• 22-02-2025, 09:37:36
    #1
    Üyeliği durduruldu
    Dünyanın tüm ülkelerinde olduğu gibi bizde de daha iyi yaşam şlartları için insanlar eğitime çok önem veriyor. 12 yıl zorunlu eğitim herkes aldığı için yeterli değil. Ve mecburen de herkes üniversite peşinde koşuyor. Bunların da vasat lanı yeterli olmadığı için dersane ve özel öğretmenlere bile fazladan para ve zaman harcanıyor.


    80li 90lı yıllarda aileler EĞİTİM ŞART ayağına çocuklarına telkin verirken hep de STATÜ SAHİBİ MESLEKLERİ ve GEÇERLİ YÜKSEK ÖĞRENİMİ telkin ediyorlardı.

    Haklı oldukları birşey var, iş koşulları gerçekten de zor. Ekmek aslanın ağzında lafını herkes söylüyor. Ancak asıl gerçeği hiçkimse söylemiyor. İNSANIN İNSANA YAPTIĞI ZULÜM! Tam da bu yüzden tüm iş alanları bildiğimiz sefilliklerle dolu.


    Aile büyükleri eğitimi özendirirken ahlakla ilgili hiçbir telkinde bulunmuyor. Aslında her aile çocuğuna ahlakla ilgili telkinde bulunur. Ancak bu son derece ikiyüzlü ve sahte bir yaklaşım.

    Öncelikle kendileri her türlü pisliği yapıp da çocuklarına anormal derecede kısıtlama getiren aileler hiçbir şekilde ahlaki açıdan dürüst ve samimi değildir.
    İkinci olarak, kendileri ahlaksızlık yapmadığı halde, ahlaksızlık yapan bireylerin başarılarını örnek göstermek, onları yüceltmek ve onların sosyal çevrelerde itibarlı olması son derece çarpık bir anlayış.
    Üçüncü olarak, yakın çevrede tanıdık kişiler ahlaksızlık yaptığında hiç ses çıkarmayanların, yabancı birisi yaptığında gürültü çıkarması dürüstçe bir yaklaşım değil.
    Başka şehirden veya başka ülkeden gelenler en ufak harekette tepki görürüken yerel halkın yaptığı normal karşılanır.
    Beşinci olarak da, iş ahlakını kökten sarsan şu atasözleri toplumda ciddi anlamda kabul görüyor, bu yüzden işyerlerinde - iş alanlarında - iş kollarında yaşanan çatışmaların önünegeçilemez.

    Köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı diyeceksin.
    Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.
    Bal tutan parmağını yalar.
    Altta kalanın canı çıksın.
    Düşenin dostu olmaz.
    Topluma uy.


    Beni en çok rahatsız eden şey ise muhafazakar milliyetçi geçinen kadaba ve köylerde bu çarpıklıkların en üst düzeyde yaşanması. Bu son derece ikiyüzlü ve yüzsüz bir sosyal olgu.


    Hangi iş ile uğraşıyor olursanız olun, hem cinsel ahlak hem de iş ahlakı konusunda son derece sorunlu bir ülkede yaşıyoruz. İnsanların ahlakı umursamayan bu konsensus ile yaşaması yüzünden dünyanın en sefil iş - aile - toplum yaşantılarından birine dahil oluyoruz.

    Paraya güce statüye tapınıp ahlakı çöpe attığımız sürece dünyanın en sefil hayatlarını yaşamaya devam edeceğiz...
  • 22-02-2025, 10:13:26
    #2
    Bence ahlak olmadıktan sonra ne kadar eğitim olursa olsun boş ama 2 si bi arada olursa süper olur

