ö. 500 yılında dönüldü.

    ve bir anda kabul edilen bir şey yok. İnsanlar yeri geldi doğrular adına canlarını verdiler.

    bu arada evren ve dünya tabi ki sorgulamaya açık ki zaten buna bilim deniliyor.
  • 18-08-2018, 17:45:48
    #38
    tuzunler adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Evet gerçekten inanması çok güç. Aklın sınırlarını zorlayan bir bilgi. Ama eksiği var fazlası yok. Çünkü maddenin %99.9999999999'u boşluktan oluşuyor.

    Misal dünyadaki tüm insanlarda bulunan atomlardaki boşlukları çıkardığımızı düşünelim. Geriye kalan maddeyi bir küp şekerin hacmi kadar alana sığdırabilirsiniz.

    Şu kitaplarda, internette Atom diyince çizilen bir görsel vardır hani.


    Ha işte bu resimde görültüğü gibi atom çekirdeği ve elektronlar o kadar da yakın değil. Hatta bir büyük basketbol stadyumu düşünün. bu stadyumun tam ortasında bir misket koyun. Bu misketi atomun çekirdeği kabul edersek elektronlar da stadyumun çevresinde dönecektir.





    Hocam dedikleriniz biraz kulaktan dolma bilgiler. Özellikle şu rüyalı kısmı hiç ama hiç duymadım.

    İnsanlık bu noktaya bir anda gelmedi. Binlerce yıllık bilgi birikimin sonucunda insanlık bu bilgi seviyesine erişti. Teknoloji geliştikçe de bu bilgiye ulaşma hızı git gide hızlanıyor.
    Yani 100 yıl önce bir şeyleri keşfetme hızı başkaydı, şimdi bambaşka bundan yüz yıl sonra akıl sınırlarını zorlayan bilgilere ulaşacağız.

    Misal uzaya gönderdiğimiz Hubble teleskobu'nun sadece 1 dakikada topladığı bilgi bundan 50 yıl önceki insanlığın tüm ama tüm topladığı bilgiye eşdeğer.

    Binlerce yıl dünyanın düz olduğu düşünülmüş, ama yanlış düşünülmüş. Nasıl binlerce yıl bir öküzün kafasında olduğu yanlış düşünüldüğü gibi o düşüncede yanlıştı ve bu yanlıştan M.Ö. 500 yılında dönüldü.

    ve bir anda kabul edilen bir şey yok. İnsanlar yeri geldi doğrular adına canlarını verdiler.

    bu arada evren ve dünya tabi ki sorgulamaya açık ki zaten buna bilim deniliyor.
    Yanılıyorsunuz.

    Dünya şuan en ilkel çağında.

    Kulaktan dolma bilgiler değil kendim araştırmayı çok severim. Uzun uzadıya konuşmayıda.

    Geçmişe yönelik araştırmalarınızı iyi yaparsanız dediklerimin doğruluğunu kendiniz fark edeceksiniz.

    Şuan ki teknolojiye gelişmiş diyorsanız , sanskritlerin yaşadağı , sümerlerin hatta hepsini geçtim mısıra bakabilirsiniz.

    Şuan teknolojimiz filan gelişmiş değil. Ve bildiğiniz öğrendiğiniz her şey yalan.
    Şuan en ilkel çağdayız, teknoloji olarak. Belki insanlığın ilk çağlarında ki ile eşdeğiriz. Taştan çömlekten bahsetmiyorum tabii ki.

    Söylediğiniz hubble teleskobunu dünya’ya çevirip canlı yayın yapmayan ve dünyanın yuvarlak olduğunu kanıtlamayan nasa ya hiç değinmiyorum

    Bu arada rüya olayını hiç duymadım demişsiniz o halde şuan savunduğunuz evren hakkında ki bilgileri sunan bilim adımlarının inandığı en temel ilkeyi hiç bilmiyorsunuz.

    “Giordano Bruno, 1548 yılında İtalya’nin Naples şehrinde doğdu. Gerçek ismi Filippo idi. Rahip olunca Giordano ismini aldı. Bruno inanılmaz bir hafızaya sahipti. Duyduğu bir şeyi asla unutmuyordu. Evrenin sırlarına çok meraklıydı. Bu merakıyla, kilisenin depolarında saklanan yasaklanmış kitapları okumaya cesaret etti ve okurken yakalanıp rahiplikten atıldı.

