• 02-04-2026, 18:13:03
    #28
    Senin benim gibi sıradan insanlar için bir kaçıştır.
  • 02-04-2026, 18:29:22
    #29
    UzaN adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Din kurallar bütünü?
    Semavi ( Dünya dışından ) gelen kurallar.
    Arazi ( filozoflar vs. Komutanların kuralları )...

    Tarafsız olmak lazım.

    Hangisi tarafından yönetilmek istersin.

    Semavi dinlerin daha çok fantastik yada meraklı her insanın ısınma problemi yaşamayacak şekilde girebilir dinlerdir.

    Yahudiler : din alımına kapalı köle arıyorlar. Bozulmuş insan celladı haline gelmişler.

    Hristiyanlar : parayla din satmaya çalışıyorlar. Ama beyin kabul etmiyor. Çünkü tanrıyı insanlaştirmaya çalışıyorlar! Bozuk inanç.

    İslam : en kalite son versiyon ilahi din. Yaratıcı iletişimi Kur'an ile sağlıyor.
    Ama zor bir din günde 5 defa yaratıcı ile iletişime geçmek zorundasın.
    Yılda 30 gün aç kalmak zorundasın.
    Ve durmadan çalışman gerekiyor. Zengin olmani istiyor ki zekat veresin ve diğer güzel erdemler elde etmesini istiyor.
    Bireysel başarıları toplumsal başarı haline getirmeyi hedefliyor.
    Nefis (ego ) şeytan vb düşmanlar sebebiyle inanan insanlarin yıpranmalar olacağını hatta Filistin'e olan gibi belalar sorunlar yaşayacağını söylüyor. Çünkü dünya imtihan yeri cennette güzellikler elde etmek için zoru başarmak lazım. O uğurda mücadele edecek ve hatta gerekirse ölecek.


    inanmayan bir insan ottan farkı yoktur... Yada fotosentez için gerekli bir varlıktır sadece.

    Gelelim sorunun cevabına.

    Son din İslam en güncel din ya
    Peygamberine bakmak lazım.

    Peygamber Hira Nur dağına kaçtı mı sığındı mı?

    Toplumdan beri durdu. Taşa puta tapmadı. Kaçtı.
    Kendisine sığınak aradı mağarada ona sahip çıkıldı.

    Ve onun örnekliği o kadar guzelki tüm dünyaya yetecek akıl sahiplerine doğru yol gösterecek nitelikte.

    Selam olsun Allah'ın has kullarına.

    Hani her dine saygılıydınız. Bak yapay zeka sana saygısız dıyor herkesın ınancına hakaret ınanmayanada hakaret edıyorsun.

    Doğrudan inanmayanlara yönelik

    • “İnanmayan bir insan ottan farkı yoktur…”
      → İnsanları değersizleştiren, aşağılayan bir ifade.
    • “...fotosentez için gerekli bir varlıktır sadece.”
      → İnsanı işlevsiz / anlamsız bir varlık gibi gösteren küçümseyici söylem.

    🔴 Diğer dinlere yönelik genelleme ve hakaret içeren ifadeler


    Yahudilik hakkında

    • “Din alımına kapalı köle arıyorlar.”
      → Ağır ve temelsiz genelleme, hakaret içerir.
    • “Bozulmuş insan celladı haline gelmişler.”
      → Tüm bir grubu suçlayan ve aşağılayan söylem.

    Hristiyanlık hakkında

    • “Parayla din satmaya çalışıyorlar.”
      → Genelleyici ve küçümseyici ifade.
    • “Beyin kabul etmiyor.”
      → İnananları akılsızlıkla ima eden küçümseme.
    • “Bozuk inanç.”
      → Açık şekilde aşağılayıcı ve yargılayıcı.

