• 15-07-2024, 23:58:47
    #10
    Egemircey adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    nolmuş hocam
    Diyorlar ki, eskiden baba olan her kes soy bağından vazgeçebilirdi ya.
    Ha, işte şimdi eş ve çocuk da soy bağından vazgeçebilir.

    Yani oğul babasını ''kabul etmeyebilir'' kısaca.

    Ben şahsen bunu asimilasyon olarak görmekteyim.

    SSCB zamanında doğdum büyüdüm ama hamdolsun ki ne dinimden ne dilimden ne geçmişimden vazgeçmedim. Bu aileden gelen bir şeydir.
    Ama bu şekilde kanunların demokrasi adı altında olması bana göre yanlıştır.

    Belki bir şeyleri anlamıyor olabilirim. Belki böyle olması daha doğrudur.
    Ama benim kafam bunu algılayamıyor.
    • ozgunozakyildiz
    • veabiz
    ozgunozakyildiz ve veabiz bunu beğendi.
    2 kişi bunu beğendi.
  • 16-07-2024, 00:03:27
    #11
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Haberleri izledim ona üzüldüm
    Başka derdimiz serimiz yokmuş gibi kalkmış düzenleme ettikleri maddeye bakın.

    Ne bileyim.
    Ben daha çok caydırıcı cezaların olacağını bekliyordum. Ama böyle şeyler görünce içim karardı.
    Maalesef size katılmıyorum.. Suçu, suçluyu cezaları artırarak caydıramazsınız. Öyle bir mekanizma çalışıyor olsaydı, Amerika'da sakız bile çalmazlardı...
    Önce toplumu rehabilite etmelisiniz; eğitim ile.. Tek başına yeterli mi? Hayır.. Mesleki cazibeler ortaya koymalısınız.. ki herkes işini yaparken kazandığı para ile kaliteli yaşam standartını yakalayabilsin..
    Bunlar ve bir çok detaya sahip iyileştirmeler ile toplum kazandığı refah ile suçu aklından bile geçirmez..
    Peki, bizim ülkemizde durum ne? 17bin tl asgari ücretle 2 çocuk sahibi insana geçin dersen.. Bir de üstüne suçu meslek haline getirmiş kişilerin rahat yaşantısını gözüne sokarsan.. İşte o insan bulamadığı yerde çalar, çırpar... Kimse kusura bakmasın.. Gerçekler bunlar..
  • 16-07-2024, 00:05:39
    #12
    Düzenlemeden ziyade,/ sankı halk tek yurek olup bunu beklıyordu daha onemsız konular yoktu memlekette gıbı olmus sankı bıraz
  • 16-07-2024, 00:13:38
    #13
    9. Yargı Paketi'nin Tam Kapsamlı İçeriği
    1. Yargı Paketi, çok sayıda farklı konuyu kapsayan geniş bir yasa tasarısıdır. Ana değişikliklerden bazıları şunlardır:
    Aile Hukuku:
    • Evliliklerde, evlilik sözleşmesi yapılmaması halinde, mal rejimi olarak "edinilmiş mallar rejimi" uygulanacak.
    • Kadın, evlendikten sonra eşinin soyadını alıp almayacağına dair seçme hakkına sahip olacak.
    • Boşanma davalarında, eşlerin ortak konut kullanım hakkı ve nafaka gibi konularda düzenlemeler yapılacak.
    Ceza Hukuku:
    • Bazı suçlarda verilecek hapis cezaları kısaltılacak.
    • Tekrarlayan suçlular için daha ağır yaptırımlar uygulanacak.
    • Cezaevlerinde infaz koşulları iyileştirilecek.
    Medeni Usul Hukuku:
    • Davaların daha hızlı ve etkin bir şekilde çözümlenmesi için çeşitli düzenlemeler yapılacak.
    • Elektronik ortamda dava açma ve yargılama imkanları genişletilecek.
    • Delillerin toplanması ve değerlendirilmesinde yeni usuller uygulanacak.
    İdari Yargılama Usulü Hukuku:
    • İdari yargı mercileri yeniden yapılandırılacak.
    • İdari davalarda karar verme süreleri kısaltılacak.
    • İdari işlemlere karşı yapılan itirazların daha hızlı bir şekilde çözümlenmesi için imkanlar sağlanacak.
    Bunlara ek olarak:
    • Hakemlik ve arabuluculuk gibi alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin kullanımı teşvik edilecek.
    • Adli yardım sisteminin kapsamı genişletilecek.
    • Ceza ve infaz sistemlerinde insan hakları standartlarına uygunluk sağlanacak.
    Not: Bu bilgiler, yasa tasarılarının güncel durumu ve yasal gelişmeler hakkında genel bir bakış sunmaktadır. Yasal tavsiye olarak yorumlanmamalıdır. Herhangi bir yasal konuda özel tavsiye için bir avukata danışmanız tavsiye edilir.
