• 28-05-2025, 18:05:21
    #28
    phpc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Göğün genişlemesi (zariyat 47) ve yerin göğün ayrılması (enbiya 30)... konuları ilk kez Kur'an'da değil 3-4 bin yıl önceki Sümer tabletinde geçiyor. İçerik ve anlatış birebir aynı. Sümerlere inen peygamberlerin bu bilgiyi verdiğini düşünürsek de dünyanın düz olduğunu söylemeleri peygamber sözü olduğu tezini çürütüyor. Konu açık ve net görünüyor. Biz de teşekkür ederiz.
    Sevgili kardeşim yanlış biliyorsun
    doru olan
    Sümer tabletlerinde göklerin genişlediğini ifade eden herhangi bir bilgi yer almaz. Aynı şekilde, Enbiyâ Suresi 30. ayetinde geçen “yer ve göklerin bitişik olup sonradan ayrıldığı” yönündeki ifade, yani modern anlamda Big Bang’e işaret eden bu kozmik olay da Sümer metinlerinde bulunmaz. Bu tür bilgiler, Kur’an’ın özgünlüğünü ve ilahi kaynağını gösteren ayetlerdir.
    Evet, Sümerlerden gelen bazı bilgi kırıntıları Kur’an’daki içerikle benzerlik gösterebilir. Ancak bunlar genellikle gezegenlerin isimleri, dünyanın merkez kabul edilmesi veya dönüş yönü gibi gözleme dayalı, dönemine göre sınırlı verilerdir. Bu bilgiler diğer antik uygarlıklarda da benzer şekilde yer alır. Oysa Kur’an, bunlardan farklı olarak bilimsel gerçekleri hem sistematik hem de yanlışlardan arındırılmış şekilde sunar.
    Nitekim ben şahsen uzun süre boyunca Sümer tarihi ve tabletlerini araştırdım. Bu kaynaklarda evrenin genişlediğine dair bir ifade, insan embriyosunun gelişim evrelerine dair detaylı bir bilgi veya Big Bang’i tarif eden bir metin yer almamaktadır. Sümer kozmogonisi daha çok tanrılar arası savaşlar, kaostan düzenin oluşumu gibi mitolojik anlatımlara dayanır. Bu yönüyle Kur’an’daki kozmik ifadelerden bariz şekilde ayrılır.
    Kur’an’da geçen bu tür bilimsel gerçeklerin kaynağını anlamak için Bakara Suresi 31. ayetinde geçen “Âdem’e isimlerin öğretilmesi” ifadesine dikkat etmek gerekir. Bu ayet, insanoğluna başlangıçtan itibaren bilgi verildiğini, yani vahiy yoluyla bir ilim mirasının aktarıldığını gösterir. Sümerler gibi eski toplumlara gelen peygamberler aracılığıyla bu bilgiler parçalı biçimde ulaşmış olabilir. Ancak zamanla bu bilgiler tahrif edilmiş, mitolojiyle karışmış ve asli doğruluğunu yitirmiştir.
    Sonuç olarak, Kur’an’da yer alan bilimsel gerçekler sadece öncekilerden aktarılmış bilgiler değil; aksine, çoğu zaman ilk kez doğru, sade ve evrensel biçimde Kur’an aracılığıyla insanlığa sunulmuştur. Bu da onun ilahi kaynaklı olduğunu gösteren güçlü delillerden biridir.
  • 28-05-2025, 18:26:52
    #29
    Üyeliği durduruldu
    emeğin için teşekkürler