    O kitaplardan birinde, tanrının sadece bu dünyayı yaratacak kadar küçük olamayacağı ve onun yaratmasının bu kadarla sınırlı kalamayacağı, dolayısıyla başka Güneş’lerin, yıldızların ve dünyaların da olabileceği yazılıydı. O sıralarda Kopernik her şeyin merkezi Dünya değil Güneş’tir demişti. Bruno bu görüşü hemen sahiplendi.

    Bruno bir gece rüyasında yıldızların ötesine yolculuk yaptı. Rüyasında yıldızlar alemini gezdi. Hepsinin ayrı ayrı güneşler olduğunu ve etraflarında o güneşlerin yörüngesinde dönen gezegenler bulunduğunu, hatta gezegenlerin bazılarında hayat olduğunu gördü. Rüyadan uyanınca artık kâinatın bir merkezinin olmadığına, yıldızlarında kendi başlarına birer Güneş olduklarına ve etraflarında dönen gezegenlerin olduğuna inanmıştı”
  • 20-08-2018, 00:58:57
    #39
    Takip
  • 20-08-2018, 05:04:16
    #40
    tuzunler adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Evet mesele ışık hızı ile gitmek veya hç değilse ışık hızına yakın bir hızla yol almak değil.

    İnsanlığın işini bu hız bile görmüyor. Çünkü Işık hızı ile yol alsak dahi sırf kendi galaksimizden ayrılmamız dahi binlerce yıl sürecek.

    Ayrıca dediğiniz gibi Işık hızına yakın bir hızda yol almak beraberinde başka sorunlarda getiriyor. Dediğiniz gibi manevra problemi. Ayrıca o hızda giderken minicik gök cisimleri dahi tehlikeli olabilir.

    Warp teknolojisi ile ilgili yayınlar okumuştum. Bana en mantıklısı o gelmişti.
    Işık hızı emin olun işimizi fazlasıyla görür. Çünkü o hıza ulaştığımızda zaten zaman ve mekan kavramı yok oluyor. Anlayacağınız zaman duruyor.

    Tahminen biz yine herşeyi aynı görürüz o hızlara çıksak. Ama çevremizdeki herşeyi durur gibi görürüz muhtemelen. Düşünsenize siz hareket ediyorsunuz ancak çevrenizdeki herşey sabit. Işık bile sizinle aynı hızda yavaş yavaş gidiyor.( Bu tamamen benim düşüncem)

    Zaman ve mekan kavramı yok olacağı için binlerce yıl, ışınlanan insan için geçerli olmayıp, bizim için geçerli olacaktır. Bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim
    Eğer ki ışık hızına ulaşamayacak olsak bile yanlış hatırlamıyorsam ışık hızının %86 sına ulaşırsak herşey yarı yarıya yavaşlar, %98 sine ulaşırsak 7 kat yavaşlar diye hatırlıyorum. %100 de ise durur.
    Son olarak evrene ilgi duyuyorsanız izafiyet kuramı, genel görelilik hakkında fazla ayrıntıya inmeden genel olarak bakmanızı tavsiye ederim. Çünkü zamanı anlamadan evreni anlamak çok zordur.
  • 20-08-2018, 17:13:01
    #41
    Baris13 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yanılıyorsunuz.

    Dünya şuan en ilkel çağında.

    Kulaktan dolma bilgiler değil kendim araştırmayı çok severim. Uzun uzadıya konuşmayıda.

    Geçmişe yönelik araştırmalarınızı iyi yaparsanız dediklerimin doğruluğunu kendiniz fark edeceksiniz.

    Şuan ki teknolojiye gelişmiş diyorsanız , sanskritlerin yaşadağı , sümerlerin hatta hepsini geçtim mısıra bakabilirsiniz.

    Şuan teknolojimiz filan gelişmiş değil. Ve bildiğiniz öğrendiğiniz her şey yalan.
    Şuan en ilkel çağdayız, teknoloji olarak. Belki insanlığın ilk çağlarında ki ile eşdeğiriz. Taştan çömlekten bahsetmiyorum tabii ki.

    Söylediğiniz hubble teleskobunu dünya’ya çevirip canlı yayın yapmayan ve dünyanın yuvarlak olduğunu kanıtlamayan nasa ya hiç değinmiyorum

    Bu arada rüya olayını hiç duymadım demişsiniz o halde şuan savunduğunuz evren hakkında ki bilgileri sunan bilim adımlarının inandığı en temel ilkeyi hiç bilmiyorsunuz.

