Saygı diye Kuran'ı ele almayıp evin en yüksek yerine asarız.
Yaşar Nuri'nin güzel bir lafı var:
"Regl iken okunmaz, abdestsiz okunmaz, cünup okunmaz, başın açık okunmaz, kıbleye dönmeden okunmaz, tişörtle okunmaz. Yahu arkadaş sen kısaca 'Okuma' desene şuna" diye güzel bir açıklama yapmıştı.
Ayrıca günümüzde hangi hacı hocaya ya da yerel satış yapan yerlere girerseniz girin ve sadece "Meal istiyorum" diye konuşun. Döverek sizi çıkarırlar. Neymiş efendim Kuran'ın mealini okumak harammış. Sanırsın Allah sadece Arapça biliyor tövbe.
Diyebilirsiniz her meale güvenilmez diye eyv. O zaman bir başkası da çıkar her hadise güvenilmez der haklı olarak. Peygamberimizin hadis olarak nitelendirilen yanlış hatırlamıyorsam 10.000 küsür civarı sözü var. Ama günümüze bakıyoruz bu rakam 100 binin üzerinde
Hatta cübbeli bir açıklamasında "Ayet ile hadis çatıştığında hadisi seçin, ayeti değil" diye bir ifade kullandı. Vay ben sizin inancınızı seveyim. Allah'ın emirlerini bile 2. plana atıyorlar.
Bir ara Suudi bir kafile gelmişti. Kuran okunuyordu herkes salya sümük ağlıyor. Suudiler şaşırdı tabi bunlar niye ağlıyor diye sordular. Adamda "Kuran okununca duygulanıp ağlıyorlar" diye cevap vermişti. Suudiler ise "Bunda ağlanacak ne var mirastan bahsediliyor" demişti
Özetle, Kuran okumayıp kuran üzerinden edebiyat yapanlarla, kuranı Arapça okuyup hiçbir şey anlamayıp kuru kuru okuyanların edebiyatlarına itimat göstermeyin. Arapça öğrenemiyorsanız güvendiğiniz bir meal alın onu okuyun. Her şey bu kadar basit.