    Kuran önceki iktapları doğrulamak ve yeni hükümler için gönderildi. diğer ilahi metinlerle benzerlik göstermesi normal. Allah hepimize insafla bakmayı nasibetsin. Amin
  • 28-05-2025, 18:29:39
    #30
    AndroiDeveloper adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    emeğin için teşekkürler
    Kuran önceki iktapları doğrulamak ve yeni hükümler için gönderildi. diğer ilahi metinlerle benzerlik göstermesi normal. Allah hepimize insafla bakmayı nasibetsin. Amin
    Değerli yorumların için teşekkür ederiz
  • 05-06-2025, 19:49:19
    #31
    fyazilim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sevgili kardeşim yanlış biliyorsun
    doru olan
    Sümer tabletlerinde göklerin genişlediğini ifade eden herhangi bir bilgi yer almaz. Aynı şekilde, Enbiyâ Suresi 30. ayetinde geçen “yer ve göklerin bitişik olup sonradan ayrıldığı” yönündeki ifade, yani modern anlamda Big Bang’e işaret eden bu kozmik olay da Sümer metinlerinde bulunmaz. Bu tür bilgiler, Kur’an’ın özgünlüğünü ve ilahi kaynağını gösteren ayetlerdir.
    Evet, Sümerlerden gelen bazı bilgi kırıntıları Kur’an’daki içerikle benzerlik gösterebilir. Ancak bunlar genellikle gezegenlerin isimleri, dünyanın merkez kabul edilmesi veya dönüş yönü gibi gözleme dayalı, dönemine göre sınırlı verilerdir. Bu bilgiler diğer antik uygarlıklarda da benzer şekilde yer alır. Oysa Kur’an, bunlardan farklı olarak bilimsel gerçekleri hem sistematik hem de yanlışlardan arındırılmış şekilde sunar.
    Nitekim ben şahsen uzun süre boyunca Sümer tarihi ve tabletlerini araştırdım. Bu kaynaklarda evrenin genişlediğine dair bir ifade, insan embriyosunun gelişim evrelerine dair detaylı bir bilgi veya Big Bang’i tarif eden bir metin yer almamaktadır. Sümer kozmogonisi daha çok tanrılar arası savaşlar, kaostan düzenin oluşumu gibi mitolojik anlatımlara dayanır. Bu yönüyle Kur’an’daki kozmik ifadelerden bariz şekilde ayrılır.
    Kur’an’da geçen bu tür bilimsel gerçeklerin kaynağını anlamak için Bakara Suresi 31. ayetinde geçen “Âdem’e isimlerin öğretilmesi” ifadesine dikkat etmek gerekir. Bu ayet, insanoğluna başlangıçtan itibaren bilgi verildiğini, yani vahiy yoluyla bir ilim mirasının aktarıldığını gösterir. Sümerler gibi eski toplumlara gelen peygamberler aracılığıyla bu bilgiler parçalı biçimde ulaşmış olabilir. Ancak zamanla bu bilgiler tahrif edilmiş, mitolojiyle karışmış ve asli doğruluğunu yitirmiştir.
    Sonuç olarak, Kur’an’da yer alan bilimsel gerçekler sadece öncekilerden aktarılmış bilgiler değil; aksine, çoğu zaman ilk kez doğru, sade ve evrensel biçimde Kur’an aracılığıyla insanlığa sunulmuştur. Bu da onun ilahi kaynaklı olduğunu gösteren güçlü delillerden biridir.

