• 21-05-2025, 07:06:34
    #19
    serterefendi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Selam olsun,

    Şahsen 7 yıl önce kendimi emekli ettim ve çalışmadan ömrümü tamamlayacak sistemi kurdum.
    Kendi adıma değil ama büyükşehirlerde geçinmeye çalışan arkadaşlara bir şey yazmak isterim, belki bir kişi bile olsa bir fikir edinebilir.

    Bugün itibari ile uzaktan çalışarak asgari ücret alabileceğinizi kabul ederek ya da asgari ücretli bir iş bulduğunuzu kabul ederek...
    Akdeniz ya da Ege'de bir köy ya da ilçe merkezine yakın yerlerde dubleks bir evde 12 bin TL ye oturabilir, geri kalanla yaşayabilirsiniz.
    Asgari ücretli iki kişilik bir aileyiz dediğinizde Aylık 30 bin TL ye havuzlu müstakil bir villada oturabilirsiniz.
    Elbette villa yerine dubleks bir eve 12 bin TL verip iki asgari ücretli olarak geçinebilirsiniz.
    Küçük ilçelerde istanbuldan gelenlere iş imkanı çok daha fazladır. Genelde ilçelerden istanbula gidiş olur haliyle konuşması, hitabeti biraz iyi olan biri rahatlıkla iş bulabiliyor. Malum genç nüfuz az ve olanlarda kendi aile işleri için kalıyor.
    Erzurumu bilmiyorum ama Muğla'da fethiyeye 15 dakikalık mesafede dubleks ev olarak 12 bin TL ye çok ev var.
    Konya da 2+1 eve artık 18-20 k para istiyorlar evde çok iyi değil eski 10-15 yıllık evler onlarda ... Şöyle bı güzel eve oturayım desen 25-30 k arası Allah sonumuzu hayır etsin ...
  • 21-05-2025, 07:51:45
    #20
    Şükredin isyan yok..... .
  • 21-05-2025, 07:52:04
    #21
    chemochan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kardeşim söylediklerinin çoğuna katılıyorum, hele ekonomik gerçeklik konusunda. Ama bence bu tabloyu sadece “dünya değişiyor” diye açıklamak biraz fazla yüzeysel olur.
    Evet, dünya değişiyor ama Türkiye’de asıl sorun bu değişime adil, eşit ve hukuk temelli bir şekilde ayak uydurulamıyor olması.

    Bir ülkede hem işverenin hem işçinin aynı anda bu kadar sıkıntıda olması sistemsel bir arızaya işarettir. Ve biz bu arızayı "herkes hakkını istiyor" diyerek geçiştiremeyiz.
    Sorun, gelirin adil dağılmaması, vergilerin adaletsizliği, fırsat eşitsizliği ve liyakat sisteminin çökmüş olması. Bir pideye 2.000 TL veriyorsan, bu sadece enflasyon değil, politik tercihlerin ve ekonomik yönetimsizliğin sonucu.

    Eğitim sistemi çökmüş, gençler KYK borçlarıyla boğuşurken, fırsatları kimlere sunduğumuzu iyi düşünmek gerek. Bu ülkeye adalet, özgürlük ve fırsat eşitliği lazım. Yoksa her şey zengine, imkana ulaşabilene hizmet eder; diğerleri yine geride kalır.

    Bizim derdimiz günü kurtarmak değil, geleceği herkes için eşit şekilde kurmak. Ve bu da ancak adaletle, hukukla, gerçek demokrasiyle olur.

    Yani enseyi karartmak yok, doğru. Ama gerçekleri de halının altına süpürmeden konuşmak şart. Çözüm; bilinçli yurttaş olmak, sorgulamak ve hakkını aramak.

    Teşekkürler.
    Profil fotoğrafının hakkını vermişsin
  • 21-05-2025, 10:26:37
    #22
    serterefendi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Selam olsun,

    Öyle anlaşıldıysam düzelteyim.
    Elbette olay her şey çok güzel siz yapamıyorsunuz değil.
    Biz yetişkinler "değiştirebileceğimiz" konuları baz alıp çözümler üretmeliyiz.
    Ülkemizdeki ekonomik adaletsizliği benim ya da sizin birey olarak düzeltme imkanımız olmadığından işin o kısmını hiç yazmadım. Elbette işin o kısmı temel çözüm modelidir ama o sizin, benim yapabileceğimiz bir şey değil o nedenle işin o kısmını hiç yazmadım.

    Yazdığınızda katılmadığım kısım ise ege ya da akdenize yerleşmenin o kadar kolay değil kısmıdır.
    Evet, maddi bir kaygım yok ve çok rahat geldim yerleştim lakin tırnaklarıyla kazımış biri olarak bu serüveni asgari ücret alsam yapabilir miydim diye hesaplayıp düşündüm.
    Gözünüzde büyüttüğünüz kadar zor değil, bunu sadece yapanlar bilir.


    Şöyle izah edeyim.

