• 07-09-2018, 02:07:03
    #64
    tuzunler adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Geçen gün bir arkadaş muhabbetinde Evren ile ilgili bana göre çok sıradan bir bilgiyi kullandığımda, aslında bu bilginin bir çok kişi için çok da sıradan olmadığını gözlemledim.

    Aslında her konuda bu böyle değil mi? Bazen bizim çok iyi bildiğimiz bir bilgi, bir püf noktası bazıları için keşfedilmeyi bekleyen yeni bir bilgi durumunda.

    Ben de dedim ki forumda bu konuya ilgi duyan kişiler ile bu başlık altında bilgi alış verişi yapabiliriz. Bu sayede bilmediğimiz internetin kıyısında köşesinde kalmış ilginç şeylerden de haberdar olabiliriz.

    Hadi ilk bilgi benden gelsin

    Geçen seneye kadar Güneş Sisteminde ölçülen en yüksek sıcaklığın Güneş'in çekirdeği olduğunu sanıyordum. Ama değilmiş.

    Güneş Sisteminde ölçülen en yüksek sıcaklık Jüpiter'in yörüngesinde ölçülmüş. Jüpiter'in muazzam kütlesinin ve manyetik alanının yarattığı radyasyon ile atom altı parçacıkları 200 MİLYON DERECE'yi geçen sıcaklıklara ulaşıyor.

    Güneş'in çekirdeğinin 15 Milyon derece olduğunu düşünürsek bu sıcaklığın ne kadar dehşet verici olduğu ortada.


    Evet sizlerin bildiklerini de duymayı çok isterim. Unutmayın sizin "ama bunu herkes biliyordur, gerek yok burada yazmaya" dediğiniz bir bilgiyi bilmeyenler muhakkak var.

    O yüzden az çok demeyelim bilgilerimizi paylaşalım

    Hatta bu bilgiler üzerine tartışalım.

    Şimdiden herkese çok teşekkür ederim.
    Uzay ve Fizik konusuna oldukça ilgiliyim. Hatta sırf bu yüzden Bilgisayar Mühendisliği ile Fiziği çift anadal olarak götürmeyi planlıyorum. Bu bilgiyi ilk kez duydum. Teşekkür ederim.



    kurtdizayn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu konu açılması çok iyi olmuş. Evren hakkında çok faydalı bilgiler anlatılmış.

    İnternetten sürekli olarak baktığımda nasa daki bazı çalışmaların genel olarak fake olduğunu ve detaylı olarak kanıtlar olmadığını youtube da izlediğimde yabancılar söylüyorlar.

    Bir de Nasa da bunlarla alakalı kanıt olarak canlı yayın olarak açıklama yapmıyorlar. Bunu acaba çok ilgilenmedikleri için mi yapmıyorlar. Yoksa Nasa da olan projeler ve oluşumlar hepsi başka amaçlar için ve hizmetler için yapılan ticari bir yapıdan dolayı mı insanlar daha çok merak etsin ve biz de bu şekilde hedefimize ulaşalım mantığıyla mı düşünüp canlı yayın olarak açıklama yapmıyorlar?

    Sadece evet Nasa yok ama en ön planda olan genel olarak Usa den dolayı Nasa oluyor ve tabi ki iddialarının çözümlenmemesi de tartışmaları beraberinde getiriyor.

    Uzay araştırmaları konusunda Usa dan Nasa güvenilir bir kaynak mı ?
    Bu tarz tartışmalar her konuda oluyor. En basiti dünyanın düz olduğu iddiası ya da evrim konusundaki saçma iddialar. Nasa PR amacıyla ya da farklı bir amaçla bazı şeyler yapıyor olabilir fakat pek çok konuda güvenilir olduğunu düşünüyorum. Bu kadar spesifik bir konuda herkesi ikna edecek kanıt sunmak zor. Bunu yapamıyor diye Nasa'yı gömmek anlamsız.

    kurtdizayn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bilim her zaman bana ilgi çekici gelmiştir. Bir de evrende uzaylılar var mı ? Varsa Uzaylılar ile Bizler arasında teknolojik olarak güç ve zeka anlamında ne gibi farklılıklar vardır acaba ?
    Evren ile karşılaştırıldığında tüm dünyadaki kumların tamamının içindeki bir kum tanesinden farksız olan bir gezegen üzerinde yaşıyoruz ve bizim dışımızda milyonlarca tür var. Bir o kadarının da nesli tükenmiş. Bu kadar küçük bir kum tanesinin üzerinde bile bu kadar çeşitlilik varken koskoca evrende nelerin olabileceğini tahmin etmek bile güç. Teknolojik olarak da zekâ olarak da hem bizden geri olanlar vardır hem bizim hayal bile edemeyeceğimiz seviyede olanlar. Hatta zekâsıyla bize karınca muamelesi edecek olanlar bile olduğunu düşünüyorum. Sandığımızın aksine çok gelişmiş bir tür değiliz. Dünyayı sadece 3 boyutlu algılayabilen bir türüz. Belki 4. boyutta (Zaman) bizim 3 boyutlu dünyada hareket ettiğimiz gibi ileri-geri hareket edebilen bir tür bile vardır. Hatta bu hareket onlar için çok olağan bir harekettir ve biz bunu anlamlandıramayız. İhtimaller sınırsız.

    kurtdizayn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kara Delik içinde ne var ki her ne olursa olsun her şeyi rahatlıkla yutup yok edebiliyor ?