    9. Yargı Paketi ile ilgili güncel gelişmeleri takip etmek için şu kaynaklara göz atabilirsiniz:
    9. Yargı Paketi, Türkiye'nin yargı sisteminde önemli değişiklikler öngören bir dizi yasa tasarısından oluşmaktadır. Tasarılar, halen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) görüşülmektedir ve içeriği ile ilgili tartışmalar devam etmektedir.
    Olası Faydalar:
    • Daha Hızlı ve Adil Yargılama: Bazı düzenlemeler, dava sürelerini kısaltmayı ve yargılamayı hızlandırmayı amaçlamaktadır. Bu da, adalete erişimin kolaylaşması ve mağduriyetlerin daha hızlı giderilmesi anlamına gelebilir.
    • Artırılmış Hesap Verebilirlik: Bazı düzenlemeler, hakimler ve savcılar üzerindeki denetimi artırmayı ve usulsüzlükleri önlemeyi amaçlamaktadır. Bu da, yargı sisteminin daha şeffaf ve hesap verebilir hale gelmesine katkıda bulunabilir.
    • Daha Uzmanlaşmış Mahkemeler: Bazı düzenlemeler, belirli alanlarda uzmanlaşmış yeni mahkemeler oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu da, davaların daha uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi ve daha isabetli kararlar verilmesi anlamına gelebilir.
    • Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri: Bazı düzenlemeler, arabuluculuk ve uzlaştırma gibi alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerini teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Bu da, mahkemelere yükün hafiflemesine ve uyuşmazlıkların daha hızlı ve daha az maliyetle çözülmesine katkıda bulunabilir.
    Olası Sorunlar:
    • Bağımsızlığın Azalması: Bazı eleştirmenler, yasa tasarılarının hakimler ve savcılar üzerindeki siyasi etkileri artırabileceğinden ve yargı bağımsızlığını zayıflatabileceğinden endişe duymaktadırlar.
    • Adil Yargılamanın Tehlikeye Girmesi: Bazı düzenlemeler, sanıkların ve davacıların haklarını kısıtlayabileceği ve adil yargılanma hakkını zedeleyebileceği endişesiyle eleştirilmektedir.
    • Uygulama Zorlukları: Bazı düzenlemelerin karmaşık olması ve uygulamada zorluklar yaratması mümkündür. Bu da, yasa tasarılarının istenen faydaları sağlayamamasına neden olabilir.
    • Yetersiz Katılım: Bazı eleştirmenler, yasa tasarılarının hazırlanma sürecinde sivil toplum kuruluşları ve diğer ilgili paydaşların yeterince katılmadığını savunmaktadırlar.
    Genel Değerlendirme:
    1. Yargı Paketi, Türkiye'nin yargı sisteminde önemli değişiklikler öngörmektedir. Bu değişikliklerin bazı potansiyel faydaları olmasına rağmen, bazı potansiyel sorunlar da mevcuttur. Tasarıların yasalaşması halinde, yargı sisteminin işleyişi ve Türk toplumuna etkisi yakından takip edilmelidir.
  • 16-07-2024, 00:16:31
    #14
    bluegreen35 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Maalesef size katılmıyorum.. Suçu, suçluyu cezaları artırarak caydıramazsınız. Öyle bir mekanizma çalışıyor olsaydı, Amerika'da sakız bile çalmazlardı...
    Önce toplumu rehabilite etmelisiniz; eğitim ile.. Tek başına yeterli mi? Hayır.. Mesleki cazibeler ortaya koymalısınız.. ki herkes işini yaparken kazandığı para ile kaliteli yaşam standartını yakalayabilsin..
    Bunlar ve bir çok detaya sahip iyileştirmeler ile toplum kazandığı refah ile suçu aklından bile geçirmez..
    Peki, bizim ülkemizde durum ne? 17bin tl asgari ücretle 2 çocuk sahibi insana geçin dersen.. Bir de üstüne suçu meslek haline getirmiş kişilerin rahat yaşantısını gözüne sokarsan.. İşte o insan bulamadığı yerde çalar, çırpar... Kimse kusura bakmasın.. Gerçekler bunlar..

    Haklısınız.
    Fakat cahilliğin en büyük düşman olduğunu ve eğitimli topluma ihtiyaç olduğunu bir çok konuda yazdım daha önce.
    Lakin taktir edersiniz ki, eğitimli toplum bir günde oluşmaz. Buna zaman lazım.

    Ama en azından caydırıcı cezalarla günümüzde cereyan eden bir çok insanlığa yakışmayan olayların önüne geçilebilir.
    Umutla güzel yarınları beklerken her geçen gün umutsuzluğa kapılmak kötü bir duygudur.