    🟡 Dolaylı / üstten bakan ifadeler


    (Bunlar doğrudan hakaret kadar sert olmasa da tarafsız değil)
    • “Semavi dinler fantastik…”
      → İnançları küçümseyen bir ton.
    • “İslam en kalite son versiyon din”
      → Diğer inançları değersizleştiren kıyas.
  • 02-04-2026, 18:55:40
    #30
    SDR1035 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    toplumu daha iyi bir duruma nasıl getirebiliriz onu tartışmak adına açtım.
    Bu tartışma unutulup gidecek hocam, baştan dile getireyim, fazla geçici bir konu.

    Tek diyebileceğim: Din mükemmel bir manipülasyon aracıdır.

    Son olarak: İnsan belirli bir yaşa geldiğinde onu sittin sene kontrol edemezsiniz (aşırı saf ve gerizekâlı olmadığı müddetçe). Bu yüzden din belirli bir olgunlukta seçilim olarak devam eder ve nihayetinde ya dahil olursun ya da dersin: “Amaaan… Din de neymiş… Pahh!! Ateist olmak candır!!” gibi gibi, bir ton türevleri ve düşünce yapıları olan karmaşık bir sistem. Dünya’da insanların varlığından beridir aktif olan din. 👌
  • 02-04-2026, 19:43:01
    #31
    Türkiye'de dini eleştirmek ve tartışmak çok tehlikeli... bu bile her şeyin gerçekten özeti değil mi ! ?
  • 02-04-2026, 20:39:34
    #32
    Çok kısa özetle doğduktan sonra toplumun bir parçası oluncaya kadar din "ailesel" olur, anne baba dindar ise o çocuk 10-12 yaşlarında "annem ve babam yanılıyorlar" diyebilecek akla sahip olamaz genelde, o yüzden ailesi ne diyorsa doğru kabul eder. Topluma karışınca ise din "toplumsal" olur, çevreden görür, arkadaşlarından duyar, dini etkinliklere katılır eğer çevresinde dindarlık yüksekse ve bu aşamada sorgulamaya gerek duymayabilir. Daha ileri seviyede kişinin eğitim hayatı biter, arkadaş miktarı azalır, toplumdan biraz olsun soyutlanır ve bu aşamada din "kişisel" olur. Burada kişinin neyi merak ettiği, neyi sorgulamaya başladığı, neleri kabullendiği, neleri reddetme eğiliminde olduğuna göre değişir. Çoğu insan ölen veya ölecek olan sevdiklerini yeniden görmek ister, sonsuzluk ister, cennet ile ödüllendirilmek, yeniden doğmak ister yani yok olmamak ister ve cehennem ile cezalandırılmamak ister. İster huri deyin ister kevser şarabı, tavşana havuç uzatma deyin veya iyi polis kötü polis ama birine bak cennet ödül, cehennem ceza derseniz buna inanan herkes ister istemez cezadan korkacak ve ödülü arzulayacaktır insanın doğası böyle. Burada anahtar kelime ödül ve ceza sisteminin gerçekten olup olmadığını sorgulayabilecek cesarete sahip olmaktır.


    Evet, cesaret ister sorgulamak çünkü "birileri Allah yok diyor, tövbe tövbe" burada sondaki tövbeler çoğaltılabilir ama minimum 2 olduğu gözlemlenmiş yani böyle bir şeyi başkasının söylemesini dile getirmenin dahi tövbe edilmesi gereken bir günah olduğunu düşünülüyor ve "ceza sistemi" yani cehennemden korkuluyor. Dinlerin kökenine de ineriz Sümerler hatta daha antik dönemlere ama konu için bu kadarı yeterli, eskiden insanları savaşa ikna için ölürsen cennetliksin be olm demek durumundaydı eski insanlar çünkü başka türlü kolay kolay kimseyi ölmeye ikna edemezsiniz. Şimdiki gibi ırklar, ülkeler, din mezhep veya toprak bayrak artık adına her ne diyorsanız milliyetçiliğin gelişmediği şehir savaşları gibi durumlarda git yan şehirdeki insanları öldür, ölürsen ödül kazanacaksın demek en kolayıydı ve etkili bir yöntemdi. Din üst sınıfların gücü elinde tutması için kullanışlıdır, alt sınıflar için ise gerek şükür, gerek umut ile hatta bazı dinlerde reenkarnasyon ile daha iyi bir yaşam vaadi sayesinde toplumları hizada tutmak için kullanışlı bir araçtır. Sözün özü din herkes için farklı bir anlama gelir, kimi için yol, kişine göre arayış, kimine göre hayatın anlamı ve kimine göre hiçlikten ibaret olabilir. Şu bir gerçek ki çoğu kişi dinin "ailesel ve toplumsal" olduğu dönemlerdeki etkisini üzerinden atıp "bireysel" yönelişe geçemiyor, 10 yaşında din kültürü dersinde dinlediği o şeyi doğru kabul edip asla sorgulamıyor.
  • 02-04-2026, 21:12:59
    #33
    Ne demiş cmylmz - istersen krem peynire tap, banane Yani şair burada diyor ki aslında dünya üzerinde kaç yüz tane din var. Onlardan birine de bağlı olabilirdin. Ayıkla şimdi pirincin taşını.

