• 03-09-2018, 01:46:12
    #55
    Bu konu açılması çok iyi olmuş. Evren hakkında çok faydalı bilgiler anlatılmış.

    İnternetten sürekli olarak baktığımda nasa daki bazı çalışmaların genel olarak fake olduğunu ve detaylı olarak kanıtlar olmadığını youtube da izlediğimde yabancılar söylüyorlar.

    Bir de Nasa da bunlarla alakalı kanıt olarak canlı yayın olarak açıklama yapmıyorlar. Bunu acaba çok ilgilenmedikleri için mi yapmıyorlar. Yoksa Nasa da olan projeler ve oluşumlar hepsi başka amaçlar için ve hizmetler için yapılan ticari bir yapıdan dolayı mı insanlar daha çok merak etsin ve biz de bu şekilde hedefimize ulaşalım mantığıyla mı düşünüp canlı yayın olarak açıklama yapmıyorlar?

    Sadece evet Nasa yok ama en ön planda olan genel olarak Usa den dolayı Nasa oluyor ve tabi ki iddialarının çözümlenmemesi de tartışmaları beraberinde getiriyor.

    Uzay araştırmaları konusunda Usa dan Nasa güvenilir bir kaynak mı ?

    Bilim her zaman bana ilgi çekici gelmiştir. Bir de evrende uzaylılar var mı ? Varsa Uzaylılar ile Bizler arasında teknolojik olarak güç ve zeka anlamında ne gibi farklılıklar vardır acaba ?

    Kara Delik içinde ne var ki her ne olursa olsun her şeyi rahatlıkla yutup yok edebiliyor ?

    Bir de karadelik rengi kara mı yoksa başka bir renkte ama her şeyi yutup yok ettiği için karadelik olarak mı adlandırılmış ?

    Bir de bu adları neye göre koyulmuş? Cismin biçimine, kütlesine ve görünüşüne ve işlevine göre mi o isimleri koyuyorlar ?

    Stephen Hawkings sanırım yazmıştı gerçekliğini bilmiyorum tabi ki bu bir varsayım da olabilir. Uzaylılar ile insanlar karşılaşırsa onlara hiçbir şekilde yanına yakınlarına gitmemek gerekiyor. Çünkü onlardaki bir dokunuşun bizim vücüdumuza vereceği bir tepki, bir hastalık sonucunda bütünüyle Dünya da hiçbir doktor çözemeyeceği için ölümcül sonuçlar ortaya çıkaracaktır. Burada da Stephen hawking uzaylılar olduğunu iddia etmiş oluyor.
  • 05-09-2018, 18:30:39
    #56
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben hem evren hem de bilim ile islam dininin ne kadar uyumlu olduğunu gösteren bir bilgi paylaşacağım. Bilindiği üzere karadelikler son 50 yıl içerisinde keşfedildi. Karadelik nedir? Çekim gücü çok yüksek olan bir gök cismi. Bu çekim o kadar yüksektir ki ne ışık ne de başka gök cisimleri ondan kaçamaz ve karadeliğin içine düşer. Karadeliğin yakınından geçen ışık yön değiştirir. Karadeliğe yaşkalan gezegen veya yıldızlar parçalanır ve bu parçaların bir kısmı karadeliğin içine düşerken kalan kısmı ya karadeliğin etrafında çok hızlı bir şekile yörüngeye oturur kalan kısmı da uzaya savrulur. Yakın zamanda gözlemlenen karadeliğin yıldızı yutması videosunu izleyebilirsiniz:

    https://www.youtube.com/watch?v=qRgXnxQRvAE

    Zaman orada çok yavaş akar mesela karadeliğin yakınlarına geçirilen 1 dakika dünyada bin yıla denk gelebilir. Bu gök cisimlerini çıplak gözle ve sıradan teleskoplarla görmek imkansızdır. Hatta bunları görmek komple imkansızdır çünkü ışığın bile kaçamadığı bir cismi göremezsiniz. Sadece bazı bilimsel yöntemlerle varlığını ispat edebilirsiniz. Şimdilik bu yöntemlere girmeyeceğim. Sadece kara deliğin keşfinin son 50 yıl içerisinde yapıldığına vurgu yapmak istedim.
    Şimdi gelelim Kuran'da karadeliğin varlığını anlatan ayete. Kuran'da der ki "Yıldızların battığı yere yemin olsun ki. Eğer bilirseniz bu yemin çok büyük bir yemindir." Birşey ancak bu kadar net ifade edilebilirdi. Cahilliğin kol gezdiği bir devirde böylesine büyük bir olayı ancak gerçek bir ilah söyleyebilirdi zaten. Ayrıca yemin ederken bunu ne kadar sağlam ve güçlü birşeye bağlarsan yemin o kadar kuvvetlenir. Örneğin "çoluğumun çocuğumun üstüne yemin ederim ki" derken evlattan daha önemli bir değer olmadığı için böyle yemin edilir. Bu açıdan bakıldığında karadeliğin ne kadar güçlü, sarsılmaz ve önemli olduğunu daha iyi anlayabiliriz.
    Ben islam dinini ve bilimi çok araştıran birisiyim. Çeşitli ortamlarda islam dininin cahillik, kötü, bağnaz ve bilimden son derece uzak bir dinmiş gibi sergilenmesi beni çok üzüyor. İslam dini asla bilimle çatışmaz aksina bilimin yanlış söylediği şeyi bile düzeltir. İslam tarihini okuyan kişiler birçok islam aliminin o devirdeki matematik, mimari ve astronomiye ne kadar büyük katkıları olduğunu bilirler. Şimdi bazı Allah düşmanları ve ateist kişiler beni topa tutacaklar ama olsun. İnşallah birilerinin hidayetine vesile oluruz.
    Ben dinlerin bilimsel konularda payı veya bilgisi olduğuna inanmıyorum ki yok zaten.
    Tam tersi dinler, bilimin buluşları üzerinden daha sonradan yorum yapan kurumlar. Hatta bunu yapan dinler de değil. Bir takım din adamları. Bilimsel bir sonucu illa kitaplarda geçen bir bilgiyle ilişkilendirecekler. Belki popüler olmak, belki de "bak biz haklıyız" demek için bilimin uzun araştırmaları sonucu edindiği bilgileri kullanarak bir yere varılmaya çalışılıyor. Bence çok yanlış. Hem ne gerek var ki di mi?


    Bence dinlerin bunu yapmasına hiç gerek yok. Çünkü nihayetinde din bir "inanç" meselesi.

    Bazen biri hakkında "inançlı biri", "inancı zayıf biri" gibi tabirler de kullanırız. Çünkü din bu yol inanmaktan geçiyor. Misal sen Hristyan dinine mensupsan ve inancın ona göreyse İncil senin için herşey demektir. Fakat inanmıyorsan eğer o kitabın Ezop Masallarından farkı yoktur.

    Ülkemizdeki hakim ve en yaygın inanç İslam için de bu böyle. Yani istediğimiz kadar bağıralım edelim. İnanan biri için geçerli o ayetler..

    Ve yorum söz konusu olduktan sonra her şeyi iddia edebilirsiniz.

    Biz dinleri kendi içimizde yaşamaya devam edelim bence , İnsanlığın evrensel değeri olan bilime karıştırmayalım. Bunun insanlığa bir faydası yok hatta zararı var.
  • 05-09-2018, 19:04:44
    #57
    tuzunler adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben dinlerin bilimsel konularda payı veya bilgisi olduğuna inanmıyorum ki yok zaten.
    Tam tersi dinler, bilimin buluşları üzerinden daha sonradan yorum yapan kurumlar. Hatta bunu yapan dinler de değil. Bir takım din adamları. Bilimsel bir sonucu illa kitaplarda geçen bir bilgiyle ilişkilendirecekler. Belki popüler olmak, belki de "bak biz haklıyız" demek için bilimin uzun araştırmaları sonucu edindiği bilgileri kullanarak bir yere varılmaya çalışılıyor. Bence çok yanlış. Hem ne gerek var ki di mi?


    Bence dinlerin bunu yapmasına hiç gerek yok. Çünkü nihayetinde din bir "inanç" meselesi.

    Bazen biri hakkında "inançlı biri", "inancı zayıf biri" gibi tabirler de kullanırız. Çünkü din bu yol inanmaktan geçiyor. Misal sen Hristyan dinine mensupsan ve inancın ona göreyse İncil senin için herşey demektir. Fakat inanmıyorsan eğer o kitabın Ezop Masallarından farkı yoktur.