    “Giordano Bruno, 1548 yılında İtalya’nin Naples şehrinde doğdu. Gerçek ismi Filippo idi. Rahip olunca Giordano ismini aldı. Bruno inanılmaz bir hafızaya sahipti. Duyduğu bir şeyi asla unutmuyordu. Evrenin sırlarına çok meraklıydı. Bu merakıyla, kilisenin depolarında saklanan yasaklanmış kitapları okumaya cesaret etti ve okurken yakalanıp rahiplikten atıldı.

    O kitaplardan birinde, tanrının sadece bu dünyayı yaratacak kadar küçük olamayacağı ve onun yaratmasının bu kadarla sınırlı kalamayacağı, dolayısıyla başka Güneş’lerin, yıldızların ve dünyaların da olabileceği yazılıydı. O sıralarda Kopernik her şeyin merkezi Dünya değil Güneş’tir demişti. Bruno bu görüşü hemen sahiplendi.

    Bruno bir gece rüyasında yıldızların ötesine yolculuk yaptı. Rüyasında yıldızlar alemini gezdi. Hepsinin ayrı ayrı güneşler olduğunu ve etraflarında o güneşlerin yörüngesinde dönen gezegenler bulunduğunu, hatta gezegenlerin bazılarında hayat olduğunu gördü. Rüyadan uyanınca artık kâinatın bir merkezinin olmadığına, yıldızlarında kendi başlarına birer Güneş olduklarına ve etraflarında dönen gezegenlerin olduğuna inanmıştı”

    Hocam herkes NASA'ya giydiriyor tamam da Dünyadaki tek uzay ajansı o değil ki. Liste çok daha uzun ama birkaçını merak edenler için yazayım tekrar.
    JAXA (Japon Uzay Araştırma Ajansı)
    Roskosmos (Rusya Uzay Ajansı)
    Çin Ulusal Uzay Yönetimi (CNSA)
    ESA (Avrupa Uzay Ajansı)
    ISRO (Hindistan Uzay Araştırma Kurumu)
    Avusturya Uzay Ajansı (ASA)
    Belçika Uzay Ajansı
    Brezilya Uzay Ajansı (AEB)
    İngiltere Ulusal Uzay Merkezi
    Bulgaristan Havacılık ve Uzay Ajansı
    Kanada Uzay Ajansı CSA/ASC
    Kolombiya Uzay Kurulu
    İngiliz Milletler Topluluğu Bilim ve Sanayi Araştırma Kurumu(CSIRO)

    Tamam biri yalan söyler de hepsi mi yalancı? Hepsi mi kurmaca?

    Bu arada sizin bahsettiğiniz konu çok fark farklı bir konu.
    Evet belki de İnsanlığın teknolojik evreleri bildiğimiz ve bize öğretilen gibi yaşanmadı.

    Ve yine evet bilimin ilk başlangıç noktaları çeşitli inanışlar, gelenekler veya sizin dediğiniz gibi bir rüya ile de başlamış olabilir. Ki öyle de olması çok normal. Yani bundan 1000, 2000 yıl önceki insanlardan bugünün bilim kafasında olmasını düşünmek zaten saçma olur.

    Ama benim tam emin olamadığım nokta, siz şuan dünya yuvarla değil düzdür demeye mi getiriyorsunuz?
    Gerçi dediklerinizden öyle dediğiniz kesin ama yine de insanın inanası gelmiyor tabi böyle bir şeye nasıl inanılır?


    bulut51 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Işık hızı emin olun işimizi fazlasıyla görür. Çünkü o hıza ulaştığımızda zaten zaman ve mekan kavramı yok oluyor. Anlayacağınız zaman duruyor.

    Tahminen biz yine herşeyi aynı görürüz o hızlara çıksak. Ama çevremizdeki herşeyi durur gibi görürüz muhtemelen. Düşünsenize siz hareket ediyorsunuz ancak çevrenizdeki herşey sabit. Işık bile sizinle aynı hızda yavaş yavaş gidiyor.( Bu tamamen benim düşüncem)

    Zaman ve mekan kavramı yok olacağı için binlerce yıl, ışınlanan insan için geçerli olmayıp, bizim için geçerli olacaktır. Bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim
    Eğer ki ışık hızına ulaşamayacak olsak bile yanlış hatırlamıyorsam ışık hızının %86 sına ulaşırsak herşey yarı yarıya yavaşlar, %98 sine ulaşırsak 7 kat yavaşlar diye hatırlıyorum. %100 de ise durur.
    Son olarak evrene ilgi duyuyorsanız izafiyet kuramı, genel görelilik hakkında fazla ayrıntıya inmeden genel olarak bakmanızı tavsiye ederim. Çünkü zamanı anlamadan evreni anlamak çok zordur.
    Yazıda da belirttiğimi sanıyordum ama atlamış da olabilirim
    Işık hızı normal şartlarda işimiz görmez diye dememin sebebi ; Yani bir mesafeyi ışık hızıyla da gitsek o mesafe çok çok çok uzak olunca Samanyolun Galaksisinden bile çıkamıyoruz. Mesafeler korkunç uzaklıkta.

