Keşke 2. kez okusaydınız kurduğum cümleyi tekrarlıyorum ; "Bu bilgi doğrultusunda tüm hayati ilaçlar mantiken bozmaz bana göre. Ama yinede yukarıdaki arkadaşın dediği gibi ayet varsa sağlıkla ilgili referans alabilirsin hocam " Yani demişim ki ben diyanete güvenmiyorum, ayet varsa bitmiştir olay. Bu bir görüştür neyin iftirasından söz ediyorsunuz? Ben Türkiye Diyanet'ini başlı başına ele alıyorum ve referans kabul etmiyorum kendime. Eleştirel bakıyorum yani özetle. Dinde en büyük referans Önce Kur'an-ı Kerim, sonra peygamber efendimizden gelen Sahih hadislerdir. Türkiye Diyaneti'nin vasfı malesef ki bana göre kılıfına uydurma kurumundan ibarettir. Bunu düşünmeme sebebiyet veren tek bir konu değil. Laik ülke kavramına dokunmadan herkesi memnun etmeye dayalı görüş beyanlarının yanı sıra, ilaçlar için de öyle, Şans oyunları için de öyle, Çağdaş huhuk/İslam hukuku taban farklılıkları için de öyle. Etliye sütlüye dokunmayan diyanet kurumu olamaz. İslam'da doğru tek'tir. Haram haramdır, sevap sevaptır. Şöyle yaparsan haram'ı helal yapamazsın. Böyle olursa helal haram olur diye birşey de yok. Diyanet İşleri fetvaları ile bir kısım yada kısımları memnun etme kurumu değildir. Doğru kimini mutsuz eder, kimini mutlu. Objektif olasın ki kurum olarak saygı göresin.
Merak etmeyin ben tekrar tekrar okudum, kendi cümlelerim dahil yanlış ithamda bulunmamak için okudum durdum.
"
nasıl bir covid'se Diyanet torpili ile bozmaz şerhi aldı" Benim eleştirdiğim nokta burası..
Ben sizin görüşlerinize ve bilginize herhangi bir laf etmedim. Siz torpil dediniz ve hala demeye devam ediyorsunuz. Ben bunun torpil olması imkansız diyorum ve elimde olmadığına dair somut kanıtlar var. Daha ne diyebilirim? Daha vasıflı bir kurum bulmadıkça, müçtehit olup içtihat yapmadıkça dini nasıl doğru yaşayacaksınız merak ettim açıkçası. İlk cevabınızda yazdığınız gibi, herkes hadis, fıkıh, akaid ilmini bilmiyor... bu yüzden o Alimler hadisleri yorumluyor, Kur'an-ı yorumluyor. Kanıt olarak belirttiğim linkte aslında her şeyi anlattım. Ebu Hanife'nin öğrencilerine dayanıyor ve uzun yıllar aslında bu görüşler esas alınıyor.
Alıntı
Bu Fetva yeni açıklanmadığı gibi doğrudan bir kişinin fikri değildir.
Modern Fıkıhçıların araştırmaları ile birlikte 1948'den itibaren ağırlıklı olarak bir bir görüş benimsenmiştir ve bu diyanet tarafından da kabul edilmektedir.
2004 Basım Diyanet İlmihali 1.Cilt Sayfa 409-411 de bu konu ele alınmıştır.
Bu konu hakkında iki görüş vardır.
Mezhep İmamı Ebu Hanife'nin görüşü ve 20.Yüzyıl fakihlerinin görüşleridir.
1.) Ebu Hanife demiştir ki ilaç kullanımı orucu bozar. Sebepleri ise vücuda giren bir madde olmasıdır ve uzun yıllar giren orucu, çıkan ise abdesti bozar görüşü benimsenmiştir.
2.) Modern Fakihler demişlerdir ki, orucun manası itibariyle amaç nefsi işlerden uzak durmaktır ve vücuda giren madde besleyici, güçlendirici yani gıda niteliği taşımadığı sürece ve sağlıki açıdan önem arz ettiği takdirde (ilaç) mideye inmemek şartıyla ilaç kullanımı orucu bozmaz ancak o günü kaza etmek veya o gün oruç tutmamak daha iyidir şeklinde görüş beyan etmişlerdir.
Astım ilacı, oral yollardan alınır ancak mideye inmez dolayısıyla da orucu bozmaz.
Aşı, damar yoluyla alınır ancak besin değeri yoktur, sağlıki açıdan önemlidir ve vücudu güçlendirmez ayrıca mideye de inmez. Dolayısıyla orucu bozmaz.
Günümüz fakihleri ağırlıklı olarak bunu benimserler, şart değildir siz Ebu Hanife'nin görüşlerini esas alabilirsiniz ancak bunlar dinde güncelleme değildir.
Zira şari tarafında hükmü belirlenmemiş konular hakkında icma yoluyla fetva verilebilir ve peygamberimizin vefatından sonra da verilmiştir. Kur'an ve Hadis yorumlanarak farklı görüşler ortaya çıkabilir ancak ağırlıklı olan görüş esas alınırsa her zaman daha iyidir.
Dediğim gibi burada önemli olan oruç ibadetidir, açlık, susuzluk ve sıkıntı içermemek için aşı yapılıyorsa orucu da bozabilir bunu da eklemiş olayım.
Şimdi ben kaynak ve sebeplerle birlikte konuştum, siz hangi kafayla konuşuyorsunuz? İşinize mi gelmiyor? Bu din düşmanlığı değil de nedir?
Birilerinin şahsiyetini İslamiyete yansıtıp kötüleyemezsiniz.
Tekrar ediyorum, iki görüşün hangisi benimsendiği beni veya sizi ilgilendirmiyor kişinin inisiyatifine kalmış......