    Bilgiyi düzeltmek ve ekleme amacıyla:

    Bu mesaj üstüne acaba yanlış mı biliyorum diye bir süre daha detaylı araştırdım. Enbiya 30'un başlangıcı ve temel anlatımı direkt geçiyor. Göğün genişlemesi konusu geçiyor. Nuh Tufanı (Büyük Tufan) geçiyor. İnsanın kilden/balçıktan yaratıldığı konusu geçiyor. İlk etapta bunları iddia ettiğim için bunlara yoğunlaşıp buldum. Tabletler İngilteredeki bir müzede. Muhtemelen Amerika'da da bir kısmı vardır. Şimdi o müzedeki Sümerceden İngilizceye çeviriyi Türkçeye çevirip ve bir de tabletlerin ayrıntılı bulanabileceği linki bırakıyorum.

    Müze kaynağı pdf olarak: https://www.penn.museum/documents/pu...s_of_sumer.pdf

    Sümer tabletlerinde Enbiya 30, Zariyat 47 - Sayfa 6 :



    7. sayfa (kilden/balçıktan yaratılma konusu):


    Burası da tabletler için tam kapsamlı çeviri kaynağı: https://etcsl.orinst.ox.ac.uk/

    Yer ve göğün bir yaratılıp sonradan ayrıldığına dair anlatının ve devamının orijinalinin ve çevirisinin bulunduğu (Hullupu Ağacı anlatısı) üni kaynağı: https://isac.uchicago.edu/sites/defa.../docs/as10.pdf

  • 06-06-2025, 01:21:50
    #32
    O yoklukta dogru düzgün kaynak yok. aranan kaynakalrının çoğunu şuan bile zor buluyoruz. bulamıyoruzda H. Muhammet nasıl bulmuşta Kuruanı kerimi işlemiş. Ben mesela aleştirmeye kalksam ilk düşüneceğim bunlar.
  • 06-06-2025, 11:40:11
    #33
    phpc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bilgiyi düzeltmek ve ekleme amacıyla:

    Bu mesaj üstüne acaba yanlış mı biliyorum diye bir süre daha detaylı araştırdım. Enbiya 30'un başlangıcı ve temel anlatımı direkt geçiyor. Göğün genişlemesi konusu geçiyor. Nuh Tufanı (Büyük Tufan) geçiyor. İnsanın kilden/balçıktan yaratıldığı konusu geçiyor. İlk etapta bunları iddia ettiğim için bunlara yoğunlaşıp buldum. Tabletler İngilteredeki bir müzede. Muhtemelen Amerika'da da bir kısmı vardır. Şimdi o müzedeki Sümerceden İngilizceye çeviriyi Türkçeye çevirip ve bir de tabletlerin ayrıntılı bulanabileceği linki bırakıyorum.

    Müze kaynağı pdf olarak: https://www.penn.museum/documents/pu...s_of_sumer.pdf

    Sümer tabletlerinde Enbiya 30, Zariyat 47 - Sayfa 6 :



    7. sayfa (kilden/balçıktan yaratılma konusu):


    Burası da tabletler için tam kapsamlı çeviri kaynağı: https://etcsl.orinst.ox.ac.uk/

    Yer ve göğün bir yaratılıp sonradan ayrıldığına dair anlatının ve devamının orijinalinin ve çevirisinin bulunduğu (Hullupu Ağacı anlatısı) üni kaynağı: https://isac.uchicago.edu/sites/defa.../docs/as10.pdf

    Sevgili kardeşim, ben para karşılığı tez yazan biriyim ve 3 adet ilk çağ uygarlıkları ile alakalı tez yazmış birisi olarak emin olarak söylüyorum; sümer ve diğer uygarlıkların bilim ile alakası pamukta fasulye yetiştirme kadar kısıtlı ve yüzeysel bilgidir. Dönemin uygarlıkları şimşekleri tanrıların kızması zanneder bu yağmur ve şimşekler dinsin diye kurban verirlerdi. Hatta ilk çağ uygarlıklarına göre dünya sabit tüm gök cisimleri dünya etrafında döner ama Kuran daha derinlemesine ve kesin nokta atışı olarak bilimi anlatır. Kuranda olupta başka yerde olmayan bazı bilgiler; fotosentez sadece Kuranda var, beyaz cücelerin varlığı sadece Kuranda var, Okyanusun derinliklerinde renk kırılması ve okyanus akıntılarının üst üste gelmesi yani üstte sıcak su akıntısı altında ise soğuk su akıntısının oluşturduğu dalgalar sadece Kuranda var, nükleer reaksiyon Kuranda var daha nice bilim 7.yy da ilim ve bilimin kısıtlı olduğu dönemde Kuranda vardır, Atomların ve hücrelerin birbiri ile konuştuğu sadece Kuranda var, Çoklu evren teorisi kanıtlanamamış ama bu bile Kuranda var, Ozon tabakası ve manyetik alan sadece Kuranda var, Atmosferin bazı dalga boylarını geri yansıttığı ve bununla radyo, telsiz gibi iletişimlerin yapıldığı sadece Kuranda var, pulsar yıldızlarının radyo sinyali yaydığını ve bu sinyalin kapı sesi gibi sürekli olduğu sadece Kuranda var. Şah damarının sadece kan değil bilgi taşıdığı, inanın ölmeye yakın olduğunu anlayıp beyne oksijen akışını durdurup beyin ölümünü başlattığını modern bilgi ile ıspatlanmış ve sadece Kuran da var. Şimdi bu dediklerimin hangisi sümerlilerde vardı?

