• 18-12-2024, 22:32:04
    #10
    Sore adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir markette en az 5 kişi çalışıyor. 5 kişinin maaşı sigortası derken şuanda 150 bin liradan az değil. Bunun elektriği suyu vergisi derken enflasyonunda yüksek olduğu bi yerde bu fiyatların olması ne yazık ki kaçınılmaz.
    Bir markete günde 500 müşteri giriyor. Senin aylık olarak hesapladığın giderleri bir günün cirosunda kazanan marketler var. Emin ol bu fiyatları bukadar yüksek tutmasalar yine kazanırlar.
  • 18-12-2024, 22:48:48
    #11
    Üyeliği durduruldu
    SerdarT adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir markete günde 500 müşteri giriyor. Senin aylık olarak hesapladığın giderleri bir günün cirosunda kazanan marketler var. Emin ol bu fiyatları bukadar yüksek tutmasalar yine kazanırlar.
    Gunde 500 musteri giren marketlerde en az 30 kisi calismasi lazim, 5 kisi degil. Bende Hollanda'da bir Türk marketinin yaninda oturuyorum gunde gelenin gidenin haddi hesabi yok. Ozellikle hafta sonlari. Ama 5 iscisi yok en za 50 iscisi var.. Yanlis anlamayin kiyaslamam Hollanda ekonomisi ve Türk ekonomisi ile alakali degildir.. Market buyuklugu ve calisan isci sayisi ile alkalidir..
  • 18-12-2024, 22:57:24
    #12
    Arkadaşlar mazot fiyatı, asgari ücret, vergiler, faturalar konusunda fikri olmayan yorum yapmazsa daha mantıklı noktaya varabiliriz.
    Migros gibi bir devin %2-3 net marjla iş yaptığı bir sektörden bahsediyoruz. Sorun sadece market fiyatları değil herşeyin kısıt döngüde pahalı oluşu ve pahalılaşmaya devam etmesi.
    Eskiden yurtdışı pahalıydı şuan yurtdışı çok daha ucuz. Kimse büyük kar elde etmiyor olan para masraflara vergilere gidiyor. Dolaylı vergilerin aşırı oluşundan kaynaklı bir çok problem var.
    X bir market bir ürünü 10 tl den alıyor. Nakliyet esnasında en azından o ürünün fiyatı 12-13 tl ye yükseliyor. Bölge depolarından market şubelerine getiriliyor bir operasyon daha, markette rafa diziliyor veya soğuk zincire dahil ediliyor.
    Elektriği suyu mazotu bu süreçteki tüm çalışanların maaş sigorta prim kıdem maliyetleri araçların bakım maliyetleri mağazaların bakım ve işletme maliyetleri şeklinde hesapladığınız adamların kar oranı %2-3 lere düşüyor.
    Bunu ben demiyorum finansal raporları diyor. Bunu herkes diyor. Vergi konusunda ciddi hamleler yapıldı. Artık her yerde pos zorunluluğu vs. gelmesiyle sıkı tutulmasıyla işler biraz daha iyi noktaya gidecektir.
    Ancak bu noktada artık kemerlerin biraz açılması faizlerin yavaş yavaş düşürülüp piyasaya bir miktar nakit pompalanması lazım.
    Her gün sadece benim gördüğüm 3-5 forum üyesi banka dışı kredi vs. konuları açıp para bulmaya çalışıyor. Herkes zor durumda ve buda insanları d*l*ndırıcılık gibi faaliyetleri, illegaliteyi tetikliyor.
    İnsanlar olmadık yerlerden medet umuyor. Yeşilayın son açıklamalarına göre ülkede alkolikten çok kumar bağımlısı var şuan...
    Ülkenin çok hızlı bir reformdan geçmesi, 657 ye tabi memurların azaltılması devlette optimizasyon yapılması, vergilerin hepsinin yeniden düzenlenmesi, vergi iadelerinin tekrar başlatılması vb. bir çok çalışma gerekiyor.
    Ek olarak market vb. mağazalarda fiyat kontrolünün olması lazım. Serbest piyasaya müdahaleden ziyade her etikete basılacak qr kodlar ile o mağazada hangi ürünün fiyatının ne zaman değiştiğinin görülebilmesi konusu elzem.
  • 18-12-2024, 23:10:50
    #13
    Üyeliği durduruldu
    pahalılık konusunda tek bir yere odaklanmak yanlış.
    sorun birbirine bağlı birçok faktörden oluşuyor.

