tuzunler adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam herkes NASA'ya giydiriyor tamam da Dünyadaki tek uzay ajansı o değil ki. Liste çok daha uzun ama birkaçını merak edenler için yazayım tekrar.
JAXA (Japon Uzay Araştırma Ajansı)
Roskosmos (Rusya Uzay Ajansı)
Çin Ulusal Uzay Yönetimi (CNSA)
ESA (Avrupa Uzay Ajansı)
ISRO (Hindistan Uzay Araştırma Kurumu)
Avusturya Uzay Ajansı (ASA)
Belçika Uzay Ajansı
Brezilya Uzay Ajansı (AEB)
İngiltere Ulusal Uzay Merkezi
Bulgaristan Havacılık ve Uzay Ajansı
Kanada Uzay Ajansı CSA/ASC
Kolombiya Uzay Kurulu
İngiliz Milletler Topluluğu Bilim ve Sanayi Araştırma Kurumu(CSIRO)

Tamam biri yalan söyler de hepsi mi yalancı? Hepsi mi kurmaca?

Bu arada sizin bahsettiğiniz konu çok fark farklı bir konu.
Evet belki de İnsanlığın teknolojik evreleri bildiğimiz ve bize öğretilen gibi yaşanmadı.

Ve yine evet bilimin ilk başlangıç noktaları çeşitli inanışlar, gelenekler veya sizin dediğiniz gibi bir rüya ile de başlamış olabilir. Ki öyle de olması çok normal. Yani bundan 1000, 2000 yıl önceki insanlardan bugünün bilim kafasında olmasını düşünmek zaten saçma olur.

Ama benim tam emin olamadığım nokta, siz şuan dünya yuvarla değil düzdür demeye mi getiriyorsunuz?
Gerçi dediklerinizden öyle dediğiniz kesin ama yine de insanın inanası gelmiyor tabi böyle bir şeye nasıl inanılır?




Yazıda da belirttiğimi sanıyordum ama atlamış da olabilirim
Işık hızı normal şartlarda işimiz görmez diye dememin sebebi ; Yani bir mesafeyi ışık hızıyla da gitsek o mesafe çok çok çok uzak olunca Samanyolun Galaksisinden bile çıkamıyoruz. Mesafeler korkunç uzaklıkta.

Ama ışık hızıyla gitmenin farklı sonuçları olacaktır. Bu da sizin dediğiniz gibi zaman mekan kavramındaki değişiklikler.

Ama işte sorun da zaten ışık hızıyla gidememekte. Aslında bu örnekler verirken bile kimse ışık hızında gidersek diye örnek vermiyor. Herkes ışık hızına yakın bir hızla diye başlıyor cümleye. Çünkü ışık hızıyla giden bir gemi, cihaz v.b. şeyler yapmak imkansız. O bahsi geçen %98 7 kat yavaşlaması dahi yetmiyor özetle.

Bu belirttiğiniz kaynaktan değil ama birçok internet kaynağından izafiyet teorisine bakmışlığım var. Hatta Albert Einstein'ın İzafiyet Teorisi diye bir kitabı var 144 sayfa ve çok basit bir anlatımla bu teori anlatılmış. (Türkçe çevirisi Say Yayınları)

Benim hatam belki de kafamdakini anlatırken Işık hızına yakın hızlar yerine "ışık hızında" terimini kullanmak oldu ki aslında bu çok büyük bir fark o yüzden yanlış anlaşıldıysam özür dilerim .

Verdiğiniz link için de teşekkür ederim. İlk feda karşılaşanlar için güzel ve basit anlatımlı güzel bir örnek olmuş.
Yok hocam , aslında şöyle dünya düz konusuna hiç girmeyelim. Çünkü benim de farklı inandığım konularda bazı noktalar kesişiyor ve birbiri ile uyum sağlamıyor.

Yer çekimi konusunda , yer çekiminin değil kütlenin yani dünya’nın uzayı büktüğüne inanıyorum. Einstein’in teorisi.
Fakat evreni incelediğimde aslında diğer mesajımda yazdığım gibi evren hakkında da bazı soru işaretleri çıkıyor. Bu sefer madem evren ile ilgili soru işaretlerim var , yer çekimi kuramı einstein’in ki ile uyuşmuyor. O da evrenin uzayın varlığından bahsediyor çünkü.

İlk zamanlarda ki insanlar ile bilimi düşünmeyelim demişsiniz ama benim araştırmalarıma göre şuan ki adıyla h.a.a.r.p teknolojisi yani dünyanın en güçlü teknolojisi (deprem,fırtına,yağmur,enerji) gibi doğaüstü güçleri kullanma teknolojisi bundan çok çok eski yıllar önce keşfedilmiş ve kullanılmış bir teknoloji olduğu ortaya çıkıyor.

Bu teknolojiye girince kur-an ile ilgili bilgilere bakmak gerekiyor.

Valla o kadar farklı konuda o kadar ilginç ve farklı bilgiler var ki. İnanamazsınız.

O yüzden ben şöyle özetleyebilirim kendimi.

Dünya düz mü değil mi konusu için tartışılabilinir.
Evren hakkında insanların çok daha somut bilgilere ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Daha doyurucu daha tok bilgiler.

Teknoloji içinse , kendimi tekrarlıyorum. Şuan için teknolojinin ilkel çağlarından biriyiz.

Yani baya baya konuşulur , konuşulacak şeyler bulunur