    Zira eşeğe altın semer vursan eşşek gene eşşektir
  • 22-02-2025, 10:15:04
    #3
    İnsanı hayvandan ayıran şey ahlakıdır. Doğada hiç bir hayvan birbirine acımaz, güçlü olan yaşar güçsüz ölür bir aslan şey demez ben bu ceylanı yemeyim onun da çoluğu çocuğu vardır ( maaşlı çalışan insanları kandıran *********** misali ) bu ahlakı aslandan beklemek de ahmaklık olur çünkü ahlak aslında akılla icad edilmiştir sebep sonuç doğrultusunda verilen kararlardan doğmuştur. e insanlar binlerce yıldır hep üzerine koyarak daha iyi bir hayat yaşamak için çabalamışlarsa ve ahlak da bu iyi bir hayat yaşamanın en önemli ögelerindense peki bugün gelinen noktada 1. dünya ülkelerinde insan halkaları,ahlakı belki tarihe göre zirvedeyse sebebi nedir ? Batılılar çok mu ahlaklı yoksa uzun süre bazı şeyler dikte edildiği için mi alışmışlar? Bu konuda şöyle bir şey okumuştum batıda mesela trafik kuralarının cezası çok yüksek ve bu yıllardır böyle ve uygulanıyor yani 4 nesil önce soy ağacında büyük dedeyi korkutur bu kurallar ona dayatırsan bugün torun da o hayat biçimini kanıksar onların yolunda yürür. Yani bir şeyi bu durumda ahlakı istikrarlı bir şekilde sürdürmek önemlidir.

    Biz iyi bir hayat yaşamak için atmamız gereken adımları atmıyoruz tembeliz. Kabile bilincine sahibiz birey olamıyoruz en basitten şu an Türkiyede yaşayan en ahlaklı insan bile şunu biliyor sefil ve fakirim ama bir gün bir siyasi partiye girerek yada bir tanıdık bulurak bu fakirlikten kurtulurum. Bakın çalışarak bir sey üreterek zengin olma ihtimalimiz bir tanıdık bularak zengin olma ihtimalimizden daha düşük ve bunu herkes biliyor bana dokunmayan yılan bin yaşasın atasözü buraya cuk oturdu.

    Vesselam bizim ülkemiz savaşlarla, din'le onla bunla 100-200 sene geride kalmış biz bu küçük şeylerle günümüzü doldururken diğer insanlar hep üstüne koyarak ilerlemişler biz de gözümüzü bir açmisiz dünya nerelere gitmiş ve biz nerede kalmışız. Bu saatten sonra reform vs olacak da 4 nesil insanları eğiteceksin de 4. Nesilde ahlaklı vatandaşlar meydana çıkacak.. en iyisi kendini ahlaklı kılmak ve kendin gibi olduğun limanlara yelken açmak. Yoksa böyle hep boşa kürek çeker dururuz.
  • 22-02-2025, 11:12:35
    #4
    Üyeliği durduruldu
    Palria adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İnsanı hayvandan ayıran şey ahlakıdır. Doğada hiç bir hayvan birbirine acımaz, güçlü olan yaşar güçsüz ölür bir aslan şey demez ben bu ceylanı yemeyim onun da çoluğu çocuğu vardır ( maaşlı çalışan insanları kandıran *********** misali ) bu ahlakı aslandan beklemek de ahmaklık olur çünkü ahlak aslında akılla icad edilmiştir sebep sonuç doğrultusunda verilen kararlardan doğmuştur. e insanlar binlerce yıldır hep üzerine koyarak daha iyi bir hayat yaşamak için çabalamışlarsa ve ahlak da bu iyi bir hayat yaşamanın en önemli ögelerindense peki bugün gelinen noktada 1. dünya ülkelerinde insan halkaları,ahlakı belki tarihe göre zirvedeyse sebebi nedir ? Batılılar çok mu ahlaklı yoksa uzun süre bazı şeyler dikte edildiği için mi alışmışlar? Bu konuda şöyle bir şey okumuştum batıda mesela trafik kuralarının cezası çok yüksek ve bu yıllardır böyle ve uygulanıyor yani 4 nesil önce soy ağacında büyük dedeyi korkutur bu kurallar ona dayatırsan bugün torun da o hayat biçimini kanıksar onların yolunda yürür. Yani bir şeyi bu durumda ahlakı istikrarlı bir şekilde sürdürmek önemlidir.