    Ülkemizdeki hakim ve en yaygın inanç İslam için de bu böyle. Yani istediğimiz kadar bağıralım edelim. İnanan biri için geçerli o ayetler..

    Ve yorum söz konusu olduktan sonra her şeyi iddia edebilirsiniz.

    Biz dinleri kendi içimizde yaşamaya devam edelim bence , İnsanlığın evrensel değeri olan bilime karıştırmayalım. Bunun insanlığa bir faydası yok hatta zararı var.
    Ben diyorum ki Allah 1400 yıl önce karadeliklere işaret etmiş ve bilim bunu 1350 yıl sonra daha yeni keşfetmiş diyorum, sen de din bilim buluş yaptıktan sonra yorum yapar diyorsun. Çok saçma bu söylediğin. Bazı ayetler bilimin keşifler yapması sonucu daha iyi anlaşılır. İşin özü bu. Yıldızların battığı yer tabiriyle anlatılmak istenen karadeliktir ve bunu sadece karadeliğin varlığından haberdar olan birisi söyleyebilir.

    Bilim düşünme ve araştırma işidir. Bilim düşünceyi geliştirir. Şimdi arabistanda çölün ortasında bir şehirde yaşıyor olduğumuzu düşün ve halkın genelinin okuma yazma bilmediğini ve sana gelip "yıldızlar biryere batıyor" dediğimi düşün. Ne düşünürdün o zaman?

    İnsanların fikirlerini değiştirmek zordur. Bu dünyada binlerce müslüman bilim adamı olduğu gibi binlerce de ateist bilim adamı var. Birisi bilimi inceleyip Allah ne kadar güçlü ve bilgiliymiş diyerek imanı artarken diğeri tüm bunlara rağmen herhangi bir ilah yoktur tüm bunlar kendiliğinden oluşmuştur diyebiliyor. Kafiri peygamber bile müslüman yapamamış biz mi yapacaz? Kimseyi müslümanlaştırmaya çalışmıyorum. Herkes kendisi düşünüp inanıp inanmama kararını kendisi veriyor zaten.
  • 05-09-2018, 19:36:00
    #58
    Hocam işte bu bahsettiğiniz şeyler o dinin kendi içinde ki yorumlamaları. O bahsettiğiniz âyet karadeliklere işaret etmiş varsayalım. Ya bunun haricinde ki şeyleri nereye koyacağız. Makro ve mikro evrendeki herşey kutsal kitaplarda mevcut mu? Özellikle tek Tanrılı dinlerin kitapları Ortadoğu coğrafyasından çıkamamışken koca evrenden bahsettiğini düşünmek bence çok zorlama.

    Bu arada ben niyetinizi kötü bulmuyorum. İnanışınız gereği o şekilde görmek istiyor da olabilirsiniz bunda bi mahsur yok. Ama ben yanlış diyorum.

    Ayrıca özellikle Ortadoğu ve Mısır medeniyetlerinin Astronomide nekadar ileri oldukları ve bunların kutsal kitapları ne kadar etkilediği de ortada. Yüzeysel bilgilerin kutsal kitaplarda olmasi da bu bağlamda çok normal. Bu detayı da unutmamiz lazım.

    (Bu son yorumunu mobil den yaptım yazımda hatalar olduysa affola)




    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben diyorum ki Allah 1400 yıl önce karadeliklere işaret etmiş ve bilim bunu 1350 yıl sonra daha yeni keşfetmiş diyorum, sen de din bilim buluş yaptıktan sonra yorum yapar diyorsun. Çok saçma bu söylediğin. Bazı ayetler bilimin keşifler yapması sonucu daha iyi anlaşılır. İşin özü bu. Yıldızların battığı yer tabiriyle anlatılmak istenen karadeliktir ve bunu sadece karadeliğin varlığından haberdar olan birisi söyleyebilir.

    Bilim düşünme ve araştırma işidir. Bilim düşünceyi geliştirir. Şimdi arabistanda çölün ortasında bir şehirde yaşıyor olduğumuzu düşün ve halkın genelinin okuma yazma bilmediğini ve sana gelip "yıldızlar biryere batıyor" dediğimi düşün. Ne düşünürdün o zaman?

