• 28-05-2025, 14:54:01
    #19
    ayazbey adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Biz böyle bir kaynağa rastlamadık araştırdık fakat böyle bir kaynak var ise bilmek isteriz yanlış bilgiyi düzeltme amaçlı yazmışsınız fakat yanlış bir bilgi yoktur sizden ricam böyle bir bilginiz var ise PM olarak ilete bilirsiniz veya cevap vermeden kaynağı direk alt tarafa bıraka bilirsiniz teşekkürler.
    Cümlesi cümlesi olan kısmını gözümle gördüm. Şimdi Google aramasında tablet tercümesiyle ilgili pdf direkt çıkmadı. Çok lazımsa ve önemliyse bir şekilde bulunabilir. Ama tabletleri özetleyen kısmı pdf olarak çıktı. Akademik olmayan kaynakları önemsemedim.

    5. sayfada.

    https://acikders.ankara.edu.tr/plugi...0Kavramlar.pdf

    Sumer anlayışında evrenin ortaya çıkışı:

    Bu ilksel denizde, düz bir yeryüzünün üzerine konmuş ve onunla bütünleşmiş kubbe biçiminde bir gökten meydana gelen evren (gök-yer) oluşmuştur.

    Bunların arasında, gökle yeri ayıran, hareketli ve genişleyen bir atmosfer bulunuyordu. <<< Burada anlattığı ile tablette yazan ve Zariyat suresi 47. ayet cümlesiyle aynı.

    Bu atmosferden de ışıklı cisimler, yani ay, güneş, gezegenler ve yıldızlar yapılmıştır. <<< Kandil benzetmesi

    Gökle yerin ayrılmasından <<< (Enbiya suresi 30. ayet, gök ve yerin ayrılması) ve ışık veren gök cisimlerin yaratılmasından sonra bitki, hayvan ve insan yaşamı oluşmuştur.

    Büyük Tufan vb. de bu özette var.

    Ne yazık ki yaratılış bölümünde dünya düz/silindir gibi dediği için Sümer tableti "mucizevi" bilgi olamadı.


    Herkes istediğine inanabilir. Bence Vicdana, merhamete ve sevgiye giden her yol mübahtır.
  • 28-05-2025, 14:56:27
    #20
    phpc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Cümlesi cümlesi olan kısmını gözümle gördüm. Şimdi Google aramasında tablet tercümesiyle ilgili pdf direkt çıkmadı. Çok lazımsa ve önemliyse bir şekilde bulunabilir. Ama tabletleri özetleyen kısmı pdf olarak çıktı. Akademik olmayan kaynakları önemsemedim.

    5. sayfada.

    https://acikders.ankara.edu.tr/plugi...0Kavramlar.pdf

    Sumer anlayışında evrenin ortaya çıkışı:

    Bu ilksel denizde, düz bir yeryüzünün üzerine konmuş ve onunla bütünleşmiş kubbe biçiminde bir gökten meydana gelen evren (gök-yer) oluşmuştur.

    Bunların arasında, gökle yeri ayıran, hareketli ve genişleyen bir atmosfer bulunuyordu. <<< Burada anlattığı ile tablette yazan ve Zariyat suresi 47. ayet cümlesiyle aynı.

    Bu atmosferden de ışıklı cisimler, yani ay, güneş, gezegenler ve yıldızlar yapılmıştır. <<< Kandil benzetmesi

    Gökle yerin ayrılmasından <<< (Enbiya suresi 30. ayet, gök ve yerin ayrılması) ve ışık veren gök cisimlerin yaratılmasından sonra bitki, hayvan ve insan yaşamı oluşmuştur.

    Büyük Tufan vb. de bu özette var.

    Ne yazık ki yaratılış bölümünde dünya düz/silindir gibi dediği için Sümer tableti "mucizevi" bilgi olamadı.


