• 31-12-2025, 13:47:30
    #10
    Takılmayın hocam kendi ailenize çoluğunuza çocuğunuza bakın.
    Bu halk ne yaşıyorsa hak ederek yaşıyor.
    Her halk hak ettiği gibi yönetilir.

    Afganistan iran suriye hepsi aynı o halklarda hak ettiği gibi yaşıyor. Öyle yaşamayı onlar seçti.
  • 31-12-2025, 13:47:40
    #11
    Lisans Hizmetleri
    HveH adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Araştırma dediğin şey kulaktan dolma cümleleri tekrar etmek değil, olayın aslını öğrenmektir. Dilek Özçelik vakasında ne “kameraların önünde eline para sıkıştırılması” var ne de “ilaçsızlıktan öldü” diye bir gerçek. Bu, yıllardır sosyal medyada dolaşan yanlış ve çarpıtılmış bir anlatı.
    Dilek Özçelik, dönemin bakanının ziyareti sırasında kanser tedavisinde yaşadığı bürokratik sorunları dile getirmek için yanına gidiyor. Bakanın refleks olarak para uzatması üzerine de herkesin hatırladığı o cümleyi kuruyor:
    “Ben dilenci değilim.”
    Yani para kabul edilmiyor, “eline sıkıştırılmıyor”, rüşvet ya da benzeri bir durum zaten söz konusu değil.
    Daha da önemlisi şu: Olaydan sonra ilaçları temin ediliyor ve tedavisi devam ediyor. Dilek Özçelik’in hayatını kaybetmesi “ilaç verilmediği” için değil, ne yazık ki kanserin seyri nedeniyle oluyor. Bunu görmezden gelip “ilaçsızlıktan öldü” algısı yaratmak, hem gerçeğe aykırı hem de hayatını kaybetmiş bir insanın hikâyesini siyasi slogan malzemesi yapmak anlamına gelir.
    “Ben denk gelmedim” diyen birine “ayıp” demeden önce, senin denk geldiğin şeyin gerçek mi yoksa sosyal medya masalı mı olduğuna bakmak gerekir. Çünkü bu olayın ne resmi bir soruşturması var, ne rüşvet iddiası var, ne de “kameralar önünde para sıkıştırma” diye bir tutanak.
    Kısaca:
    Bu olay acı bir hasta hikâyesidir, uydurma bir skandal değil.
    Biraz daha az ezber, biraz daha fazla gerçek iyi gelir. Sen aynada kendine bak, belki utanacak yüzü görürsün.
    Ai ya yazdırmayı bırakırsan, ülkeni takip edersen dışarıda soğuktan ölen bile insanlar olduğunu görürsün. Belki bir hikaye eksik olabilir fakat ilaç bulamayıp ölen kimse yok diyecek kadar vicdansız olmamalısın. SMA hastası bebekler bile en basit örneği. Siyasi bir şey yok insani bir şey bu konu zaten.
  • 31-12-2025, 13:51:29
    #12
    Yıllardır bir oradan bomba atılıyor bir buradan bomba atılıyor adamların üstüne. Adamların bırakın kalacak evleri yiyecek ekmekleri yok. Ayrıca getirilmesinden tedavi edilmesine kadar Katarlılar sağlıyor. Yani sizin cebinizden bir şey çıkmıyor merak etmeyin, he çıksa da benim için sorun yok.
  • 31-12-2025, 13:55:11
    #13
    Sevindik adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ai ya yazdırmayı bırakırsan, ülkeni takip edersen dışarıda soğuktan ölen bile insanlar olduğunu görürsün. Belki bir hikaye eksik olabilir fakat ilaç bulamayıp ölen kimse yok diyecek kadar vicdansız olmamalısın. SMA hastası bebekler bile en basit örneği. Siyasi bir şey yok insani bir şey bu konu zaten.
    İletişim Fakültesi mezunuyum; medya okuryazarlığı ve kamuoyu algısı üzerine eğitim aldım.
    Bu yüzden olayları kulaktan dolma anlatılarla değil, bağlamıyla değerlendiriyorum.
    “AI ile yazdırıyorsun” demek, cevaba cevap veremeyenin sığındığı en kolay laf. Konuyu dağıtıyor.
    Ben burada duygu değil olay konuşuyorum.
    Dilek Özçelik meselesinde anlatılan şeyle gerçek aynı değil. O görüntülerden sonra ilaçları temin ediliyor, tedavi devam ediyor. Vefatı ‘ilaç bulamadığı için’ değil, kanserin seyri nedeniyle. Bu bilgiyi söylemek, ‘ülkede kimse mağdur olmuyor’ demek değil.