    Ama ışık hızıyla gitmenin farklı sonuçları olacaktır. Bu da sizin dediğiniz gibi zaman mekan kavramındaki değişiklikler.

    Ama işte sorun da zaten ışık hızıyla gidememekte. Aslında bu örnekler verirken bile kimse ışık hızında gidersek diye örnek vermiyor. Herkes ışık hızına yakın bir hızla diye başlıyor cümleye. Çünkü ışık hızıyla giden bir gemi, cihaz v.b. şeyler yapmak imkansız. O bahsi geçen %98 7 kat yavaşlaması dahi yetmiyor özetle.

    Bu belirttiğiniz kaynaktan değil ama birçok internet kaynağından izafiyet teorisine bakmışlığım var. Hatta Albert Einstein'ın İzafiyet Teorisi diye bir kitabı var 144 sayfa ve çok basit bir anlatımla bu teori anlatılmış. (Türkçe çevirisi Say Yayınları)

    Benim hatam belki de kafamdakini anlatırken Işık hızına yakın hızlar yerine "ışık hızında" terimini kullanmak oldu ki aslında bu çok büyük bir fark o yüzden yanlış anlaşıldıysam özür dilerim .

    Verdiğiniz link için de teşekkür ederim. İlk feda karşılaşanlar için güzel ve basit anlatımlı güzel bir örnek olmuş.
  • 20-08-2018, 17:24:13
    #42
    Evren benimde ilgimi çeken ve sürekli vakit buldukça araştırdığım konulardan birisi... Bana göre Allah'ın varlığının ve birliğinin en büyük kanıtlarından birisi.
  • 21-08-2018, 03:37:12
    #43
    tuzunler adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam herkes NASA'ya giydiriyor tamam da Dünyadaki tek uzay ajansı o değil ki. Liste çok daha uzun ama birkaçını merak edenler için yazayım tekrar.
    JAXA (Japon Uzay Araştırma Ajansı)
    Roskosmos (Rusya Uzay Ajansı)
    Çin Ulusal Uzay Yönetimi (CNSA)
    ESA (Avrupa Uzay Ajansı)
    ISRO (Hindistan Uzay Araştırma Kurumu)
    Avusturya Uzay Ajansı (ASA)
    Belçika Uzay Ajansı
    Brezilya Uzay Ajansı (AEB)
    İngiltere Ulusal Uzay Merkezi
    Bulgaristan Havacılık ve Uzay Ajansı
    Kanada Uzay Ajansı CSA/ASC
    Kolombiya Uzay Kurulu
    İngiliz Milletler Topluluğu Bilim ve Sanayi Araştırma Kurumu(CSIRO)

    Tamam biri yalan söyler de hepsi mi yalancı? Hepsi mi kurmaca?

    Bu arada sizin bahsettiğiniz konu çok fark farklı bir konu.
    Evet belki de İnsanlığın teknolojik evreleri bildiğimiz ve bize öğretilen gibi yaşanmadı.

    Ve yine evet bilimin ilk başlangıç noktaları çeşitli inanışlar, gelenekler veya sizin dediğiniz gibi bir rüya ile de başlamış olabilir. Ki öyle de olması çok normal. Yani bundan 1000, 2000 yıl önceki insanlardan bugünün bilim kafasında olmasını düşünmek zaten saçma olur.

    Ama benim tam emin olamadığım nokta, siz şuan dünya yuvarla değil düzdür demeye mi getiriyorsunuz?
    Gerçi dediklerinizden öyle dediğiniz kesin ama yine de insanın inanası gelmiyor tabi böyle bir şeye nasıl inanılır?




    Yazıda da belirttiğimi sanıyordum ama atlamış da olabilirim
    Işık hızı normal şartlarda işimiz görmez diye dememin sebebi ; Yani bir mesafeyi ışık hızıyla da gitsek o mesafe çok çok çok uzak olunca Samanyolun Galaksisinden bile çıkamıyoruz. Mesafeler korkunç uzaklıkta.

