tiptu adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
Diyanet'ten flaş aşı fetvası
52
●1.713
- 06-04-2021, 12:52:56Sözde din adamı olduğunu belirleyen otorite siz mi oluyorsunuz? Hangi dini bilgiye dayanarak? Bana bir faydası olmadı, dine faydası olup olmadığını ben bilemem, çünkü bilgim ve yetkinliğim olmayan şeylerde otorite kesilmeyi sevmiyorum pek çok kişinin aksine. Kendisini tanımışlığım yok, bu yüzden kendisiyle ilgili fikir belirtemem. Tanımadığı halde kişileri değil statüleri önyargılayan kişilerden değilim
- 06-04-2021, 12:54:20night_walker adlı üyeden alıntı: mesajı görüntülemralihan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüleKNUI adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüleoutis adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüleoutis adlı üyeden alıntı: mesajı görüntülemertcangokgoz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntülekuzeyy adlı üyeden alıntı: mesajı görüntülekaantemiz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüleCemaLi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntületimurx01 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntülenight_walker adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüleShentinal adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüleBacklinkim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntületiptu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bilmediğimiz bir konuda hüküm vermek çok kolay değil mi?
Bu Fetva yeni açıklanmadığı gibi doğrudan bir kişinin fikri değildir.
Modern Fıkıhçıların araştırmaları ile birlikte 1948'den itibaren ağırlıklı olarak bir bir görüş benimsenmiştir ve bu diyanet tarafından da kabul edilmektedir.
2004 Basım Diyanet İlmihali 1.Cilt Sayfa 409-411 de bu konu ele alınmıştır.
Bu konu hakkında iki görüş vardır.
Mezhep İmamı Ebu Hanife'nin görüşü ve 20.Yüzyıl fakihlerinin görüşleridir.
1.) Ebu Hanife demiştir ki ilaç kullanımı orucu bozar. Sebepleri ise vücuda giren bir madde olmasıdır ve uzun yıllar giren orucu, çıkan ise abdesti bozar görüşü benimsenmiştir.
2.) Modern Fakihler demişlerdir ki, orucun manası itibariyle amaç nefsi işlerden uzak durmaktır ve vücuda giren madde besleyici, güçlendirici yani gıda niteliği taşımadığı sürece ve sağlıki açıdan önem arz ettiği takdirde (ilaç) mideye inmemek şartıyla ilaç kullanımı orucu bozmaz ancak o günü kaza etmek veya o gün oruç tutmamak daha iyidir şeklinde görüş beyan etmişlerdir.
Astım ilacı, oral yollardan alınır ancak mideye inmez dolayısıyla da orucu bozmaz.
Aşı, damar yoluyla alınır ancak besin değeri yoktur, sağlıki açıdan önemlidir ve vücudu güçlendirmez ayrıca mideye de inmez. Dolayısıyla orucu bozmaz.
Günümüz fakihleri ağırlıklı olarak bunu benimserler, şart değildir siz Ebu Hanife'nin görüşlerini esas alabilirsiniz ancak bunlar dinde güncelleme değildir.
Zira şari tarafında hükmü belirlenmemiş konular hakkında icma yoluyla fetva verilebilir ve peygamberimizin vefatından sonra da verilmiştir. Kur'an ve Hadis yorumlanarak farklı görüşler ortaya çıkabilir ancak ağırlıklı olan görüş esas alınırsa her zaman daha iyidir.
Dediğim gibi burada önemli olan oruç ibadetidir, açlık, susuzluk ve sıkıntı içermemek için aşı yapılıyorsa orucu da bozabilir bunu da eklemiş olayım.
Şimdi ben kaynak ve sebeplerle birlikte konuştum, siz hangi kafayla konuşuyorsunuz? İşinize mi gelmiyor? Bu din düşmanlığı değil de nedir?
Birilerinin şahsiyetini İslamiyete yansıtıp kötüleyemezsiniz.
Tekrar ediyorum, iki görüşün hangisi benimsendiği beni veya sizi ilgilendirmiyor kişinin inisiyatifine kalmış...... - 06-04-2021, 12:57:41nabıza göre şerbet
yıllardır os.....sam orucum bozulurmu sakız çiğnesem bozlurmu vsvsvsvs gibi acayıp acayıp polemıkler dönerdi
çok garip
virüslüyüm ama oruçluyum,oruclu oldugum ıcın aşı vurulabılırmı veya aşı vurabılır denılebılıyorda
oruçluyken kul hakkı yenılebılıyormu,yalan söylenebılıyormu,haksızlık hırsızlık yolsuzluk yapılabılıyormu bu gıbı polemıkler hıc gündeme gelmıyor
virüslüykende oruç tutmayın o halde be kardeşim
yüzbınlercesi boşuna deist olmadı - 06-04-2021, 13:00:21Ben Hanefi mezhebine mensubum hocaminduiduel adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 06-04-2021, 13:10:27Maalesef Diyanet'in varlığını sorgulayan arkadaşlarımız var. Diyanet'i kapatalım da bu kadar insanı tarikat-cemaatlerin ortasına mı bırakalım?
- 06-04-2021, 13:12:51Hanefi Mezhebinin, kurucu imamları vardır.mralihan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bunlar arasında en önemli temsilcilerimiz ve kurucuları arasında olan Ebu Hanife vardır. 1948'den itibaren ağırlık kazandığını söylediğim görüş aslında Ebu Hanife'nin öğrencisi olan Ebu Yusuf'a dayanmaktadır. Yani burada yalnızca Kur'an ve Hadisi farklı yorumlamak söz konusudur. Mezhepler yalnızca dini kolaylaştırmak için vardır. Mezhebe bağlı kalmak da şart değildir. Ancak unutulmaması gereken şey bazı çıkarımları yapabilmek için müçtehit olmak gerek ve bu da kuranı, arapçayı, hadisleri, icma edilmiş konuları, yaşadığın bölgenin kültürünü vb... çok iyi şekilde bilmeyi gerektiriyor. Bu sayede Kur'an ve Hadisleri yorumlayabilir ve hayatını o yönde şekillendirebilirsin. Şimdi bu konu uzun benim de aklımda olmayan çok konu var yanlış bilgilendirme olmaması açısından devam etmeyeceğim. Mezheplerin amacı dini en açıklayıcı hale getirmek ancak dinin kendisi olmadığını bilmek gerekir. Günümüz Alimleri fetvalarının neredeyse tamamını önceki alimlerin görüşleri ile şekillendiriyor ve bunu bir kişi yapmıyor. Günümüz de yeni hükümlere duyulan ihtiyaç yüzünden fetva verilebilir. - 06-04-2021, 13:17:17Pekala bu fetvanın dayanağı Ebu Yusuf ve İmam Muhammed'dir. Kendileri bizzat Ebu Hanife'nin öğrencileridir.KeyTech adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bu görüşün ağırlık kazandığı ve aşı konusunun ele alındığı yıl ise 1948 Ezher Üniversitesi Fetva Komisyonudur.
Daha fazla açıklamaya gerek yoktur sanırım.