• 02-04-2026, 10:15:21
    #1
    Son zamanlarda sık sık karşıma çıkan veya benim algıda seçicilik yaptığım bir konuya değinmek istiyorum.
    Etik ve ahlak dışı bir iş yaptıktan sonra direkt olarak din açısından kuvvetli bir şey paylaşılıyor. Bu hem inandırıcılık açısından düşük kalıyor hem de din açısından bir sorun teşkil ettiğini düşünüyorum.
    Bunun içten bir yönelme olduğunu düşünmüyorum.
    Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
    Dipnot: Ben inanmıyorum. Belirli bir yaşta ve olgunlukta olduğumu düşünüyorum. Beni inandırmak veya dışlamak adına değil de toplumu daha iyi bir duruma nasıl getirebiliriz onu tartışmak adına açtım.
  • 02-04-2026, 10:17:43
    #2
    Kurumsal PLUS
    Daha saat gece 12 olmadı
  • 02-04-2026, 10:19:05
    #3
    Kimisi ona sığınır (kaçış), kimisi onunla yola çıkar (yöneliş).
  • 02-04-2026, 10:19:44
    #4
    Saitama adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Daha saat gece 12 olmadı
    I can do overthinking all time
  • 02-04-2026, 10:19:50
    #5
    Din bir kaçıştır teslimiyettir teslim olunmadan sadık olunmaz
  • 02-04-2026, 10:20:47
    #6
    DevilMorgan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kimisi ona sığınır (kaçış), kimisi onunla yola çıkar (yöneliş).
    Bu zorundalıktan mı olur yoksa içtenlik ile mi olur?
    Asıl soru: Normal koşullarda içtenlik ile olması gerekiyor ama çevrenizdekilerin içtenlik ile olduğuna inanıyor musunuz?
  • 02-04-2026, 10:28:19
    #7
    Hayır, çoğu insanın tam anlamıyla içtenlikle yaşadığına inanmıyorum,
    çoğu insan, farkında olmadan dinini içtenlikten çok alışkanlık, aidiyet veya zorundalık ile dogmatik olarak büyüyor.



    SDR1035 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu zorundalıktan mı olur yoksa içtenlik ile mi olur?
    Asıl soru: Normal koşullarda içtenlik ile olması gerekiyor ama çevrenizdekilerin içtenlik ile olduğuna inanıyor musunuz?
  • 02-04-2026, 10:38:36
    #8
    Selam olsun,

    Güzel konu olmuş dimağına sağlık.

    Ben kendi düşüncelerimi yazıp taşlardan pay alayım hadi

    Din 35 yaşlarına kadar Coğrafyadır.
    Ailenin, toplumun ve ülkenin durumuyla ilgili bir durumdur.
    Elbette istisnalar vardır 20 yaşında da 35 yaşında ulaşılacak hale gelebilir insan ama sanıldığından çok daha azdır bu.
    Öyle ben her dini araştırdım, şu deliller bu mantıklarla seçim yapılmıyor insan ben seçtim dese bile.
    Dini hem de kendi toplumunun kabul ettiği ve reddettiği dinleri muhakeme edecek, idrak edecek olgunluk için insanın kendisini geliştirmesi gerekmekte.

    35 yaşlarından itibaren ise din ya bir seçim ya bir kaçış ya bir ritüel ya da statüdür.
    İnanmak ve inanmamak bu yaşlardan itibaren olabilir.
    Elbette aklını ve yaşanmışlıklarını hatta yaşayamadıklarını düşünüp bunlar üzerinde kritik yapabilecek noktaya getiren sağlıklı ve ortalama zekada birinden bahsediyorum.
    Yoksa 60 yaşında ama bahsettiğim 35 li yaşlarında olması gereken duruma gelemeyen insanlardan bahsetmiyorum.

    20 yaşında birisi ya da 17 yaşında birisi ben dinimi kendim seçtim diyebilir lakin bu kişi henüz seçim ile tercih arasındaki farkı bilmeyen bir insanın seçtim demesinin bir değeri yoktur benim için.

    Seçim olabilmesi için seçecek yetilere sahip olmak gerekir.
    Doğduğun ülkede kabul görülen, ailende kabul gören, tartışılması ayıplanan, sürekli seni buraya çekmek isteyen insanların arasında yapılan şey seçim değil dinsizlik mi dindarlık mı arasında bir tercihtir. Seçim olabilmesi için daha farklı şartlar olması gerekir.

    Hülasa, 35 yaşlarına kadar Coğrafya daha sonrası o yaşlarda olduğunuz insanın bilgi birikimi ile ya seçim ya kaçış ya da adet olur.
  • 02-04-2026, 10:39:07
    #9
    Fark etmez ne olursa ol yine gel.