    Ama ışık hızıyla gitmenin farklı sonuçları olacaktır. Bu da sizin dediğiniz gibi zaman mekan kavramındaki değişiklikler.

    Ama işte sorun da zaten ışık hızıyla gidememekte. Aslında bu örnekler verirken bile kimse ışık hızında gidersek diye örnek vermiyor. Herkes ışık hızına yakın bir hızla diye başlıyor cümleye. Çünkü ışık hızıyla giden bir gemi, cihaz v.b. şeyler yapmak imkansız. O bahsi geçen %98 7 kat yavaşlaması dahi yetmiyor özetle.

    Bu belirttiğiniz kaynaktan değil ama birçok internet kaynağından izafiyet teorisine bakmışlığım var. Hatta Albert Einstein'ın İzafiyet Teorisi diye bir kitabı var 144 sayfa ve çok basit bir anlatımla bu teori anlatılmış. (Türkçe çevirisi Say Yayınları)

    Benim hatam belki de kafamdakini anlatırken Işık hızına yakın hızlar yerine "ışık hızında" terimini kullanmak oldu ki aslında bu çok büyük bir fark o yüzden yanlış anlaşıldıysam özür dilerim .

    Verdiğiniz link için de teşekkür ederim. İlk feda karşılaşanlar için güzel ve basit anlatımlı güzel bir örnek olmuş.
    Yok hocam , aslında şöyle dünya düz konusuna hiç girmeyelim. Çünkü benim de farklı inandığım konularda bazı noktalar kesişiyor ve birbiri ile uyum sağlamıyor.

    Yer çekimi konusunda , yer çekiminin değil kütlenin yani dünya’nın uzayı büktüğüne inanıyorum. Einstein’in teorisi.
    Fakat evreni incelediğimde aslında diğer mesajımda yazdığım gibi evren hakkında da bazı soru işaretleri çıkıyor. Bu sefer madem evren ile ilgili soru işaretlerim var , yer çekimi kuramı einstein’in ki ile uyuşmuyor. O da evrenin uzayın varlığından bahsediyor çünkü.

    İlk zamanlarda ki insanlar ile bilimi düşünmeyelim demişsiniz ama benim araştırmalarıma göre şuan ki adıyla h.a.a.r.p teknolojisi yani dünyanın en güçlü teknolojisi (deprem,fırtına,yağmur,enerji) gibi doğaüstü güçleri kullanma teknolojisi bundan çok çok eski yıllar önce keşfedilmiş ve kullanılmış bir teknoloji olduğu ortaya çıkıyor.

    Bu teknolojiye girince kur-an ile ilgili bilgilere bakmak gerekiyor.

    Valla o kadar farklı konuda o kadar ilginç ve farklı bilgiler var ki. İnanamazsınız.

    O yüzden ben şöyle özetleyebilirim kendimi.

    Dünya düz mü değil mi konusu için tartışılabilinir.
    Evren hakkında insanların çok daha somut bilgilere ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Daha doyurucu daha tok bilgiler.

    Teknoloji içinse , kendimi tekrarlıyorum. Şuan için teknolojinin ilkel çağlarından biriyiz.

    Yani baya baya konuşulur , konuşulacak şeyler bulunur
  • 25-08-2018, 01:17:08
    #44
    Üyeliği durduruldu
    Dünya ve Venüsün 8 yılda çizdiği desen


    https://twitter.com/universal_sci/st...40148219551744


    Ayın 1959 ve 2009 dan alınan görüntüsü


    https://twitter.com/WorldAndScience/...77470399451141


    Galaksi karşılaştırması (Biz milky way deyiz)


    https://twitter.com/universal_sci/st...35738186121224

    Milky way çapı 100.000 ışık yılı uzunlığundadır, 1 ışık yılı yaklaşık 9.5 trilyon KM
  • 25-08-2018, 14:01:05
    #45
    uckan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bizim galaksimizde tam anlamıyla geçerli değil.
    Örneğin marsta 1 yıl, 687 dünya gününe eşit.
    Zamanında daha yavaş aktığı bildiğimiz bir gezegen var mı?

    Marstaki 1 yılın dünyanın neredeyse 2 yılına eşit olması zamanı verimli kullanabilme açısından bence olumlu bir durum değil.

    Aksine dünyadaki 1 yılın , hangi gezegende 680-750 güne eşit olduğu gibi bir gezegene göç edersek kendimizi ve yaşantımızı daha verimli hale getirebiliriz diye düşünüyorum