    Aylık iki asgari ücret girdiğinde 45.000 TL gibi bir rakam yapar.
    Artık ilçelerin okulları, istanbuldaki okullardan çok daha alana sahip, etkinliğe sahip okullar haline gelmiştir.
    Ev kiraları dediğim gibi dükkanın üstündeki ev dubleks + teraslı ve fethiyeye 20 km mesafede merkezi bir alanda kirası 12.000 TL.
    Merkeziden kasıt, okul, hastane, migros, cafe ve yemek alanlarına yürüyerek 2 3 dakika. En yakın sahile araba ile 15 dakika.
    Şimdi iş sadece kira değil.
    Böyle bir yerde yaşadığınızda her yer yakın olduğundan ve trafik olmadığından daha çok yaşama vaktiniz oluyor, arabanız varsa daha az yakıt tüketiyorsunuz.
    Tatil masrafınız sıfır oluyor çünkü zaten tatil beldesindesiniz. Pazarı bile aylık masrafınızı yarıya düşürür. İlçelerdeki pazarlarda köylü pazar alanı olur büyükşehirlerde böyle şeyler yok.
    En güzel sebze, meyveleri normal pazar fiyatının yarıya yakın rakamına alıyorsunuz.
    Elbette sadece bunlar değil.

    Ben büyükbaş besleyen komşulardan sütümü, tereyağımı...
    Keçi besleyen komşulardan keçi peynirimi market fiyatlarının yarısına alıyorum ve çok daha doğal, lezzetli.
    Zeytinyağının litresini 150 200 TL den alıyorum keza zeytini.

    Büyükşehirlerde aile ile bir aktivite yaparken otoparktan tutun, her yapacağınız şey para.
    Buralarda ise deniz, sahil, piknik alanları, doğa hepsi bedava.
    Çocuğunuzu, eşinizi alıp gün içinde sıfır maliyetle günü eğlenceli ve mutlu geçirebiliyorsuuz.
    Trafik, korna, park yeri, koştur koştur süratle yaşamanız gerekmiyor.
    Yani farkındayım bende İstanbuldan giderken aynı kaygı ve endişeleri yaşadım.
    İş var, düzen var, kontratlar var, şu var bu var.
    E tamam da birde geçip giden bir ömür var.

    Beton arasında, trafik ve egzoz dumanları arasında kutu gibi manzarası olmayan, sahili olmayan, doğası olmayan hatta sokak arası bile parayla park edebildiğin bir yerde ömrü sıkıştırmak tek seçenek değil.
    Keşke ülkemizin ekonomisini ben düzeltsem ya da siz düzeltseniz de temel bir çözüm olsa.

    Ben ülkemin ekonomisini düzeltmesini umarak ömrümü geçirmek istemedim ve radikal gözüken bir karar aldım.
    Buraya geldikten sonra daha net görüyorsunuz.
    Burada eğitimsiz, bilgisiz bu kadar insan yıllardır benim İstanbulda yaşadığım hayattan daha kral bir hayat yaşamış diyorsunuz.

    Elbette büyükşehirlerin temposunu, yoğunluğunu seven orada daha mutlu olan insanlar vardır.
    Sadece şehir değişiklikleri inanın ki sanıldığı kadar büyük olaylar değil.
    Çok güzel konuşmuşsunuz, kesinlikle bende katılıyorum. İstanbul'da çalışıyorum, işe gidip gelmem günde 4 saatime tekabül ediyor. İnsan çoğu zaman düşünüyor, yazık değil mi diye. Risk almak en iyisidir, ki bana kalırsa bu bir risk değil. Bir gün aynı duyguları yaşamak dileğiyle
  • 21-05-2025, 11:09:25
    #23
    Eskiden vay be şu Doktorlar ne maaş alıyor he diyoduk adamlar şimdi alt kategoriye düştü gerisini siz düşünün.
    Büyük şehirde min 100-200k maaş yoksa çok zor.
  • 21-05-2025, 14:27:10
    #24
    Takva adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Eskiden vay be şu Doktorlar ne maaş alıyor he diyoduk adamlar şimdi alt kategoriye düştü gerisini siz düşünün.
    Büyük şehirde min 100-200k maaş yoksa çok zor.
    100-200 k alan kimmiş kanka nasıl bir iş ?
  • 21-05-2025, 14:38:12
    #25
    Bu sabah gördüğüm haberde bir amca "80 küsür yaşındayım, çalışmak zorundayım, veresiye peynir almaya gidiyorum" diyordu.

    Bu ülkede asgari ücretli kim varsa köledir. İşten çıkıp evlerine gidiyor olmaları köle oldukları gerçeğini değiştirmez. Bu insanlar ayda bir eşini, çocuğunu dışarı çıkarıp yemek yedirebiliyor mu? Yok. Bu insanlar sinemaya, tiyatroya gidebiliyor mu? Yok. Sadece çalışıp karnını doyuruyorlar. Bu, kölelik değilse nedir? 25 senede geldiğimiz nokta budur. Ülkenin büyük bir bölümü artık köledir. Acı ama gerçek.
  • 21-05-2025, 15:39:53
    #26
    kocabal adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    bu sabah gördüğüm haberde bir amca "80 küsür yaşındayım, çalışmak zorundayım, veresiye peynir almaya gidiyorum" diyordu.

    Bu ülkede asgari ücretli kim varsa köledir. Işten çıkıp evlerine gidiyor olmaları köle oldukları gerçeğini değiştirmez. Bu insanlar ayda bir eşini, çocuğunu dışarı çıkarıp yemek yedirebiliyor mu? Yok. Bu insanlar sinemaya, tiyatroya gidebiliyor mu? Yok. Sadece çalışıp karnını doyuruyorlar. Bu, kölelik değilse nedir? 25 senede geldiğimiz nokta budur. ülkenin büyük bir bölümü artık köledir. Acı ama gerçek.

    +1923
  • 21-05-2025, 17:55:01
    #27
    Geçinemiyorum. Tek kelimeyle durum "felaket".