    Yani yukarıda yazdığın iki tane yüzeysel bilgi ile Kuranın derinleme bilgisi aynı mı?
    Örnek buğday tanelerinin başakları içinde saklanması ile daha uzun süre bozulmadan kalabileceği bilgisi hiç bir toplumda yok iken ilahi bir bilgi ile Peygamber aracılığı ile insanlığa öğretilmiştir.
    Sonuç Kuran İlahi bir kitaptır başka kaynaklarda olmayan nice bilgi sadece Kuranda var günümüz teknolojisi henüz çözemediği bir çok bilimsel veri Kuranda yer alıyor
    örnek : Göğe ve Tarık a and olsun sen tarık nedir bilir misin o gece gelen delen bir yıldızdır. İnsan neden yaratıldığına bakmaz mı?
    Hala bu tarık yıldızının hangi yıldız olduğunu ve bunun insanın yaratılışı ile alakası nedir bilinemiyor belki 100 yıl sonra bulunacak bir bilimsel gerçek ile ıspatlanacak.
    Sümerliler, Maya, Mısır, Yunan, Roma, Hint, Çin gibi ilk çağ medeniyetlerinde bu bilgiler olmuş olsa idi bu sır kalır mıydı.
    Hatta ve hatta dünyanın döndüğü ve merkezin dünya değil güneş ve ayın kendi yörüngeleri olduğunu Galileo ve kopernik(Kurandan yaklaşık 1000 yıl sonra) ilkkez bulmuştur.
  • 06-06-2025, 12:00:31
    #34
    fyazilim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sevgili kardeşim, ben para karşılığı tez yazan biriyim ve 3 adet ilk çağ uygarlıkları ile alakalı tez yazmış birisi olarak emin olarak söylüyorum; sümer ve diğer uygarlıkların bilim ile alakası pamukta fasulye yetiştirme kadar kısıtlı ve yüzeysel bilgidir. Dönemin uygarlıkları şimşekleri tanrıların kızması zanneder bu yağmur ve şimşekler dinsin diye kurban verirlerdi. Hatta ilk çağ uygarlıklarına göre dünya sabit tüm gök cisimleri dünya etrafında döner ama Kuran daha derinlemesine ve kesin nokta atışı olarak bilimi anlatır. Kuranda olupta başka yerde olmayan bazı bilgiler; fotosentez sadece Kuranda var, beyaz cücelerin varlığı sadece Kuranda var, Okyanusun derinliklerinde renk kırılması ve okyanus akıntılarının üst üste gelmesi yani üstte sıcak su akıntısı altında ise soğuk su akıntısının oluşturduğu dalgalar sadece Kuranda var, nükleer reaksiyon Kuranda var daha nice bilim 7.yy da ilim ve bilimin kısıtlı olduğu dönemde Kuranda vardır, Atomların ve hücrelerin birbiri ile konuştuğu sadece Kuranda var, Çoklu evren teorisi kanıtlanamamış ama bu bile Kuranda var, Ozon tabakası ve manyetik alan sadece Kuranda var, Atmosferin bazı dalga boylarını geri yansıttığı ve bununla radyo, telsiz gibi iletişimlerin yapıldığı sadece Kuranda var, pulsar yıldızlarının radyo sinyali yaydığını ve bu sinyalin kapı sesi gibi sürekli olduğu sadece Kuranda var. Şimdi bu dediklerimin hangisi sümerlilerde vardı?

