• 24-02-2015, 21:47:07
    #10
    MoonLive adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    git psikiyatri ilaç yasın kendine gel özgüvende veriyor tedavisi o kadar zor degil terapi olsun vs vs ilaç ilk içtiginden beri uyusturucu etkisi yapıyor ama kafa olarak hiç bir seyi takmıyon özgüvenin yüksek bağımlılık yapmıyor .
    Zaten şu anda tedavi olmaya başladım.1 yıllık tedavi sürecinin olduğunu söylediler.Bir psikolog ve 1 psikiyatr uzmanı tarafından kontol altındayım.Sıkıntım okul.Bu süre zarfında hoca beni kaldırırsa henüz yeni başladğım okulda tüm sınıf karşısnda rencide olmak istemiyorum.

    Geb adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba, aynı sorun bende de vardı hocam. Sınıfta bir şey okuyunca falan sesim titrer terler falan anlattığın reaksiyonların hepsi olurdu. Bir gün evde çok düşündüm ne yapabilirim diye. Tabii bu anlattıklarım lise zamanlarıydı. En sonunda 19 Mayıs gibi sunumlarda sunucu olmak istedim ve hocalar sesimin de hoşlarına gitmesiyle kabul ettiler. Yaklaşık bin kişinin önünde sunum yaptım ilk çıktığımda o kadar korkuyordum ki sesim çatallaşır mı, bir yeri iki defa okur muyum, veya yanlış okur muyum. İlk okuduğumda ağzımda tükürük bezi o kadar hızlı çalışıyordu ki metni okuyamayacak gibi oluyor ve zor bitiriyordum. Sonrasında insanların yüzüne bakarak okumayı tercih ettim ve hiç bir tuhaflık olmadığını ve merakla dinlediklerini gördüm. Siz bu merakla dinlemeyi görünce insana garip bir güven geliyor. Sonrasında şiir, metin okuyanları, hocaları çağırdıktan sonra mini yorumlar yapmaya başladım çok güzel konuşmaydı bunun için bir şeyler yapılmalı gibi. Haber spikeri haber bitiminde mini yorum yapar ya aynı şekilde ben de öyle yaptım. Bunu neden yaptığımı bilmiyorum ama garip bir güven geldi. Yani bunu ancak topluluk önünde bir şeyler yaptığın zaman ve karşıdaki otoritenin beğenisini kazandığın zaman korkulacak bir şeyin olmadığını anlıyorsun ve garip bir öz güven geliyor ve ben o zamandan sonra insanlarla olan iletişimi çok geliştirdim ve topluluk karşısında rahatça konuşabilme özelliğine mi desem bilmiyorum. Buna kavuştum. Artık hiç bir ses çatallanması, tükürük bezinin hızlı çalışması, terleme gibi şeyler yaşamıyorum. Bu da böyle lisede bir anımdır ve benim hayatımda dönüm noktası gibi bir şey oldu.

    Yani özet olarak üstteki yorumlarda bir arkadaşın dediği gibi. Bu korkunun üzerine gitmez isen pek düzeleceğini zannetmiyorum. Sonuçta ucunda ölüm yok. Yanlış bir şey konuşursan üzerini espri diye kapatırsın.
    Bahsettiğiniz şeyi anladım.Üstüne gidin diyorsunuz ama bu o kadar kolay değil ve başarılı sonuçlar doğurmuyor.Okuyunuz:

    Alıntı
    Öncelikle sıkıntı veren durumla yüzleşmek ya üstüne gitmek (exposure) diye ifade edilen bu durumun kaynağı davranışçı terapilerdir. Davranışçı terapi anlayışına göre psikolojik rahatsızlıklarda dahil her şey öğrenme sonucu oluşur. Yani buna göre sf birey tarafından geçmişte yaşanan tecrübeler sonucu öğrenilmiştir. Yeni öğrenmelerle ve deneyimlerle de bu olumsuz öğrenme öğrenilebilir. Davranışçı terapinin kullandığı en önemli iki teknik sistematik duyarsızlaştırma ve yüzleştirmedir. Ancak bu tekniklerin rastgele değil de sistematik bir şekilde yapılması gerekmektedir. Kısaca örneklerle anlatmaya çalışacağım.