    Herkes istediğine inanabilir. Bence Vicdana, merhamete ve sevgiye giden her yol mübahtır.
    Ama sizler şimdi bir iddia bulundunuz ve çok lazımsa diyorsunuz böyle olmaz ama yine de teşekkür ederiz bilgileriniz için
  • 28-05-2025, 15:09:20
    #21
    ayazbey adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ama sizler şimdi bir iddia bulundunuz ve çok lazımsa diyorsunuz böyle olmaz ama yine de teşekkür ederiz bilgileriniz için
    Göğün genişlemesi (zariyat 47) ve yerin göğün ayrılması (enbiya 30)... konuları ilk kez Kur'an'da değil 3-4 bin yıl önceki Sümer tabletinde geçiyor. İçerik ve anlatış birebir aynı. Sümerlere inen peygamberlerin bu bilgiyi verdiğini düşünürsek de dünyanın düz olduğunu söylemeleri peygamber sözü olduğu tezini çürütüyor. Konu açık ve net görünüyor. Biz de teşekkür ederiz.
  • 28-05-2025, 15:10:43
    #22
    phpc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Göğün genişlemesi (zariyat 47) ve yerin göğün ayrılması (enbiya 30)... konuları ilk kez Kur'an'da değil 3-4 bin yıl önceki Sümer tabletinde geçiyor. İçerik ve anlatış birebir aynı. Sümerlere inen peygamberlerin bu bilgiyi verdiğini düşünürsek de dünyanın düz olduğunu söylemeleri peygamber sözü olduğu tezini çürütüyor. Konu açık ve net görünüyor. Biz de teşekkür ederiz.
    Çürütüyor demek öyle adınıza üzüldüm sizi bu düşünceye ne itti bilmiyoruz fakat çürütmek böyle bir şey değil sizden pdf istediğimiz de çok mu önemli şimdi vb deyip geçtiniz ama pdf atmadınız insan önce söylediğinin arkasında durmasını öğrenmesi gerekir biz teşekkür ederiz iyi günler dileriz.
  • 28-05-2025, 15:24:36
    #23
    @ayazbey; Eğer yazdıklarınızın tartışmasız kabul edilmesini istiyorsanız, bunu forum yerine kişisel sosyal medya hesaplarınızda paylaşmalı ve yoruma kapatmalısınız. Çünkü forumların temel amacı, fikirlerin paylaşılması ve gerektiğinde tartışılmasıdır.
    Elbette bu tartışmalar, kırıcı olmadan ve saygı sınırları içinde kaldığı sürece değerli. Bu yüzden “konu tartışmaya kapalıdır” şeklindeki bir ifade, forum dinamikleri açısından çok da anlam taşımıyor. Burada herkes fikrini özgürce dile getirebilir. Tek beklenti, bu paylaşımların saygı çerçevesinde yapılmasıdır.
  • 28-05-2025, 15:26:36
    #24
    Yeniceri adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    @ayazbey; Eğer yazdıklarınızın tartışmasız kabul edilmesini istiyorsanız, bunu forum yerine kişisel sosyal medya hesaplarınızda paylaşmalı ve yoruma kapatmalısınız. Çünkü forumların temel amacı, fikirlerin paylaşılması ve gerektiğinde tartışılmasıdır.
    Elbette bu tartışmalar, kırıcı olmadan ve saygı sınırları içinde kaldığı sürece değerli. Bu yüzden “konu tartışmaya kapalıdır” şeklindeki bir ifade, forum dinamikleri açısından çok da anlam taşımıyor. Burada herkes fikrini özgürce dile getirebilir. Tek beklenti, bu paylaşımların saygı çerçevesinde yapılmasıdır.
    Süper bil bilgi vermişsiniz çok teşekkür ederiz konu da belirttiğimiz gibi biz tartışmaya açığız herkes bize ulaşa biliriz saygılı ve nazikçe tartışa biliriz. konuyu açarken yorumu nasıl kapatacağımı bilmiyorum daha önce yapmadım ama yorum kapalı sayalım. Tartışmak isteyen arkadaşlar PM olarak ulaşa bilirler memnuniyet duyarız sizleri ağırlamaktan gerek yüz yüze gerek telefonda teşekkür ederiz bilgi için
  • 28-05-2025, 17:12:57
    #25
    Her şeyden önce şu mûsiûn (لموسعون) kelimesine takmışsınız. Sanki bu kelimenin tek ve mutlak anlamı genişleticiyizmiş gibi sunuyorsunuz. Bu en iyi ihtimalle cahillik, kötü ihtimalle bilinçli bir çarpıtmadır. Arapçanın ve özellikle Kuran dilinin ne kadar katmanlı olduğunu bildiğinizi varsayıyorum. Bu kelimenin kökü olan وسع (W S A), güç yetirmek, kudretli olmak, zengin olmak, bolluk vermek, bir şeyi geniş yapmak gibi bir sürü anlama gelir.
    Edwin Hubble o teleskopla gözünü gökyüzüne çevirmeden önceki bütün önemli tefsirlere bak Taberî, Kurtubî, Zemahşerî, Râzî, İbn Kesir ne demişler? Adamlar bu kelimeyi Allah'ın kudreti, gücü, göğü geniş yaratması veya rızkı bollaştırması olarak anlamışlar. Hiçbiri çıkıp da aha evren sürekli ve dinamik bir şekilde genişliyor galaksiler birbirinden uzaklaşıyor dememiş. Neden? Çünkü ayetin indiği dönemde böyle bir bilimsel kavram yoktu ve ayetin bağlamı da bunu işaret etmiyordu. Sizin bu genişletiyoruz yorumunuz Hubble'dan sonra yani iş işten geçtikten sonra acaba Kuran'da buna bir işaret bulabilir miyiz diye yapılan zorlama bir arayışın ürünü. Bu geriye dönük mühendisliktir başka bir şey değil.
    Eğer gerçekten bir "hakikat" arayışı içindeysen, önce elindeki metinlere ve tarihe dürüstçe bakman gerekir. Bilimi, kendi inançlarını doğrulamak için bir araç olarak değil, evreni anlamak için bir yöntem olarak kullanmalısın. Bu "kanıt" dediğin şey, maalesef hiçbir ateisti ikna etmeyeceği gibi, aklı başında ve dürüst bir mümini de tatmin etmemelidir.