    Soğuktan ölen insanlar da var, SMA’lı çocuklar da var; bunlar ayrı ayrı ve çok ağır meseleler. Ama bunları alıp her olayı aynı hikâyeye bağlamak gerçeği büyütmek değil, bozmak oluyor. Vicdan, yanlış bilgiyle savunulmaz.
    AI falan değil; sadece kulaktan dolma anlatı yerine ne olduğunu söylüyorum. İtirazın varsa olaya itiraz et, lafın şekline değil.
  • 31-12-2025, 13:59:36
    #14
    Lisans Hizmetleri
    HveH adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İletişim Fakültesi mezunuyum; medya okuryazarlığı ve kamuoyu algısı üzerine eğitim aldım.
    Bu yüzden olayları kulaktan dolma anlatılarla değil, bağlamıyla değerlendiriyorum.
    “AI ile yazdırıyorsun” demek, cevaba cevap veremeyenin sığındığı en kolay laf. Konuyu dağıtıyor.
    Ben burada duygu değil olay konuşuyorum.
    Dilek Özçelik meselesinde anlatılan şeyle gerçek aynı değil. O görüntülerden sonra ilaçları temin ediliyor, tedavi devam ediyor. Vefatı ‘ilaç bulamadığı için’ değil, kanserin seyri nedeniyle. Bu bilgiyi söylemek, ‘ülkede kimse mağdur olmuyor’ demek değil.
    Soğuktan ölen insanlar da var, SMA’lı çocuklar da var; bunlar ayrı ayrı ve çok ağır meseleler. Ama bunları alıp her olayı aynı hikâyeye bağlamak gerçeği büyütmek değil, bozmak oluyor. Vicdan, yanlış bilgiyle savunulmaz.
    AI falan değil; sadece kulaktan dolma anlatı yerine ne olduğunu söylüyorum. İtirazın varsa olaya itiraz et, lafın şekline değil.
    Olaya da zaten itiraz ettim ben ilaç alamayıp ölen birini görmedim demek vicdansızlık. Bir olay sizin dediğiniz gibi yanlış ise bin tane doğru olay var görmek isteyenler için. İlk mesajınız da pek bir imla kuralına dikkat etmediğinizden dolayı ai dedim. Konunun da tartışmaya dönmesini istemiyorum özetle cevabınız doğru olsa bile ben bu ülkede ilaç bulamayıp ölen görmedim demek vicdansızlıktır. Büyük ihtimalle uçağın Katar tarafından karşılandığı bilgisi de doğru, bu durumda gerekli haber ajanslarının bununla birlikte açıklaması gerekir ki kimse böyle yanlış düşünmesin.
  • 31-12-2025, 14:10:38
    #15
    DijitalFikir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yıllardır bir oradan bomba atılıyor bir buradan bomba atılıyor adamların üstüne. Adamların bırakın kalacak evleri yiyecek ekmekleri yok. Ayrıca getirilmesinden tedavi edilmesine kadar Katarlılar sağlıyor. Yani sizin cebinizden bir şey çıkmıyor merak etmeyin, he çıksa da benim için sorun yok.
    Söylediğin nokta zaten meselenin insani tarafını net biçimde ortaya koyuyor. Yıllardır savaşın ortasında kalmış, yaşam alanları yok olmuş, temel ihtiyaçlara bile erişemeyen insanlardan bahsediyoruz. Bu tabloyu görmeden yapılan tartışmalar ister istemez eksik kalıyor. Böyle bir durumda tedavinin kim tarafından karşılandığından çok, bir insanın hayatta kalabilmesi asıl mesele olmalı.
    Kaldı ki, masrafların Katar tarafından karşılanıyor olması da konunun çarpıtılmasını anlamsız hale getiriyor. Kimsenin cebinden bir şey çıkmıyor; çıksa bile, söz konusu olan bir insanın yaşam hakkıysa bunun üzerinden rahatsızlık üretmek zaten vicdanla bağdaşmaz. Devletler arası yardımlar, savaş ve insani kriz dönemlerinde tam olarak bu yüzden vardır.
    Bu tür konular tartışılırken teknik detaylardan ya da politik reflekslerden önce, insani gerçekliği görmek gerekiyor. Evini, düzenini, sevdiklerini kaybetmiş insanlar için atılan her adım, hangi ülke tarafından atılırsa atılsın değerlidir. Gerisi, ancak tali tartışma olur.