    Eğer bir psikoterapist kontrolündeyseniz yüzleşme (exposure) tekniğini kullanırken yanınızda olacaktır. Örneğin, sinemaya gitmek bir sf'li için çok sıkıntı verici bir durumsa terapist onunla beraber sinemaya gidecek ve o ortamda bulunmasına yardımcı olacaktır. Bir sonraki aşamada yine sinemaya gidilecek ve terapist filmin bitmesine 10 dakika kala sf'liyi yalnız bırakacaktır. Bu süre her filme gittiklerinde uzatılacak ve en son sf'linin yalnız başına gitmesi sağlanacaktır. (sinema bir örnek başka etkinliklerde de aynı metod uygulanabilir.)

    Aslında bu ve benzeri teknikleri halk için de de ne olduğunu bilmeden kullanmakta insanlarımız. Örneğin, atları eğere alıştırmak için öncelikle üzerlerine bir battaniye, çul vb. bir şey atarlar. Bir süre sonra at ona alışır ve bu sefer üstüne daha ağır bir şey koyarlar kilim gibi. Daha sonra halı koyarlar ve en son eyeri koyduklarında at hiç huzursuzluk çıkarmaz. Buna eşik yöntemi denilir. Sf için düşündüğümüzde eğer kendi kendinize bir şeyler başarmak istiyorsanız sizi çok az rahatsız edecek adımlar atarak başlamalısınız. Diğer türlü sizi çok rahatsız edecek bir durumla karşı karşıya kalıpta üstüne gitmeye çalışırsanız gelişme kaydetmeniz mümkün olmayacaktır. Sebebi de şudur: bir sosyal fobik zaten ister istemez kendisini rahatsız eden pek çok durumla yüzyüze gelmektedir. Eğer iyileşme olsa şimdiye kadar olurdu. Umarım üstüne gitme tekniğinin sistematik bir şekilde uygulanması gerekir derken ne kastettiğimi anlatabilmişimdir.

    Tayfun Doğan
    Uzm. Psikolojik Danışman/Psikoterapist
    Bunuda izleyiniz: http://www.uzmantv.com/fobilerin-ustune-gitmek-dogru-mu
  • 24-02-2015, 21:58:09
    #11
    bugrahanisbakan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Zaten şu anda tedavi olmaya başladım.1 yıllık tedavi sürecinin olduğunu söylediler.Bir psikolog ve 1 psikiyatr uzmanı tarafından kontol altındayım.Sıkıntım okul.Bu süre zarfında hoca beni kaldırırsa henüz yeni başladğım okulda tüm sınıf karşısnda rencide olmak istemiyorum.


    Bahsettiğiniz şeyi anladım.Üstüne gidin diyorsunuz ama bu o kadar kolay değil ve başarılı sonuçlar doğurmuyor.Okuyunuz:
    Peki sana 2 kitap önereceğim. Bana çok yardımcı oldular. Her şey Seninle Başlar - Mümin Sekman, İçimizdeki Biz - Doğan Cüceloğlu. Bu iki kitabı da okumanı tavsiye ediyorum. Pişman olmazsın okuduğun için.

    Ki hocam ben pek bu konu doktorlarının pek yararlı olduğunu düşünmüyorum. Olayı yaşamayanların bilmeyenlerin bu konu hakkında pek doğru çözümler üreteceğinden şüpheliyim. Şimdi belki de Mourinho'nun sözünü söyleyebilirsiniz "Jokey olmak için önce at mı olmak gerekir?" ama ben öyle düşünmüyorum. Çözüm üretmek için kesinlikle yaşayıp, anlamak gerekir diye düşünüyorum.
  • 24-02-2015, 22:05:12
    #12
    Geb adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Peki sana 2 kitap önereceğim. Bana çok yardımcı oldular. Her şey Seninle Başlar - Mümin Sekman, İçimizdeki Biz - Doğan Cüceloğlu. Bu iki kitabı da okumanı tavsiye ediyorum. Pişman olmazsın okuduğun için.