    Bir de karadelik rengi kara mı yoksa başka bir renkte ama her şeyi yutup yok ettiği için karadelik olarak mı adlandırılmış ?
    Renk, ışığın yansıması sayesinde algıladığımız bir kavram. Işık bir yüzeye düşüyor ve yüzey o ışığın bazı dalga boylarını emiyor bazılarını geri yansıtıyor. Biz de yansıyan kısmı gözümüzde toplayıp ona renk anlamı yüklüyoruz. Kara delik o kadar yoğun ki ışık bile kaçamıyor. Geriye yansıyan hiçbir şey olmuyor. Peki ışık yansımazsa ne olur? Zifiri karanlık. Bunu sadece renk olarak düşünmeyin. Herhangi bir radyasyon bile yayılmıyor. Yani herhangi bir şekilde o bölgeden bir kaçış yok ve biz bu sebeple göremiyoruz, algılayamıyoruz, tanımlayamıyoruz. Renk yok, hiçbir şey yok. Sadece Stephen Hawking'in öne sürdüğü "Hawking Işıması" isminde bir varsayımsal radyasyon var. Yani Hawking böyle bir radyasyonun yayılması gerektiğini söylüyor.

    Peki göremediğimiz, algılayamadığımız bir şeyin varlığını nasıl biliyoruz? Sebep olduğu çekim kuvveti sayesinde. Bu sayede orada inanılmaz büyük yoğunlukta bir şey olduğunu biliyoruz. Bilmediğimiz, göremediğimiz için de "Kara Delik" diyoruz.

    kurtdizayn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Stephen Hawkings sanırım yazmıştı gerçekliğini bilmiyorum tabi ki bu bir varsayım da olabilir. Uzaylılar ile insanlar karşılaşırsa onlara hiçbir şekilde yanına yakınlarına gitmemek gerekiyor. Çünkü onlardaki bir dokunuşun bizim vücüdumuza vereceği bir tepki, bir hastalık sonucunda bütünüyle Dünya da hiçbir doktor çözemeyeceği için ölümcül sonuçlar ortaya çıkaracaktır. Burada da Stephen hawking uzaylılar olduğunu iddia etmiş oluyor.
    Muhtemelen öyle de olacak. Avrupalılar Amerika kıtasına ayak bastıktan sonra yerlilerin başına gelenleri düşünün. Yerlilerin hiç bağışıklığı olmayan hastalıklar sebebiyle karşılaştıkları salgınları ve ölümleri. Bir benzeri de bize olabilir. Tabi bu çift taraflı bir sorun. Onlara da olabilir. Çünkü bizde olan hastalıklara da onların bağışıklığı olmayabilir ki çok büyük ihtimalle olmayacaktır.
  • 07-09-2018, 11:18:11
    #65
    Stumbleupon'da gezinirken şöyle bir listeye denk geldim.

    Listenin adı "Uzay hakkında akıllara durgunluk veren 8 bilgi"

    Liste de her başlığın bir açıklaması var. Ayrıntıları okumak isteyen aşağıda ki linke tıklayarak siteye gidebilir. Ben sadece başlıkları yazayım.

    1 - Nötron yıldızları saniyede 600 defa kendi etrafında döner.
    2- Uzay tamamen sessizdir
    3- Bilinen evrende sayılamayacak kadar çok yıldız bulunuyor.
    4- Apollo astronotlarının Ayda ki ayak izleri muhtemelen orada en az 100 milyon yıl daha kalacak.
    5- Güneş Sistemimizin kütlesinin %99'luk bölümünü Güneş oluşturur.
    6- Güneşten dünyamıza gelen 1 saatlik enerji, 1 yıl için yetecek enerjiden çok daha fazla.
    7- Eğer aynı tipte metalden iki parça uzaya temas ederse, birbirine kalıcı olarak yapışır.
    8- Kaydedilen en büyük asteroit Ceres'dir. Yüzey alanı yaklaşık olarak Hindistan veya Arjantin'in kapladığı alana eşittir.

    Kaynak Linki : https://mashable.com/2014/03/05/sun-stars-space-facts
  • 15-09-2018, 19:44:14
    #66
    Hep Makro evrenden bahsettik. Biraz da Mikro Evrenden bahsedelim

    Bugün değinmek istediğim konu Dokunma Hissi.

    Neden derseniz biz aslında dokunduğumuzu sandığımız hiç bir şeye aslında gerçek manada dokunmuyoruz. Yani ben aslında kızımın saçını okşarken ya da oğluma sarılırken aslında atom seviyesinde boşluklar hala var.

    Dokunmak dediğimiz şey aslında parmak uçlarımızın derisinin en üst tabakasındaki atomların yörüngesindeki elektronları, cisimlerin en üst katmanındaki atomların yörüngesindeki elektronlara yaklaştırmaktır. elektronlar aynı işarete sahip (-) olduklarından birbirlerini iteceklerdir ama asla birbirlerine dokunmayacaklardı.

    Parmaklarımızı bir cisme batırdığımızda ne kadar çok bastırırsak bastıralım cisimle parmaklarımız arasında atomik seviyede bir boşluk kalacaktır. gerçekte dokunmak dediğimiz his bu elektronların karşılıklı itme kuvvetleridir.


    https://www.youtube.com/watch?v=7mpqwHZPtlI