Küfür ettiğinizi belirtmedim. Üslubunuzda bir bozukluk sezdim. "Neyin kafasını yaşıyorsunuz.." gibi sanal ortamda kullanılan absürt bir kelimeyi kullanıyorsunuz amacınız komiklik yapmak mı çözemedim. Seninle farklı düşünebiliriz ama konuşmalarına dikkat ederek kendi düşüncelerini güzel bir şekilde ifade edebilirsin. Bana hep sorular sormuşsun tek tek cevaplamak isterdim ama inanın zamanıma yazık. Kendini VATAN Bekçisimi zannediyorsun sen , bu vatanın tek evladı senmisin. Bu yapılanları benim desteklediğimi mi zannediyorsun.
R10 Profilinden baktığım kadarıyla yaşının benden büyük olduğunu gördüm. Bu yüzden yazılarıma sansür uyguladım. Birbirimizle güzel bir şekilde muhabbet edercesine konuşmak varken böyle kalbimizi kırmamıza gerek yok. Ben düşüncelerimi belirttim sende katılmıyabilirsin ama sen adeta ufak bir kelimeyi cımbızla çekerek oradan bana saldırmaya çalıştın bu yüzden bu tepkimi ölçülü bir şekilde buraya yazdım bundan sonra mesajlarımı alıntılamassan sevinirim.
Kendine iyi Bak VATAN SEVDALISI KARDEŞİM.
Aslında hiç sevmem sanal ağızları ama bu "neyin kafasını yaşıyorsun kavramını" R10 'da gördüm. Herkes her lafı konuşuyor sorun olmuyor, ben konuşunca sorun oluyor. Bari bu lafı kullanayım arada da bakalım ne fark oluyor diye düşündüm. Demek ki pek bir fark olmuyormuş

Madem o lafa gücenmişsin özür dileyeyim de gücenme.
Şöyle bir çelişkin var kardeşim. Üslubumdan dem vuran bir insan devamında yaşımı dillendiriyorsa ve beni kınıyorsa. Beni bu yönde eleştiren şahsın üslubuna benden daha çok dikkat etmesi lazım gelir. Bana "babanın oğlu muyum" deyip devamında da "kardeşim" diyen birine ben yorum yapmak istemem. Benim için herkes kardeştir. Herkese kardeşim, canım, ciğerim diye hitap ederim. Ama bana büyüğümsün, üslubuna dikkat diye diyorsan "kardeşim" demeyeceksin, "abi" diyeceksin bu işin raconu böyledir. Büyükler küçüğüne "kardeşim" der. Tamam mı "kardeşim"?
Vatan her alanda savunulur. "Bordo klavyeli" diye şimdi bir kavram daha türetmişsiniz. Boş konuşmalar bunlar. Sizler meydanda savunuyorsanız, tepki gösteriyorsanız ben o meydanlar da niye kimseyi görmüyorum? Madem vatan sanalda savunulmaz bugün diğer devletler niye sanal ortamda her türlü faaliyete girişmiş haldeler.
O yüzden çok bilmiş kardeşim böyle popülist laflarla, içi boş laflarla zaman tüketmeyin. Yeterli bilginizin olmadığı konularda da kalkıp yorum yapmayın "markalaşma süreci" diye. Bir ürünün pazarlanmasının çok çeşitli yolları vardır, hani sen bir marka uzmanısın ya daha iyi bilirsin. Bunlardan biri de kabul edilmeyen bir ürünün, ince ince kanıksatılarak kabul görmesi eylemidir. Hani Türkiye'yi bir ürün olarak nitelendirdin ve yapılanlara markalaşma dedin ya ben de o sözlerine istinaden bu markalaşma sürecindeki aşamadan bahsettim sana. Şu an Türkiye'de izlenen politika önce dillendirilip alıştırılıyor, sonra uygulamaya dökülüyor. Tabi sizin gibi cengaverler de bunlara "markalaşma" der
"Ufak bir kelimeyi cımbızla aldın" demek masum kalır. O ufak kelimeler en önemlisidir. "Şeytan ayrıntılarda saklıdır diye boşa" denmez. Bir laf ediliyorsa her kelimesi önemlidir. Önemsiz diye bir şey yoktur. O yüzden düşüncelerimizi aktarırken, söylediğimiz her şey önemlidir.
Sen de kendine iyi bak markacı KARDEŞİM. Öpüyorum gözlerinden, daha güzel sohbetlerde görüşmeyi diliyorum. Hoşça kal.
Not: Şu cümleyi kurmuşsun;
Alıntı
Vatan iki kelimeden mi ibaret söylesene bana.
Markalaşma konusunda söylemde bulunan bir insan bu lafı nasıl sarf eder? Bir markanın değil kelimesi, değil harfi, değil tek bir noktası rastgele çizilmiş bir çizgisi bile hayati önem taşır. Markanın ve markalaşmanın ne olduğunu daha iyi öğrenmen dileği ile.