    Biz iyi bir hayat yaşamak için atmamız gereken adımları atmıyoruz tembeliz. Kabile bilincine sahibiz birey olamıyoruz en basitten şu an Türkiyede yaşayan en ahlaklı insan bile şunu biliyor sefil ve fakirim ama bir gün bir siyasi partiye girerek yada bir tanıdık bulurak bu fakirlikten kurtulurum. Bakın çalışarak bir sey üreterek zengin olma ihtimalimiz bir tanıdık bularak zengin olma ihtimalimizden daha düşük ve bunu herkes biliyor bana dokunmayan yılan bin yaşasın atasözü buraya cuk oturdu.

    Vesselam bizim ülkemiz savaşlarla, din'le onla bunla 100-200 sene geride kalmış biz bu küçük şeylerle günümüzü doldururken diğer insanlar hep üstüne koyarak ilerlemişler biz de gözümüzü bir açmisiz dünya nerelere gitmiş ve biz nerede kalmışız. Bu saatten sonra reform vs olacak da 4 nesil insanları eğiteceksin de 4. Nesilde ahlaklı vatandaşlar meydana çıkacak.. en iyisi kendini ahlaklı kılmak ve kendin gibi olduğun limanlara yelken açmak. Yoksa böyle hep boşa kürek çeker dururuz.
    Hayvanlar kendi aile çevresi ile iyi geçinir ve kurallara göre yaşarlar. Ancak aile dışındaki diğer hayvanların hepsi düşmandır.
    Batı medeniyetinin kural kanun adalet içinde yaşaması bu hayvanların hayatına benzer. Batı kendi içinde adaletli ve insancıldır. Ancak asya ve afrika toplumlarına karşı en vahşi ve en barbar şekilde sömürgeci istilacı soykırımcı yüzlerini gösterirler.


    Batı kültürünün bu iç hukukuna rağmen yine kimi devletler ve toplumlarda bir İÇ HİYERARŞİ de mevcuttur. Örneğin ingilteredeki avam kamarası ile lordlar kamarası farkı gibi.

    Kadim roma medeniyetinde sınıf ayrımcılığı nasıl ayrımcılık içeriyorsa bugünkü medeniyetler içinde de sınıf ayrımcılığı vardır.

    Japonyadaki kar maymunları bile bir aile hayatı yaşasa da, onların da içinde sınıf ayrımcılığı var. Maymnunların hepsi sıcak sudan eşit şekilde yararlanamıyor. Yönetici üst aileye dahil olmayan bireylerin sıcak sudan yararlanma hakkı yok.


    https://www.youtube.com/watch?v=DQnD...inerdo%C4%9Fan
  • 22-02-2025, 11:57:51
    #5
    looktr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hayvanlar kendi aile çevresi ile iyi geçinir ve kurallara göre yaşarlar. Ancak aile dışındaki diğer hayvanların hepsi düşmandır.
    Batı medeniyetinin kural kanun adalet içinde yaşaması bu hayvanların hayatına benzer. Batı kendi içinde adaletli ve insancıldır. Ancak asya ve afrika toplumlarına karşı en vahşi ve en barbar şekilde sömürgeci istilacı soykırımcı yüzlerini gösterirler.


    Batı kültürünün bu iç hukukuna rağmen yine kimi devletler ve toplumlarda bir İÇ HİYERARŞİ de mevcuttur. Örneğin ingilteredeki avam kamarası ile lordlar kamarası farkı gibi.

    Kadim roma medeniyetinde sınıf ayrımcılığı nasıl ayrımcılık içeriyorsa bugünkü medeniyetler içinde de sınıf ayrımcılığı vardır.

    Japonyadaki kar maymunları bile bir aile hayatı yaşasa da, onların da içinde sınıf ayrımcılığı var. Maymnunların hepsi sıcak sudan eşit şekilde yararlanamıyor. Yönetici üst aileye dahil olmayan bireylerin sıcak sudan yararlanma hakkı yok.