    Genel teori nedir. Kardeşim, kalbin temizse etliye sütlüye karışmıyorsan iyi bir karaktere sahip ve iyilikler yapabiliyorsan. Korkacak pek bişey yok aslında.
  • 02-04-2026, 21:53:16
    #34
    Üyeliği durduruldu
    din; afyon sakızıdır.. çiğnemeyin.
  • 02-04-2026, 21:58:44
    #35
    Kurtuluş
  • 02-04-2026, 23:42:40
    #36
    Bu soruyu cevaplamadan önce küçük bir ayrım yapmamız gerekiyor: Hangi dinden bahsediyoruz? Eğer bir yaratıcıyı merkeze almayan,
    sadece felsefi veya kültürel bir öğretiden ibaret bir "din" anlayışından söz ediyorsan, bu sorunun cevabı pek de mühim değil.
    Ancak bir Yaratıcıya (Allah’a) iman edilen bir dinden bahsediyorsak, işte o zaman bu soru anlam kazanır ve üzerine konuşulabilir.

    Peki, Nedir Din?


    En temel haliyle din; insanın anlam arayışına yanıt veren, kutsal kabul edilen değerler etrafında şekillenmiş ilahi bir sistemdir.
    Etrafına bir bak; insanlar, hayvanlar, tüm canlılar, uçsuz bucaksız evren, dünya, güneş ve ay... Hatta aklına gelen ya da henüz keşfedilmemiş her şey, bir Yaratıcının —Allah’ın— varlığının en büyük ispatı değil midir?

    Mantıklı düşünen bir insan; dinin hem kötülüklerden doğruluğa bir kaçış, hem de asli cevhere bir yöneliş olduğunu kolayca görebilir.
    Burada "kaçmak" kelimesi aslında derin bir anlam taşıyor. Neden mi?
    • Neyden kaçıyoruz? Kötülükten mi, korkularımızdan mı, yoksa bazen bizzat kendimizden mi?
    • Nereye yöneliyoruz? İşin aslı şu ki; gerçek bir inanç sisteminde kaçış ve yöneliş aynı kapıya çıkar.
    İnsan bir şeyden kaçtığında mutlaka başka bir şeye yönelir, bir yere döner ya da bir yola girer. İnsan kaçıp yalnız kalsa bile bu bir yöneliştir; kalbine yönelir, sessizliğe yönelir, özüne yönelir

    Özetle; Dinin hangi din olduğu, bu yolculuğun rotasını belirler. Eğer merkezde O varsa; dünyadan kaçmak O’na yönelmektir,
    O’na yönelmek ise tüm karanlıklardan kaçmaktır. Sonuçta kaçmak da, yönelmek de aynı hakikatte buluşur.


    @SDR1035; @_Forbidden_; @serterefendi;@DevilMorgan;@bykrldg;@posted;@KarakurtCapital;@reallegal;@iowa;@Neron;@tunatun;@kalitelihostorg;@UzaN;@ctis;@ledci;@skurtoglu;@Emreabi;@ESSA;@Sceptre;;.....