    İnsanların fikirlerini değiştirmek zordur. Bu dünyada binlerce müslüman bilim adamı olduğu gibi binlerce de ateist bilim adamı var. Birisi bilimi inceleyip Allah ne kadar güçlü ve bilgiliymiş diyerek imanı artarken diğeri tüm bunlara rağmen herhangi bir ilah yoktur tüm bunlar kendiliğinden oluşmuştur diyebiliyor. Kafiri peygamber bile müslüman yapamamış biz mi yapacaz? Kimseyi müslümanlaştırmaya çalışmıyorum. Herkes kendisi düşünüp inanıp inanmama kararını kendisi veriyor zaten.
  • 05-09-2018, 19:46:39
    #59
    Hocam Güneş bir yıldızdır ve dünyamıza en yakın olduğu için bizi ısıtmaktadır. Diğer yıldızlar çok uzaktadır. Bunu pek çok kişi bilmez.
  • 05-09-2018, 19:54:49
    #60
    Konuyla ilgilenenlere Evrim Ağacı'nı ve Celal ŞENGÖR'ü araştırmalarını önerebilirim ki zaten araştırıyorlarsa kesin biliyorlardır.
  • 05-09-2018, 19:56:59
    #61
    Üyeliği durduruldu
    Asgardia adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Evren hakkında konuşalım denildiğinde bir adet film linki atılıyor. Konu kilit konuşacak bişey kalmadı.
  • 05-09-2018, 21:25:52
    #62
    bilgicinitr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam Güneş bir yıldızdır ve dünyamıza en yakın olduğu için bizi ısıtmaktadır. Diğer yıldızlar çok uzaktadır. Bunu pek çok kişi bilmez.
    Hocam örnek çok güzel. Başlığı açarken ki amacım buydu diyebiliriz. Kimisi için çok sıradan ve küçük bir bilgi başkası için çığır açabilir.

    HasanAYT adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Konuyla ilgilenenlere Evrim Ağacı'nı ve Celal ŞENGÖR'ü araştırmalarını önerebilirim ki zaten araştırıyorlarsa kesin biliyorlardır.
    Evet. Bunlara Kozmik Anafor'u da ekleyebiliriz. Celal Şengör'ün anlatımı da ilgi çekici ve eğlenceli.

    Empower adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Evren hakkında konuşalım denildiğinde bir adet film linki atılıyor. Konu kilit konuşacak bişey kalmadı.
    Tamam
  • 07-09-2018, 01:09:38
    #63
    Üyeliği durduruldu
    Dünyanın dönüş hızı:
    Kendi ekseni etrafındaki dönüş hızı saatte 1670 km dir.
    Güneşin etrafındaki dönüş hızı saatte 108.000 km dir

    Dünyanın ağırlığı:
    Dünyanın ağırlığı sürekli değişiyor. Ama çoğumuzun sandığı sebepten,yani üstünde yaşayan insan nüfusunun artmasından dolayı değil. Dünya bu açıdan bizlerden bağımsız, izole bir sistem. Fakat buna rağmen, gezegenimizin kütlesi bir yandan artıyor, bir yandan azalıyor. Aslında gezegenler dev birer elektrik süpürgesi gibi çalışıyorlar.Kütle çekim güçleri nedeniyle, yakındaki meteorlar veya gaz ve toz yığınları gibi uzaydan gelen ekstra kütleleri kendilerine vakum gibi çekiyorlar. Fakat gezegenimizin düzenli olarak uzay boşluğuna saldığı başka çok büyük takriben 40 bin ton civarında oluyor. Bunun yanı sıra her yıl 95 bin ton civarında hidrojen, 1600 ton civarında helyum kaybı yaşanıyor. Bu gazlar çok hafif olduğundan atmosferden rahatlıkla kaçıp uzaya salınabiliyorlar. Dolayısıyla dünyanın her yıl 55 bin ton hafiflediğini söyleyebiliriz. Ama bu endişelenmemizi gerektirecek bir durum değil.
    Hidrojen evrende en bol bulunan gazlardan biri. Böyle bir kayıp nedeniyle dünyadaki tüm hidrojenin bitmesi içinse trilyonlarca yıl gerekiyor. Ancak helyum, hidrojen kadar bol bulunan bir gaz değil. Atmosferimizdeki helyum oranı %0,00052. Yine de yıllık 1600 tonluk bir kaybın, dünyayı tehlikeye atmayacağı söyleniyor.

    Dünyanın ağırlığı 6,588,000,000,000,000,000,000,000 ton civarındaymış.