    https://www.youtube.com/watch?v=DQnD...inerdo%C4%9Fan
    Çünkü hocam kuralın olmadığı yerde kaos olur ve kaos'da canlılığın sonunu getirir o yüzden eninde sonunda bir kanun,kural kurulmalıdır.
    kurulmalıdır ve uygulanmalıdır.
    Bizde de kanunlar var ama uygulama konusunda zayıflıklarımız var yoksa bizim o toplumlardan farkımız yok, hepimiz insanız ve herkesi aynı elbisenin içine sokabilirsiniz isterseniz
    ama bizdeki mevzu haylaz bir çocuğun ben bu elbiseyi giymiyorum demesi gibi sürekli o elbiseyi çıkarması bu bana uymadı demesi gibi bir şey

    maymunların videosu da enteresan ama mantıklı da bir yerde bir kaynak varsa eninde sonunda birileri daha çok tüketecek birilerine daha azı düşecek, batı toplumunda belki özellikle iskandinav ülkelerinde denge daha çok önemseniyor
    yani zenginden alıp fakire verelim 2 taraf da dengelensin. bu video örneğinde de uygulansa koskocaman kaplıca herkese yeter ama birileri sınır çiziyor benim diyor ve diğerleri de kabul ediyor.
  • 22-02-2025, 12:04:27
    #6
    Üyeliği durduruldu
    Palria adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Çünkü hocam kuralın olmadığı yerde kaos olur ve kaos'da canlılığın sonunu getirir o yüzden eninde sonunda bir kanun,kural kurulmalıdır.
    kurulmalıdır ve uygulanmalıdır.
    Bizde de kanunlar var ama uygulama konusunda zayıflıklarımız var yoksa bizim o toplumlardan farkımız yok, hepimiz insanız ve herkesi aynı elbisenin içine sokabilirsiniz isterseniz
    ama bizdeki mevzu haylaz bir çocuğun ben bu elbiseyi giymiyorum demesi gibi sürekli o elbiseyi çıkarması bu bana uymadı demesi gibi bir şey

    maymunların videosu da enteresan ama mantıklı da bir yerde bir kaynak varsa eninde sonunda birileri daha çok tüketecek birilerine daha azı düşecek, batı toplumunda belki özellikle iskandinav ülkelerinde denge daha çok önemseniyor
    yani zenginden alıp fakire verelim 2 taraf da dengelensin. bu video örneğinde de uygulansa koskocaman kaplıca herkese yeter ama birileri sınır çiziyor benim diyor ve diğerleri de kabul ediyor.
    ironik bir şekilde, biz de terör ve savaş durumlarında dayanışma içindeyiz. Ancak barış zamanında en büyük düşmanlığı kendi içimizde yapıyoruz. Kanun ve kural tanımazlığın vahşi ilkel sonuçlarını kendi kendimize eziyet ederek gösteriyoruz.
  • 22-02-2025, 13:12:22
    #7
    Ahlak olmalı fakat buradaki Ahlak kavramını açayım.
    Dini Ahlaktan bahsetmiyorum , Genel insanı Evrensel Ahlaktan bahsediyorum.

    Birini öldürmemek
    Durup dururken birine zarar vermemek
    Hırsızlık yapmamak


    gibi bunlar evrensel denilebilecek Ahlaklardır.

    Bizim ülkenin sorunu Ahlakı dinin bir parçası zannetmeleri.
    Dinle paket olarak geliyor zannediliyor , dini öğrenirse zaten Ahlaklıdır olarak varsayıyorlar , forumda'da bunu dile getiren çokça insan görmüşsünüzdür.

    Zaten dini kullanıp insanların birbirini kandırmasıda buradan geliyor. Ağzında Allah lafı olan dürüsttür yaklaşımı ile yola çıkılıyor.

    Ama dünyaya bakıyorsunuz en fazla Ahlaksızlığın suçun sorunun olduğu ülkelerin başını islam ülkeleri çekiyor.
    Bunun sebebi kendilerini din gibi değerlerle manupuleye izin verip , toplumu bozmalarından kaynaklanıyor. Toplumsal çürüme meydana geliyor. Bunun dışına çıkan din düşmanı olarak işaretlendiğinden bu bir döngü olmuş.


    Klasik Eğitim meselesine hiç girmiyorum , eğitim elbette şart , insanın fikirlerini , görüşünü hayata bakışını dahi değiştiriyor. Eğitim konusu devletle alakalı bir konu.