    üretici: akaryakıt ve üretim maliyetleri artmış durumda,
    nakliye: yine akaryakıt fiyatları ve taşıma maliyetleri devreye giriyor,
    aracılar: üretici ile hal ve pazar arasındaki komisyoncular bu sürece dahil oluyor.

    bizim memlekette elma, kiraz, şeftali gibi pek çok ürün yetişiyor ama üretici ile market arasındaki fiyat farkı uçurum.
    bunun suçlusu kim? üretici kooperatifleşmiyor, yanlış hükümet politikaları uygulanıyor ve vatandaş bu politikaları destekleyen hükümeti seçiyor!

    sonuç olarak bu sorun hepimizin...

    ayrıca zincir marketlerin denetimi çok... denetim yok. serbest piyasa diye istedikleri fiyatları yazabiliyorlar.
  • 19-12-2024, 00:21:07
    #14
    Sore adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Markette o ürünleri bedavaya almıyor beyefendi. Keşke çok ucuz olsada çok rahatlıkla alabilsek. Temel sorun ülkenin yönetim şeklinden alım gücünün düşük olmasından kaynaklı.
    Kardeşim ben işin içinde olduğum için bu yorumu yapabiliyorum. Senin reyondan 50 liraya aldığın meyve sebzeyi 3 liraya, 100 liraya sattığı bir ürünü 25 30 tl bandında aldığını ve Türkiye genelinde binlerce şubesinden dönen kâr marjını oturup sabaha kadar hesaplamaya çalışsak matematiğiz yetmez.
  • 19-12-2024, 09:01:43
    #15
    https://gidadedektifi.com/status/1728
    Alın örnek okuyun dicem de bu ülke okuduğunu anlasaydı böyle olmazdı.



    Üreticinin kilosunu 10,25 ₺'e sattığı mandalinalar markette 55₺'ye satılıyor!
    Aracı %33 kâr ekleyip Bim'e satarken, Bim de yaklaşık %300 kâr ekliyor. Böylelikle market fiyatı, üreticinin sattığı fiyatın 5 katını geçiyor.
    Bu serbest piyasada her şey serbest mi!?



    Migros'ta satışa sunulan Taşköprü sarımsağın fiyatı 279,95₺'ye yükseldi.
    Hal Kayıt Sistemi verileri üzerinden ürünün üreticiden 26₺'ye alındığı ve aracı tarafında 8,5 kat kâr yapılarak Migros'a 220₺'ye satıldığı görülüyor.
    Bunlar tüketiciyle resmen dalga geçiyor!

    https://gidadedektifi.com/status/1719



    Kanada'dan ithal kırmızı mercimek 38,50₺
    Yerli mercimek 40,50₺
    Dünyanın herhangi bir yerinde yerli mahsulün, okyanus aşırı bir ülkeden ithal mahsulden daha pahalıya satıldığı Türkiye'den başka bir ülke sayabilir misiniz?
  • 19-12-2024, 09:27:37
    #16
    Watere adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Son zamanlarda market fiyatlarındaki artışlar ve alışverişlerdeki kısıtlamalar ülkedeki ekonomik durumun ne kadar sıkıntılı olduğunu gözler önüne seriyor. Özellikle HARRASA NATUREL SIZMA ZEYTİNYAĞI 5LT fiyatı, iki gün önce 1195 TL iken bir anda 1395 TL'ye yükselmiş durumda. Bu artış, asgari ücrete zam gelmeden önce yaşanmış, yani maaşlar artmadan firmalar fiyat artırımına gitmiş durumda.
    Asgari ücrete %40 oranında bir zam bekleniyor ve bu zamla birlikte sigorta gibi ek maliyetleri de düşünürsek, firmaların ikinci bir fiyat artırımına gitmesi muhtemel. Bu durumda toplamda %80„ kadar bir zam oranı görebiliriz. Bu oranlar, halkın alım gücünü ciddi anlamda zorlayan fiyat politikalarının bir yansımasıdır.

    Marketlerdeki ürünlere getirilen sınırlamalar da dikkat çekiyor. Bazı ürünler için 2-3 adet sınır koyuluyor. Örneğin, File markette sadece 3 yağ veya 3 Nutella alınabiliyor. Bu durum, fiyat spekülasyonlarına işaret ediyor.Zam olacağı için elinde stokları bulundurmak istiyorlar.

    Bunun yanında, sahte indirimlerle tüketiciyi yanıltan firmaların sayısı artıyor. Örneğin, bir ürünün normal fiyatı 600 TL iken, etiket fiyatını önce 750 TL olarak belirleyip sonra “indirim var” diyerek 590 TL’ye satmaya çalışıyorlar. Bu durum tüketicilerin güvenini ciddi anlamda zedeliyor ve piyasa manipülasyonu yapıldığını gösteriyor.

    Tüm bunlar, ekonomik sistemdeki dengesizliklerin öne çıkan belirtileri. Firmaların fiyat politikaları ve marketlerdeki kısıtlamalar, halkın tüketim alışkanlıklarını ve yaşam standartlarını olumsuz yönde etkiliyor. Bu konuda daha bilinçli bir tüketici toplumu oluşturmak ve firmaların fiyat politikalarını şeffaf bir şekilde denetlemek, uzun vadede ekonomi için büyük bir fark yaratabilir.

    Sizin düşüncelerinizi alalım..

    en başta zabıtaların ve bunlardan sorumlu diğer kişilerin yatacak yerleri yok valla