    Sevindik adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Olaya da zaten itiraz ettim ben ilaç alamayıp ölen birini görmedim demek vicdansızlık. Bir olay sizin dediğiniz gibi yanlış ise bin tane doğru olay var görmek isteyenler için. İlk mesajınız da pek bir imla kuralına dikkat etmediğinizden dolayı ai dedim. Konunun da tartışmaya dönmesini istemiyorum özetle cevabınız doğru olsa bile ben bu ülkede ilaç bulamayıp ölen görmedim demek vicdansızlıktır. Büyük ihtimalle uçağın Katar tarafından karşılandığı bilgisi de doğru, bu durumda gerekli haber ajanslarının bununla birlikte açıklaması gerekir ki kimse böyle yanlış düşünmesin.
    Benim itirazım zaten acıya değil, anlatının doğruluğuna.
    “Bu ülkede ilaç bulamayıp ölen yoktur” gibi bir genelleme elbette vicdansızlık olur; buna katılıyorum. Ama burada söylediğim şey bu değildi. Dilek Özçelik özelinde anlatılan hikâyenin, kamuoyunda dolaştığı şekliyle gerçeği yansıtmadığına dikkat çektim. Bir örneğin yanlış aktarılması, ülkedeki diğer gerçek mağduriyetleri yok saymak anlamına gelmez.
    “Bin tane doğru olay var” demen zaten meseleyi özetliyor. Evet, var. Zaten sorun da tam burada: Gerçek ve ağır örnekler varken, bir olayı yanlış bağlamla anlatmak hem o kişiye hem de bu ülkenin gerçek sorunlarına haksızlık. Vicdan, acıyı çoğaltmakla değil, doğru yerden göstermekle anlamlı olur.
    Uçak meselesi gibi detaylarda da aynı noktadayım. Eğer bir bilgi kamuoyunda yanlış algı oluşturuyorsa, bunun net biçimde açıklanması gerekir. Aksi hâlde insanlar boşlukları kendi varsayımlarıyla doldurur. Bu da tartışmayı bilgi zemininden alıp duygu zeminine kaydırır.
    Özetle:
    Ben “kimse mağdur değil” demiyorum.
    Ben “her anlatı doğru değil” diyorum.
    Bu ikisi birbirine karıştırıldığında, iyi niyetli bir itiraz bile yanlış yere çekiliyor.
    Bu yüzden konuyu uzatmak da istemiyorum. Söylediğim şey hâlâ aynı: Vicdan, yanlış bilgiyle savunulmaz; doğru bilgiyle güçlenir.


    Not;
    İlk mesajdaki imla meselesi için de şunu netleştireyim: O an hızlı yazılmış bir cevapti. Yazım biçimiyle içeriği aynı kefeye koymak doğru değil. Anlatmak istediğim şey metnin şekli değil, söylediği şeydi; tartışmayı da zaten üslup üzerinden değil, içerik ve bağlam üzerinden yürütmek gerektiğini düşünüyorum.
  • 01-01-2026, 10:53:59
    #16
    DijitalFikir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yıllardır bir oradan bomba atılıyor bir buradan bomba atılıyor adamların üstüne. Adamların bırakın kalacak evleri yiyecek ekmekleri yok. Ayrıca getirilmesinden tedavi edilmesine kadar Katarlılar sağlıyor. Yani sizin cebinizden bir şey çıkmıyor merak etmeyin, he çıksa da benim için sorun yok.
    benim için sorun var!

    ya biz size bi bizim insanımızı sevdiremedik...
    herkesi sevdiniz Türkler hariç.
  • 01-01-2026, 11:01:20
    #17
    F12 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    benim için sorun var!

    ya biz size bi bizim insanımızı sevdiremedik...
    herkesi sevdiniz Türkler hariç.
    Ben her insanı seviyorum niye sevmeyeyim? Ayrıca adamlar parasını veriyor uçak kaldırıyor, parasını veriyor hastanede tedavi gördürüyor. Sizi ilgilendiren hiçbir olay yok. Vermişler parasını vip hizmet almışlar.
  • 01-01-2026, 15:19:34
    #18
    DijitalFikir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben her insanı seviyorum niye sevmeyeyim? Ayrıca adamlar parasını veriyor uçak kaldırıyor, parasını veriyor hastanede tedavi gördürüyor. Sizi ilgilendiren hiçbir olay yok. Vermişler parasını vip hizmet almışlar.
    Sen Türk müsün?