    Yani yukarıda yazdığın iki tane yüzeysel bilgi ile Kuranın derinleme bilgisi aynı mı?
    Örnek buğday tanelerinin başakları içinde saklanması ile daha uzun süre bozulmadan kalabileceği bilgisi hiç bir toplumda yok iken ilahi bir bilgi ile Peygamber aracılığı ile insanlığa öğretilmiştir.
    Sonuç Kuran İlahi bir kitaptır başka kaynaklarda olmayan nice bilgi sadece Kuranda var günümüz teknolojisi henüz çözemediği bir çok bilimsel veri Kuranda yer alıyor
    örnek : Göğe ve Tarık a and olsun sen tarık nedir bilir misin o gece gelen delen bir yıldızdır. İnsan neden yaratıldığına bakmaz mı?
    Hala bu tarık yıldızının hangi yıldız olduğunu ve bunun insanın yaratılışı ile alakası nedir bilinemiyor belki 100 yıl sonra bulunacak bir bilimsel gerçek ile ıspatlanacak.
    Sümerliler, Maya, Mısır, Yunan, Roma, Hint, Çin gibi ilk çağ medeniyetlerinde bu bilgiler olmuş olsa idi bu sır kalır mıydı.
    Hatta ve hatta dünyanın döndüğü ve merkezin dünya değil güneş ve ayın kendi yörüngeleri olduğunu Galileo ve kopernik(Kurandan yaklaşık 1000 yıl sonra) ilkkez bulmuştur.
    Verdiğim kaynaklar bitirme tezi değil. Chicago Üniversitesi'nin ve Penn Müzesi'nin dünya çapındaki yayınları. Yanlışları varsa birlikte düzeltelim. Böyle şeyler yoktur diyelim. Sonuçta tablet orada, çeviri orada. Ben de 4 yıllık iki üni bitirdiğim için akademik dille biraz yazabiliyorum. Böyle bir iddiamız varsa itiraz yazabiliriz. Vize ve yolculuk masrafları halledilirse itirazımızı elden verebiliriz. Tabletler veya çeviriler yanlış deriz. Bunun dışındaki konular kişisel yorumlarımız.

    Bir düzeltme daha yapayım dönüş, mevsimler, günler, yörünge, dünyanın şekli şemali... konularını ilk kez Galileo ve Kopernik bulmadı. Bu konular İslam'dan önce de biliniyordu. İki bilim adamı konuyu kiliseye rağmen modern bilim literatürüne kattı.

    Bu konu benim açımdan açık ve belgeli. Bu yüzden kaynaklı ve açık bir bilgiye gelecek itirazları direkt üniversite ve müzeye yapmak gerekiyor. Bunları ben uydurmadım. Sadece olanı gösterdim. Konuyu inanç yorumuna götürmek tadımızı kaçırır ve forum kurallarını ihlale götürür.
  • 06-06-2025, 12:34:52
    #35
    phpc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Verdiğim kaynaklar bitirme tezi değil. Chicago Üniversitesi'nin ve Penn Müzesi'nin dünya çapındaki yayınları. Yanlışları varsa birlikte düzeltelim. Böyle şeyler yoktur diyelim. Sonuçta tablet orada, çeviri orada. Ben de 4 yıllık iki üni bitirdiğim için akademik dille biraz yazabiliyorum. Böyle bir iddiamız varsa itiraz yazabiliriz. Vize ve yolculuk masrafları halledilirse itirazımızı elden verebiliriz. Tabletler veya çeviriler yanlış deriz. Bunun dışındaki konular kişisel yorumlarımız.

    Bir düzeltme daha yapayım dönüş, mevsimler, günler, yörünge, dünyanın şekli şemali... konularını ilk kez Galileo ve Kopernik bulmadı. Bu konular İslam'dan önce de biliniyordu. İki bilim adamı konuyu kiliseye rağmen modern bilim literatürüne kattı.

    Bu konu benim açımdan açık ve belgeli. Bu yüzden kaynaklı ve açık bir bilgiye gelecek itirazları direkt üniversite ve müzeye yapmak gerekiyor. Bunları ben uydurmadım. Sadece olanı gösterdim. Konuyu inanç yorumuna götürmek tadımızı kaçırır ve forum kurallarını ihlale götürür.
    Selamün Aleyküm. Konu sahibi olarak size bilgi vermek istedim tartışmanızı okudum hocamız bazı yerler de şunu diyor yani Kura'n söylediği daha bilimin bulmadığı neler olabilir bilim belki 100 sene sonra bulacak doğrulayacak demek istiyor yorumunuz için teşekkür ederiz.