    Ki hocam ben pek bu konu doktorlarının pek yararlı olduğunu düşünmüyorum. Olayı yaşamayanların bilmeyenlerin bu konu hakkında pek doğru çözümler üreteceğinden şüpheliyim. Şimdi belki de Mourinho'nun sözünü söyleyebilirsiniz "Jokey olmak için önce at mı olmak gerekir?" ama ben öyle düşünmüyorum. Çözüm üretmek için kesinlikle yaşayıp, anlamak gerekir diye düşünüyorum.
    Kitap önerileriniz için teşekkürler.İkiside okuduğum ve gerçekten güzel kişisel gelişim kitaplarıdır.
    Hocam bu insanlar bu işin ilmini okuyorlar.Tedavi ettikleri benim gibi onca hasta var.Ve zaten tedavisine de kesin çözüm diyorlar.Fakat sıkıntısı 1 yıl kadar uzun bir süreç olması.Bunuda herşeyin kademe kademe alışa alışa olması gerektiğini vurguladılar.
  • 24-02-2015, 22:10:20
    #13
    bugrahanisbakan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kitap önerileriniz için teşekkürler.İkiside okuduğum ve gerçekten güzel kişisel gelişim kitaplarıdır.
    Hocam bu insanlar bu işin ilmini okuyorlar.Tedavi ettikleri benim gibi onca hasta var.Ve zaten tedavisine de kesin çözüm diyorlar.Fakat sıkıntısı 1 yıl kadar uzun bir süreç olması.Bunuda herşeyin kademe kademe alışa alışa olması gerektiğini vurguladılar.
    Benim düşüncem bu şekilde. Senin kararın yine de geçmeyeceğini düşünüyorsan kısa bir zamanda, o zaman doktora git hocam en azından geçeceğini düşünüyorsan uzun süreçte de olsa gitmelisin.
  • 24-02-2015, 22:15:36
    #14
    İLaçların etkiside önemli ve dozuda önemli.İlk içtiginde etki etmez 2.haftada baslıyor etkisi.Arkadasların imza atsın eğer sınıf kalabalıksa öylede olabilir ama yinede riskli iş hocayıda anlat sıkıntı tabi hocanın karakteride önemli mesela bazı hocalar çok artistler bazıları iyi sıcak kanlıdır.
  • 24-02-2015, 22:23:30
    #15
    MoonLive adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İLaçların etkiside önemli ve dozuda önemli.İlk içtiginde etki etmez 2.haftada baslıyor etkisi.Arkadasların imza atsın eğer sınıf kalabalıksa öylede olabilir ama yinede riskli iş hocayıda anlat sıkıntı tabi hocanın karakteride önemli mesela bazı hocalar çok artistler bazıları iyi sıcak kanlıdır.
    Hocam 9 tane dersimiz var. 8 derste hocalar yoklama almıyor gidiyor bu adam alıyor.Daha öncesinden imza olayından yakalananlar olduğu için artık onuda atamıyoruz.Hocayla konuşsam işte hocanında nasık bir yanıt verir vermez bilmiyorum.Eğer olur da konusursam sizi bilgilendireceğim.
  • 24-02-2015, 22:27:45
    #16
    Merhaba kardeşim, bu forumda hiçbir yorumuma kardeşim diyerek başlamadım hep hocam diyerek başlardım fakat bu konun bu sorunun o kadar samimi geldi ki Resmen beni anlattın yıktın şuan okurken yazdıklarını dedim vay anasını