    Ben kendimden geçtim, çocuklarımın aydın sabahları olmasını istiyorum. Bunu hepimizin çocukları için, genç nesil için istiyorum.
  • 16-07-2024, 00:22:44
    #15
    Hocam Neden Beklentiye Girdiniz Burası Türkiye Rahatlayın ve Qatar Airways'den EU yada USA Biletlerine Bakın Bu Maçta Karşılıklı Gol Olmayacak Kupon Yanmadan Kurtarın Kendinizi 🚬
  • 16-07-2024, 00:25:01
    #16
    Çok basit, çok ufak davalar bile 3-10 yıl sürerken, ne yapsalar boşuna, kaldı ki ülkemizdeki tek sorun bu değil, ekonomi olarak çok büyük bir problem var ve çözülmüyor, çözülmek istenmiyor.
  • 16-07-2024, 00:30:18
    #17
    Üyeliği durduruldu
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Diyorlar ki, eskiden baba olan her kes soy bağından vazgeçebilirdi ya.
    Ha, işte şimdi eş ve çocuk da soy bağından vazgeçebilir.

    Yani oğul babasını ''kabul etmeyebilir'' kısaca.

    Ben şahsen bunu asimilasyon olarak görmekteyim.

    SSCB zamanında doğdum büyüdüm ama hamdolsun ki ne dinimden ne dilimden ne geçmişimden vazgeçmedim. Bu aileden gelen bir şeydir.
    Ama bu şekilde kanunların demokrasi adı altında olması bana göre yanlıştır.

    Belki bir şeyleri anlamıyor olabilirim. Belki böyle olması daha doğrudur.
    Ama benim kafam bunu algılayamıyor.
    Neden vazgeçemesin? Sizlerdeki bu başkalarının hayatına karışma hakkı bulma durumuna bir türlü anlam veremiyorum.
    Mesela ben dinimden vazgeçtim. Bu asimilasyon değil. Aklımla düşünerek kendi yolumu belirliyorum. Buna ne ailem ne de bir başkası karışabilir. Aksi zaten özgürlük olmazdı. İnsanın hayatını seçimleri belirler. Seçim yapma şansını elinden alırsanız hepsi birbirinin klonu bir topluluk elde edersiniz.

    Aynı şekilde ailemden de vazgeçebilirim. Herkesin ailesi güllük gülistanlık değil. Aile olanların çoğunluğu son derece cahil. Eğitimi daha bilinci oturmamış bir çocuğu dövmek olarak gören, asgari ücret kazanırken daha kendini doyuramazken çocuk yapma derdine düşen, çocuğunu kölesi gibi görüp ne emrederse onu yapması gerektiğini düşünen tonla aile var. Bu ailelerden birisindeki çocuk bilinçlendiğinde bana neler yaşattınız sizle bağımı koparıyorum diyebilir.

    Sizin aile yapınızda bu olmayabilir. Zaten sizin aile yapınıza kimse karışmıyor. Ama siz başkasının aile yapısına karışabiliyorsunuz. Bu özgürlük değil. Kendi düşüncelerini bireylere zorla dayatan bir toplum. Bireyler başkalarının özgürlüğüne karışmadığı sürece istediğini yapabilmeli.
  • 16-07-2024, 00:30:45
    #18
    redstiff adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam Neden Beklentiye Girdiniz Burası Türkiye Rahatlayın ve Qatar Airways'den EU yada USA Biletlerine Bakın Bu Maçta Karşılıklı Gol Olmayacak Kupon Yanmadan Kurtarın Kendinizi 🚬
    Emin olun hem USA hem bir kaç diğer Avrupa ülkesine çok kolay gidip geliyorum.
    Ama orası benim yurdum değildir.

    Gezmek görmek için elbette gidilir. Gidilmeli de.
    Benim sorunum ülkemin güllük gülüstanlık olamaması. Buna hiç bir engel yok aslında.
    Her bir şeyimiz de vardır.

    Gitmek en kolay çözüm.
    Ben gidemem. Bu yaştan sonra yeni hayat kurmaya da takatim yok hevesim de yok.
    Ama gençlerimizin, içinde benim de çocuklarımın her geçen gün filizlenen, güzelliklerle dolu, mutlu ve huzurlu hayat süren burayı istiyorum. Elin avrupalısını veya amerikalısını değil.

    10 asırdan çok tarihe sahip olan biz neden 350 yıllık tarihi olanlara hasretle bakmalıyız? Adama bu koyuypor işte.
    • Escanor
    • redstiff
    Escanor ve redstiff bunu beğendi.
    2 kişi bunu beğendi.