    Sizin için kaynaklarıda tespit ettim örnek olarak aramaya uğraşmayın buyrun daha önce aynı keimenin hangi anlamlarda kullanıldığına dair bilgiler. Arapçanın çekimlerini kullanıp mucize diye insanlara bilgi diye sunmak hubble a yapılan bir hakarettir.

    Müfessir (Adı, Vefat Yılı)Yorum İçin Kullanılan Arapça Terim/İfadeYorumun Türkçe KarşılığıKaynak(lar)İbn Abbas (ö. 687) (naklen)لَقَادِرُونَ (le-kâdirûn)Muhakkak Biz Kâdiriz/Güç Yetirenleriz.İbn Abbas (ö. 687) (naklen)لَمُوسِعُونَ الرِّزْقَ (le-mûsi'ûn er-rizka)Muhakkak Biz rızkı genişletenleriz/bol verenleriz.Mücahid (ö. 722) (naklen)أَنْ نَخْلُقَ سَمَاءً مِثْلَهَا (en nahluka semâen mislehâ)Onun (göğün) bir benzerini daha yaratabiliriz (güç anlamında).Hasan el-Basrî (ö. 728) (naklen)مُطِيقُونَ (mutîkûn)Güç Yetirenleriz/Muktediriz.Mukâtil b. Süleyman (ö. 767)نَحْنُ قَادِرُونَ عَلَى أَنْ نُوَسِّعَهَا كَمَا نُرِيدُ (nahnu kâdirûne alâ en nuvassi'ahâ kemâ nurîd)Biz onu dilediğimiz gibi genişletmeye/büyütmeye kâdiriz.Ez-Zemahşerî (ö. 1144) (veya etkilendiği kaynaklar, örn. İbn Atiyye)لَمُوسِعُونَ فِي بِنَاءِ السَّمَاءِ، أَيْ جَعَلْنَاهَا وَاسِعَةً (le-mûsi'ûn fî binâi's-semâi, ey ce'alnâhâ vâsi'aten)Göğün binasında genişleticileriz, yani onu geniş/ferah yaptık.El-Kurtubî (ö. 1273)لَذُو سَعَةٍ (le-zû se'atin)Muhakkak Biz genişlik/imkan/bolluk sahibiyiz.El-Kurtubî (ö. 1273)أَغْنِيَاء قَادِرُونَ (ağniyâ' kâdirûn)Zenginleriz, Kâdirleriz/Güçlüleriz.El-Beğavî (ö. 1122)قَادِرُونَ (kâdirûn)Kâdirleriz/Güç Yetirenleriz.El-Beğavî (ö. 1122)أَغْنِيَاء (ağniyâ')Zenginleriz/Müstağnileriz.İbn Kesir (ö. 1373)قَدْ وَسَّعْنَاهَا... (kad vessa'nâhâ...
  • 28-05-2025, 17:14:24
    #26
    Emreabi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Her şeyden önce şu mûsiûn (لموسعون) kelimesine takmışsınız. Sanki bu kelimenin tek ve mutlak anlamı genişleticiyizmiş gibi sunuyorsunuz. Bu en iyi ihtimalle cahillik, kötü ihtimalle bilinçli bir çarpıtmadır. Arapçanın ve özellikle Kuran dilinin ne kadar katmanlı olduğunu bildiğinizi varsayıyorum. Bu kelimenin kökü olan وسع (W S A), güç yetirmek, kudretli olmak, zengin olmak, bolluk vermek, bir şeyi geniş yapmak gibi bir sürü anlama gelir.
    Edwin Hubble o teleskopla gözünü gökyüzüne çevirmeden önceki bütün önemli tefsirlere bak Taberî, Kurtubî, Zemahşerî, Râzî, İbn Kesir ne demişler? Adamlar bu kelimeyi Allah'ın kudreti, gücü, göğü geniş yaratması veya rızkı bollaştırması olarak anlamışlar. Hiçbiri çıkıp da aha evren sürekli ve dinamik bir şekilde genişliyor galaksiler birbirinden uzaklaşıyor dememiş. Neden? Çünkü ayetin indiği dönemde böyle bir bilimsel kavram yoktu ve ayetin bağlamı da bunu işaret etmiyordu. Sizin bu genişletiyoruz yorumunuz Hubble'dan sonra yani iş işten geçtikten sonra acaba Kuran'da buna bir işaret bulabilir miyiz diye yapılan zorlama bir arayışın ürünü. Bu geriye dönük mühendisliktir başka bir şey değil.
    Yorumunuz için teşekkür ederiz.
  • 28-05-2025, 17:51:45
    #27
    İnanmayanları ne yapsanız boş, ikna edemezsiniz.
    İnananlar için de Âl-i İmrân Suresi 19. Ayet yeterli.

    Şüphesiz Allah katında din İslâm’dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkâr ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir. - Âl-i İmrân Suresi 19. Ayet