    Öncelikle bu sorun, bende halen devam etmekte olup, doktora falan gitmedim. Sorunu yavaş yavaş çözmeye başladım ki şuan Lise 3.sınıf öğrencisiyim(11). 9.Sınıfa geçtiğimde aynen sen gibiydim her şeyde kızarır duramaz sessiz sakin hiç sohbetlere katılmaz hep toplumun dışından bakan insandım. Sınıfımda çok sağlam bi arkadaşım beni keşfetti, beni herkesle önce erkeklerle, sonra kızlarla sınıfımdaki herkesle kaynaşmamı sağladı. Öncelikle sınıftaki insanlarla kaynaştım ve biraz özgüven yüklemesi oldu. Sonra sınıfımdan bizim buralarda köyler var germeç falan oraların da ismi büyüktür hani kastamonuluum kardeşim Germeç diyince herkes bakar bi dönüpte. Bende oralıyım fakat işte nedense böyle olmuşum Bir arkadaşımla aynı köylü çıktık ondan çok büyük özgüven aşısı aldım bi çok şeye atladığım oldu. Günden güne açılmaya başladım ve şuan halen açılma aşamasındayım. Şuan okulla rahatım yakında tüm şehirle olacak inşallah

    Canını sıkma, bir dost edin ve dost dostu getirsin sende amacına ulaş.

    (Sınıfta utanacağın kimse olmadıktan sonra ne dediğinin bir önemi kalmaz.)
  • 24-02-2015, 22:46:32
    #17
    Rayjon32 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba kardeşim, bu forumda hiçbir yorumuma kardeşim diyerek başlamadım hep hocam diyerek başlardım fakat bu konun bu sorunun o kadar samimi geldi ki Resmen beni anlattın yıktın şuan okurken yazdıklarını dedim vay anasını

    Öncelikle bu sorun, bende halen devam etmekte olup, doktora falan gitmedim. Sorunu yavaş yavaş çözmeye başladım ki şuan Lise 3.sınıf öğrencisiyim(11). 9.Sınıfa geçtiğimde aynen sen gibiydim her şeyde kızarır duramaz sessiz sakin hiç sohbetlere katılmaz hep toplumun dışından bakan insandım. Sınıfımda çok sağlam bi arkadaşım beni keşfetti, beni herkesle önce erkeklerle, sonra kızlarla sınıfımdaki herkesle kaynaşmamı sağladı. Öncelikle sınıftaki insanlarla kaynaştım ve biraz özgüven yüklemesi oldu. Sonra sınıfımdan bizim buralarda köyler var germeç falan oraların da ismi büyüktür hani kastamonuluum kardeşim Germeç diyince herkes bakar bi dönüpte. Bende oralıyım fakat işte nedense böyle olmuşum Bir arkadaşımla aynı köylü çıktık ondan çok büyük özgüven aşısı aldım bi çok şeye atladığım oldu. Günden güne açılmaya başladım ve şuan halen açılma aşamasındayım. Şuan okulla rahatım yakında tüm şehirle olacak inşallah

    Canını sıkma, bir dost edin ve dost dostu getirsin sende amacına ulaş.

    (Sınıfta utanacağın kimse olmadıktan sonra ne dediğinin bir önemi kalmaz.)
    Bence eğer Üniversite hayatında sorunların devam edeceğini düşünüyorsan geç olmadan sen de bir psikiyatr ile görüş.Bendeki sıkıntı çevre ve arkadaşlar arasında neredeyse 0.Yani bir insana göre çok daha iyi iletişim kuruyorum insanlarla.Tek sıkıntı makale okumak.Onların karşısında sunum yapmak felanda dahil tabi.
  • 24-02-2015, 23:41:49
    #18
    bugrahanisbakan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bence eğer Üniversite hayatında sorunların devam edeceğini düşünüyorsan geç olmadan sen de bir psikiyatr ile görüş.Bendeki sıkıntı çevre ve arkadaşlar arasında neredeyse 0.Yani bir insana göre çok daha iyi iletişim kuruyorum insanlarla.Tek sıkıntı makale okumak.Onların karşısında sunum yapmak felanda dahil tabi.
    Gitmek aslında iyi olur ama gidecek fırsatı bulamıyorum. Tek başıma gitsem adama da anlatamam ki derdimi

    Derslerde performans ödevine test çözdüren hocalara test çözmem hocam diyip slayt yaparak konu anlatıyorum derste. Bu sayede biraz daha özgüven artışı gerçekleşti. Üzerine gittikçe yeniliyorum ben kendimi, ama sizde nasıldır bilemem