Annem ilk yakaladığında dövmüştü, bir seferinde ahıra koyunların yanına kilitlemişti beni.
Sigara içmeyeyim diye o yıllarda yapılmayan kalmadı,oğlum bisiklet alalım sigara içme, sigara içmezsen şunu yapıcam falan. ama yok.
Öyle bir serüven işte, bitmeyen bitmek bilmeyen. 23 yıllık sigara içiçisiyim, muhtemelen de 18-20 yıllık tiryaki.
Sigarayı bırakmak için denediğim yollar:
- 171 hattını deeneyerek kan man verdik, bu yöntemi 3 sefer denedim, nikotin bandı, champix, zyban. ayrı ayrı dönemlerde bu üçünü denedim.
- Karabaş otunu denedim.
- Nikotin sakıızını denedim.
- Elektronik sigarayı ( farklı farklı zamanlarda farklı çeşitlerle ) denedim.
- Mora terapi denedim.
- Facebook, whatsapp, arkadaş çevresi gibi herkes bilsin de başlamayım geri dedim. yine yok.
- 68 günlük bebeğim var, 5 yıllık evliliğin ilk meyvesi. O kadar tatlı ve masum ki, o doğduğu gün sigarayı bırakacaktım söz vermiştim kendime. ama yok. Kahroluyorum.
Sigarayı 40 gün bıraktığımı hatırlıyorum, inanılmaz bir rekordu. 40 günde kaçıncı gün nargile bağımlısı olmuştum bilmiyorum, sonra başlamak zorunda kaldım.
Bazen 24 saat içmemeyi deniyorum, geçemiyorum 24 saati.
Çok erken başladığım için olsa gerek sanırım, vücudumda yaşanan o tatlı olayları anlatayım.
- İlk 1-2 saat içerisinde boğazım rahatlamaya başlıyor.
- 3-4 saat sonra ayakta uyuyabilecek bi rahatlamaya kavuşuyorum, ( normalde saatlerce uyuyabilmek için kıvranan ben. )
- 5-6 saat sonra o kadar tatlı tatlı vücudumun her zerresinde karıncalanma oluyor, kan heryere ulaşıyor sanki hissediyorum.
- 7-8 yada 10 saat civarlarında sol bacağımdaki o muhteşem ağrı gidiyor, bacaklarım rahatlıyor.
- daha 24 saat olmadan uykum düzenli normal insan uykusu oluyor, cildimin rengi açılmaya başlıyor.
- Afedersiniz, cinsel olarak da rahatlıyorum, bu bikaç gün bıraktığımda çok etkili hissetmiştim.
Boğazımda sürekli ASİT , balgam değil asit. yapışkan. Uykum sürekli sigaradan bozukmuş, sigarayı bıraktığım günlerde fark ediyorum. Su içmeyi zorla aklına getiren ben su içmeye başlıyorum, su sağlıktır. yukarda bahsetmiştim, bacaklarım sürekli ağrıyor. Özellikle sol bacağım, sanki bi damarı tıkıyor bilmiyorum. şiddetli bir ağrı sürekli. sürekli bir baş ağrısına sahibim her sigara içicisi gibi. nefes darlığım var ufak ufak. ve hayatımı asıl mahvettiği kısım, bana kafayı yediren kısım ise şu. Sürekli yorgunum, bitkinim, kimseye hiç bir şeye yetişemiyorum !
Birçok evli çift gibi kavgalarımız, tartışmalarımız elbette oluyor. Ama şöyle bir düşününce ben eşime eş olamazsam bu elbette yaşanır. Yürüyüşü seviyor mesela, ama ben işten eve gidince yorgun bitkin bir insan olur, Emre hafta sonu bişeyler yapsak? Sorusuna yorgun olmazsam bakarız dersem. Akşamları biraz yürüyüş yapsak? dediğinde yorgunum ne yürüşü ya. dersem eğer tartışma kavga yaşarız elbet. Ki kendime halim kalmıyor ki başkasına kalsın. Bahsetmiştim, bir evladım oldu. Onun beni sigara kokumla hatırlayacak olması, sigara içerken görecek olması bana acı veriyor. daha 2 aylık çocuk, mutfakta otururken ben balkona çıkıyorum sigara içmeye, daha 2 aylıkken beni elimde sigara görmesin diye uğraşıyorum. Ve yorgun bitkin değil de, onla oyunlar oynayabilen onunla zaman geçirebilen bir babası olsun istiyorum. Benim gibi aile sevgisinden mahrum yetişmesin, mutlu olabileceği, gerektiğinde arkadaşlık edebilecek bir ailesi ve babası olsun istiyorum. Bu anlattığım kısım sert mizacı olan arkadaşlara abes gelebilir, ben sevgi konusunda şeffafım biraz. yumuşak yani. Eşime, çocuğuma, kendime bu illetin kokusunu ve zararlarını yaşatmak istemiyorum.
Sigarayı bırakamıyorsan azalt *çok denedim. saatlere böldüm, o saat gelmeden içmeyim dedim. yok!
En azından evde içme, gündüz iç. *maalesef bırakmaktan daha zor geliyor. daha çok irade istiyormuş gibi sanki.
Neden ne ümitle anlattım bilmiyorum, ama çok doldum bu konuya. Kendimi ahmak gibi hissediyorum.
