Dünyanın tüm ülkelerinde olduğu gibi bizde de daha iyi yaşam şlartları için insanlar eğitime çok önem veriyor. 12 yıl zorunlu eğitim herkes aldığı için yeterli değil. Ve mecburen de herkes üniversite peşinde koşuyor. Bunların da vasat lanı yeterli olmadığı için dersane ve özel öğretmenlere bile fazladan para ve zaman harcanıyor.


80li 90lı yıllarda aileler EĞİTİM ŞART ayağına çocuklarına telkin verirken hep de STATÜ SAHİBİ MESLEKLERİ ve GEÇERLİ YÜKSEK ÖĞRENİMİ telkin ediyorlardı.

Haklı oldukları birşey var, iş koşulları gerçekten de zor. Ekmek aslanın ağzında lafını herkes söylüyor. Ancak asıl gerçeği hiçkimse söylemiyor. İNSANIN İNSANA YAPTIĞI ZULÜM! Tam da bu yüzden tüm iş alanları bildiğimiz sefilliklerle dolu.


Aile büyükleri eğitimi özendirirken ahlakla ilgili hiçbir telkinde bulunmuyor. Aslında her aile çocuğuna ahlakla ilgili telkinde bulunur. Ancak bu son derece ikiyüzlü ve sahte bir yaklaşım.

Öncelikle kendileri her türlü pisliği yapıp da çocuklarına anormal derecede kısıtlama getiren aileler hiçbir şekilde ahlaki açıdan dürüst ve samimi değildir.
İkinci olarak, kendileri ahlaksızlık yapmadığı halde, ahlaksızlık yapan bireylerin başarılarını örnek göstermek, onları yüceltmek ve onların sosyal çevrelerde itibarlı olması son derece çarpık bir anlayış.
Üçüncü olarak, yakın çevrede tanıdık kişiler ahlaksızlık yaptığında hiç ses çıkarmayanların, yabancı birisi yaptığında gürültü çıkarması dürüstçe bir yaklaşım değil.
Başka şehirden veya başka ülkeden gelenler en ufak harekette tepki görürüken yerel halkın yaptığı normal karşılanır.
Beşinci olarak da, iş ahlakını kökten sarsan şu atasözleri toplumda ciddi anlamda kabul görüyor, bu yüzden işyerlerinde - iş alanlarında - iş kollarında yaşanan çatışmaların önünegeçilemez.

Köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı diyeceksin.
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.
Bal tutan parmağını yalar.
Altta kalanın canı çıksın.
Düşenin dostu olmaz.
Topluma uy.


Beni en çok rahatsız eden şey ise muhafazakar milliyetçi geçinen kadaba ve köylerde bu çarpıklıkların en üst düzeyde yaşanması. Bu son derece ikiyüzlü ve yüzsüz bir sosyal olgu.


Hangi iş ile uğraşıyor olursanız olun, hem cinsel ahlak hem de iş ahlakı konusunda son derece sorunlu bir ülkede yaşıyoruz. İnsanların ahlakı umursamayan bu konsensus ile yaşaması yüzünden dünyanın en sefil iş - aile - toplum yaşantılarından birine dahil oluyoruz.

Paraya güce statüye tapınıp ahlakı çöpe attığımız sürece dünyanın en sefil hayatlarını yaşamaya devam edeceğiz...